Yazı İçeriği
Kombi Bozulursa Kim Öder – Ev Sahibi mi, Kiracı mı?
Kira ilişkilerinde en sık yaşanan anlaşmazlıklardan biri, kiralanandaki teknik arızaların kime mal edileceği sorusudur. Kombi bozulduğunda kiracı ile ev sahibi arasında “sen öde, sen yaptır” tartışması kaçınılmaz hale gelir. Türk Borçlar Kanunu bu konuyu açıkça düzenlemekte; ancak pratikte sınırlar her zaman net çizgilerle ayrışmamaktadır. Kombinin tamirine kimin katlanacağı; arızanın niteliğine, kira sözleşmesinin içeriğine ve tarafların tutumuna göre farklılık gösterir.
Temel Kural: Büyük Onarım Ev Sahibine, Küçük Bakım Kiracıya Aittir
Türk Borçlar Kanunu’nun 317. maddesi, kiralanandaki büyük onarımların kiraya verene ait olduğunu hükme bağlamıştır. Buna karşın kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve olağan temizlik ile küçük bakımları yapmakla yükümlüdür.
Uygulamada bu ayrım şu şekilde somutlaşır:
Ev sahibinin sorumlu olduğu durumlar:
- Kombinin tamamen ömrünü tamamlayarak çalışmaz hale gelmesi
- Isı eşanjörü, ana devre kartı, brülör gibi kritik ve pahalı parçaların arızalanması
- Konutun teslim edildiği andan itibaren mevcut olan gizli ayıplardan kaynaklanan arızalar
- Boru patlaması, gaz kaçağı gibi yapısal nitelik taşıyan sorunlar
Kiracının sorumlu olduğu durumlar:
- Kombinin yıllık bakımını yaptırmamak nedeniyle oluşan arızalar
- Kullanım hatalarından kaynaklanan hasarlar (örneğin donma riskine karşı gerekli önlemleri almamak)
- Filtrelerin temizlenmemesi, pilot alevin sönük bırakılması gibi ihmalden doğan küçük arızalar
- Kiracının bizzat müdahalesi ya da dikkatsizliği sonucu oluşan kırılma ve hasarlar
Kiracının Yıllık Bakım Yaptırma Yükümlülüğü Var mı?
Bu mesele uygulamada en çok tartışma yaratan konuların başında gelir. Kira sözleşmelerinde çoğunlukla “kiracı kombi bakımından sorumludur” şeklinde maddeler yer alır. Böyle bir hüküm varsa ve taraflarca imzalanmışsa, kiracının yıllık bakımı yaptırma yükümlülüğü sözleşmeden doğar.
Sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunmasa dahi kiracı, kiralananı özenli bir kullanıcı gibi kullanmak zorundadır. Kombinin yıllık bakımının yapılmaması nedeniyle oluşan hasar, bu özen yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla bakım yapılmamasından kaynaklanan arızalarda tamir masrafı kiracıya yüklenebilir.
Bakımın yapılıp yapılmadığını ispat yükü pratikte önem taşır. Kiracı, bakımı yaptırdığını fatura veya servis belgesiyle kanıtlayabilir; ev sahibi ise bakım ihmalini genel kullanım durumuna dayanarak ileri sürebilir.
Kombinin Eskimesi ve Ekonomik Ömrünü Tamamlaması
Kombinin bozulma nedenlerinden biri de eskimedir. Kombilerin ekonomik ömrü genel olarak 10-15 yıl olarak kabul edilmektedir. Bu süreyi dolduran bir kombinin arızalanması halinde yenileme sorumluluğu kural olarak ev sahibine aittir.
Uygulamada şu tablo sıkça ortaya çıkar: Kiracı konutu tuttuğu sırada kombi bozulur, ev sahibi tamirden kaçınır ve “zaten eskidi, al yenisini al” der. Bu tutum hukuki açıdan yetersizdir; zira ev sahibi kiralananı kira süresince kullanıma elverişli halde bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülük Türk Borçlar Kanunu’nun 301. maddesinde açıkça ifade edilmektedir.
Kiracı, ev sahibinin makul süre içinde onarımı gerçekleştirmemesi durumunda şu seçeneklere başvurabilir:
- Onarımı bizzat yaptırıp masrafı kiradan mahsup etmek (bu yola başvurmadan önce ev sahibine yazılı bildirim yapılması son derece önemlidir)
- Kira bedelinden orantılı indirim talep etmek
- Ayıbın giderilmemesi nedeniyle kira sözleşmesini feshetmek
Ev Sahibine Yazılı Bildirim Neden Bu Kadar Önemlidir?
Kombi arızasında kiracının yapması gereken ilk şey ev sahibini yazılı olarak bilgilendirmektir. Sözlü bildirim ispat güçlüğü yaratır; WhatsApp mesajı, e-posta veya ihtarname ise ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda güçlü delil niteliği taşır.
Yazılı bildirimde şu unsurların yer alması önerilir:
- Arızanın ne zaman fark edildiği
- Arızanın niteliği ve ayrıntısı
- Makul bir süre içinde giderilmesi talebi
Ev sahibi bu bildirime karşın makul sürede harekete geçmezse, kiracı onarımı yaptırıp masrafı ev sahibinden talep edebilir. Makul sürenin ne kadar olduğu somut koşullara göre değişmekle birlikte, kış aylarında ısınmayı etkileyen bir kombi arızası için bu sürenin daha kısa tutulacağı kabul edilmektedir.
Kira Sözleşmesine “Bakım ve Onarım Kiracıya Aittir” Yazılması Geçerli midir?
Kira sözleşmelerine zaman zaman “kiralananın tüm bakım ve onarım masrafları kiracıya aittir” şeklinde geniş kapsamlı maddeler eklenmektedir. Bu maddelerin geçerliliği tartışmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu’nda kiracının aleyhine olan ve kanunun emredici hükümlerini bertaraf eden sözleşme maddelerinin geçersiz sayılacağı kabul edilmektedir. Büyük onarım yükümlülüğünü kiracıya yükleyen bir sözleşme hükmü, bu gerekçeyle geçersiz kabul edilebilir. Buna karşın küçük bakım ve olağan giderlerin kiracıya yüklenmesi, emredici hükümlere aykırılık oluşturmaz.
Sonuç olarak, sözleşmede “tüm onarımlar kiracıya aittir” yazılsa dahi kombinin ana parçalarının yenilenmesi ya da cihazın bütünüyle değiştirilmesi masrafı kural olarak ev sahibine ait olmaya devam eder.
Kiracı Kombiyi Kırarsa Ne Olur?
Kiracının bizzat zarar vermesi ya da dikkatsiz kullanımının doğrudan sonucu olarak kombi bozulursa tablo farklılaşır. Bu durumda kiracı, zararı tazmin etmek zorunda kalabilir.
Tipik örnekler şunlardır:
- Kiracının yetkisiz kişiye kombiyi tamir ettirmesi ve bu müdahale sonucunda cihazın daha büyük arıza vermesi
- Evden uzun süre ayrılırken kombinin fişini çekip donmasına yol açmak
- Kombi üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması
Bu gibi durumlarda ev sahibi, kira dönemi sonunda yapılan hasar tespiti aracılığıyla kiracıdan tazminat talep edebilir. Depozito da bu tür zararların karşılanması amacıyla elinde tutulabilir.
Kiracı Hangi Masrafı Kira Bedelinden Düşebilir?
Kiracı, ev sahibine yazılı bildirim yapmış ve makul süre vermesine rağmen onarım gerçekleştirilmemişse, zorunlu onarımı bizzat yaptırıp masrafı kira bedelinden mahsup edebilir. Ancak bu yol risk taşımaktadır; zira ev sahibi mahsubu reddettiğinde “kira ödenmemesi” olarak nitelendirip tahliye sürecine başvurabilir.
Bu nedenle onarım masrafını kiradan mahsup etmeden önce:
- Ev sahibine ihtarname çekilmesi
- Servis firmasına kombi bozuk olduğuna dair belge aldırılması
- Onarım faturasının muhafaza edilmesi son derece önemlidir.
Tüm bu belgelerin varlığı, kiracının ileride açılacak davada haklılığını ortaya koymasını kolaylaştıracaktır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Kombi bozulduğunda ilk adım ne olmalıdır?
Kiracı, arızayı fark ettiği anda ev sahibine yazılı olarak bildirmelidir. Bildirimde arızanın türü ve makul süre içinde giderilmesi talebi yer almalıdır. WhatsApp yazışması veya e-posta bu bildirim için yeterli kabul edilebilir; ancak noter ihtarnamesi daha güçlü bir ispat aracıdır.
Ev sahibi tamir ettirmeyi reddederse kiracı ne yapabilir?
Kiracı, makul süreyi tanımasına karşın ev sahibinin hareketsiz kalması durumunda onarımı yaptırıp masrafı kiradan mahsup edebilir ya da kira bedelinden indirim talep edebilir. Ayrıca ısınmayı etkileyen ciddi bir ayıp söz konusuysa sözleşmeyi feshetme hakkı da gündeme gelebilir.
Kira sözleşmesine “tüm onarımlar kiracıya aittir” yazılmış olsa da ev sahibi kombiden sorumlu mudur?
Büyük onarım ve yenileme niteliğindeki masraflar bakımından kural olarak evet. Kanunun emredici hükümlerine aykırı olan sözleşme maddeleri geçersiz sayılabilir; dolayısıyla kombinin bütünüyle değiştirilmesi gibi büyük masraflar, sözleşmede ne yazarsa yazsın ev sahibinin sorumluluğunda kalabilir.
Depozito kombi tamirine karşı kullanılabilir mi?
Kiracının kusurundan kaynaklanan hasarlarda evet. Ev sahibi, kira sözleşmesinin sona ermesinin ardından kiracının bizzat yarattığı arıza bedelini depozito tutarından mahsup edebilir. Ancak eskimeden veya olağan kullanımdan kaynaklanan arızalar için depozitodan kesinti yapılması hukuki açıdan tartışmalıdır.
Sonuç
Kombi bozulduğunda kimin ödeyeceği sorusunun tek bir yanıtı yoktur. Arızanın nedeni, cihazın yaşı, kira sözleşmesinin içeriği ve tarafların davranışları belirleyici rol oynar. Genel kural olarak büyük onarımlar ve cihaz yenileme ev sahibine, küçük bakımlar ve kullanım hatalarından doğan hasarlar ise kiracıya aittir.
Her iki taraf açısından da yazılı iletişim ve belgelemenin önemi büyüktür. Arıza bildirimlerinin yazılı yapılması, servis belgelerinin saklanması ve taraflar arasındaki yazışmaların korunması, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda belirleyici kanıt niteliği taşır.
Yazar: Av. Efehan Mihai Erginer – İzmir Barosu Sicil No: 20373
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecinizi uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.
Bize Ulaşın
- Telefon
+90 (544) 393 67 57
- E-Posta
info@adagiohukuk.com
- Adres
Bahriye Üçok Bulvarı Ayşe Aytop Apt. No:4/2 K:1 D:2 Karşıyaka İzmir
Diğer Makaleler
- Aile Hukuku
- Avukatlık Hukuku
- Bilişim Hukuku
- Borçlar Hukuku
- Ceza Hukuku
- Emsal Kararlar
- Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
- Gayrimenkul Hukuku
- Genel Hukuk
- İcra ve İflas Hukuku
- İdare Hukuku
- İş Hukuku
- Kira Hukuku
- Medeni Usul Hukuku
- Miras Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Ticaret Hukuku
- Trafik Hukuku
- Tüketici Hukuku
- Uluslararası Hukuk
- Vergi Hukuku
- Back
- Genel
İskansız (Yapı Kullanım İzni Olmayan) İşyerinin Kiralanması: Ruhsat Alınamaması ve...
Kiralananın Ayıplı Olması (Çatı Akması, Ciddi Rutubet) Nedeniyle Haklı Fesih...
Evden veya İşyerinden Erken Çıkan Kiracıya Karşı “Makul Süre Tazminatı”...
Kentsel Dönüşüm Sürecinde Kiracının Tahliyesi ve Kiracının Sahip Olduğu Yasal...
Miras Kalan Evdeki Kiracının Tahliyesi: İştirak Halinde Mülkiyette İhtar ve...
Tahliye Taahhütnamesine İtiraz: Belgenin Geçersiz Sayıldığı Haller Nelerdir? Kira hukuku,...
Türk kira hukuku sistematiği, anayasal bir hak olan mülkiyet hakkı...
Günümüz Türkiye hukuk pratiğinde, gayrimenkul hukuku ve özellikle kira uyuşmazlıkları,...

