Yazı İçeriği
Keytruda İlacı SGK Davası (Pembrolizumab)
Keytruda (pembrolizumab); melanom, akciğer kanseri, böbrek kanseri, mesane kanseri, baş-boyun kanseri, üçlü negatif meme kanseri, mide kanseri, endometrium (rahim) kanseri, servikal (rahim ağzı) kanseri, klasik Hodgkin lenfoma ve daha pek çok kanser türünün tedavisinde kullanılan, dünyada en çok reçete edilen anti-PD-1 immünoterapi ilacıdır. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından 18’den fazla endikasyonda ruhsatlı olmasına rağmen, SGK yalnızca 3 kanser türünde 6 endikasyonda (klasik Hodgkin lenfoma, küçük hücreli dışı akciğer kanseri ve melanom) Keytruda’nın bedelini karşılamaktadır. Bunun dışındaki tüm endikasyonlarda hastalar, kutu fiyatı 78.500 TL’yi aşan, yıllık maliyeti milyonu bulan bu ilacı cebinden ödemek zorunda kalmaktadır. Ancak bu durum yasal bir zorunluluk değildir. Anayasa’nın 17. (yaşam hakkı) ve 56. (sağlık hakkı) maddeleri kapsamında açılan davalarla, SGK tarafından reddedilen Keytruda ilacının bedeli mahkeme kararıyla karşılatılabilmekte; Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin Keytruda lehine verdiği güçlü emsal kararlar bulunmaktadır. Bu rehberde, Keytruda’nın hangi kanser türlerinde kullanıldığını, SGK’nın hangi gerekçelerle ret kararı verdiğini, başvuru ve dava sürecini, görevli mahkemeleri, ihtiyati tedbir taleplerini ve emsal kararları ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
Keytruda (Pembrolizumab) Nedir, Nasıl Etki Eder?
Keytruda, etken maddesi pembrolizumab olan, IV (damar içi) infüzyonla uygulanan bir anti-PD-1 (programlanmış hücre ölümü-1) monoklonal antikor ilacıdır. Etki mekanizması, klasik kemoterapiden tamamen farklıdır: Keytruda kanser hücresini doğrudan öldürmez; bunun yerine, vücudun bağışıklık sistemini (T lenfositlerini) aktive ederek kanser hücreleriyle savaşmasını sağlar.
Kanser hücreleri yüzeylerinde PD-L1 proteinini eksprese ederek bağışıklık hücrelerinin kendilerini tanımasını engeller. Pembrolizumab, T hücrelerinin yüzeyindeki PD-1 reseptörüne bağlanarak bu “immün gizlenme” mekanizmasını kırar ve T hücrelerinin tümörü tanıyıp yok etmesini sağlar. Bu nedenle Keytruda ve benzeri ilaçlar “immün kontrol noktası inhibitörleri” veya “akıllı immünoterapi ilaçları” olarak adlandırılır.
Tedavi protokolü, hastanın durumuna ve kanser türüne göre 3 haftada bir 200 mg veya 6 haftada bir 400 mg olarak IV infüzyonla uygulanır. Tedavi süresi genellikle hastalığın seyrine göre 1-2 yıl ya da daha uzun süre devam eder.
Keytruda’nın Güncel Fiyatı ve Tedavi Maliyeti Ne Kadar?
Keytruda, 100 mg/4 ml IV infüzyonluk konsantre çözelti formunda satılmaktadır. 2026 yılı başı itibarıyla bir kutu (1 flakon) Keytruda’nın perakende satış fiyatı yaklaşık 78.500 TL civarındadır. Hastanın vücut ağırlığı ve tedavi protokolüne göre her seansta 2 flakon (200 mg) kullanılması yaygındır; bu da seans başına yaklaşık 157.000 TL maliyet anlamına gelir.
3 haftada bir uygulanan tedavi protokolünde yıllık 17 seans uygulanır; bu durumda yıllık tedavi maliyeti 2,5 milyon TL’ye yaklaşır. 6 haftada bir 400 mg uygulanan protokollerde de yıllık maliyet benzer seviyelerdedir. İlaç fiyatları döviz kuru ve ilaç kararnamesine göre sürekli güncellendiğinden, en güncel bilgiyi eczanelerden öğrenmek gerekir.
Önemli: Keytruda’nın yıllık tedavi maliyetinin 2 milyon TL’yi aşması, hastaların kendi imkânlarıyla bu ilacı uzun süreli kullanmasını fiilen imkânsız hale getirmektedir. Dava yolu, çoğu hasta için tek seçenektir.
SGK Keytruda İlacını Hangi Durumlarda Karşılıyor?
SGK, Keytruda’yı yalnızca 3 kanser türünde 6 endikasyonda ödeme listesine almıştır:
- Klasik Hodgkin lenfoma — otolog kök hücre nakli sonrası nüks veya dirençli vakalarda,
- Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (NSCLC) — PD-L1 ekspresyonu yüksek olan ileri evre, sürücü mutasyonu olmayan hastalarda monoterapi olarak,
- Malign melanom — ileri evre veya metastatik vakalarda.
Bu endikasyonlar dışında — ki bunlar tüm Keytruda kullanım alanlarının küçük bir kısmıdır — SGK ödeme yapmamaktadır. Bu durum, mide kanseri, baş-boyun kanseri, mesane kanseri, böbrek kanseri, üçlü negatif meme kanseri, endometrium kanseri ve diğer pek çok endikasyondaki hastaların tedavisinin dava yoluyla karşılanmasını zorunlu kılmaktadır.
SGK Keytruda İlacını Neden Karşılamıyor? Yaygın Ret Gerekçeleri
SGK, ilaçların geri ödenmesini Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve Geri Ödeme Komisyonu kararları çerçevesinde belirler. Keytruda için yaygın ret gerekçeleri şunlardır:
- SUT EK-4/A listesindeki dar tanımın aşılması: SGK, yalnızca SUT’ta sayılan 6 endikasyon ve ICD-10 tanı kodları için ödeme yapar. Diğer endikasyonlardaki başvurular reddedilir.
- Endikasyon dışı (off-label) kullanım: Hekim, bilimsel literatüre dayanarak Keytruda’yı SUT’ta tanımlanmamış bir kanser türü için reçete ettiğinde SGK ödemeyi reddeder.
- PD-L1 ekspresyonunun yeterli olmadığı iddiası: NSCLC vakalarında SGK, PD-L1 oranının belirli bir eşiği aşmasını ister; eşiğin altındaki vakalarda ödeme yapmaz.
- Önceki tedavi basamaklarının tüketilmediği iddiası: Bazı endikasyonlarda Keytruda’nın yalnızca belirli tedavilerden sonra başlanmasını şart koşar.
- Sağlık kurulu raporundaki teknik eksiklikler veya yetkili merkezde düzenlenmemesi.
- Heyet raporu yerine tek hekim raporu sunulması — özellikle son dönemde Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri heyet halinde durum bildirir rapor aramaktadır.
Bu gerekçelerin tamamı, somut olayda tıbbi zorunluluk, alternatifsizlik ve yaşam hakkı temelinde dava yoluyla aşılabilir niteliktedir.
Keytruda İlacı SGK Tarafından Karşılanmadığında Ne Yapılmalı? Adım Adım Süreç
1. Adım: TİTCK Endikasyon Dışı Kullanım Onayı
Keytruda’nın reçete edildiği endikasyon SUT kapsamı dışında bir alan ise, hekim tarafından TİTCK’ye endikasyon dışı kullanım başvurusu yapılmalıdır. TİTCK genellikle 3-6 aylık onay vermektedir. Bu onay, dava sürecinde mahkemeye sunulacak en kritik belgelerden biridir. TİTCK onayının reddedilmesi durumunda, bu ret kararına karşı idare mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması gerekir; aksi halde SGK davası dava şartı yokluğundan reddedilebilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, ilaç hayati öneme sahip ve bilimsel olarak gerekçelendirilmişse TİTCK onayının bulunmaması tek başına ret sebebi değildir. Ancak onay alınması davayı önemli ölçüde güçlendirir.
2. Adım: Heyet Halinde Sağlık Kurulu Raporu ve Reçetenin Hazırlanması
Tedaviyi yürüten medikal onkoloji uzmanı önderliğinde, hastalığın türünü, evresini, PD-L1 ekspresyonunu (gerekiyorsa), MSI/dMMR durumunu, daha önce denenen tedavileri ve Keytruda kullanımının zorunluluğunu açıklayan ayrıntılı bir heyet halinde sağlık kurulu raporu hazırlanmalıdır. Üst mahkemelerin son dönemdeki uygulamasında tek hekim raporu yerine heyet raporu aranmaktadır; bu nedenle raporun en az üç hekim tarafından imzalanması süreci güçlendirir.
3. Adım: SGK’ya Yazılı Başvuru
Hasta veya yakını, ilacın bedelinin karşılanması talebiyle ikamet ettiği ildeki SGK İl Müdürlüğüne ya da Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine yazılı başvuruda bulunmalıdır. Başvuru ekinde:
- Heyet halinde sağlık kurulu raporu,
- İlaç kullanım raporunun onaylı nüshası,
- TİTCK endikasyon dışı kullanım onayı (varsa),
- Onkoloji uzmanı tarafından düzenlenmiş kaşeli ve protokol numaralı reçete,
- Patoloji raporu (ER, PR, HER2, PD-L1, MSI/dMMR vb. moleküler testler dahil),
- Daha önce ilaç bedeli ödenmişse fatura asılları ve boş ilaç kutuları,
- Hastalığa ilişkin epikriz ve görüntüleme tetkikleri (BT, MR, PET-CT),
- Daha önce uygulanan tedavi rejimlerinin döküm raporları
yer almalıdır. SGK genellikle başvuruyu reddeder ya da 30 günlük yasal cevap süresi içinde sessiz kalır. Sessiz kalma durumunda “zımni ret” oluşur ve bu da dava açma hakkı doğurur.
4. Adım: SGK’ya Karşı Dava Açılması
Açık ya da zımni ret kararının ardından SGK aleyhine dava açılır. Dava dilekçesinde iki ana talep birlikte yer almalıdır:
- İhtiyati tedbir veya yürütmeyi durdurma talebi: Yargılama uzun sürebileceğinden, hastanın tedavisinin aksamaması için davanın hemen başında bu talebin yapılması hayati önemdedir. Mahkeme bu talebi kabul ederse, dava sonuçlanmadan SGK ilaç bedelini karşılamaya başlar.
- SGK işleminin iptali ve ilaç bedelinin tahsili: Hem geriye dönük ödenmiş bedellerin yasal faiziyle iadesi, hem de tedavi süresince yeni doz bedellerinin SGK tarafından karşılanması talep edilir.
Dilekçede ilacın hayati öneme sahip olduğu, alternatif tedavilerin tüketildiği veya etkisiz kaldığı, gecikme halinde telafisi imkânsız zararların doğacağı bilimsel literatür ve hekim raporlarıyla desteklenmelidir. KEYNOTE klinik çalışma sonuçları ve uluslararası kılavuzlar (NCCN, ESMO) dilekçeye eklenmelidir. Mahkeme süreçlerinde delillerin doğru sunulması, ihmali halinde hasta haklarının ihlali sonucunu doğuracak biçimde kritik bir öneme sahiptir.
5. Adım: İhtiyati Tedbir / Yürütmeyi Durdurma Kararı
Mahkeme, hastanın sağlık durumunu, ilacın aciliyetini ve geri dönüşü olmayan zarar tehlikesini değerlendirerek tedbir kararı verir. Keytruda davalarında mahkemeler genellikle 6 aylık süreli ihtiyati tedbir kararları vermektedir; süresi dolmadan önce yeni TİTCK onayı (gerekiyorsa) ve güncel sağlık kurulu raporuyla yeniden tedbir talep edilmesi gerekir.
