Gaiplik Kararı (TMK Madde 32 : Adagio TMK Şerhi)

4721 sayılı TMK madde 32;

“Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.

Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.”

Gaiplik Kararı

tmk madde 25 adagio hukuk

TMK Madde 32

Türk Medenî Kanunu’nun (TMK) 32. maddesi, bir kişinin ölümünün kesin olarak bilinemediği, ancak makul şüphe yaratan iki durumdan birinin varlığı halinde, o kişinin hukuken ölmüş kabul edilmesini sağlayan Gaiplik (Kaybolma) Kararı kurumunu düzenler. Bu madde, ölüm karinesinin aksine, bir bekleme süresi ve mahkeme süreci gerektirir.

Gaiplik Kararının Şartları

Gaiplik kararı, ancak kanunda belirlenen iki ana sebepten biriyle istenebilir:

Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma
  • Şart: Kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş olması gerekir. (Örneğin, doğal afet, kaza, savaş gibi olaylarda cesedi bulunamayanlar).

  • Bekleme Süresi: Kaybolma tarihinden itibaren bir yıl geçmesi gerekir.

Uzun Süreden Beri Haber Alınamama
  • Şart: Kişiden uzun süreden beri haber alınamaması ve hayatından emin olunamaması gerekir. (Örneğin, evden ayrılıp bir daha geri dönmeyen ve izi bulunamayanlar).

  • Bekleme Süresi: Son haber alma tarihinden itibaren beş yıl geçmesi gerekir.

Başvuru ve Yetkili Mahkeme

  • Başvuru Hakkı: Gaiplik kararı, kaybolan kişinin mirasçıları veya hukuki durumunda menfaati bulunan herkes tarafından istenebilir.

  • Yetkili Mahkeme: Kaybolan kişinin en son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Eğer en son yerleşim yeri Türkiye’de bulunmuyorsa, kişinin nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Hukuki Sonuçları

Gaiplik kararı verilmesi, hukuki sonuçlar açısından ölüm karinesi ile benzerlik gösterir, ancak gaiplik kararının sonuçları tamamen kesin değildir ve birtakım güvenceler (teminat) gerektirir.

  • Hukuki Kişilik: Kişi, gaiplik kararıyla birlikte hukuken ölmüş sayılır.

  • Miras: Mirasın açılması mümkün hale gelir. Ancak, gaibin daha sonra ortaya çıkma ihtimaline karşı mirasçılar, malları alabilmek için teminat göstermek zorundadırlar (TMK m. 584).

  • Evlilik: Gaiplik kararı, kişinin evliliğini kendiliğinden sona erdirmez. Sağ kalan eş, evliliğin sona ermesi için ayrıca mahkemeye başvurarak evliliğin feshini istemek zorundadır (TMK m. 131/1).

Ölüm Karinesi (TMK m. 31) ile Gaiplik (TMK m. 32) Arasındaki Fark

Madde 32’deki gaiplik, madde 31’deki ölüm karinesinden şu yönlerle ayrılır:

Özellik
Ölüm Karinesi (TMK m. 31)
Gaiplik (TMK m. 32)
Olayın Niteliği
Ölümüne kesin gözle bakılan durum.
Ölüm tehlikesi şüphesi veya uzun süre haber alınamama.
Bekleme Süresi
Yoktur (Doğrudan nüfus idaresince tescil).
Ölüm tehlikesi için 1 yıl, haber alınamama için 5 yıl beklenir.
Karar Veren
Mülki Amir (Vali/Kaymakam) emriyle tescil.
Sulh Hukuk Mahkemesi kararı.
Karar Veren
Tamamen açılır.
Mirasçılardan teminat istenerek açılır.

TMK Madde 32 İçtihat

  • Yargıtay 8. HD. 2019/4908 E. 2019/8860 K. 10.10.2019 T. künyeli ilamına göre;

“Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesine dayalı olarak gaiplik kararı verilmesi talebine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32/1. maddesinde; “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.’ hükmü ile aynı Kanun un 35/2. maddesinde. “Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, davacı tarafça, R. Ö.’in 1999 yılında askerlik şubesine gitmek için evden ayrıldığı ve kendisinden bir daha haber alınamadığı iddia edilerek gaipliğine karar verilmesi istenmiş; Mahkemece toplanan delillere göre R. Ö.’ten 1999 yılından beri haber alınamadığı tespit edilmiş ise de bu kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılığın varlığı kanıtlanmamıştır.

Mahkemece Türk Medenî Kanunu’nun 32. maddesinde öngörülen “ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa” koşulu dikkate alınmaksızın adı geçenin gaipliğine ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Davanın yukarıda gösterilen sebeplerden dolayı reddine karar verilmesi yerine kabulü usul ve kanuna aykırıdır.”

TMK Madde 32 Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 31 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında “hakları ölüme muallâk kimselerin talebi” yerine “hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine” ifadesi kullanılmış ve fıkra böylece daha arı bir Türkçeyle kaleme alınmıştır.

Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında yetkili mahkemenin belirlenmesinde son çare olarak “pederinin mukayyet olduğu mahallin hâkimi” öngörülmüştür. Kadın-erkek arasındaki eşitliği zedeleyen hükümlerin Medenî Kanunumuzdan tasfiyesi amacıyla bu hüküm “anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik sayesinde özellikle evlilik dışı doğan ve anasının nüfusuna kayıtlı olan çocuklar ile babası belli olmayan anasının nüfusuna kayıtlı çocukların gaipliğine karar verilmesinde yetkili mahkemenin ananın kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi olduğu açıklanmış olmaktadır.

TMK Madde 32 Mülga Kanun

Umumiyet itibariyle

Madde 31

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya çoktanberi kendisinden haber alınamıyan bir kimsenin ölümü pek muhtemel görünürse, hakları ölüme muallak kimselerin talebi üzerine hâkim gaipliğe karar verebilir.

Salâhiyettar hâkim gaibin Türkiye’deki son ikametgâhı hâkimidir; eğer gaip Türkiye’de asla ikamet etmemiş ise nüfus sicilinde mukayyet bulunduğu ve bu kayıt yoksa pederinin mukayyet olduğu mahallin hâkimidir.

TMK Madde 32 ZGB Karşılığı

Art. 35

Ist der Tod einer Person höchst wahrscheinlich, weil sie in hoher Todesgefahr verschwunden oder seit langem nachrichtlos abwesend ist, so kann sie das Gericht auf das Gesuch derer, die aus ihrem Tode Rechte ableiten, für verschollen erklären.

Zuständig ist hiefür das Gericht des letzten schweizerischen Wohnsitzes oder, wenn der Verschwundene niemals in der Schweiz gewohnt hat, das Gericht der Heimat.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar