tmk madde 30

Sağ Olmanın ve Ölümün İspatı İspat araçları (TMK Madde 30 : Adagio TMK Şerhi)

4721 sayılı TMK madde 30;

“Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.

Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.”

Sağ Olmanın ve Ölümün İspatı İspat Araçları

tmk madde 25 adagio hukuk

TMK Madde 30

Türk Medenî Kanunu’nun (TMK) 30. maddesi, medeni hukukun temel olayları olan doğum ve ölüm gibi vakıaların hukuken nasıl ispat edileceğini düzenler. Bu madde, resmi kayıtların önceliğini teyit ederken, bu kayıtların yetersiz kaldığı veya hatalı olduğu durumlarda başvurulacak ikincil ispat yollarını da belirler.

Birincil İspat Yolu: Nüfus Sicili Kayıtları

Maddenin ilk fıkrası, doğum ve ölüm olaylarının ispatında resmi belgelerin mutlak önceliğini ortaya koyar:

  • Öncelikli İspat: “Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.”
    • Bu kural, Türkiye Cumhuriyeti’nde hukuki işlemlerin güvenilirliğini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Kişinin varlığı, kimliği, aile bağları ve hukuki statüsü (evlenme, mirasçılık vb.) nüfus kayıtlarına dayanılarak belirlenir.
    • Nüfus sicilindeki kayıtlara, aksi ispat edilene kadar doğru kabul edilen resmi belge gücü (karine) tanınmıştır. Bir hakkın kullanılması veya bir sorumluluktan kaçınılması söz konusu olduğunda, ilk olarak nüfus sicilindeki ilgili kayıt (doğum belgesi, ölüm belgesi) aranır.

İkincil İspat Yolu: Her Türlü Kanıtla İspat

Maddenin ikinci fıkrası, nüfus kayıtlarının yetersiz veya hatalı olduğu istisnai durumlarda başvurulacak yolu gösterir:

  • Kayıt Yokluğu veya Hatalı Kayıt: “Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.”
    • Bu hüküm, resmi kayıtların gerçeği tam olarak yansıtmadığı veya hiç oluşmadığı (örneğin kayıt dışı doğumlar) durumlarda, kişilerin hak kaybı yaşamasını engellemeyi amaçlar.
    • Kanıt Yöntemleri: Bu gibi durumlarda, yargılama yoluyla gerçek durumun ortaya çıkarılması gerekir. İddia sahibi, bu durumu ispat etmek için her türlü kanıtı (tanık, doktor raporları, özel hastane kayıtları, DNA testleri, mahkeme ilamları, diğer resmi yazışmalar vb.) kullanabilir.
    • Özellikle nüfus kayıtlarında yaş tashihi (düzeltilmesi) veya ölümün tespitine yönelik davalar bu fıkra uyarınca yürütülür. Kişi, nüfus kaydının gerçeğe aykırı olduğunu iddia ediyorsa, mahkemede iddiasını her türlü delille ispatlamak zorundadır.

TMK Madde 30 İçtihat

  • Yargıtay 7. HD. 2010/2764 E. 2010/5404 K. 30.09.2010 T. künyeli ilamına göre;

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29. maddesi hükmüne; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30. madde hükmünde de; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince; davacılar, H. A. oğlu M.’in bekar ve çocuksuz olarak seferberlik yıllarında öldüğünü, bekar ve çocuksuz olarak ölmesi nedeniyle geride kardeşlerinin kaldığını ve mirasının kardeşlerine gitmesi gerektiğini, oysa davalılar tarafından alınan Batman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/59 E.-2009/63 K. sayılı mirasçılık belgesinde davalıların mirasçı gösterildiğini belirterek iptalini istemişlerdir. Mahkemece; davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmiştir.

Davacıların mirasçılık belgesinin iptalini isteyebilmesi için miras bırakan ile kendileri arasındaki irs bağını ve kendilerinin mirasçı olduklarını duraksamaya yer vermeyecek biçimde kanıtlamaları zorunludur. Miras bırakanın nüfusta kaydının bulunmaması nedeniyle her türlü delille bu durumun ispat edilmesi mümkündür.

Dinlenen tanık beyanlarından H. A. oğlu M.’in bekar ya da çocuklu öldüğü hususunda bilgi elde edilememiştir.

Öte yandan ölüm tarihi itibarıyle dinlenen tanıkların bu hususu bilmeleri de düşünülemez.

Ne var ki, dosyada bulunan 1953 tarihli tapulama tutanaklarında H. A. oğlu M.’in mirasçılarından söz edilmektedir.

Hal böyle olunca somut olayda tapu kayıtlarının incelenmesi zorunludur. Mahkemece 1953 tarihli tapu kayıtlarının dayanağını teşkil eden Haziran 290 tarihli tapu kaydı, tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Genel Müdürlüğü veya Batman Tapu Müdürlüğünden istenerek incelenmeli, gerekirse konusunda uzman olan bilirkişiden rapor alınmalı, dosya içeriğindeki deliller birlikte incelenerek davacıların davalarını ispat edip etmedikleri duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.

TMK Madde 30 Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesini karşılamaktadır.

Maddenin “Ahvali şahsiye beyyineleri” şeklindeki konu başlığı kaynak Kanuna uygun olarak “İspat araçları” biçiminde düzeltilmiştir.

Maddenin birinci fıkrası sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında, 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu cinsiyet değişikliği sonunda nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılması öngörülmüş, bu düzeltmenin yapılabilmesi için kişinin cinsiyetini değiştirdikten sonra mahkemeye başvurarak düzeltim kararı alması hükme bağlanmıştır. Bu fıkra hükmünün kişisel durum sicilindeki düzeltmelerle ilgili 39 uncu maddeyi izleyen ayrı bir madde hâlinde düzenlenmesinin daha isabetli olacağı düşünülmüş ve 40 ıncı madde kaleme alınmıştır.

TMK Madde 30 Mülga Kanun

Ahvali şahsiye beyyineleri

  1. a) Umumiyet itibariyle

Madde 29

Doğum ve ölüm nüfus sicillindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicillinde kayıt bulunmaz veya mevcut kaydın doğru olmadığı tahakkuk ederse keyfiyet her hangi bir delil ile ispat olunabilir.

Doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin asgarî sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfus sicilinde gerekli düzeltme yapılır. Bu konuda açılacak davalarda cinsiyeti değiştirilen kişi evli ise, eşe de husumet yöneltilir ve aynı mahkeme, varsa ortak çocukların velâyetinin kime verileceğini de tayin eder; cinsiyet değişikliği kararının kesinleştiği tarihte, evlilik kendiliğinden son bulur.

TMK Madde 30 ZGB Karşılığı

Art. 33

Der Beweis für die Geburt oder den Tod einer Person wird mit den Zivilstandsurkunden geführt.

Fehlen solche oder sind die vorhandenen als unrichtig erwiesen, so kann der Beweis auf andere Weise erbracht werden.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar