tmk madde 15

Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması (TMK Madde 15 : Adagio TMK Şerhi)

4721 sayılı TMK madde 15; “Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmaz.

Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması

tmk madde 15 adagio hukuk

TMK Madde 15

Kişinin, makul surette hareket edebilme, fiillerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğine ayırt etme gücü denir. (Dural/ Öğüz, Kişiler Hukuku, b.20, s.57)

Ayırt etme gücü kanunda ayrıca düzenlenmiş olup, 4721 s. TMK Madde 13 hükmünde; “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denilerek ayırt etme gücünün bir tanımlaması yapılmıştır.

Ayırt etme gücü, davranışların sebepleri ve sonuçlarını kavrayabilmeyi barındırmalıdır. Bu minvalde, Ayırt etme gücü, genetik faktörlere, kişisel gelişime ve sosyal çevre ile etkileşime göre şekillenmekte olup her bir bireyde ve her bir somut olay özelinde ayırt etme gücünün varlığını irdelemek gereklidir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişi ergin olabileceği gibi çocuk da olabilecektir.

Ayırt etme gücü bulunmayanların fiil ehliyetleri bulunmamakla tam ehliyetsiz oldukları kabul edilmektedir.

Tam ehliyetsizlerin gerçekleştirdiği hukuki işlemlerin kesin hükümsüz ve batıl olmakla geçerli olmadığını, örnek olarak ayırt etme gücünden yoksun olduğu tarihte borç taahhüdü altına girmesi, senet imzalaması, taşınmaz devri gerçekleştirmesi ve sair işlemlerin geçersiz olduğu gibi kural olarak haksız fiilerinden de sorumluluğu bulunmayacaktır.

Bu geçersizlik kesin hükümsüzlük sebebiyle olduğu için kendiliğinden ve hukuki işlemin tesisi veya hukuki işlem benzeri fiilin ikamesi tarihinden itibaren geçersiz sayılacaktır. Hükümsüzlük, herkes tarafından ileri sürülebileceği gibi ileri sürülmese dahi hâkim tarafından re’sen gözetilmelidir.

Tam ehliyetsizliğe neden olan ayırt etme gücünün sonradan geri kazanılması halinde dahi ayırt etme gücü yok iken tesis edilem hukuki işlemler ve ikame edilen hukuki işlem benzeri fiillerin geçerli hale geleceğinden söz etmek mümkün değildir.

Tam Ehliyetsizlerin İş ve İşlemlerinin Geçerliliği

Hukuki İşlem ve Hukuki İşlem Benzeri Fiillerin Geçerliliği

Geçersizlik tam ehliyetsizin bütün hukuki işlemleri için söz konusu olduğu gibi hukuki işlem benzeri fiilleri açısından da söz konusu olur. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.85)

Miras Hakkının Kazanılmasının Geçerliliği

Miras hakkının kazanılması, murisin ölümünden kaynaklandığı ve tam ehliyetsizin ayırt etme gücünü gerektirmediği için geçerlilik arz eder. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.86)

Karışma Birleşme ile Hak İktisabının Geçerliliği

Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin kendi iradesi ve davranışları dışında gerçekleşen karışma ve birleşme neticesinde taşınır mülkiyeti kazanımı ve buna bağlı sonuçlar geçerlidir.

Tam Ehliyetsizden Hak İktisap Eden İyi Niyetli Üçüncü Kişinin Durumu

Ayırt etme gücü bulunmayan ile iyi niyetli olarak işlem yapan üçüncü kişinin bu iyi niyeti kanun nezdinde korunmaz. Bu noktada ayırt etme gücü bulunmayan tam ehliyetsizin hakları üstün tutulmuştur.

Tam ehliyetsizden iyi niyetli olarak taşınmazın aynîna dair hak iktisap eden kişi, bu aynî hakkı ancak TMK m.712; “geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.” Hükmü şartları mevcut ise kazanabilecektir.

