Trafik Kazalarında Faiz Başlangıç Tarihi
· · · ·

Trafik Kazalarında Faiz Başlangıç Tarihi

Trafik kazaları, yalnızca maddi ve manevi hasarlara yol açmakla kalmaz, aynı zamanda bu zararların tazmini sürecinde birçok hukuki detayı da beraberinde getirir. Bu detayların en önemlilerinden biri, hiç şüphesiz, tazminat alacaklarına işletilecek olan faizin hangi tarihten itibaren başlayacağıdır. Faiz başlangıç tarihi, alacak hakkının yöneltildiği muhatabın kimliğine göre temel farklılıklar içermektedir. Bu yazımızda, trafik kazaları sonrası tazminat süreçlerinde faiz başlangıç tarihinin, haksız fiil sorumluları ve sigorta şirketleri açısından nasıl şekillendiği, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınacaktır.

Trafik Kazalarında Faiz Başlangıç Tarihi

trafik hukuku

Haksız Fiil Sorumluları Açısından Faiz Başlangıç Tarihi

Trafik kazasından kaynaklanan zararların tazmini için doğrudan kazaya karışan araç sahibi veya işleteni gibi kişilere başvurulduğunda, faizin başlangıcı için genel hukuk prensipleri geçerlidir. Bu durumda, faizin başlangıç tarihi olarak haksız fiilin gerçekleştiği, yani kazanın meydana geldiği tarih esas alınmaktadır.

Bu durumu somut bir örnekle açıklamak gerekirse; maddi hasarlı bir trafik kazasında, kusurlu olan tarafın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin bulunmadığı bir senaryo düşünülebilir. Bu halde, zarar gören taraf, alacağını tahsil etmek amacıyla doğrudan haksız fiil sorumlusuna karşı bir dava açtığında veya icra takibi başlattığında, faiz talebini kazanın yaşandığı tarihten itibaren yapabilecektir. Buradaki temel mantık, borcun kaynağının haksız fiil olması ve borçlunun fiilin işlendiği anda temerrüde düştüğünün kabul edilmesidir.

Sigorta Şirketleri Açısından Faiz Başlangıç Tarihi ve Temerrüt Kavramı

Haksız fiil sorumlularından farklı olarak, zarar tazmini talebi sigorta şirketlerine yöneltildiğinde faiz başlangıç tarihi özel bir usule tabidir. Sigorta şirketlerinin sorumluluğu ve temerrüde düşürülme süreci, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında özel olarak düzenlenmiştir.

Başvuru Zorunluluğu

Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre; “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.” Bu yazılı başvuru, yalnızca bir dava şartı değil, aynı zamanda Sigorta Tahkim Komisyonu’na müracaat edebilmenin de bir ön koşuludur. Sigorta şirketine usulüne uygun bir ihbar ve başvuru yapılmadan, yani şirket temerrüde düşürülmeden açılacak bir dava veya tahkim başvurusunun usulden reddedilmesi riski bulunmaktadır.

Temerrüt

Sigorta şirketinin ne zaman temerrüde düşeceğini ve dolayısıyla faizin ne zaman işlemeye başlayacağını belirleyen hüküm ise KTK’nin 99. maddesidir. Bu maddeye göre:

  • Sigorta şirketleri, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile tespit edilmiş olan belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ulaştırdığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür.
  • Bu sekiz iş günlük yasal süre içerisinde, poliçe limitleri dahilindeki tazminat miktarının hak sahibine ödenmemesi durumunda, sigorta şirketi temerrüde düşmüş sayılır.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sigorta şirketleri için faiz başlangıç tarihi, kazanın gerçekleştiği tarih değil, eksiksiz belgelerle yapılan başvuru tarihini takip eden sekiz iş günlük sürenin bittiği tarihtir.

Sonuç

Trafik kazalarından doğan tazminat alacaklarında faiz başlangıç tarihi, talebin muhatabına göre net bir ayrım göstermektedir. Haksız fiil sorumluları için kazanın meydana geldiği tarih esas alınırken, sigorta şirketleri için Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen özel başvuru ve ödeme prosedürlerinin tamamlanarak şirketin temerrüde düştüğü tarih faizin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar