yaş düzeltme davası
·

Yaş Düzeltme Davası (2025)

Nüfus kayıtları, bir bireyin hukuki kimliğinin temelini oluşturur ve bu kayıtların doğruluğu kamu düzeni açısından büyük bir önem taşır. Zaman zaman nüfus kütüğüne hatalı veya eksik işlenmiş bilgiler, kişilerin hayatında ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. Bu hatalardan en sık karşılaşılanlardan biri de doğum tarihinin yanlış kaydedilmesidir. İşte bu noktada, nüfus kaydındaki doğum tarihinin gerçeğe uygun hale getirilmesi amacıyla açılan yaş büyütme veya yaş küçültme istemli “yaş düzeltme davası” devreye girmektedir. Bu yazımızda, yaş düzeltme davalarının hukuki çerçevesi, dava açma koşulları, yargılama sürecinde dikkat edilmesi gerekenler ve delillerin değerlendirilmesi ele alınacaktır.

adagio hukuk

Yaş Düzeltme Davası

Yaş Düzeltme Davalarının Hukuki Dayanağı

Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin temel ilke, bu işlemlerin ancak bir mahkeme kararıyla mümkün olabileceğidir. Bu kural, kamu düzeni ile yakından ilgili olan nüfus kayıtlarının istikrarını ve güvenilirliğini temin etme amacı taşır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesi, bu ilkeyi açıkça ortaya koymaktadır: “Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz.” Bu hüküm, yaş tashihi taleplerinin keyfiliğe kapalı, hukuki bir süreç dahilinde ele alınmasını zorunlu kılar.

Benzer şekilde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Düzeltme” başlıklı 39. maddesi, “Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz” diyerek bu esası pekiştirmektedir.

Yaş Düzeltme Davası Açılabilmesinin Maddi Koşulları

Yargı pratiği ve Yargıtay içtihatları, yaş düzeltme taleplerinin kabul edilebilmesi için bir dizi maddi koşulun varlığını aramaktadır. Bu koşullar, iddianın inandırıcılığını ve gerçeğe uygunluğunu test etmeye yöneliktir.

Resmi Bir Kurumda Doğum Kaydının Bulunmaması

Yaş düzeltme davasının en temel şartlarından biri, davacının bir hastane, doğum evi veya benzeri resmi bir sağlık kuruluşunda doğmamış olmasıdır. Zira bu gibi kurumlarda tutulan doğum kayıtları, doğum anını ve tarihini kesin olarak belgeleyen resmi evrak niteliğindedir. Dolayısıyla, kişinin doğumunu belgeleyen herhangi bir resmi evrakın mevcut olmaması, davanın görülebilmesi için bir ön koşul olarak kabul edilir.

Fiziki Görünüm ile Talep Edilen Yaş Arasındaki Uyum

Mahkeme, davacının iddia ettiği yaş ile mevcut fiziki görünümünün uyumlu olup olmadığını bizzat gözlemler. Davacının, beyan ettiği asıl yaşın görüntüsüne uygun bir fizyonomiye sahip olması beklenir. Örneğin, 30 yaşında olduğunu iddia eden bir kişinin, fiziki olarak 50 yaşında görünmesi, talebin inandırıcılığını zayıflatan bir unsur olarak değerlendirilecektir.

Kardeşlerin Doğum Tarihleri ile Çelişki Olmaması

Yaş düzeltme talepleri incelenirken, aile nüfus kayıt tablosu getirtilerek davacının kardeşlerinin doğum tarihleri de dikkatle incelenir. Yargı içtihatlarına göre, davacının beyan ettiği yeni doğum tarihinde, aynı anneden doğma başka bir kardeşinin bulunmaması gerekir. Ayrıca, tıbbi ve biyolojik gerçeklikler göz önünde bulundurularak, talep edilen doğum tarihi ile kendisinden küçük ve büyük kardeşi arasında makul bir sürenin bulunması şarttır. Bu süre genellikle en az 180 gün olarak kabul edilmektedir. Zira bir annenin hamilelik ve doğum süreci dikkate alındığında, bu süreden daha kısa aralıklarla iki doğumun gerçekleşmesi hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırı görülmektedir.

Yargılama Sürecinde Hâkimin Rolü ve Re’sen Araştırma İlkesi

Yaş düzeltme davaları, kamu düzeni ile olan yakın ilişkisi nedeniyle diğer hukuk davalarından ayrılır. Bu davalarda hâkim, tarafların talepleri ve beyanlarıyla bağlı değildir. “Re’sen araştırma ilkesi” gereğince, hâkim, gerçeği ortaya çıkarmak ve sicili doğru bir şekilde oluşturmak için kendiliğinden araştırma yapmakla yükümlüdür. Bu süreçte hâkim; tanık beyanları, doktor raporları, resmî belgeler ve diğer tüm kanıtları bir arada değerlendirerek, diğer kayıtlarla çelişki oluşturmayacak şekilde bir karar vermek zorundadır.

Kemik Yaşının Tespiti

Mahkeme, özellikle davacının yaşının tereddütlü olduğu durumlarda, ilgilinin kemik yaşının belirlenmesini talep edebilir. Bu inceleme, Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir devlet hastanesi aracılığıyla gerçekleştirilir. Uzman hekimler tarafından yapılan analiz sonucunda hazırlanan rapor, davacının biyolojik yaş aralığı hakkında mahkemeye önemli bir veri sunar. Mahkeme, bu rapora dayanarak davacının talebini kabul veya reddetme yönünde bir kanaate varabilir.

Ancak, kemik yaşı tespitinin uygulanabilirliği belirli bir yaş aralığı ile sınırlıdır. Tıbbi olarak, insanlarda kemik gelişimi yaklaşık 22-25 yaşlarında tamamlanmaktadır. Bu yaştan sonra kemik yapısında yaş tayinine olanak tanıyacak anlamlı bir değişiklik meydana gelmediği için, bu yöntemle sağlıklı bir sonuç elde etmek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle, 25 yaşından büyük davacılar için açılan davalarda mahkeme, tanık beyanları, okul kayıtları, askerlik belgeleri gibi diğer delilleri değerlendirerek bir karar vermek durumundadır.

Hayatın Olağan Akışına Aykırı Durumlar

Hâkim, karar verirken kayıtlar arasında çelişki yaratmamaya ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorundadır. Yargıtay kararlarına yansıyan bazı çelişki örnekleri şunlardır:

  • Okula Başlama Yaşı: Düzeltilmesi talep edilen doğum tarihi, kişinin hukuken imkânsız bir yaşta okula başlamış olması sonucunu doğurmamalıdır. Örneğin, bir kişinin düzeltilen yaşına göre 2 veya 3 yaşında ilkokula başlamış görünmesi, yaşamın olağan akışına ve 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Yasası’nın 3. maddesine aykırıdır. Mahkeme, bu tür iddialar karşısında ilgili okul müdürlüğünden veya arşiv kayıtlarından kişinin okula başlama tarihini araştırmalıdır.
  • Nüfusa Tescil Tarihi: Bir kişinin doğum tarihi, nüfusa tescil edildiği tarihten daha sonraki bir tarih olamaz. Zira bir kimsenin doğmadan önce nüfusa kaydettirilmesi mümkün değildir. Hâkim, tescil tarihini bir “kayıt engeli” olarak dikkate almalı ve düzeltilecek doğum tarihinin tescil tarihinden önce olmasını sağlamalıdır.
  • Ebeveynlerin Durumuyla Çelişki: Düzeltilen doğum tarihi, ebeveynlerin durumuyla biyolojik veya hukuki bir imkânsızlık yaratmamalıdır. Örneğin, düzeltme sonucunda annenin 7 yaşında doğum yapmış görünmesi veya çocuğun, babasının ölümünden yaklaşık 30 ay sonra doğmuş olması gibi durumlar tıbben mümkün değildir ve bu tür taleplerin reddedilmesi gerekir.
  • Soybağı (Nesep) Durumunu Değiştirme: Doğum tarihinin düzeltilmesi, çocuğun soybağında bir değişiklik sonucunu doğuracak nitelikte olmamalıdır. Düzeltme talebi, çocuğun bir başka erkeğe soybağı ile bağlanmasına neden olacaksa mahkeme bu durumu göz önünde bulundurmalıdır. Yargıtay, doğum tarihinin düzeltilmesiyle nesebin kendiliğinden değişmeyeceğini, ancak bu konuda bir sorun varsa ilgili kişilerin her zaman ayrı bir dava açabileceğini belirtmiştir.

