Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK madde 158) Metni
(1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Yazı İçeriği
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu, Unsurları ve Cezası (TCK 158)
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya bir başkasına yarar sağlama eyleminin belirli araçlar veya durumlar kullanılarak işlenmesidir. Normal dolandırıcılık suçuna kıyasla mağdurun daha zor duruma düşürüldüğü veya suçun işlenmesinin kolaylaştırıldığı bu durumlar, kanun koyucu tarafından daha ağır yaptırımlara tabi tutulmuştur.
Bu yazımızda, TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları, internet ve bilişim yoluyla işlenen suçlar, yasadışı bahis, mail order, görev yap-kazan sistemleri ve sahte oyunculuk eğitimi gibi spesifik dolandırıcılık türleri ile bu durumlarda izlenmesi gereken hukuki yollar incelenmektedir.
Nitelikli Dolandırıcılık Nedir ve Unsurları Nelerdir?
Dolandırıcılık suçunun temel hali TCK 157’de düzenlenirken, nitelikli halleri TCK 158’de sayılmıştır. Suçun nitelikli sayılabilmesi için failin hileli davranışlarını belirli kurumlara, araçlara veya kişilerin içinde bulunduğu zor şartlara dayandırarak gerçekleştirmesi gerekir.
Özellikle dini inançların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ya da bilişim sistemlerinin aracı kılınması suçun nitelikli halini oluşturur. Suçun temel unsuru her halükarda “hileli davranış” ve bu davranış sonucu “haksız menfaat” elde edilmesidir.
TCK 158 Kapsamında Sık Karşılaşılan Nitelikli Dolandırıcılık Türleri
Son yıllarda özellikle internetin ve finansal teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte belirli dolandırıcılık yöntemleri ön plana çıkmıştır. Bu yöntemlerin her biri, kanunda belirtilen “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” bendi kapsamında değerlendirilir.
1. İnternet ve Bilişim Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık (Sosyal Medya & Görev Yap Kazan)
Sosyal medya ve internet dolandırıcılığı, günümüzde en sık karşılaşılan nitelikli dolandırıcılık türlerinin başında gelmektedir. Sahte sosyal medya hesapları, kopya internet siteleri veya zararlı yazılımlar aracılığıyla mağdurların kişisel ve finansal verileri ele geçirilmektedir.
Son dönemde artış gösteren Temu görev yap kazan dolandırıcılığı veya benzeri sahte e-ticaret görevlendirmeleri de bu kapsama girer. Bu sistemlerde mağdurlara önce küçük miktarlarda kazanç sağlanarak güven aşılanır. Daha büyük kazançlar vaadiyle kişilerden yüksek meblağlarda para talep edilir ve sonrasında sisteme erişim kapatılır. Bu eylemler, bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylık ve geniş kitlelere ulaşma imkanı kullanılarak işlendiği için nitelikli dolandırıcılık suçu teşkil eder.
2. Yasadışı Bahis Dolandırıcılığı
İnternet üzerinden oynatılan kaçak bahis ve kumar oyunları, hem yasadışı bahis oynatma suçunu hem de dolandırıcılık eylemlerini barındırabilmektedir. Yasadışı bahis sitelerinde yüksek kazanç vadeden kişiler, kazanç elde edildiğini iddia ederek “vergi”, “dosya masrafı” veya “komisyon” adı altında mağdurlardan para talep etmektedir. Kişiler bu paraları gönderdiğinde ise muhatap bulamamaktadır.
Bu noktada mağdurların en çok tereddüt ettiği husus, yasadışı bahis oynamanın da kabahat (idari para cezası) olması sebebiyle şikayetçi olmaktan çekinmeleridir. Ancak dolandırıcılık suçunun mağduru olmak, failin cezalandırılması için şikayet hakkını ortadan kaldırmaz.
3. Mail Order ve Kredi Kartı Dolandırıcılığı
Mail order dolandırıcılığı, fiziksel olarak kartın pos cihazına takılmasına gerek kalmadan, kart üzerindeki bilgilerin (kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV) sisteme girilmesi suretiyle yapılan işlemlerdir. Fail, çeşitli hileli yöntemlerle mağdurun kredi kartı bilgilerini ele geçirir ve uzaktan ödeme sistemiyle haksız kazanç elde eder.
Kredi kartı bilgilerinin rıza dışında ele geçirilmesi ve kullanılması, duruma göre TCK 245’te düzenlenen “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması” suçu ile TCK 158’de düzenlenen “Nitelikli Dolandırıcılık” suçu kapsamında değerlendirilebilen ciddi bir yasal ihlaldir.
4. Sahte Oyunculuk Eğitimi ve İş Vaadi Dolandırıcılığı
Nitelikli dolandırıcılığın bir diğer şekli, kişilerin zaaflarından ve hayallerinden yararlanılarak işlenen sahte oyunculuk eğitimi dolandırıcılığıdır. Kendilerini ünlü cast ajanslarının temsilcileri gibi tanıtan kişiler, mağdurlara dizi veya filmlerde rol alma vaadinde bulunur. Ancak bunun gerçekleşmesi için sözde “zorunlu eğitim ücreti”, “portfolyo çekim masrafı” veya “kayıt bedeli” gibi isimler altında para tahsil ederler. Vaat edilen hiçbir söz yerine getirilmediğinde, eylemin bir hile zinciri olduğu anlaşılır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası (TCK 158)
TCK 158. maddeye göre nitelikli dolandırıcılık suçunun temel cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır.