Karar, hastanın ilacı ücretsiz temin edebilmesini sağlar; ödeme doğrudan ithale yetkili Türk Eczacıları Birliğine yapılır ve ilaç hastaya ulaştırılır.
6. Adım: Esasa İlişkin Karar ve Uygulama
Yargılama sonunda mahkeme, bilirkişi raporu ve sunulan delillere dayanarak SGK işleminin iptaline ve ilaç bedelinin tedavi boyunca karşılanmasına hükmeder. Karar kesinleştikten sonra hasta veya vekili, kararı ekleyerek SGK’ya başvurur ve uygulamayı talep eder.
Keytruda SGK Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır?
Keytruda davasında görevli ve yetkili mahkeme, hastanın sosyal güvenlik statüsüne ve ret kararının hangi SGK biriminden geldiğine bağlı olarak değişir:
- 4/a (SSK), 4/b (Bağ-Kur) sigortalıları için: Görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Burada açılan davalarda ihtiyati tedbir talep edilir.
- 4/c (memur) statüsündekiler için: Görevli mahkeme İdare Mahkemesidir. Burada yürütmeyi durdurma talebinde bulunulur.
- Yetki bakımından: Davanın açılacağı yer, ret kararını veren SGK biriminin bulunduğu yerdir. Örneğin İstanbul Süreyyapaşa veya Topkapı SGK’dan ret alanlar İstanbul’da, Ankara İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinden ret alanlar Ankara’da dava açar. Bazı şehirlerde ikamet etse bile (Kırıkkale, Tekirdağ vb.), ret cevabı Ankara veya İstanbul’dan geliyorsa dava o şehirde açılmalıdır.
Yanlış mahkemede veya yanlış yerde açılan davalar görevsizlik/yetkisizlik kararı ile sonuçlanarak süre kaybına yol açabilir. Görevli ve yetkili mahkemenin doğru tespiti, sürecin başarısı için kritik bir adımdır. Benzer biçimde malpraktis davalarında görevli mahkemenin belirlenmesi de uzmanlık gerektiren bir konudur.
İhtiyati Tedbir / Yürütmeyi Durdurma Kararının Önemi ve Yaklaşık İspat Koşulu
Keytruda tedavisi, 3 veya 6 haftada bir uygulanan kürler halinde aylar boyunca devam eden bir süreçtir. Tedavinin kesintiye uğraması, kanserin hızla ilerlemesine ve hastanın hayatını kaybetmesine yol açabilir. Bu nedenle davanın açıldığı ilk gün ihtiyati tedbir/yürütmeyi durdurma kararı talep edilmelidir.
HMK 389. madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için “yaklaşık ispat” koşulu aranır. Keytruda davalarında bu koşul, yetkili makamlarca düzenlenmiş heyet raporuyla şu hususların ispatlanmasıyla sağlanır:
- İlacın hastanın tedavisi için zorunlu ve alternatifsiz olması,
- Tedavinin hastanın yaşam süresini uzatacak/yaşam kalitesini artıracak biçimde fayda sağlayacağı,
- Önceki standart tedavilerin denenmiş ve etkisiz kaldığı veya tolere edilemediği,
- Gecikme halinde telafisi imkânsız zararların (sağlık kaybı, yaşam riski) doğacağının bilimsel olarak ortaya konması,
- Anayasa’nın 17. (yaşam hakkı) ve 56. (sağlık hakkı) maddeleri kapsamında devletin pozitif yükümlülüğü,
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. (yaşam hakkı) ve 3. (insanlık dışı muameleye maruz kalmama) maddelerine uygunluk.
Ödediğim Keytruda Bedelini Geri Alabilir Miyim?