Yaş Düzeltme Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme NHK’nın 36. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir ve dava, yaşının düzeltilmesini talep eden kişinin yerleşim yeri mahkemesinde açılır.

Küçük Adına Açılan Davalar

Dava, reşit olmayan bir çocuk adına açılıyorsa, velayete ilişkin kurallara dikkat edilmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi uyarınca, evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Bu nedenle, eşlerden sadece birinin çocuk adına yaş düzeltme davası açması yeterli değildir. Davayı açan eşe, diğer eşin davaya katılımını veya noter onaylı muvafakatini sunması için süre verilmeli; bu sağlanamazsa dava usulden reddedilmelidir.

Yaş Düzeltme Davası Avukatlık Ücreti

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2/2-10 uyarınca yaş düzeltme davası için avukata ödenecek ücretin asgari tutarı 30.000,00 TL‘dir.

Adagio blog etiketi Danışmanlık

Yaş Düzeltme Dava Dilekçesi Örneği

İZMİR İLGİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI:

VEKİLİ: Av. Efehan Mihai ERGİNER

DAVALI: İzmir Nüfus Müdürlüğü

KONU: Nüfus kaydında maddi hata sonucu yanlış tescil edilen doğum tarihinin, gerçek doğum tarihi olan _________ olarak düzeltilmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilimin nüfus kaydında doğum tarihi _________ olarak görünmektedir. Ancak bu tarih, nüfusa hatalı tescilden kaynaklanmakta olup gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilimin asıl ve gerçek doğum tarihi _________ ‘dir.
  2. Müvekkilim, herhangi bir hastane veya doğum evinde dünyaya gelmemiştir. Doğum, evde gerçekleşmiş ve nüfusa tescil işlemi aile büyükleri tarafından sonradan beyan usulüyle yapılmıştır. Bu nedenle, doğumu belgeleyen hastane kaydı gibi resmi bir evrak bulunmamaktadır. Bu durum, kaydın maddi hataya açık olmasına neden olmuştur.
  3. Müvekkilimin mevcut fiziki görünümü, nüfusta yazılı olan yaştan ziyade, düzeltilmesini talep ettiğimiz asıl yaşıyla uyumludur. Sayın Mahkemenin de yapacağı gözlemde bu durum açıkça tespit edilecektir.
  4. Aile nüfus kayıt tablosu incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkilimin düzeltilmesini talep ettiğimiz doğum tarihinde başka bir kardeşi bulunmamaktadır. Ayrıca, kendisinden bir önce ve bir sonra doğan kardeşleri ile arasında, anne biyolojisi ve gebelik süresiyle uyumlu olarak 180 günden fazla zaman farkı mevcuttur. Bu durum, talep edilen tarihin hayatın olağan akışına uygun olduğunu göstermektedir.
  5. Kemik yaşı tespitinin de iddialarımızı doğrulayacağı kanaatindeyiz. Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak müvekkilin kemik yaşının tespitini talep ediyoruz. Bilindiği üzere, kemik gelişimi yaklaşık 25 yaşına kadar devam ettiğinden, bu inceleme ile müvekkilimin gerçek yaşı bilimsel olarak da kanıtlanabilecektir.
  6. Tüm bu hususlara ek olarak, dinleteceğimiz tanıklar da müvekkilimin gerçek doğum tarihinin iddia ettiğimiz tarih olduğunu beyan edeceklerdir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, nüfus kaydındaki maddi hatanın düzeltilmesi için bu davanın ikamesi zarureti tezahür etmiştir.

HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER: Nüfus Kayıt Örneği, Tanık Beyanları, Bilirkişi İncelemesi, Yemin ve her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU: İşbu dilekçede izah olunan ve re’sen gözetilecek hususlar doğrultusunda;

  1. Davamızın KABULÜNE,
  2. Müvekkilimin nüfus kaydında _________ olarak görünen doğum tarihinin, asıl doğum tarihi olan _________ olarak DÜZELTİLMESİNE,
  3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 23.08.2025

Davacı Vekili             

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Adagio blog etiketi Danışmanlık

Yaş Büyütme Dava Dilekçesi Örneği

İZMİR İLGİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI:

VEKİLİ: Av. Efehan Mihai ERGİNER

DAVALI: İzmir Nüfus Müdürlüğü

KONU: Nüfus kaydına hatalı olarak işlenen doğum tarihinin, gerçek doğum tarihi olan _________ olarak düzeltilmesi (büyütülmesi) talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

  1. Nüfus müdürlüğü kayıtlarında müvekkilin doğum tarihi _________ olarak görünmektedir. Ancak bu tarih, aile büyüklerimin nüfusa geç ve hatalı beyanda bulunması sonucu tescil edilmiş olup maddi gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilin asıl ve gerçek doğum tarihi _________ ‘dir.
  2. Müvekkilim, herhangi bir hastane veya doğum evinde dünyaya gelmemiştir. Bu sebeple doğumu kesin olarak belgeleyen resmi bir evrak mevcut değildir. Nüfusa tescil işlemi, doğumdan uzun bir süre sonra, hatırlanmaya dayalı ve hatalı bir beyan ile yapılmıştır.
  3. Mevcut fiziki görünümü, nüfus kaydında yazan yaştan daha olgun olup, düzeltilmesini talep ettiğimiz gerçek yaşıyla tam bir uyum içerisindedir. Bu durum, Sayın Mahkeme tarafından yapılacak gözlemle de kolaylıkla anlaşılabilecektir.
  4. Aile nüfus kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, düzeltilmesini istediğimiz _________ tarihinde doğmuş başka bir kardeşi bulunmamaktadır. Ayrıca, tashih talebimiz olan doğum tarihi ile müvekkilden sonra doğan kardeşi arasında, bir annenin gebe kalma ve doğum yapma süresine uygun şekilde, 180 günden daha uzun bir zaman farkı vardır.
  5. Müvekkilin yaşının 25’ten büyük olması sebebiyle, kemik gelişimi tamamlanmıştır. Adli Tıp Kurumu uygulamalarına göre bu yaştan sonra kemik yaşı tespiti yöntemiyle kesin bir sonuç alınması tıbben mümkün olmamaktadır. Bu bilimsel zorunluluk nedeniyle, davamızın ispatı için tanık beyanları ve diğer delillerin önemi artmaktadır. Mahkemece dinlenmesini talep ettiğimiz tanıklarımız, gerçek doğum tarihine ve yaşına ilişkin görgüye dayalı bilgilerini sunacaklardır.
  6. Nüfus kaydındaki bu yanlışlık, emeklilik, sigortalılık başlangıcı gibi yasal hakları açısından müvekkilin mağduriyet yaşamasına neden olmakta olup, işbu davanın ikamesi zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER: Nüfus Kayıt Örneği, Tanık Beyanları (isim ve adresleri bilahare bildirilecektir), Gerekirse Bilirkişi İncelemesi, Yemin ve her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU: İşbu dilekçede izah olunan ve re’sen gözetilecek hususlar doğrultusunda;

  1. Davamızın KABULÜNE,
  2. Müvekkilimin nüfus kaydında _________ olarak görünen doğum tarihinin, asıl doğum tarihi olan _________ olarak DÜZELTİLMESİNE,
  3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 23.08.2025

Davacı Vekili             

Av. Efehan Mihai ERGİNER

adagio hukuk

Yaş Küçültme Dava Dilekçesi Örneği

İZMİR İLGİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI:

VEKİLİ: Av. Efehan Mihai ERGİNER

DAVALI: İzmir Nüfus Müdürlüğü

KONU: Nüfus kaydında maddi hata sonucu yanlış tescil edilen doğum tarihinin, gerçek doğum tarihi olan ________ olarak düzeltilmesi (küçültülmesi) talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilimin nüfus kaydında doğum tarihi _________ olarak görünmektedir. Ancak bu tarih, nüfusa hatalı tescilden kaynaklanmakta olup gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilimin asıl ve gerçek doğum tarihi _________ ‘dir.
  2. Müvekkilim, herhangi bir hastane veya doğum evinde dünyaya gelmemiştir. Bu nedenle, doğumu belgeleyen resmi bir evrak bulunmamaktadır. Doğum, evde gerçekleşmiş ve nüfusa tescil işlemi aile büyükleri tarafından sonradan, hatalı bir tarih beyan edilerek yapılmıştır.
  3. Müvekkilimin mevcut fiziki görünümü, nüfusta yazılı olan yaştan daha genç olup, düzeltilmesini talep ettiğimiz asıl yaşıyla tam bir uyum içerisindedir. Sayın Mahkemenin de yapacağı gözlemde bu durum açıkça tespit edilecektir.
  4. Aile nüfus kayıt tablosu incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkilimin düzeltilmesini talep ettiğimiz doğum tarihinde başka bir kardeşi bulunmamaktadır. Ayrıca, kendisinden bir önce doğan kardeşi ile arasında, anne biyolojisi ve gebelik süresiyle uyumlu olarak 180 günden fazla zaman farkı mevcuttur.
  5. Mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu aracılığıyla müvekkilimin kemik yaşının tespit edilmesini talep ediyoruz. Tıbben 25 yaşına kadar kemik yaşı tespiti mümkün olduğundan, bu inceleme neticesinde hazırlanacak rapor, müvekkilimin yaşının küçültülmesi talebimizin haklılığını bilimsel olarak da ortaya koyacaktır.
  6. Yukarıda açıklanan nedenlerle, nüfus kaydındaki maddi hatanın düzeltilmesi için bu davanın ikamesi zarureti tezahür etmiştir.

HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER: Nüfus Kayıt Örneği, Tanık Beyanları, Bilirkişi İncelemesi, Yemin ve her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU: İşbu dilekçede izah olunan ve re’sen gözetilecek hususlar doğrultusunda;

  1. Davamızın KABULÜNE,
  2. Müvekkilimin nüfus kaydında _________ olarak görünen doğum tarihinin, asıl doğum tarihi olan _________ olarak DÜZELTİLMESİNE,
  3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 23.08.2025

Davacı Vekili            

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Adagio blog etiketi Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

  1. Yaş düzeltme davası nedir? Yaş düzeltme davası, bir kişinin nüfus kaydında maddi bir hata sonucu yanlış yazılmış olan doğum tarihinin, mahkeme kararıyla gerçek doğum tarihi ile değiştirilmesi için açılan bir nüfus davası türüdür.
  2. Yaş düzeltme davası açmanın en temel şartı nedir? Davanın görülebilmesi için en temel şart, yaşını değiştirmek isteyen kişinin bir hastane, doğum evi gibi resmi bir sağlık kurumunda doğmamış olmasıdır. Çünkü bu kurumlarda tutulan kayıtlar resmî belge niteliğindedir ve aksini ispatlamak çok zordur.
  3. Neden hastanede doğmamış olmak bu kadar önemli? Çünkü hastane doğum raporları, doğumun gerçekleştiği tarihi kesin olarak kanıtlayan resmi evraklardır. Böyle bir belge varken, nüfus kaydının hatalı olduğu iddiası ekseriyetle mahkemece kabul görmez.
  4. Mahkeme, davacının dış görünüşünü dikkate alır mı? Evet, mahkeme davacının fiziki görünümünün, iddia ettiği yaş ile uyumlu olup olmadığını bizzat gözlemler. İddia edilen yaş ile görünüm arasında bariz bir uyumsuzluk olması, davanın seyrini olumsuz etkileyebilir.
  5. Kardeşlerin doğum tarihleriyle ilgili kural nedir? Yaşını değiştirmek isteyen kişinin, talep ettiği yeni doğum tarihinde hayatta veya vefat etmiş başka bir kardeşinin olmaması gerekir. Ayrıca, kendisinden bir önce ve bir sonra doğan kardeşiyle arasında en az 180 günlük bir zaman farkı bulunmalıdır.
  6. Kardeşler arasında neden en az 180 gün fark olması gerekiyor? Bu kural, bir annenin hamilelik ve doğum süreci dikkate alınarak konulmuştur. Tıbben ve mantıken, bir annenin 180 günden daha kısa bir sürede iki farklı doğum yapması mümkün olmadığından, bu durum davanın inandırıcılığı için bir ölçüt olarak kabul edilir.
  7. Kemik yaşı tespiti nedir ve neden istenir? Kemik yaşı tespiti, Adli Tıp Kurumu veya yetkili hastaneler aracılığıyla, kişinin kemik gelişimine bakılarak biyolojik yaşının bilimsel olarak belirlenmesi işlemidir. Mahkeme, iddiaları teyit etmek için bu bilimsel delile başvurabilir.
  8. Kemik yaşı tespiti için bir yaş sınırı var mıdır? Evet, vardır. Kemik yaşı tespiti, genellikle kemik gelişimi devam ettiği için sadece 22-25 yaşına kadar olan kişiler için güvenilir sonuçlar vermektedir.
  9. Neden 25 yaşından sonra kemik yaşı tespiti yapılamıyor? Çünkü bu yaştan sonra insanlarda kemik gelişimi büyük ölçüde tamamlanır ve kemiklerde yaş tayinine imkân verecek anlamlı bir değişiklik gözlemlenemez.
  10. Eğer 25 yaşından büyüksen yaşımı nasıl ispatlayabilirim? 25 yaşından büyük kişiler için açılan davalarda kemik yaşı deliline başvurulamadığı için tanık beyanları (aile büyükleri, komşular vb.), okul kayıtları, askerlik belgeleri gibi diğer delillerin önemi artar.
  11. “Tescil tarihi” nedir ve davadaki önemi nedir? Tescil tarihi, bir kişinin doğumunun nüfus kütüğüne ilk kez kaydedildiği tarihtir. Önemi şuradadır: Bir kişi doğmadan nüfusa kaydedilemeyeceği için, mahkemenin düzelteceği yeni doğum tarihi, ilk tescil tarihinden daha sonraki bir tarih olamaz.
  12. Yaş küçültme davasında, talep ettiğim yeni tarih tescil tarihinden sonra olabilir mi? Hayır, olamaz. Örneğin, 1 Mart 2000’de nüfusa tescil edilmişseniz, doğum tarihinizi 5 Nisan 2000 olarak düzeltme talepleri kural olarak kabul edilmemektedir.
  13. Yaş büyütme ve yaş küçültme davaları arasında bir fark var mıdır? Temel hukuki şartlar (hastanede doğmamış olmak, kardeş durumu vb.) her iki dava için de aynıdır. Temel fark, yaş büyütme davasında daha erken bir doğum tarihi, yaş küçültme davasında ise daha geç bir doğum tarihi talep edilmesidir.
  14. Yaş Büyütme Davası Nasıl Açılır ve Şartları Nelerdir? Yaş büyütme davası, gerçek yaşınızın nüfusta kayıtlı olandan daha büyük olduğunu iddia ettiğinizde açılır. Dava açmak için ikametgâhınızın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’ne bir dilekçe ile başvurmanız gerekir. Temel şartlar; hastanede doğmamış olmanız , fiziki görünümünüzün iddia ettiğiniz yaşla uyumlu olması ve kardeşlerinizin doğum tarihleriyle ilgili kurallara uygunluktur.
  15. Yaş Küçültme Davasında Kemik Testi Sonucu Önemli mi? Evet, oldukça önemlidir. Özellikle 25 yaşından küçük olan davacılar için mahkeme tarafından talep edilen kemik yaşı analizi, davanın en güçlü bilimsel delilidir. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapor, davacının talebinin biyolojik olarak doğru olup olmadığını ortaya koyar ve mahkemenin kararını büyük ölçüde etkiler.
  16. Yaş düzeltme davası kime karşı açılır? Bu tür davalarda davalı taraf, ilgili Nüfus Müdürlüğüdür.
  17. Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? Yaş düzeltme davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, davacının yerleşim yerinin (ikametgâhının) bulunduğu yer mahkemesidir.
  18. Davayı kendim açabilir miyim, avukat zorunlu mu? Davayı bir avukat olmadan şahsen açmanız mümkündür. Ancak davanın kendine özgü şartları ve usul kuralları olduğundan, hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye edilir.
  19. Okul veya askerlik kaydındaki yaşım, nüfustan farklı. Bu durumu düzeltebilir miyim? Evet, eğer okul veya askerlik gibi resmî kurumlara daha erken veya geç bir yaşta kaydedildiyseniz ve bu durumu kanıtlayabiliyorsanız, bu belgeler davanızda lehinize güçlü birer delil olabilir.
  20. Dava ne kadar sürer? Davanın süresi; mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin toplanma hızına (özellikle kemik yaşı raporunun beklenmesi) ve tanıkların dinlenmesi gibi süreçlere bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle birkaç aydan iki yıla kadar sürebilmektedir.
  21. Mahkeme davayı kabul ederse ne olur? Mahkemenin verdiği yaş düzeltme kararı kesinleştiğinde, karar mahkeme tarafından ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilir. Nüfus müdürlüğü, mahkeme kararına dayanarak nüfus kütüğündeki doğum tarihi kaydını düzeltir.
  22. Yaş Değişikliği Emeklilik ve Diğer Hakları Etkiler mi? Evet, kesinlikle etkiler. Özellikle yaş büyütme davaları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) nezdinde emeklilik için gereken yaş şartını daha erken sağlamak amacıyla açılabilmektedir. Yaşın mahkeme kararıyla düzeltilmesi, emeklilik, askerlik, evlenme ehliyeti gibi birçok yasal hakkın ve yükümlülüğün başlangıç tarihini değiştirir.
  23. Yaş düzeltme davası sadece bir kez mi açılabilir? Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, haklı bir sebep olmaksızın aynı konuda ikinci kez yaş düzeltme davası açılamaz. Bu nedenle davanın dikkatli bir şekilde hazırlanması ve tüm delillerin eksiksiz sunulması büyük önem taşır.
  24. Hastanede Doğan Bir Kişi Yaşını Düzeltebilir mi? Ekseriyetle hayır. Bir kişinin yaşını değiştirebilmesi için resmi bir kurum olan hastane veya doğum evinde doğmamış olması gerekir. Hastane doğum kayıtları, doğum tarihini kesin olarak ispatlayan resmî belgeler olduğundan bunların varlığı halinde ikame edilecek yaş düzeltme davalarından sonuç almak oldukça güç olacaktır.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

 

Güncel Yazılar