Ancak suçun;
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi,
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (internet, mail order vb.),
Sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi,
Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması,
hallerinde verilecek hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bu yüksek yaptırımlar, eylemin ciddiyetini ve toplum üzerindeki yıkıcı etkisini yansıtmaktadır.
Şikayet Süresi, Görevli Mahkeme ve Uzlaşma
Nitelikli dolandırıcılık suçu, takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer almaz. Dolayısıyla suçun işlendiği savcılık veya kolluk kuvvetleri tarafından öğrenildiğinde re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılır. Her ne kadar şikayete tabi olmasa da, davanın açılabilmesi için genel dava zamanaşımı süresi olan 15 yıl içinde fiilin yetkili mercilere bildirilmesi gerekir (TCK m.66).
Nitelikli dolandırıcılık suçlarında yargılama yetkisi, cezanın üst sınırının yüksek olması sebebiyle Ağır Ceza Mahkemeleri’nin görev alanına girer. Ayrıca, basit dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamında iken, nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK 158) uzlaşma hükümlerine tabi değildir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Nitelikli dolandırıcılıkta hapis cezası ertelenir mi? Nitelikli dolandırıcılık suçunda cezanın alt sınırı yüksek (genellikle 3 veya 4 yıldan başlar) olduğu için, verilecek cezanın 2 yılın altına düşmesi istisnai indirim halleri dışında pek mümkün değildir. Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya hapis cezasının ertelenmesi kararı verilmesi oldukça zordur.
İnternetten dolandırıldım, paramı geri alabilir miyim? Dolandırıldığınızı anladığınız anda en kısa sürede bankanızla iletişime geçerek hesaplara bloke koydurmalı ve ters ibraz (chargeback) talebinde bulunmalısınız. Eş zamanlı olarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Failin tespit edilmesi ve yargılama sürecinde zararın giderilmesi (etkin pişmanlık) söz konusu olabilir.
Etkin pişmanlık hükümleri nitelikli dolandırıcılıkta geçerli midir? Evet, failin dava açılmadan veya hüküm verilmeden önce mağdurun zararını tamamen veya kısmen karşılaması durumunda (mağdurun rızasıyla) TCK 168 kapsamında etkin pişmanlık indiriminden faydalanması mümkündür.
Bize Ulaşın
- Telefon
+90 (544) 393 67 57
- E-Posta
info@adagiohukuk.com
- Adres
Bahriye Üçok Bulvarı Ayşe Aytop Apt. No:4/2 K:1 D:2 Karşıyaka İzmir
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK madde 158) Metni
(1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
TCK 158 Yargıtay İçtihatları
Yargıtay, 15. Ceza Dairesi, E. 2015/2383, K. 2018/623, T. 05.02.2018
- TCK 158
- Sanığın kendisini “biyoenerji uzmanı” olarak tanıtıp ailevi sorunları cinler vasıtasıyla çözeceğine dair müştekileri ikna ederek para alması nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiştir.
Sanığın kendisini biyoenerji uzmanı … olarak tanıtarak, müştekileri ailevi sorunlarını cinleri vasıtasıyla çözeceğine ikna ettiği ve değişik zamanlarda müştekilerden para alarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanık savunmaları, müştekilerin beyanları ve dosya kapsamına göre sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2011/45, K. 2011/44, T. 12.04.2011
- TCK 158
- Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için ana paranın ödenmesinin yeterli olduğu, munzam zarar niteliğindeki faizin ödenmesinin zorunlu olmadığı hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanığın, katılan (*BANKA*) Şubesinden aldığı 27.000 Lirayı soruşturma başladıktan sonra fakat henüz kovuşturma aşamasına geçilmeden 16.01.2006 tarihinde katılan bankaya tamamen ödediği görülmektedir. 5237 sayılı TCY’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için uğranılan zararın tazmini yeterli olup ayrıca munzam zarar niteliğindeki faizin de ödenmesi koşul değildir. Bu nedenle, katılan banka zararını soruşturma aşamasında tamamen gideren sanık hakkında TCY’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yerel mahkemece aynı maddenin “kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmezden önce” etkin pişmanlığı düzenleyen 2. fıkrası uyarınca indirim yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesinde ve bu hükmün onanmasına karar veren Özel Daire kararında isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay, 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21508, K. 2023/7729, T. 31.10.2023
- TCK 158, TCK 157
- Cezaevi emanet hesabının banka niteliğinde olmadığı, bu hesap üzerinden sahte fişle alışveriş yapılmasının basit dolandırıcılık teşkil ettiği ifade edilmiştir.
Sanıkların sahte ihtiyaç istem fişi düzenleyerek mağdura ait cezaevi emanetindeki parasından kantin alışverişi yapmak şeklindeki eylemlerinin dolandırıcılık suçunun basit halini oluşturduğuna yönelik Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yazar: Av. Efehan Mihai Erginer – İzmir Barosu Sicil No: 20373
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecinizi uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.

