İş Kazasında İşverenin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu

İş hayatının olağan akışı içerisinde karşılaşılan en kritik ve hukuki sonuçları en ağır olan olayların başında iş kazaları gelmektedir. Meydana gelen bir iş kazası, sadece mağdur olan işçi ve ailesi için değil, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğü bulunan işveren için de ciddi sonuçlar doğurmaktadır. İş kazası halinde işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu, hem 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hem 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hem de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında ayrı ayrı ele alınmaktadır.

Bu makalede, iş kazasının yasal tanımını, işverenin hangi durumlarda sorumlu tutulacağını, maddi ve manevi tazminat süreçlerinin nasıl işlediğini ve olası bir yaralanma veya can kaybı durumunda devreye giren cezai sorumlulukların sınırlarını inceleyeceğiz.

İş Kazası Nedir ve Hangi Durumlar İş Kazası Sayılır?

Bir olayın işverenin sorumluluğunu doğurabilmesi için öncelikle yasal anlamda “iş kazası” vasfını taşıması gerekmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi, iş kazasının çerçevesini oldukça net bir şekilde çizmiştir. Kanuna göre aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazasıdır:

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,

  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında.

Görüldüğü üzere, kazanın illa ki fabrika sınırları veya ofis içinde olması gerekmez. İşverenin tahsis ettiği serviste yaşanan bir trafik kazası da yasal olarak iş kazası kabul edilmektedir.

İş Kazası Durumunda İşverenin Hukuki Sorumluluğu

İş kazası halinde işverenin hukuki sorumluluğu, temelde “işçiyi gözetme borcu”na dayanır. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali neticesinde meydana gelen zararlar, maddi ve manevi tazminat davalarına konu olur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, işverenin sorumluluğu kusur sorumluluğu ilkesine dayanmakla birlikte, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının emredici hükümlerine uyulmaması “kusur” olarak değerlendirilmektedir.

Maddi Tazminat Kapsamı ve Türleri

İş kazası geçiren işçinin beden gücünde bir kayıp oluşması veya kazanın ölümle sonuçlanması halinde, işverenden talep edilebilecek maddi tazminat kalemleri Türk Borçlar Kanunu kapsamında belirlenmiştir.

Yaralanma Halinde İstenebilecek Maddi Tazminatlar:

  • Tedavi Giderleri: SGK tarafından karşılanmayan, kazaya bağlı her türlü tıbbi müdahale, ilaç, protez ve yol masrafları.

  • Kazanç Kaybı: İstirahatli kalınan dönemde çalışılamaması nedeniyle mahrum kalınan kazançlar.

  • Çalışma Gücünün Azalmasından Doğacak Kayıplar (İş Göremezlik Tazminatı): İşçinin kalıcı bir sakatlık (maluliyet) yaşaması halinde, hayatının geri kalanında efor kaybı yaşayacak olması nedeniyle hesaplanan tazminattır.

Ölüm Halinde İstenebilecek Maddi Tazminatlar:

  • Cenaze ve Defin Giderleri.

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölen işçinin hayattayken maddi destek sağladığı kişilerin (eşi, çocukları, bazen anne-babası), bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle talep ettikleri tazminattır.

Manevi Tazminat Şartları

İş kazası nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen işçi veya ölüm halinde işçinin yakınları, yaşadıkları elem, keder ve psikolojik yıpranma karşılığında manevi tazminat talep edebilirler. Manevi tazminatın miktarı; olayın oluş şekli, işverenin kusur oranı, maluliyet yüzdesi ve tarafların sosyo-ekonomik durumları dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamakla birlikte, çekilen acıyı bir nebze olsun hafifletecek düzeyde belirlenmelidir.

SGK’nın Rücu Davaları

İş kazası meydana geldiğinde SGK, sigortalıya veya hak sahiplerine geçici iş göremezlik ödeneği verir, kalıcı maluliyet durumunda gelir bağlar. Eğer kaza, işverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK ödediği bu bedelleri işverene rücu eder (geri ister). Bu durum, işverenler açısından tazminat davaları dışında ek bir hukuki risk ve mali külfet oluşturur.

İş Kazasında İşverenin Cezai Sorumluluğu

İş kazası halinde işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu birbirinden tamamen bağımsız yürüyen süreçlerdir. İşçi şikayetçi olmasa veya taraflar tazminat konusunda anlaşsa bile, olayın ağırlığına göre cezai soruşturma kamu adına devam edebilir. Cezai sorumluluğun temeli, TCK kapsamında “Taksir” kavramına dayanır.

Taksirle Yaralama ve Taksirle Ölüme Neden Olma Suçları

İşveren veya işveren vekilleri, kazayı bilerek ve isteyerek (kasten) gerçekleştirmemiş olsalar dahi, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sebebiyle sorumlu tutulurlar.

  • Taksirle Yaralama Suçu: İş kazası neticesinde işçinin yaralanması durumunda TCK m. 89 uyarınca taksirle yaralama suçu gündeme gelir. Kazanın ağırlığına, kemik kırığı oluşup oluşmamasına veya organ kaybına göre verilecek ceza artırılır.

  • Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu: Kazanın ölümle sonuçlanması halinde TCK m. 85 uyarınca soruşturma başlatılır. Eğer birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümüyle birlikte birden fazla kişinin yaralanması söz konusuysa, ceza yaptırımı çok daha ağır olacaktır.

Bilinçli Taksir Kavramı ve Cezanın Artırılması

İş güvenliği uzmanı tarafından defalarca uyarı yapılmasına rağmen arızalı bir makinenin onarılmaması, işçilere baret/kemer verilmemesi gibi durumlarda kaza meydana gelirse, burada “bilinçli taksir” söz konusu olabilir. Bilinçli taksir, neticenin öngörülmesine rağmen “bir şey olmaz” düşüncesiyle kuralın ihlal edilmesidir. İşverenin cezasının bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi, verilecek cezanın üçte birden yarısına kadar artırılmasına ve bazen cezanın paraya çevrilmesinin engellenmesine neden olabilir.

İş Kazası Bildirim Yükümlülüğü ve İdari Para Cezaları

İş kazasının gerçekleşmesinin ardından işverenin derhal kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) ve kazadan sonraki 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirimde bulunma zorunluluğu vardır. Bu bildirimin süresi içinde yapılmaması, işverene yüksek miktarlarda idari para cezası kesilmesine neden olmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İş kazasında işçinin kusuru varsa işverenin sorumluluğu kalkar mı? İşçinin kendi ihmali veya dikkatsizliği (örneğin verilen bareti takmaması) kazaya etki etmişse, bu durum “müterafik (birlikte) kusur” olarak değerlendirilir. İşverenin sorumluluğu tamamen ortadan kalkmaz ancak hesaplanacak tazminat miktarından işçinin kusur oranında indirim yapılır.

İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır? Haksız fiil niteliğindeki iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları, Türk Borçlar Kanunu uyarınca zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlükârda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak kaza aynı zamanda ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülen bir suçu oluşturuyorsa (örneğin ölüm), uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.

Taşeron (Alt İşveren) işçisinin geçirdiği kazadan asıl işveren sorumlu mudur? Evet, İş Kanunu m. 2 uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur.

Yazar: Av. Efehan Mihai Erginer – İzmir Barosu Sicil No: 20373

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecinizi uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.

Bize Ulaşın

+90 (544) 393 67 57

info@adagiohukuk.com

Bahriye Üçok Bulvarı Ayşe Aytop Apt. No:4/2 K:1 D:2 Karşıyaka İzmir

Diğer Makaleler

  • Aile Hukuku
  • Avukatlık Hukuku
  • Bilişim Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • Emsal Kararlar
  • Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Genel Hukuk
  • İcra ve İflas Hukuku
  • İdare Hukuku
  • İş Hukuku
  • Kira Hukuku
  • Medeni Usul Hukuku
  • Miras Hukuku
  • Sağlık Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Uluslararası Hukuk
  • Vergi Hukuku
    •   Back
    • Genel