tmk madde 10

Fiil Ehliyetinin Genel Olarak Koşulları (TMK Madde 10 : Adagio TMK Şerhi)

4721 sayılı TMK Madde 10; “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.”

Fiil Ehliyetinin Genel Olarak Koşulları

tmk madde 10 adagio hukuk

TMK Madde 10

Yasa maddesine göre fiil ehliyetinin koşulları öngörülmüştür. Bu koşullardan ikisi olumlu koşul olarak kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ve ergin olması, olumsuz koşul olarak da kişinin kısıtlı olmaması sayılmıştır.

Ergin Olma

Erginlik, belirli bir yaşa gelme ya da kanunen o yaşa gelmiş sayılmadır. (Dural/ Öğüz, Kişiler Hukuku, b.20, s.52)

Erginliği kazanma kanunda düzenlenmiş olup kişiler erginliği üç durumda kazanabilir. TMK m.11/1 hükmü gereği; “Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.”, TMK m.11/2 hükmü gereği; “Evlenme kişiyi ergin kılar.” Ve TMK m.12 hükmü gereği; “Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.” Bu minvalde, kişilerin kural olarak onsekiz yaşını doldurma ile erginlik kazanacağını, ancak bundan önce evlenme yoluyla veya kazaî rüşt olarak bilinen mahkemece ergin kılınarak kazanacağı söylenmelidir.

Ayırt Etme Gücüne Sahip Olma

Kişinin, makul surette hareket edebilme, fiillerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğine ayırt etme gücü denir. (Dural/ Öğüz, Kişiler Hukuku, b.20, s.57)

Ayırt etme gücü kanunda ayrıca düzenlenmiş olup, 4721 s. TMK Madde 13 hükmünde; “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” ayırt etme gücünün bir tanımlaması yapılmıştır.

Kısıtlı Olmama

Ergin bir kimsenin kısıtlanması onun mahkeme tarafından kısıtlanmasına karar verilmesi ile olur. Medeni Kanun m.405-408 kısıtlama sebeplerini düzenlemiştir. Fakat kısıtlanmasına yeterli sebep bulunmamakla beraber, fiil ehliyetinden kısmen mahrum edilmesinde menfaati bulunan ergine bir danışman atanabilir. MK m. 429’da belirtildiği üzere,kendisine yasal danışman atanan kimsenin fiil ehliyeti de kısmen kısıtlanmış olur.  (Oğuzman/ Seliçi/ Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku, b.20, s.76) Kanunda öngörülmüş kısıtlama sebepleri de aşağıdaki gibidir.

Akıl Hastalığı ve Akıl Zayıflığı

4721 sayılı TMK Madde 405 uyarınca; “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.”

Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama Tarzı, Kötü Yönetim

4721 sayılı TMK Madde 406 uyarınca; “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza

4721 sayılı TMK Madde 407 uyarınca; “Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.

Kişinin İsteği

4721 sayılı TMK Madde 408 uyarınca; “Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.

tmk madde 10 adagio hukuk

TMK Madde 10 : İçtihat

  • Fiil ehliyeti bulunmayan kişinin dava ehliyeti yoktur.

Yargıtay 10. HD. 2023/5181 E. 2023/7099 K. 20.06.2023 T. Künyeli ilamına göre; “Taraf ehliyeti, dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’u 50 nci maddesinde Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hususu düzenlemiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 8 inci maddesi ise, her insanın hak ehliyetine sahip olduğu hükmünü içermektedir. Bunun sonucu olarak da medeni haklardan yararlanma ehliyeti olan herkes davada taraf olabilme ehliyetine de sahip olacaktır.

Dava ehliyeti ise, kişinin kendisinin, ya da, yetkili kılacağı temsilcisinin aracılığı ile davayı takip etme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyeti olup, fiil ehliyetinin varlığını gerektirir. Medeni Kanunun 10 uncu maddesine göre ise, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. Taraf ehliyeti olmasına rağmen, Medeni Kanunun 14 üncü maddesinde belirtildiği üzere, kişinin ayırt etme gücünün bulunmaması veya yaş küçüklüğü, ya da, kısıtlanması nedeniyle dava ehliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde, bu noksanlığın dava içerisinde giderilmesi mümkündür.”

  • Senedin düzenlendiği tarih itibari ile borçlunun ehliyetsiz olduğu ve borçlanma ehliyetinin bulunmadığı iddia edildiğie göre senedin tanzim tarihi itibariyle borçlunun fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve buna göre karar verilmelidir.

Yargıtay 12. HD. 2023/6548 E. 2024/787 K. 24.01.2024 T. Künyeli ilamına göre; “6102 sayılı TTK’nun, “Borçlanma Ehliyeti” kenar başlığını taşıyan 670. maddesine göre, sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi, kambiyo senetleri ile borçlanmaya da ehildir. Aynı Kanunun 1. maddesi gereğince, bu Kanunun ayrılmaz bir parçası olduğu açıklanan TMK’nun 9. maddesine göre, fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir; 10. maddeye göre, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır; 13. maddeye göre, yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir; 14. madde hükmüne göre, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur; 15. madde hükmüne göre, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz; 16. maddeye göre ise, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler… Somut olayda, borçlunun vekili, senedin düzenlendiği tarih itibari ile borçlunun ehliyetsiz olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, keşideci borçlunun bononun düzenlenme tarihi itibariyle fiil ehliyetine engel bir akıl hastalığının olup olmadığı araştırılmalı, bu kapsamda tarafların delilleri toplanarak varsa sunulan sağlık kurulu raporu ya da tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine gönderilerek, borçlunun bononun tanzim tarihi ve takip tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.”

  • Davacının feragat beyanını sunduğu tarihte fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Yargıtay 4. HD. 2022/742 E. 2023/5822 K. 02/05/2023 T. künyeli ilamına göre; “Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan davacının feragat beyanını sunduğu tarihte fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.”

  • Tanzim tarihinde fiil ehliyeti bulunmayan borçlunun tanzim ettiği senet geçersizdir.

İzmir BAM 8. HD. 2018/2788 E. 2019/1146 K. 22.04.2019 T. künyeli ilamına göre; “Somut olayda da, takip dosyası borçlusu kısıtlının senedin tanzim tarihinde fiil ehliyetinin olmadığın tespit edilmesi nedeniyle yaptığı hukuki işlemler geçersiz olup, takibe konu kambiyo senedinin hukuken geçerli bir kambiyo senedi olmaması nedeniyle takibin borçlu yönünden iptaline karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.”

TMK Madde 10 : Madde Gerekçesi

Yürürlükteki kanunun 10 uncu maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu başlığında yer alan “2. Şartları” sözcüğü günümüz diline daha uyumlu ve yerleşik bir sözcük olan “2. Koşulları” şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin kenar başlığı fiil ehliyetinin genel olarak koşullarını düzenleyen bir madde olması nedeniyle, “a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir. 1971 ve 1984 tarihli Öntasarılar da aynı yöndedir.

Madde fiil ehliyetinin üç genel koşulunu düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle mevcut maddede olduğu gibi sadece rüşt ve temyiz kudretinden söz edilmesi yeterli görülmemiş, buraya fiil ehliyetinin üçüncü koşulu olan “kısıtlı olmama” durumu da dahil edilmiştir.

TMK Madde 10 : Mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi Madde 10

Mülga 743 sayılı TKM m.10; Mümeyyiz olan reşit, medenî hakları kullanmağa salâhiyettardır.

TMK Madde 10 : Karşılık Mehaz İsviçre ZGB Hükmü

TMK Madde 10 hükmüne karşılık gelen mehaz İsviçre ZGB hükmü; Art.13 Die Handlungsfähigkeit besitzt, wer mündig und urteilsfähig ist.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar