Vazgeçme ve Aşırı Sınırlamaya Karşı Kişiliğin Korunması (TMK Madde 23 : Adagio TMK Şerhi)
4721 sayılı TMK madde 23;
“Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.
Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.
Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. Ancak, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz.”
Yazı İçeriği
Vazgeçme ve Aşırı Sınırlamaya Karşı Kişiliğin Korunması

TMK Madde 23/1
Yasa maddesi ile kişilerin hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemeyecekleri hüküm altına alınmıştır. Bu minvalde, kişinin evlenemeyeceği, boşanamayacağı, terekesi hakkında tasarrufta bulunamayacağı, evlat edinemeyeceği, borç altına giremeyeceği gibi taahhütlerde bulunamayacağından bahsedilebilir.
Kişinin bu gibi taahhütlerde bulunması halinde ise mutlak butlan sebebiyle taahhüdü geçersiz olacaktır. Zira, 6098 sayılı TBK m.27/1 uyarınca; “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.”
Öte yandan bu hüküm, kişinin hak ehliyetinden salt önceden vazgeçmeye ilişkin olup, halihazırda doğmuş bir hakkın kullanılmasından vazgeçmeyi kapsamaz. (Dural/ Öğüz, Kişiler Hukuku, b.20, s.150) Bu minvalde, kural olarak işçinin çalışmasından hiçbir ücret almayacağı yönündeki anlaşma kesin hükümsüz iken, işçinin hak ettiği ücreti almaktan vazgeçmesi TBK m.420 ve sair şartları mevcut ise kesin hükümsüzlük sonucunu doğurmayacaktır.
TMK Madde 23/2
Yasa maddesi ile kişilerin özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği veya özgürlüklerini hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamayacağı hüküm altına alınmıştır. Örnek olarak, çalışma, çalışmama, evlenme, din ve vicdan özgürlüklerini ortadan kaldırıcı taahhüt ve sözleşmeler yasa maddesine aykırıdır.
Bu minvalde, vazgeçme ve sınırlamanın sonuçları farklı olabilmektedir. Özgürlüklerden her türlü vazgeçme mutlak butlan ile geçersiz iken özgürlüklerin sınırlanması salt hukuka veya ahlaka aykırı olması durumunda mutlak butlan ile geçersiz olacaktır.
Esasen, her sözleşme bir noktada kişinin özgürlüklerini sınırlamakla birlikte bu sınırlamanın özgürlüğü ortadan kaldırıcı, hukuka aykırı veya ahlaka aykırı olması hallerinden geçersizlikten söz edilir. Örnek olarak, işçinin işveren ile rekabet etme yasağını düzenleyen sözleşmelere bakıldığı zaman ölçülü ve işçinin çalışma özgürlüğünü ortadan kaldırıcı olmayan rekabet etme yasağının kural olarak geçerli olduğunu, ancak işçinin çalışma özgürlüğünü elinden alan rekabet etme yasağının TMK m.23/2 uyarınca kesin hükümsüz olduğunu belirtmek gerekir.
TMK Madde 23/3
Yasanın ilk iki fıkrasında kişilerin hak ehliyet, fiil ehliyeti ve özgürlükleri kural olarak korunmuştur. Ancak, her kuralın olduğu gibi bu kuralın da istisnası olup TMK m.23/3 hükmü ile ana kurala bir istisna getirmiştir.
Bu minvalde, yazılı rıza alınması kaydı ile insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkün kılınmıştır. Ancak, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz.

TMK Madde 23 : İçtihat
- Kısıtlının kardeşine böbrek nakli konusunda iradesinin olup olmadığı ve gerekli işlemleri yapmak üzere vasiye yetki verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 18. HD. 2013/16178 E. 2014/3998 K. 06.03.2014 T. künyeli ilamına göre; “Türk Medeni Kanunu’nda ise, ancak yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve naklinin mümkün olacağı, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan da edimini yerine getirmesinin istenemeyeceği, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulamayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan mevzuatın emredici hükümleri dikkate alındığında Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 23.01.2013 gün 2010/453 Esas 575 Karar sayılı hükmü ile kısıtlı …’dan kardeşi …’a böbrek nakli hususunda irade beyanında bulunmak ve bu doğrultuda gerekli işlemleri yapmak üzere vasi …’a izin ve yetki verilmesine ilişkin karar usul ve yasaya aykırıdır.”

TMK Madde 23 : Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 23 üncü maddesini karşılamaktadır.
Maddenin konu başlığında arı bir Türkçe olarak “Kişiliğin korunması” deyimi kullanılmıştır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber doktrindeki açıklamalar dikkate alınarak ve kaynak İsviçre Medenî Kanununun 27 nci maddesinin Almanca metnine uygun olarak, kişilerin vazgeçemeyecekleri hususların “hak ve fiil ehliyetleri olduğu” açıklığa kavuşturulmuştur.
Yürürlükteki maddenin üçüncü fıkrasına 3678 sayılı Kanunla eklenen hükmün, Ülkemizde bu konu ile ilgili özel bir kanun olan 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun” varken, aynen korunmasının isabetli olup olmadığı tartışılabilirse de kişi haklarının korunması açısından madde metninde yer alması uygun görülmüştür.
TMK Madde 23 : Mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi Madde 23
Kimse, medenî haklardan ve onları kullanmaktan kısmen olsun feragat edemez.
Kimse, hürriyetini ferağ edemediği gibi kanuna veya âdâbı umumiyeye mugayir surette takyit dahi edemez.
Ancak, yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. Şu kadar ki, biyolojik madde verme borcu altına giren kimse aleyhine ifa talebinde bulunulamayacağı gibi maddî ve manevî tazminat davası da açılamaz.
TMK Madde 23 : Karşılık Mehaz İsviçre ZGB Hükmü
TMK madde 23 hükmüne karşılık gelen mehaz İsviçre ZGB hükmü; Art.27 Auf die Rechts- und Handlungsfähigkeit kann niemand ganz oder zum Teil verzichten.
Niemand kann sich seiner Freiheit entäussern oder sich in ihrem Gebrauch in einem das Recht oder die Sittlichkeit verletzenden Grade beschränken.
Av. Efehan Mihai ERGİNER

