tmk madde 14

Genel Olarak Fiil Ehliyetsizliği (TMK Madde 14 : Adagio TMK Şerhi)

4721 sayılı TMK madde 14; “Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.

Genel Olarak Fiil Ehliyetsizliği

tmk madde 14 adagio hukuk

TMK Madde 14

TMK’nın 9-13 maddelerinde Tam Ehliyetlilik şartları düzenlenmiş idi. TMK m.14-16 maddelerinde ise fiil ehliyetsizliği kapsamında Tam Ehliyetsizlik ve Sınırlı Ehliyetsizlik halleri düzenlenmiş olup, 14. Maddede fiil ehliyetsizliği genel olarak hüküm altına alınmıştır.

Fiil ehliyeti; kişinin iradi davranışları ile hak kazanabilmesi veya borç altına girebilmesidir. Bu minvalde fiil ehliyetine sahip kişilerin yapmış olduğu hukuki fiillerin (haklarında ve borçlarında değişiklik yapabilme, bunları devredebilme veya bunlara son verebilme gibi) sonuçlarının fiili gerçekleştiren kişiye isnat edilebilmesidir. (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.51) Esasen TMK madde 14 hükmü ile fiil ehliyetsizliği halleri belirlenmiştir.

Yasa maddesinde göre ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.

Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması : Tam Ehliyetsizlik

Kişinin, makul surette hareket edebilme, fiillerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğine ayırt etme gücü denir. (Dural/ Öğüz, Kişiler Hukuku, b.20, s.57)

Ayırt etme gücü kanunda ayrıca düzenlenmiş olup, 4721 s. TMK Madde 13 hükmünde; “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denilerek ayırt etme gücünün bir tanımlaması yapılmıştır.

Ayırt etme gücü, davranışların sebepleri ve sonuçlarını kavrayabilmeyi barındırmalıdır. Bu minvalde, Ayırt etme gücü, genetik faktörlere, kişisel gelişime ve sosyal çevre ile etkileşime göre şekillenmekte olup her bir bireyde ve her bir somut olay özelinde ayırt etme gücünün varlığını irdelemek gereklidir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişi ergin olabileceği gibi çocuk da olabilecektir.

Ayırt etme gücü bulunmayanların fiil ehliyetleri bulunmamakla tam ehliyetsiz oldukları kabul edilmektedir.

Tam ehliyetsizlerin gerçekleştirdiği hukuki işlemlerin kesin hükümsüz ve batıl olmakla geçerli olmadığını, örnek olarak ayırt etme gücünden yoksun olduğu tarihte borç taahhüdü altına girmesi, senet imzalaması, taşınmaz devri gerçekleştirmesi ve sair işlemlerin geçersiz olduğu gibi kural olarak haksız fiilerinden de sorumluluğu bulunmayacaktır.

Bu geçersizlik kesin hükümsüzlük sebebiyle olduğu için kendiliğinden ve hukuki işlemin tesisi veya hukuki işlem benzeri fiilin ikamesi tarihinden itibaren geçersiz sayılacaktır. Hükümsüzlük, herkes tarafından ileri sürülebileceği gibi ileri sürülmese dahi hâkim tarafından re’sen gözetilmelidir.

Tam ehliyetsizliğe neden olan ayırt etme gücünün sonradan geri kazanılması halinde dahi ayırt etme gücü yok iken tesis edilen hukuki işlemler ve ikame edilen hukuki işlem benzeri fiillerin geçerli hale geleceğinden söz etmek mümkün değildir.

Ayırt Etme Gücüne Sahip Küçükler ve Kısıtlılar

Kişinin, makul surette hareket edebilme, fiillerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğine ayırt etme gücü denir. (Dural/ Öğüz, Kişiler Hukuku, b.20, s.57) Kişinin ayırt etme gücünü haiz olup da küçük veya kısıtlı olması halinde Sınırlı Ehliyetsiz olduğu kabul edilir.

Sınırlı ehliyetsizlerin fiil ehliyeti TMK m.16 ile hüküm altına alınmış olup buna göre; “Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.”

TMK Madde 14 : İçtihat

  • Kısıtlı borçlu aleyhine doğrudan icra takibi başlatılamaz, vasisinin de takip dosyasına eklenmesi gerekir.

Yargıtay 12. HD.  2024/1798 E. 2024/7453 K. 19.09.2024 T. künyeli ilamına göre; “Somut olayda, takipte borçlu olarak gösterilen …’ın, Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/735 E. – 2021/103 K. sayılı kararı ile 20.01.2021 tarihinde vesayet altına alındığı ve kendisine annesi …’ın vasi olarak tayin edildiği, dolayısıyla bu tarih itibariyle kısıtlanması nedeniyle takip ehliyetinin bulunmadığı, takibin ise 24.03.2021 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden kısıtlı ile birlikte vasisinin de takip talebinde gösterilmesi ve ödeme emri tebligatının vasiye tebliği zorunludur. Kısıtlı borçlu hakkında doğrudan takip yapılamayacağı hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerekir.”

tmk madde 14 adagio hukuk

TMK Madde 14 : Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 14 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu başlığında “Medenî hakları kullanmağa ehliyetsizlik” deyimi yerine daha kısa ve önceki maddelerle terim birliğini sağlayan “Fiil ehliyetsizliği” deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

TMK Madde 14 : Mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi Madde 14

Mümeyyiz olmayan ile küçükler ve mahcurlar medenî hakları kullanmak salâhiyetinden mahrumdurlar.

TMK Madde 14 : Karşılık Mehaz İsviçre ZGB Hükmü

TMK Madde 14 hükmüne karşılık gelen mehaz İsviçre ZGB hükmü; Art.17 Handlungsunfähig sind urteilsunfähige Personen, Minderjährige sowie Personen unter umfassender Beistandschaft.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

 

Güncel Yazılar