Evet. SGK reddi öncesi veya sonrasında hastanın kendi imkânlarıyla satın aldığı Keytruda ilacının bedeli, dava ile geri talep edilebilir. Keytruda’nın seans başına 157.000 TL’yi bulan maliyeti göz önüne alındığında, geriye dönük talep edilebilecek tutarlar milyonlarca liraya ulaşabilir. Bunun için:
- İlacın eczaneden satın alındığını gösteren fatura asılları,
- Kullanılan ilaca ait boş kutular (karekod kontrolü için),
- İlacın kullanıldığını gösteren hastane epikrizleri ve infüzyon uygulama kayıtları
dava dosyasına eklenmelidir. Mahkeme, ödenmiş bedellerin yasal faiziyle birlikte hastaya iadesine hükmedebilir. Faiz, kural olarak SGK’ya başvuru tarihinden itibaren işletilir. Geriye dönük talep için 2 yıllık zamanaşımı süresine dikkat edilmelidir; bu süre kaçırılırsa hak kaybı yaşanabilir.
Dava Süresince Hasta Vefat Ederse Ne Olur?
Maalesef Keytruda kullanan ileri evre kanser hastalarının bir kısmı, dava sürerken hayatını kaybedebilmektedir. Böyle bir durumda dava düşmez; mirasçılar davaya kaldıkları yerden devam edebilir. Daha önce ödenmiş ilaç bedellerinin iadesi, vefat eden hastanın mirasçılarına ödenir. Hastanın vefatı, ileriye dönük ilaç temini talebini elbette ortadan kaldırır; ancak geriye dönük bedel iadesi yönünden dava görülmeye devam eder ve mirasçılar tarafından sürdürülür.
Mahkemeler, dava aşamasında en az “bilirkişi raporu” aşamasına kadar (genellikle 3-4 ay) hasta sağ kalırsa, dosyayı daha güçlü bir şekilde sonuçlandırabilmektedir. Bu nedenle TİTCK onayı, sağlık kurulu raporu ve diğer hazırlıkların hızlı yapılması kritik önem taşır.
Dava Süresi Ne Kadar? Masraflar Nelerdir?
İhtiyati tedbir / yürütmeyi durdurma kararı, dava açıldıktan sonra Keytruda davalarında genellikle birkaç hafta ile 2 ay içinde verilmektedir. Esasa ilişkin kararın çıkması ise dava dosyasının yoğunluğuna bağlı olarak 6 ay ila 1,5 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte toplam süreç 2-3 yılı bulabilir. Ancak tedbir kararı sayesinde hasta dava süresince ilaca ücretsiz erişebilir.
Dava masrafları arasında başvuru harcı, peşin harç, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri ve avukatlık ücreti yer alır. Davanın hasta lehine sonuçlanması durumunda mahkeme, bu masrafların önemli bir kısmının davalı SGK tarafından karşılanmasına hükmeder. Mali durumu yetersiz olan hastalar adli yardım talebi ile dava açabilir. Hasta tedavi nedeniyle çalışma gücünden yoksun kalmışsa ayrıca malulen emeklilik şartları bakımından da inceleme yaptırması faydalı olur.
Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- Süre koruması: SGK ret kararının tebliğinden itibaren idare mahkemesinde 60 gün içinde dava açılmalıdır. Başvuruya cevap gelmezse 30 gün sonra zımni ret oluşur ve dava süresi bu tarihten itibaren işler.
- Yer koruması: Davanın, ret kararını veren SGK biriminin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir.
- Heyet raporu zorunluluğu: Üst mahkemeler son dönemde tek hekim raporu yerine heyet halinde durum bildirir rapor aramaktadır.
- TİTCK endikasyon dışı onay süresi: Bu onay genellikle 3-6 aylık verilir. Süresi dolduğunda yenilenmesi gerekir; aksi halde tedbir kararının uygulanması kesilebilir.
- Moleküler test sonuçlarının eksiksizliği: PD-L1, MSI/dMMR, EGFR, ALK gibi moleküler test sonuçları dosyada bulunmalıdır. Patoloji raporundaki bir eksiklik, davanın gecikmesine neden olabilir.
- Bilimsel literatür desteği: KEYNOTE klinik çalışmaları ve NCCN/ESMO kılavuzları dilekçeye eklenmelidir.
- Boş ilaç kutuları ve fatura asılları: Geriye dönük bedel iadesinde bu belgeler kritik delil niteliğindedir.
- Talep ve sonuç bütünlüğü: Dilekçenin “sonuç ve istem” kısmı ile gerekçe kısmı birbiriyle çelişmemeli, aynı talepleri içermelidir.
- Uzman avukat desteği: Sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku ve sağlık hukuku alanlarının kesişiminde teknik bir uyuşmazlık olduğundan, alanda deneyimli bir avukatla çalışmak başarı oranını ciddi ölçüde artırır.
Sıkça Sorulan Sorular
Keytruda ilacı SGK tarafından hangi durumlarda karşılanır?
SGK, Keytruda’yı yalnızca 3 kanser türünde 6 endikasyonda karşılamaktadır: klasik Hodgkin lenfoma (otolog kök hücre nakli sonrası nüks veya dirençli vakalarda), küçük hücreli dışı akciğer kanseri (PD-L1 yüksek ileri evre vakalar) ve malign melanom. Bunun dışındaki tüm endikasyonlarda dava yolu tek seçenektir.
Keytruda için TİTCK endikasyon dışı kullanım onayı zorunlu mu?
SUT kapsamı dışında bir endikasyonda reçete ediliyorsa hekimin TİTCK onayı alması gerekir. Bu onay reddedilirse, ret kararına karşı idare mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması, ardından SGK davasının açılması gerekir. Yargıtay’a göre TİTCK onayı tek başına ret sebebi olmasa da, dava sürecini önemli ölçüde güçlendirir.
SGK’ya başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?
Hayır. İdari başvuru zorunluluğu nedeniyle önce SGK’ya yazılı talepte bulunulmalı, ret veya zımni ret oluşmalıdır. Aksi halde dava, “idari başvuru yolunun tüketilmemesi” gerekçesiyle reddedilebilir.
İhtiyati tedbir kararı kaç günde çıkar?
Mahkemenin yoğunluğuna ve dosyanın hazırlığına göre değişmekle birlikte, eksiksiz belge ile başvuruda 2-6 hafta içinde tedbir kararı çıkmaktadır. Keytruda davalarında mahkemeler genellikle 6 aylık süreli tedbir kararları vermektedir.
Keytruda bedelini ödedim, geri alabilir miyim?
Evet. Fatura asılları, boş ilaç kutuları ve hastane uygulama kayıtları ibraz edilerek geriye dönük tüm bedeller, başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iade alınabilir. Ancak 2 yıllık zamanaşımı süresine dikkat etmek için vakit kaybetmeden başvuru yapılmalıdır.
Tedbir kararının süresi dolarsa ne olur?
Keytruda davalarında genellikle 6 aylık tedbir kararları verilir. Süre dolmadan önce yeni TİTCK onayı (gerekiyorsa), güncel sağlık kurulu raporu ve doktor reçetesi ile mahkemeye başvurarak tedbir süresinin uzatılması talep edilmelidir.
Dava sırasında SGK ilaç vermeyi reddederse ne yapılır?
Tedbir kararına rağmen ilaç verilmiyorsa, mahkemeye ihtarlı icra emri ve tedbir kararına aykırılık bildirimi yapılır. SGK yetkilileri bakımından görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulması da mümkündür.
Heyet raporu mu, tek hekim raporu mu gerekiyor?
Üst mahkemeler son dönemde heyet halinde durum bildirir rapor aramaktadır. Tek hekim raporu sunulması davayı zayıflatır. En az üç hekimin imzası bulunan resmi sağlık kurulu raporu temin edilmelidir.
Keytruda yan etkilerinden zarar gördüm, kim sorumlu?
Yan etkiler tedaviyi takip eden onkoloji uzmanının gözetiminde yönetilir. Keytruda’nın immün-aracılı yan etkileri (özellikle pnömoni, kolit, hepatit, miyokardit) erken tanı ve müdahale gerektirir. Hekim gerekli takipleri yapmamış ve hastada ek bir zarar oluşmuşsa malpraktis sorumluluğu doğabilir. Malpraktis davalarında zamanaşımı kuralları gereği hızlı hareket etmek gerekir.
Keytruda SGK davasında avukat zorunlu mu?
Yasal olarak zorunlu değildir; ancak süreç hem tıbbi hem hukuki uzmanlık gerektirdiğinden, alanında deneyimli bir avukatla çalışmak başarı şansını ciddi ölçüde artırır. Ayrıca dava açılacak yerin belirlenmesi (SGK ret biriminin bulunduğu il) ve heyet raporu temini gibi pratik konularda profesyonel destek faydalıdır.
Sonuç
Keytruda (pembrolizumab), 18’den fazla kanser türünün tedavisinde kullanılan, dünya genelinde en başarılı ve en geniş endikasyon yelpazesine sahip immünoterapi ilacıdır. Ancak SGK’nın Keytruda’yı yalnızca 3 kanser türünde 6 endikasyonda ödemesi, akciğer, meme, mide, baş-boyun, mesane, böbrek, endometrium, servikal ve diğer pek çok kanserdeki hastaları dışarıda bırakmaktadır. Yıllık 2 milyon TL’yi aşan tedavi maliyeti karşısında hastaların kendi imkânlarıyla ilacı sürdürmesi neredeyse imkânsızdır.
Ancak bu durum, hastaların tedavi hakkından mahrum kalmaları anlamına gelmez. Anayasa’nın güvence altına aldığı yaşam ve sağlık hakkı, ekonomik gerekçelerle sınırlandırılamaz. Türk yargısı — özellikle Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — Keytruda davalarında istikrarlı biçimde hasta lehine kararlar vermekte; ihtiyati tedbir ve yürütmeyi durdurma yoluyla tedavinin kesintisiz sürdürülmesini sağlamaktadır.
SGK’nın Keytruda başvurunuzu reddettiğine dair bir karar aldıysanız ya da ilacı kendi imkânlarınızla temin etmek zorunda kaldıysanız, vakit kaybetmeden hukuki haklarınızı kullanın.
Yazar: Av. Efehan Mihai ERGİNER — İzmir Barosu Sicil No: 20373
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecinizi uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.
Bize Ulaşın
- Telefon
+90 (544) 393 67 57
- E-Posta
info@adagiohukuk.com
- Adres
Bahriye Üçok Bulvarı Ayşe Aytop Apt. No:4/2 K:1 D:2 Karşıyaka İzmir
Diğer Makaleler
- Aile Hukuku
- Avukatlık Hukuku
- Bilişim Hukuku
- Borçlar Hukuku
- Ceza Hukuku
- Emsal Kararlar
- Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
- Gayrimenkul Hukuku
- Genel Hukuk
- İcra ve İflas Hukuku
- İdare Hukuku
- İş Hukuku
- Kira Hukuku
- Medeni Usul Hukuku
- Miras Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Ticaret Hukuku
- Trafik Hukuku
- Tüketici Hukuku
- Uluslararası Hukuk
- Vergi Hukuku
- Back
- Genel
Tıp ilminin insanlık için taşıdığı hayati önem tartışılamaz bir hakikattir....
Çağımızın gelişen sağlık teknolojileri ve artan özel hastane yatırımları, bireylere...
Tıbbi uygulama hatası, yani malpraktis, sağlık hizmeti sunumunun kaçınılmaz bir...
Tıbbi uygulamalardan kaynaklanan malpraktis (tıbbi kötü uygulama) davaları, hem hastalar...
Tıbbi uygulamalardan kaynaklanan zararlara ilişkin malpraktis davaları, hasta ve hekim...

SGK’nın Karşılamadığı Kanser İlaçları: Hukuki Süreç Kanser, bireyin yalnızca biyolojik...
Sağlık hizmeti alırken kendinizi çaresiz mi hissediyorsunuz? Bir doktorun size...






