Yazı İçeriği
Nafaka İptal Davası Nasıl Açılır? Şartları Nelerdir?
Boşanma kararı sonrasında eşlerden birine veya müşterek çocuklara bağlanan nafaka, hayatın değişen koşulları çerçevesinde ömür boyu sürmek zorunda olan kesin bir yükümlülük değildir. Kanun koyucu, nafaka yükümlüsünün veya nafaka alacaklısının durumunda meydana gelen esaslı değişiklikleri göz önünde bulundurarak nafaka iptal davası (uygulamadaki adıyla nafakanın kaldırılması davası) açılmasına imkân tanımıştır. Bu hukuki yol, değişen maddi durumlar veya kanunda sayılan spesifik haller gerçekleştiğinde hakkaniyeti ve adaleti sağlamak amacıyla öngörülmüştür.
İşbu makalemizde, nafaka iptal davasının hukuki niteliği, hangi durumlarda açılabileceği, yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması şartları ile davanın usul kuralları incelenecektir.
Nafaka İptal Davası Nedir?
Nafaka iptal davası, daha önceden mahkeme kararıyla hükmedilmiş olan yoksulluk, iştirak veya yardım nafakasının, sonradan ortaya çıkan yeni hukuki veya fiili durumlar neticesinde tamamen kaldırılması talebiyle açılan bir davadır. Mahkeme tarafından verilen nafaka kararları kesin hüküm teşkil etmezler. Yani koşulların değişmesi halinde, mahkemeden nafakanın yeniden değerlendirilmesi her zaman talep edilebilir.
Bu dava, nafaka miktarının azaltılmasını talep eden “nafakanın indirilmesi davası” ile karıştırılmamalıdır. İptal davasında amaç, nafaka yükümlülüğünün tamamen ortadan kaldırılmasıdır.
Nafaka İptal Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Nafakanın türüne göre (yoksulluk veya iştirak nafakası) iptal şartları kanunda farklı şekillerde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’na göre nafakanın kaldırılmasını gerektiren haller, alacaklının kendi eylemlerinden kaynaklanabileceği gibi, tarafların ekonomik durumlarındaki radikal değişikliklerden de kaynaklanabilir.
Yoksulluk Nafakasının İptali Şartları
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla ödenen nafakadır. Yoksulluk nafakasının iptali veya kendiliğinden kalkması şu durumlarda mümkündür:
Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi: Nafaka alan eşin resmi olarak yeniden evlenmesi durumunda, yoksulluk nafakası mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden kalkar. Ancak uygulamada, icra dairesindeki işlemlerin durdurulması için bu durumun bildirilmesi veya bir tespit davası açılması gerekebilir.
Taraflardan Birinin Ölümü: Nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün vefat etmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Nafaka borcu veya alacağı mirasçılara intikal etmez.
Fiilen Evli Gibi Yaşama: Nafaka alan eşin, resmi bir nikahı olmamasına rağmen başka bir kişiyle fiilen karı koca hayatı yaşaması, nafaka iptal davası açılması için kesin bir sebeptir. Bu durum, nafaka hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilir.
Yoksulluğun Ortadan Kalkması: Nafaka alacaklısının ekonomik durumunda iyileşme olması (örneğin; yüksek maaşlı bir çalışan eş nafaka alabilir mi sorusunun cevabı olarak düzenli bir işe girmesi, yüklü bir miras kalması, piyangodan para çıkması gibi) durumlarında yoksulluk ortadan kalktığı için nafaka iptal davası açılabilir. Asgari ücretle işe girmek her zaman yoksulluğu ortadan kaldıran bir sebep olarak görülmeyebilir; bu durum mahkemece somut olayın şartlarına göre değerlendirilir.
Haysiyetsiz Hayat Sürme: Nafaka alan eşin haysiyetsiz bir yaşam sürmesi (örneğin kumar bağımlılığı, fuhuş, uyuşturucu madde kullanımı gibi) kanunda açıkça nafakanın kaldırılması sebebi olarak sayılmıştır.
İştirak Nafakasının İptali Şartları
İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması amacıyla ödediği nafakadır. İştirak nafakasının iptali şu hallerde gündeme gelir:
Çocuğun Ergin Olması (18 Yaşını Doldurması): Kural olarak iştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması ile kendiliğinden sona erer. Bu durumda ayrıca bir dava açmaya gerek yoktur. Ancak çocuk eğitim hayatına devam ediyorsa, eğitim süresi boyunca “yardım nafakası” adı altında nafaka talep etme hakkı doğar.
Velayetin Değişmesi: Müşterek çocuğun velayetinin, nafaka ödeyen eşe geçmesi durumunda iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü ortadan kalkar.
Nafaka Yükümlüsünün veya Çocuğun Ölümü: Taraflardan birinin vefatı halinde iştirak nafakası son bulur.
Tedbir Nafakası İptal Edilebilir mi?
Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken eşlerin ve çocukların barınma, geçinme ve eğitim masraflarını karşılamak üzere geçici olarak hükmedilen nafakadır. Tedbir nafakası, davanın kesinleşmesiyle birlikte nitelik değiştirerek yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür ya da tamamen kalkar.
Eğer boşanma davası süreci devam ederken nafaka alan eşin maddi durumu düzelirse, işe girerse veya müşterek çocuğun velayeti fiilen diğer eşe geçerse, mahkemeye sunulacak bir dilekçe ile ara karar oluşturularak tedbir nafakasının iptali veya indirilmesi talep edilebilir.
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Nafaka İptal Davası Açılabilir mi?
Tarafların bir protokol imzalayarak boşandığı anlaşmalı boşanma davalarında belirlenen nafaka bedelleri için de sonradan nafaka iptal davası açılabilir. Taraflar anlaşarak nafaka yükümlülüğü altına girmiş olsalar bile, aradan geçen zaman içerisinde ekonomik veya sosyal dengelerin öngörülemez şekilde değişmesi (örneğin; nafaka borçlusunun ağır bir hastalığa yakalanıp çalışamaz duruma gelmesi veya nafaka alacaklısının çok zenginleşmesi) durumunda iptal davası açılmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Nafaka İptal Davasını Kimler Açabilir?
Nafaka iptal davasını kural olarak nafaka yükümlüsü, yani aleyhine nafaka ödenmesine hükmedilen kişi açabilir. Davalı taraf ise nafaka alacaklısıdır (eski eş veya velayeti elinde bulunduran ebeveyn). İstisnai durumlarda, Cumhuriyet Savcısı veya Hazine’nin bu davayı açma yetkisi yoktur; dava tamamen şahsa sıkı sıkıya bağlı bir mali hak üzerinden yürür.
Nafaka İptal Davası Nerede ve Hangi Mahkemede Açılır?
Nafakanın kaldırılmasına ilişkin davalarda Görevli Mahkeme, Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakmakla görevlidir.
Yetkili Mahkeme ise Türk Medeni Kanunu uyarınca, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Sadece İzmir boşanma avukatı aramalarından da bilinebileceği üzere, yetki kuralları kesin olmamakla birlikte usul ekonomisi ve yasal hakların korunması açısından davanın doğru yargı çevresinde açılması büyük önem taşır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Eski eşim sigortasız (kayıt dışı) çalışıyor, nafaka iptal davası açabilir miyim?
Evet, açabilirsiniz. Nafaka alacaklısının resmiyette çalışmıyor görünmesi, fiilen bir gelir elde etmediği anlamına gelmez. Mahkeme sürecinde tanık beyanları, kolluk kuvvetleri vasıtasıyla yapılacak sosyal ve ekonomik durum araştırmaları ve banka kayıtları incelenerek eşin kayıt dışı çalıştığı ve yoksulluktan kurtulduğu ispat edilirse nafaka iptal edilebilir.
Nafaka iptal davası ne kadar sürer?
Nafaka iptal davasının süresi; mahkemenin iş yüküne, toplanacak delillerin (banka kayıtları, SGK dökümleri, tapu sorgulamaları, sosyal inceleme raporları) celp edilme hızına ve tanıkların dinlenmesi süreçlerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Ortalama olarak bu tür davalar 8 ay ile 1.5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.
Dava açtığımda ödemekte olduğum nafaka hemen kesilir mi?
Hayır. Nafaka iptal davası açılması, mevcut nafaka kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz. Dava süresince hak kaybı yaşanmaması adına, mahkemeden tedbiren nafakanın durdurulması talep edilmelidir. Hâkim, sunulan delilleri kuvvetli bulursa dava sonuna kadar nafaka ödemesini tedbiren durdurabilir.
Yazar: Av. Efehan Mihai Erginer – İzmir Barosu Sicil No: 20373
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecinizi uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.
Bize Ulaşın
- Telefon
+90 (544) 393 67 57
- E-Posta
info@adagiohukuk.com
- Adres
Bahriye Üçok Bulvarı Ayşe Aytop Apt. No:4/2 K:1 D:2 Karşıyaka İzmir
Diğer Makaleler
- Aile Hukuku
- Avukatlık Hukuku
- Bilişim Hukuku
- Borçlar Hukuku
- Ceza Hukuku
- Emsal Kararlar
- Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
- Gayrimenkul Hukuku
- Genel Hukuk
- İcra ve İflas Hukuku
- İdare Hukuku
- İş Hukuku
- Kira Hukuku
- Medeni Usul Hukuku
- Miras Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Ticaret Hukuku
- Trafik Hukuku
- Tüketici Hukuku
- Uluslararası Hukuk
- Vergi Hukuku
- Back
- Genel
Bu yazımızda, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası konusunu...
Bir trafik kazası meydana geldiğinde, zararın kim tarafından ve hangi...
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri için dava...