Tam ehliyetsizden iyi niyetli olarak taşınırın aynîna dair hak iktisap eden kişi, bu aynî hakkı ancak TMK m.777; “Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur. Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmiş olmaz. Kazandırıcı zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.” Hükmü şartları mevcut ise kazanbilecektir.

Buna mukabil emin sıfatıyla zilyetten iyi niyetli üçüncü kişiye taşınır iktisabı düzenleyen TMK m.988, zilyetin iradesi dışında elinden çıkan para ve hamile yazılı senetlerin iyi niyetli üçüncü kişinin eline geçmesi düzenleyen TMK m.990, tapu kütüğündeki tescile dayanarak iyiniyetle aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımına ilişkin TMK m.1023 hükümlerinin tam ehliyetsizler bakımından uygulama olanağı yoktur. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.88)

Evliliğin Geçerliliği

Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin evlenmesi ve buna bağlı sonuçlar hakkında butlan kararı verilinceye dek geçerlidir. Evliliğin butlanı re’sen dikkate alınamayacaktır. Evliliğin sona erdirilmesi için Cumhuriyet Savcısı veya ilgililer tarafından butlan davası açılması ve butlan kararı alınması gerekir. Ancak, evliliğin devamı sırasında ayırt etme gücünün yeniden kazanılması halinde butlan sebebiyle dava ikame etme hakkı yalnızca evlenirken ayırt etme gücü bulunmayan eşe aittir. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.90)

Ölüme Bağlı Tasarrufların Geçerliliği

Tam ehliyetsizin gerçekleştirdiği ölüme bağlı tasarruflar kendiliğinden geçersiz olmayıp, iptali için dava açılması gereklidir.

Hizmet Sözleşmesinin Geçerliliği

Tam ehliyetsizini tarafı olduğu hizmet sözleşmesi geçersiz olsa da TBK m.394/3 uyarınca hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar geçerli bir hizmet sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.

Tam Ehliyetsizlerin Sorumluluğu

Sebepsiz Zenginleşmeden ve İstihkaktan Doğan Sorumluluğu

Tam Ehliyetsizler Sebepsiz Zenginleşmeden ve İstihkak iddiasından dolayı sorumludurlar. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.86-87)

Tam Ehliyetsiz Yararına Yapılan İşlerden Sorumluluğu

Ayırt etme gücü bulunmayan kişi yararına iş yapılması halinde vekaletsiz iş görmeden doğan bütün sonuçlar geçerliliğini koruyacaktır. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.86)

Haksız Fiillerden Sorumluluğu

Kural olarak ayırt etme gücü bulunmayan tam ehliyetsizler, verdikleri zararlardan sorumlu tutulmazlar. Buna mukabil, ayırt etme gücü bulunmayanların sorumluluğu bakımından TMK m.15 hükmü ile kanunda belirtilen ayrık durumlar saklı tutulmuştur. Bu minvalde;

  • Hakkaniyet Sorumluluğu

TBK m.65 gereği hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.

  • Geçici Olarak Ayırt Etme Gücünün Kaybından Sorumluluk

TBK m.59 gereği ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. Ancak, ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse, sorumluluktan kurtulur.

  • Yasal Temsilcisinin Sorumluluğu

TMK m.369 hükmü ile ayırt etme gücü bulunmayan tam ehliyetsizin sorumluluğu olmasa dahi ona bakmakla ve onu denetlemekle yükümlü olan kişilerin sorumluluğu düzenlenmiştir. Bu minvalde, veli veya vasi gibi kanuni temsilciler, gözetimleri altındaki ayırt etme gücü olmayan kişinin başkalarına zarar vermesini önlemek için gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Eğer bu özen görevini ihlal ederlerse, kendi kusurları nedeniyle sorumlu olurlar.

Borca Aykırılıktan Sorumluluğu

Tam ehliyetsizler, kendilerinde ayırt etme gücü var iken yüklendikleri borçlardan veya yasal temsilcilerinin yaptığı işlemlerden doğan borçlardan kendi malvarlıkları ile sorumludur. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.97)

TMK Madde 15 : İçtihat

  • Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının tapu devrinde tapu kütüğüne güvenerek hak iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişinin bu kazanımı korunmaz.

Yargıtay 7. HD. 2023/2963 E. 2024/2681 K. 16.05.2024 T. künyeli ilamına göre; “Bilindiği üzere ehliyetsizlik hukuki sebebine dayalı açılan dava sonucu tescilin yolsuzluğu tespit edilerek tapu kaydı iptal edilmişse işlemin mutlak butlanla batıl olmasından dolayı ilk devir tarihinden itibaren temlik yok hükmünde sayılır. Böyle bir durumda geçersiz devirden sonra taşınmazda kısıtlayıcı nitelikteki her türlü şerhe ve TMK’nın 1010 uncu maddesine göre kütüğe işlenmiş şerhlere de hukuki sonuç bağlanamaz.

Somut olayda; mutlak butlan sebebi olan ehliyetsizlik hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davası sonucu verilen hüküm 03.03.2017 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğuna göre davalı …Profil İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’nin, temlik edenin ehliyetsiz olduğunu bilip bilmemesinin sonuca etkili olmadığında kuşku bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca; TMK’nın 1010 uncu maddesi kapsamında devirden sonraki bütün şerhler yolsuz olduğundan davaya konu tüm haciz ve ipotek şerhlerinin kaldırılması ve davanın tümüyle kabulü gerekirken mahkemece kısmen kabul kısmen ret yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

  • Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının imzaladığı kredi sözleşmesi geçersizdir.

Yargıtay 12. HD. 2013/8862 E. 2013/17225 K. 06.05.2013 T. künyeli ilamına göre; “Somut olayda, takip dayanağı kredi sözleşmesinin borçlusu olan A. S. S.’nin vesayet altına alınması talebi ile açılan davada, Konya Eğitim ve Araştırma hastanesince düzenlenen raporda, bipolar bozukluk olduğu, ilaç tedavisine cevap vermeyen iş gücü yokluğu kanatine varıldığı, orta derecede mental retardosyon ve özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybının %70 olduğu ve raporun geçerlilik süresinin daimi olduğuna yönelik sonuç alındığının belirtildiği, anılan şahsın Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/1602 E.-2008/189 K. sayılı kararı ile vesayet altına alındığı, dayanak kredi sözleşmesinin 07.09.2010 tarihinde vesayet kararından sonra düzenlendiği görülmektedir.

Borçlanma ehliyeti kamu düzeniyle ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceğinden, borçlu hakkındaki kısıtlılık kararı, vesayet dosyasında aldırılan rapor dikkate alınarak, borçlunun bu hastalığının takip dayanağı kredi sözleşmesinin düzenleme tarihi itibariyle borçlanma ehliyetine etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir”

tmk madde 15 adagio hukuk

TMK Madde 15 : Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 15 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı terim birliğini sağlamak üzere “Ayırt etme gücünün bulunmaması” şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki Kanunda iki fıkra hâlinde düzenlenmiş olan madde tek fıkra hâline getirilmiştir. Madde ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin tasarruflarının değil, fiillerinin hukukî sonuç doğurmadığını ifade etmek üzere yeniden kaleme alınmıştır. Gerçekten de ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerin hukukî sonuç doğurmayan fiilleri sadece tasarruf işlemleri olmayıp, bu nitelikte olmayan bütün diğer fiilleridir. Maddede bunun kanunlarda öngörülen ayrık durumların saklı olduğu ifade edilmiştir.

TMK Madde 15 : Mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi Madde 15

Mümeyyiz olmayan şahsın tasarrufu, hukuki bir hüküm ifade etmez. Kanunda muayyen istisnalar bakidir.

TMK Madde 15 : Karşılık Mehaz İsviçre ZGB Hükmü

TMK Madde 15 hükmüne karşılık gelen mehaz İsviçre ZGB hükmü; Art.18 Wer nicht urteilsfähig ist, vermag unter Vorbehalt der gesetzlichen Ausnahmen durch seine Handlungen keine rechtliche Wirkung herbeizuführen.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

 

Güncel Yazılar