Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşçinin Yasal Hakları
· ·

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşçinin Yasal Hakları Nelerdir? (2025)

Türk İş Hukuku mevzuatında, kadın çalışanlara evlilik nedeniyle işten ayrılma ve bu fesihten doğan kıdem tazminatı hakkını elde etme konusunda özel bir düzenleme tanınmıştır. Bu hak, 1475 Sayılı İş Kanunu’nun halen yürürlükte bulunan 14. maddesi ile teminat altına alınmıştır.

Esasen, işçilerin kendi rızalarıyla işten ayrılmaları (istifa etmeleri) kıdem tazminatı edinme hakkını sağlamazken , bahsi geçen akit fesih sebebi kadın işçilerin evlenmelerini geçerli bir sebep olarak göstererek iş akdini feshetmelerine ve bu durumda kıdem tazminatına hak kazanmalarına olanak tanır. Bu düzenleme, özellikle kadın eşin evlilik sonrasında aile birliğini kurma ve sürdürme amacına yönelik yasal bir koruma ve kolaylık olarak değerlendirilmektedir.

Evlilik nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırılması, hukuki bakımdan, işçi tarafından gerçekleştirilen, ancak kıdem tazminatına hak doğuran özel bir fesih çeşidi olarak kabul edilir.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanmak İçin Gerekli Koşullar

Kadın işçinin evlilik nedeniyle iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı talebinde bulunabilmesi için,

1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen ve aşağıda özetlenen şartların tümü yerine getirilmelidir:

  • Geçerli Bir İş Sözleşmesinin Varlığı: Fesih tarihinde işçi ile işveren arasında yürürlükte bir iş sözleşmesi bulunmalıdır.
  • İşçinin Kadın Olması: Kanun, evlilik sebebiyle iş akdini sonlandırma imkanını ve kıdem tazminatı alma hakkını münhasıran kadın eşe tanımıştır.

Erkek işçinin evlenmesi halinde, bu durumu gerekçe göstererek iş akdini sonlandırması ve kıdem tazminatı istemesi yasal olarak mümkün değildir.

  • Bir Yıllık Kıdem Şartının Sağlanması: Kadın çalışanın, kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için, işe başlama tarihinden itibaren iş sözleşmesinin devamı boyunca en az 1 tam yıl çalışmış olması şarttır.
  • Sürenin Sınırı ve Başlangıcı: İş sözleşmesi, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve kendi isteğiyle sona erdirilmelidir. Bu bir yıllık süre aşıldığı takdirde, kadın işçi bu hakkından yararlanamaz. Kanunda belirtilen bu bir yıllık sürenin başlangıcı, resmi nikâhın yapıldığı tarihtir. Dini nikâh veya düğün tarihi, sürenin tespiti açısından dikkate alınmamaktadır.
  • Feshin Doğrudan Evlenmeye Bağlı Olması: İş sözleşmesinin sona erme sebebi, kıdeme engel olmayan bir gerekçeden ötürü ve evlenmeye dayalı olarak gerçekleşmelidir. Bu, kadın işçinin evlilik sebebiyle işi kendi iradesiyle bırakması ve bu nedenle tazminata hak kazanması durumu olarak anlaşılmalıdır.

Bu şartları sağlamayan durumlarda, evlenen kadın işçinin kıdem tazminatı alabilmesi mümkün olmayacaktır.

Fesih Prosedürü, Bildirim Yükümlülüğü ve İhbar Süresi

Evlilik nedeniyle iş akdini sonlandırmak isteyen kadın işçinin, fesih iradesini ve tazminat talebini işverene usulüne uygun olarak iletmesi büyük önem taşır.

Fesih Beyanı ve İspat Usulü

Kadın işçinin bu talebini somutlaştırması ve gelecekte oluşabilecek ihtilaflarda ispat kolaylığı sağlaması için, işverene fesih niyetini belirten bir ihtarname göndermesi önerilir. Gönderilecek bu belgede, kıdem tazminatı ve varsa diğer alacak talepleri açıkça ifade edilmelidir. Ayrıca, kadın işçinin bu ihtarnamenin ekine evlenme cüzdanının fotokopisini eklemesi gerekmektedir.

Kadın işçinin evlenme gerekçesiyle hizmet akdini noter aracılığıyla feshetmesi, daha sonra ortaya çıkacak hukuki süreçlerde ispat açısından kritik bir değer taşımaktadır. Usulüne uygun hareket etmek için hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilmektedir.

İhbar Süresi ve Tazminatı Muafiyeti

Evlilik nedeniyle gerçekleştirilen fesih, işçiye kanunen tanınan bir hak olduğu için, kadın işçi ihbar süresine ilişkin yükümlülüklerden muaf tutulmuştur. İş akdini evlilik sebebiyle fesheden kadın işçinin, işverenin yanında ihbar süresince çalışması gerekmez. Yargıtay kararları ve Kanun hükümleri uyarınca, evlenme nedeniyle işten ayrılan kadın işçinin, ihbar feshi sürelerine uyması veya işverene ihbar tazminatı ödemesi gerekmemektedir. Aynı zamanda, fesih işçinin isteğiyle gerçekleştiği için, işverenin de işçiye ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü oluşmaz. Kadın işçinin evlilik sebebiyle istifa ettiğini bildiren ihtarname işverene ulaştığı anda geçerlidir ve kadın işçi o an itibarıyla işten ayrılma hakkına sahiptir.

Diğer Alacak Hakları ve Yasal Sonuçlar

Kıdem tazminatının yanı sıra, evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçinin diğer alacakları ve bu fesih türünün diğer yasal sonuçları şunlardır:

  1. Sair İşçilik Alacakları: Evlilik sebebiyle işten ayrılan kadın işçi, kıdem tazminatına hak kazanmasının yanında, varsa diğer sair alacaklarını (örneğin yıllık izin ücreti, fazla mesai alacağı gibi) da talep etme hakkına sahiptir. İşveren, bu hakları iş kanunları doğrultusunda işçiye ödemekle yükümlüdür.
  2. İşsizlik Maaşı Hakkı: İşsizlik sigortasına ilişkin düzenlemeler 4447 sayılı yasa ile belirlenmiştir. Söz konusu yasa kapsamında, iş sözleşmesini kendi arzusuyla fesih eden (istifa eden) işçinin, işsizlik ödeneğinden faydalanması mümkün değildir. Feshin evlilik gerekçesiyle yapılmış olması, işsizlik sigortası hakları bakımından geçerli olan bu durumu değiştirmemektedir. Dolayısıyla, evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçinin işsizlik maaşı alması söz konusu değildir.
  3. Başka Bir İşte Çalışma Durumu: Evlilik nedeniyle istifa edip kıdem tazminatı alma hakkı, Kanunda kadın işçiye tanınan kayıtsız ve şartsız haklardan biri olarak kabul edilir. Bu bağlamda, kadın işçinin evlilik sebebiyle işten ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlayıp başlamaması, kıdem tazminatı hakkını etkileyecek veya bu hakka engel teşkil edecek bir durum yaratmaz.
  4. Boşandığı Eşiyle Yeniden Evlenme Durumu: Kadın işçinin daha önce boşandığı eşi ile tekrar evlenmesi durumunda, bu evliliği gerekçe göstererek iş akdini feshetmesi ve kıdem tazminatı istemesi hukuki açıdan bir engel oluşturmaz. İş Kanunu’nda, boşandığı eşle yeniden evlenme halinde kıdem tazminatının ödenemeyeceğine dair bir hüküm mevcut değildir. Ancak, bu gibi durumlarda iş mahkemesi, iş akdinin feshinin arkasında kanuna karşı hile veya hakkın kötüye kullanılması gibi durumların olup olmadığını tespit etme yükümlülüğüne sahiptir.

İşverenin Feshi ve Eşit Davranma Yükümlülüğü

Evlilik sebebiyle işten ayrılma iradesinin işçiden değil de işverenden gelmesi durumunda ise farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkar:

  • Ağır İhlal: İşverenin yalnızca evlenmesi nedeniyle kadın işçiyi işten çıkarması, ağır bir ihlal durumu olarak kabul edilmektedir.
  • Kıdem Tazminatı Hakkı: Kadın işçi, işten çıkarılma nedeninin evlenmesi olduğunu ispatlayabildiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Uygulamada işverenlerin asıl sebep bu olmasına rağmen farklı gerekçeler öne sürerek iş akdini sonlandırdıkları görüldüğünden, açılacak davada önemli olan nokta, işten çıkarma sebebinin evlilik olduğunun kanıtlanmasıdır.
  • Ayrımcılık Tazminatı: Kadın işçinin iş akdinin evlilik nedeniyle işveren tarafından sonlandırılması, aynı zamanda işverenin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi anlamına da gelebilir. Eğer işveren, diğer evli kadın işçileri çalıştırmaya devam ederken bu işçiyi evlenmesi sebebiyle işten çıkarıyorsa, bu durumda işverenin o kadın işçiye ayrımcılık tazminatı da ödemesi gerekecektir.

adagio hukuk

Kıdem Tazminatının Hesaplanması ve Zamanaşımı

Hesaplama Yöntemi

1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında ödenir.

Temel Formül: Kıdem tazminatı, işçinin en son aldığı 30 günlük brüt ücretinin çalıştığı tam yılla çarpılmasıyla hesaplanır. Bir yıldan artan süreler (aylar ve günler) için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

Zamanaşımı Süresi

Evlenen kadın işçinin kıdem tazminatını talep etme hakkına ilişkin zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu sebeple, kıdem tazminatı, talep etme hakkı doğduktan sonra 5 yıl içinde talep edilmelidir.

Tazminatın Ödenmemesi Halinde Hukuki Süreç

Evlilik sonrası iş sözleşmesini usulüne uygun fesheden kadın işçinin, kıdem tazminatını veya diğer alacaklarını işverenden tahsil edememesi durumunda izlemesi gereken hukuki adımlar, yargı yoluna başvurudan önceki zorunlulukları içerir:

  1. Arabuluculuk Şartı: İşçilik alacaklarına yönelik davalarda, 2018 yılından itibaren arabulucuya başvuru şartı getirilmiştir. Kadın işçi, evliliğini gerekçe göstererek işten ayrılıp tazminatını alamadığı takdirde, bu alacağına kavuşmak için dava açmadan önce zorunlu olarak arabuluculuk yoluna başvurmak durumundadır. Evlenen kadın işçinin kıdem tazminatı nedeniyle doğrudan dava açması, dava şartı olan arabulucuya başvuru gerçekleşmediği için usulen hatalı bir işlem olup, davanın reddine yol açacaktır.
  2. Dava Yolu: Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında bir anlaşma sağlanamazsa veya süreç olumsuz sonuçlanırsa, işçi tarafından dava açılması ve durumun yargıya taşınması gerekir. Kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları bakımından açılacak davada görevli mahkeme İş Mahkemeleri’dir. Yetkili mahkeme ise, işçinin işini gördüğü yer mahkemesi ve davalının (işverenin) yerleşim yeri İş Mahkemeleri’dir. Bu dava sürecinde kadın işçi, alamadığı diğer işçilik alacaklarını da talep edebilmektedir.

Usul ve ispat kurallarına uygun hareket etmek ve hak kaybı yaşamamak adına, kadın işçilerin bu ve benzeri hukuki işlemlerde uzman bir avukattan hukuki destek alması önemle tavsiye edilmektedir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar