Kişisel Durum Sicili Sorumluluk (TMK Madde 38 : Adagio TMK Şerhi)

4721 sayılı TMK madde 38;

Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla, Devletçe tazmin edilir.

Tazminat ve rücu davaları, kişisel durum sicilinin tutulduğu yer mahkemesinde açılır.

Kişisel Durum Sicili Sorumluluk

tmk madde 25 adagio hukuk

TMK Madde 38

Madde 38’in lafzı, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararların, öncelikli olarak Devletçe tazmin edileceğini açıkça hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, zarara uğrayan üçüncü kişilerin mağduriyetini en hızlı ve etkin şekilde giderme amacını taşır. Zira Devlet, mali gücü ve sürekliliği itibarıyla, tazminat taleplerinin muhatabı olarak bireysel memurlara nazaran çok daha güvenilir bir kaynaktır. Bu yaklaşım, zararın tanziminde kamu hukukunun himayeci ve sosyal devlet anlayışını yansıtan bir tezahürüdür.

Bununla birlikte, sorumluluk rejiminin niteliği burada tamamlanmaz. Kanun koyucu, Devletin sorumluğunu öngörürken, sistemin adalet ve caydırıcılık ilkeleri çerçevesinde işlemesini temin etmek adına, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan memura rücu edileceği şartını da madde metnine dercetmiştir. Bu, bir nevi dolaylı sorumluluk mekanizmasıdır. Devlet, dış ilişkide zararı tazmin etmekle yükümlü iken, iç ilişkide, yani kusurlu memur ile olan ilişkisinde, ödediği tazminatı kusuru oranında geri isteme hakkına sahiptir. Bu rücu hakkı, kamu görevlilerini görevlerini ifa ederken gerekli dikkat ve özeni göstermeye teşvik eden önemli bir disiplin aracıdır.

Dava Yetkisi ve Usulî Hükümler

Madde 38, sorumluluk esaslarını belirlemesinin yanı sıra, bu sorumluluktan kaynaklanan davaların usulî yönüne de açıklık getirmektedir. Hüküm, hem tazminat davalarının (zarar görenin Devlete karşı açacağı) hem de rücu davalarının (Devletin kusurlu memura karşı açacağı) kişisel durum sicilinin tutulduğu yer mahkemesinde açılacağını belirtir.

Bu yetki kuralı, davanın konusuna göre özel yetki prensibini benimsemiş olup, yargılamanın sicil kayıtlarına yakın, delillerin toplanmasının ve sicil işlemlerinin incelenmesinin kolay olduğu bir mevkide yürütülmesini amaçlamaktadır. Uygulamada bu hüküm, nüfus sicili kayıtlarının bulunduğu yer mahkemesini işaret etmektedir.

TMK Madde 38 Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 37 nci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki Kanunun, Devlet memurlarının verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olacağını öngören 37 nci maddesi hükmünün, mevcut yasal düzenlememizle bağdaştırılması güçtür. Anayasamız Devlet memurlarının görevleriyle ilgili olarak verdikleri zararlardan dolayı Devletin sorumlu olduğunu, zararı tazmin eden Devletin kendi memuruna rücu edebileceğini öngörmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun düzenlemesi de bu yöndedir. Bu nedenle madde, mevcut düzenlemeyle uyumlu hâle gelecek şekilde yeniden kaleme alınmış, 468, 469 ve 1007 nci maddelerle paralellik sağlamak üzere ve Anayasanın 129 uncu maddesine uygun olarak maddeyle kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararın, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla tazmin edileceği hükmü getirilmiştir. Maddede ayrıca tazminat ve rücu davalarında hangi mahkemenin yetkili olacağı konusuna da açıklık getirilmiştir.

TMK Madde 38 Mülga Kanun

Mesuliyet

Madde 37

Ahvali şahsiyeyi kayıtla mükellef nüfus memurları, kendilerinin ve maiyetlerinin kusurlarından ileri gelen zarardan şahsan mesuldürler.

TMK Madde 38 ZGB Karşılığı

Art. 46

Wer durch die im Zivilstandswesen tätigen Personen in Ausübung ihrer amtlichen Tätigkeit widerrechtlich verletz wird, hat Anspruch auf Schadenersatz und, wo die Schwere der Verletzung es rechtfertig, auf Genugtuung.

Haftbar ist der Kanton; er kann auf die Personen, welche die Verletzung absichtlich oder grobfahrlässig verursacht haben, Rückgriff nehmen.

Auf Personen, die vom Bund angestellt sind, findet das Verantwortlichkeits-gesetz Anwendung.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar