Vasinin İzin Almadan Yapabileceği İş ve İşlemler Nelerdir?
Vesayet, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde, velayet altında bulunmayan küçüklerin veya kanunda belirtilen sebeplerle kısıtlanmış erginlerin hak ve menfaatlerinin korunmasını amaçlayan hukuki bir kurumdur. Bu kurumun en önemli aktörü ise “vasi” olarak adlandırılan ve vesayet makamı tarafından atanan yasal temsilcidir. Vasinin, görevini ifa ederken kısıtlının menfaatlerini en üst düzeyde gözetme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, her işlem için mahkeme izni alması beklenemez. Bu durum, hem vesayet sürecinin işleyişini pratikleştirmekte hem de kısıtlının günlük yaşamının aksamadan devam etmesini sağlamaktadır.
Kanun koyucu, vasinin yetki ve sorumlulukları arasında hassas bir denge kurmuştur. Kısıtlının malvarlığı üzerinde önemli sonuçlar doğurabilecek veya kişisel durumunu temelden etkileyebilecek işlemler için vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ve bazı durumlarda denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin izni şart koşulmuştur. Ancak, günlük ve rutin nitelikteki, olağan yönetim sınırları içerisinde kalan iş ve işlemler için vasiye re’sen hareket etme serbestisi tanınmıştır.
Yazı İçeriği
Vasinin İzin Almadan Yapabileceği İş ve İşlemler Nelerdir?
Vesayet Hukukuna Genel Bir Bakış
Vesayet, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku kitabında düzenlenmiştir. Vesayeti gerektiren haller kanunda sınırlı sayıda belirtilmiştir. Bunlar; küçüklük, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve isteğe bağlı kısıtlanma talepleridir. Bu şartların varlığı halinde Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından kişiye bir vasi atanır.
Vasi atanan kişi, kısıtlının hem kişisel varlığına özen göstermekle hem de malvarlığını yönetmekle yükümlüdür. Bu görevini yerine getirirken “iyi bir yönetici gibi” özenli davranmak zorundadır. Bu özen yükümlülüğü, vasinin tüm eylem ve işlemlerinde temel bir ölçüttür.
Vasinin İzin Almaksızın Yapabileceği İşlemlerin Yasal Dayanağı
Türk Medeni Kanunu’nda vasinin izin almadan yapabileceği işler açıkça ve tek tek sayılmamıştır. Bunun yerine kanun, izne tabi olan işlemleri belirlemiş ve bu listede yer almayan işlemlerin, vasinin yetkisi dahilinde olduğu zımnen kabul edilmiştir. Bu yöntem, “izne tabi olmayan her şey serbesttir” ilkesinin bir yansımasıdır.
Bu kapsamda, Medeni Kanun’un 462. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesi’nin iznini gerektiren haller ve 463. maddesinde ise Sulh Hukuk Mahkemesi’nin izninden sonra ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin de iznini gerektiren haller sıralanmıştır. Bu maddelerin kapsamı dışında kalan ve vasinin yapması yasaklanmamış olan tüm iş ve işlemler, vasinin izne gerek duymadan yapabileceği işlemler olarak kabul edilir.
Olağan Yönetim Kapsamındaki İşlemler
Vasinin izinsiz yapabileceği işlemlerin başında, kısıtlının malvarlığının “olağan yönetimi” kapsamındaki faaliyetler gelir. Olağan yönetim, malvarlığının değerinin korunması, rutin gelirlerinin tahsil edilmesi ve günlük zorunlu harcamaların yapılması gibi işlemleri kapsar. Bu işlemler, malvarlığında önemli bir değişiklik yaratmayan, risk taşımayan ve süreklilik arz eden niteliktedir.
Bu bağlamda vasi, aşağıdaki işlemleri mahkeme izni olmaksızın yapabilir:
Günlük ve Zorunlu Harcamalar: Kısıtlının beslenme, giyim, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarına yönelik harcamalar yapmak. Örneğin, market alışverişi, fatura ödemeleri (elektrik, su, doğalgaz), kira ödemesi, aidat ödemesi gibi işlemler için izin gerekmez.
Küçük Onarımlar: Kısıtlıya ait taşınmaz veya taşınır mallarda meydana gelen ve büyük maliyet gerektirmeyen basit tamirat ve bakım işlemlerini yaptırmak. Örneğin, bozulan bir musluğun tamiri, kırılan bir camın değiştirilmesi gibi işler bu kapsama girer. Ancak, evin çatısının tamamen yenilenmesi veya mutfak tesisatının komple değiştirilmesi gibi “olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri” izne tabidir.
Mevcut Gelirlerin Tahsili: Kısıtlının maaşını, emekli aylığını, kira gelirlerini veya faiz gibi düzenli gelirlerini tahsil etmek.
Vergi ve Diğer Kamusal Yükümlülüklerin Ödenmesi: Kısıtlı adına tahakkuk eden emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi yasal zorunlulukları zamanında yerine getirmek.
Paranın Değerinin Korunması: Kısıtlıya ait nakit parayı, risk taşımayan ve kolayca paraya çevrilebilir yatırım araçlarında (örneğin, vadeli mevduat hesabı) değerlendirmek. Ancak, hisse senedi alımı gibi riskli yatırımlar için mahkeme izni alınması, özen yükümlülüğünün bir gereğidir.
Kişi Varlığına İlişkin Olağan İşlemler
Vasi, sadece malvarlığı yönetiminden değil, aynı zamanda kısıtlının kişisel durumuyla ilgilenmekten de sorumludur. Bu sorumluluk kapsamında, kısıtlının menfaatine olan ve onun kişisel durumunda esaslı bir değişiklik yaratmayan işlemleri izinsiz yapabilir:
Olağan Tıbbi Müdahalelere Rıza: Hayati tehlike arz etmeyen, acil olmayan ve rutin nitelikteki tıbbi teşhis ve tedavi yöntemlerine rıza göstermek. Örneğin, bir grip tedavisi veya diş dolgusu için doktora başvurmak izne tabi değildir. Ancak, ciddi bir ameliyat gibi riskli ve önemli tıbbi müdahaleler için durumun aciliyetine göre hareket edilmeli, mümkünse mahkemeden izin alınmalıdır.
Günlük Yaşamın Düzenlenmesi: Kısıtlının sosyal yaşantısını, hobilerini ve günlük aktivitelerini onun yararını gözeterek düzenlemek.
Acil Durumlarda Karar Almak: Kısıtlının sağlığını veya güvenliğini tehdit eden ani ve beklenmedik durumlarda, mahkeme kararını beklemeksizin gerekli geçici önlemleri almak. Örneğin, ani bir rahatsızlık durumunda kısıtlıyı derhal hastaneye götürmek ve acil müdahaleye onay vermek vasinin hem yetkisi hem de görevidir.
İzne Tabi Olmayan Diğer Hukuki İşlemler
Yukarıda sayılanların dışında, kanunda izne tabi olduğu açıkça belirtilmeyen ve yasaklanmamış diğer bazı işlemler de vasinin yetki alanı içindedir:
Süresi Kısa Kira Sözleşmeleri: Medeni Kanun’un 462. maddesi, “bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması”nı izne tabi tutmuştur. Bu hükmün tersinden yorumuyla, vasi, kısıtlıya ait bir taşınmazı üç yıldan daha kısa bir süre için veya bir ürünü bir yıldan daha kısa süre için kiraya verebilir.
Basit Hukuki Başvurular: Kısıtlının haklarını korumaya yönelik basit ve masrafsız idari başvurularda bulunmak. Ancak, dava açmak, sulh olmak, tahkim ve konkordato yapmak gibi işlemler, acele hallerde geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak kaydıyla, vesayet makamının iznine tabidir.
Vasinin Kesinlikle Yapamayacağı Yasak İşlemler
Kanun, kısıtlının menfaatlerini korumak amacıyla bazı işlemlerin vasi tarafından yapılmasını kesin olarak yasaklamıştır. Bu işlemler için mahkeme izni dahi alınamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 449. maddesine göre vasi, vesayet altındaki kişi adına;
Kefil olamaz.
Vakıf kuramaz.
Önemli bağışlarda bulunamaz.
Bu işlemlerin yapılması halinde, yapılan hukuki işlem kısıtlıyı bağlamaz ve geçersiz sayılır. Vasi bu yasaklara aykırı hareket ederse, doğacak zarardan şahsen sorumlu olur.
Vesayet Makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) İznine Tabi İşlemler
Vasinin izinsiz yapabileceği işlerin sınırlarını daha net çizebilmek için, kanunun hangi işlemleri açıkça izne tabi kıldığını bilmek önemlidir. Medeni Kanun’un 462. maddesine göre aşağıdaki işlemler için Sulh Hukuk Mahkemesi’nin izni zorunludur:
Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması.
Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi.
Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri.
Ödünç verme ve alma.
Kambiyo taahhüdü altına girme (çek, bono, poliçe düzenleme).
Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması.
Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması.
Dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması.
Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması.
Borç ödemeden aciz beyanı.
Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması.
Çıraklık sözleşmesi yapılması.
Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi.
Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
Denetim Makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) İznine Tabi İşlemler
Bazı işlemler, kısıtlı için taşıdıkları yüksek önem nedeniyle, Sulh Hukuk Mahkemesinin iznine ek olarak denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin de onayını gerektirir. Türk Medeni Kanunu’nun 463. maddesinde sayılan bu işlemler şunlardır:
Vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi.
Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması.
Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması.
Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması.
Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması.
Küçüğün ergin kılınması.
Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
Sonuç
Vasinin, vesayet altındaki kişinin yasal temsilcisi olarak geniş yetkilere sahip olduğu ancak bu yetkilerin sınırsız olmadığı unutulmamalıdır. Temel kural, kısıtlının malvarlığında ve şahıs varlığında önemli değişiklikler yaratmayan, olağan ve rutin nitelikteki iş ve işlemlerin vasi tarafından mahkeme izni olmaksızın yapılabileceğidir. Buna karşılık, taşınmaz alım satımı, dava açma, önemli borç altına girme gibi riskli ve kısıtlının geleceğini derinden etkileyebilecek tüm işlemler için kanun, vesayet ve denetim makamlarının iznini aramaktadır.
Bu ayrım, bir yandan vesayet kurumunun hantal bir yapıya bürünmesini engelleyerek işlerliğini sağlarken, diğer yandan da korunmaya muhtaç olan kısıtlının hak ve menfaatlerini en üst düzeyde güvence altına almayı hedefler. Vasi, bir işlem hakkında tereddüde düştüğünde, yetkisinin sınırlarını aşıp sorumluluk altına girmemek adına vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi’ne danışarak hareket etmelidir. Unutulmamalıdır ki, vasilik görevi büyük bir sorumluluk gerektirir ve yapılan her işlemde öncelik, daima vesayet altındaki kişinin yararıdır.
Av. Efehan Mihai ERGİNER

