Adın Korunması (TMK Madde 26 : Adagio TMK Şerhi)
4721 sayılı TMK madde 26;
“Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir.
Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.”
Yazı İçeriği
Adın Korunması

TMK Madde 26
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 26. maddesi, kişiliğin en temel unsurlarından biri olan adın korunmasını düzenleyen ve ad üzerindeki hukuki ihlallere karşı kişilere etkili başvuru yolları sunan temel bir hükümdür. Maddenin lafzı, hakkı ihlal edilen kişinin isteyebileceği hukuki talepleri açıkça iki ana başlık altında toplamaktadır: Tespit Davası ve İhlalin Sonuçlarının Giderilmesi (Men, Tazminat Talepleri).
Adının Kullanılması Çekişmeli Olan Kişinin Hakkı (Tespit Davası)
Maddenin birinci fıkrası, adının kullanılması konusunda bir çekişme (ihtilaf) bulunan kişiye, hakkının mahkemece tespit edilmesini isteme yetkisi verir.
- Çekişme Nedir? Adın kim tarafından, ne şekilde kullanılacağı, adın doğru yazılıp yazılmadığı, adın yasal dayanağı gibi konularda kişinin kendisi veya üçüncü kişiler arasında bir anlaşmazlık olmasıdır.
- Amaç: Bu dava, henüz bir haksız kullanım söz konusu olmasa bile, adın doğru sahibini ve kullanım şeklini hukuki kesinliğe kavuşturarak gelecekteki olası ihlalleri önleme amacını taşır.
Adın Haksız Kullanılması Durumunda Talep Edilebilecek Haklar
Maddenin devamı, adın haksız olarak kullanılması halinde, yani bir üçüncü kişinin kişinin adını izinsiz, yasal dayanaksız veya yanıltıcı bir şekilde kullanması durumunda, mağdurun üç temel talepte bulunabileceğini hükme bağlar:
Haksız Kullanıma Son Verilmesi (Men Talebi)
- Talep: Haksız kullanıma son verilmesini isteme hakkıdır (Men veya Önleme talebi). Bu, devam eden bir ihlalin durdurulması veya tekrarlanma tehlikesi olan bir ihlalin önlenmesi amacını taşır.
- Kusur Aranmaz: Bu talebin ileri sürülmesi için haksız kullananın kusurlu olması şart değildir. Kullanımın haksız olması yeterlidir.
Maddî Zararın Giderilmesi (Maddî Tazminat)
- Şart: Maddî tazminatın istenebilmesi için haksız kullananın kusurlu olması şarttır. Kusur, haksız kullananın adın kullanımının hukuka aykırı olduğunu bilmesi veya bilmesi gerekmesi (ihmal) anlamına gelir.
- Kapsam: Adın haksız kullanımı nedeniyle kişinin uğradığı somut ekonomik kayıpların (örn. iş kaybı, itibar zedelenmesi sonucu düşen gelir, yapılan masraflar vb.) tazminini kapsar.
Manevî Tazminat Ödenmesi
- Şart: Maddî tazminatta olduğu gibi, manevî tazminat için de haksız kullananın kusurlu olması gerekir.
- Kapsam: Adın haksız kullanımı sonucunda kişinin uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa, yani kişinin duyduğu üzüntü, elem, şeref ve haysiyet zedelenmesi gibi manevi zararların karşılığı olarak hükmedilir. Özellikle ticari itibarın zedelenmesi veya kişisel onurun kırılması gibi durumlarda gündeme gelir. Hakim, manevi tazminat miktarını somut olayın niteliğine göre takdir eder.
TMK Madde 26 İçtihat
- Adın korunmasına dair davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir.
Yargıtay 9. HD. 2021/11835 E. 2021/16749 K. 21.12.2021 T. künyeli ilamına göre; “4721 sayılı TMK’nın “Adın korunması” başlıklı 26 ncı maddesi ise;
“Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir. Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.” Şeklindedir.
Belirtilen kanuni düzenlemelere göre, dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 26 ncı maddesi kapsamında adın korunmasına ilişkin olup uyuşmazlık 6356 sayılı Kanun’dan kaynaklanmadığından, somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddi ve HMK’nın 20 nci maddesinde öngörülen usul dahilinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi isabetsizdir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
TMK Madde 26 Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 25 inci maddesini karşılamaktadır.
Maddede ve kenar başlıklarında “isim” yerine dilimizde daha yaygın bir uygulama alanı bulan ve daha güncel olan “ad” sözcüğü kullanılmıştır.
Maddenin birinci fıkrası aslına uygun olarak arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Maddenin ikinci fıkrası da aynı şekilde aslına uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin sadece “adın gasba karşı korunmasını”, yani adın başkaları tarafından haksız olarak kullanılmasını düzenlediği göz önünde tutularak, “buna son verilme davasının” zarar ve kusur koşullarını gerektirmediği, oysa tazminat davalarının kusur koşullarına bağlı olduğu ifade edilmiştir. Maddenin bu fıkrasında manevî tazminat istemi, İsviçre Medenî Kanununun 29 uncu maddesine uygun olarak sadece bir miktar paranın verilmesine yönelik olmaktadır. Bu niteliği vurgulamak üzere “manevî tazminat ödenmesini” ifadesine yer verilmiştir.
TMK Madde 26 Mülga Kanun
İsmin himayesi Madde 25; İsmi ihtilâfa mahal veren kimse, hâkimden hakkının tanınmasını talep edebilir. İsmi gasbolunmasiyle mutazarrır olan kimse, bunun menini ve taksir vukuu takdirinde maddi tazminat talebi hakkına halel gelmemek üzere maruz kaldığı haksızlığın mahiyeti icabediyorsa manevi tazminat namiyle bir meblâğ itasını da talep edebilir.
TMK Madde 26 ZGB Karşılığı
Wird jemandem die Führung seines Namens bestritten, so kann er auf Feststellung seines Rechtes klagen.
Wird jemand dadurch beeinträchtigt, dass ein anderer sich seinen Namen anmasst, so kann er auf Unterlassung dieser Anmassung sowie bei Verschulden auf Schadenersatz und, wo die Art der Beeinträchtigung es rechtfertigt, auf Leistung einer Geldsumme als Genugtuung klagen.
Av. Efehan Mihai ERGİNER

