· ·

Sporda Seyirden Yasaklanma Tedbiri

Spor müsabakaları, toplumların sosyal ve kültürel yaşamında önemli bir yer tutmakla birlikte, zaman zaman istenmeyen şiddet ve düzensizlik olaylarına sahne olabilmektedir. Bu tür olumsuzlukların önüne geçmek ve sporun ruhuna uygun bir ortam tesis etmek amacıyla kanun koyucu tarafından çeşitli önlemler alınmıştır. Bu önlemlerin en önemlilerinden biri de “sporda seyirden yasaklanma tedbiri”dir. 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenen bu tedbir, spor alanlarında düzeni bozan kişileri bu alanlardan uzak tutmayı amaçlayan ciddi bir yaptırımdır.

Sporda Seyirden Yasaklanma Tedbirinin Hukuki Dayanağı Ve Niteliği

Sporda seyirden yasaklanma tedbirinin temel hukuki dayanağı, 31 Mart 2011 tarihinde kabul edilen ve kamuoyunda “Sporda Şiddet Yasası” olarak da bilinen 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’dur. Bu kanunun 18. maddesi, seyirden yasaklanma tedbirini detaylı bir şekilde düzenlemektedir.

Seyirden yasaklanma tedbiri, hukuki niteliği itibarıyla üç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır:

  • Koruma Tedbiri Olarak Seyirden Yasaklanma: 6222 sayılı Kanun kapsamına giren bir suç işlendiği şüphesiyle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılan kişiler hakkında, bu süreçler sonuçlanıncaya kadar uygulanan geçici bir tedbirdir. Bu tedbirin uygulanması için kişinin mahkum olması şart değildir; suç şüphesinin varlığı yeterlidir.

  • Güvenlik Tedbiri Olarak Seyirden Yasaklanma: Yargılama neticesinde 6222 sayılı Kanun’da tanımlanan suçlardan mahkum olan kişiler hakkında, hapis veya adli para cezasına ek olarak hükmedilen bir güvenlik tedbiridir. Bu tedbir, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren bir yıl süreyle uygulanır.

  • İdari Tedbir Olarak Seyirden Yasaklanma: Kanunda belirtilen belirli kabahatleri işleyen kişilere, mülki idare amiri tarafından uygulanan bir yaptırımdır. Örneğin, usulsüz seyirci girişi gibi durumlarda bu tedbire başvurulabilir.

Seyirden Yasaklanma Tedbirinin Uygulanmasına Neden Olan Fiiller

6222 sayılı Kanun, sporda şiddet ve düzensizliğe yol açan çeşitli eylemleri suç veya kabahat olarak tanımlamış ve bu fiilleri işleyenler hakkında seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanacağını hüküm altına almıştır. Bu fiillerden bazıları şunlardır:

  • Spor alanlarına yasak madde sokmak (alkol, uyuşturucu, yanıcı ve patlayıcı maddeler vb.)

  • Spor alanlarında hakaret, tehdit veya sövme içeren tezarühatlarda bulunmak

  • Müsabaka düzenini bozacak şekilde alana yabancı madde atmak

  • Usulsüz seyirci girişi (başkasına ait Passolig kartı ile giriş yapma, sahte bilet kullanma vb.)

  • Spor alanlarına yasaklı olmasına rağmen girmeye teşebbüs etmek

  • Şike ve teşvik primi suçlarına karışmak

  • Spor alanlarında kasten yaralama veya mala zarar verme suçlarını işlemek

Seyirden Yasaklanma Tedbirinin Sonuçları Ve Yükümlülükler

Hakkında seyirden yasaklanma tedbiri kararı verilen kişi, önemli birtakım yükümlülükler altına girmektedir. Bu yükümlülüklerin başında, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, müsabakanın başlama saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurarak imza atma zorunluluğu gelmektedir.

Bu yükümlülüğün ihlali, yani imza atma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, 6222 sayılı Kanun’un 18/9. maddesi uyarınca ayrıca bir adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Yargıtay kararlarında, iş yoğunluğu veya ulaşım sorunları gibi nedenler geçerli bir mazeret olarak kabul edilmemektedir. Ancak askerlik hizmeti, belgelenmiş ciddi sağlık sorunları gibi kişinin iradesi dışında gelişen durumlar haklı mazeret olarak değerlendirilebilmektedir.

Bununla birlikte, seyirden yasaklanan kişinin Passolig kartı (e-bilet) bloke edilir ve bu süre zarfında spor müsabakalarına giriş yapması engellenir.

Seyirden Yasaklanma Kararının Kaldırılması Ve İtiraz Yolları

Hakkında seyirden yasaklanma tedbiri uygulanan kişilerin, bu karara karşı başvurabilecekleri hukuki yollar mevcuttur. Tedbirin kaldırılması, niteliğine göre farklılık göstermektedir:

  • Koruma Tedbiri Olarak Uygulanan Yasağın Kaldırılması:

    • Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının, kovuşturma evresinde ise mahkemenin kararı ile tedbir kaldırılabilir.

    • Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik kararı) verilmesi halinde tedbir derhal kalkar.

    • Yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi durumunda da yasaklama kararı kendiliğinden sona erer.

Bu durumlarda, ilgili kararı veren adli merci, durumu derhal kolluk birimine bildirir ve yasaklama kaydı elektronik bilgi bankasından silinir.

  • Güvenlik Tedbiri Olarak Uygulanan Yasağın Sona Ermesi: Mahkumiyet hükmü ile verilen güvenlik tedbiri niteliğindeki yasak, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren bir yıl geçmekle sona erer.

Seyirden yasaklanma kararına karşı, kararı veren merciye göre itiraz edilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen kararlara karşı, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki itiraz usulleri çerçevesinde Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunulabilir. Hazırlanacak bir seyirden yasaklanma itiraz dilekçesi ile kararın hukuka aykırı olduğu ve kaldırılması gerektiği yönündeki deliller ve gerekçeler sunulmalıdır.

Seyirden Yasaklanma Sorgulama

Kişiler, haklarında bir seyirden yasaklanma kararı olup olmadığını e-Devlet Kapısı üzerinden veya en yakın kolluk birimine başvurarak sorgulayabilirler. Özellikle Passolig kartı ile bilet alımında sorun yaşayan kişilerin bu sorgulamayı yapmaları faydalı olacaktır.

Sonuç

Sporda seyirden yasaklanma tedbiri, spor alanlarında güvenliği ve düzeni sağlamak adına önemli bir hukuki araçtır. Ancak bu tedbirin, kişilerin seyahat özgürlüğü gibi temel hak ve hürriyetleri üzerinde kısıtlayıcı bir etkisi olduğu da unutulmamalıdır. Bu nedenle, seyirden yasaklanma kararının kanunda öngörülen şartlar dahilinde ve ölçülülük ilkesine uygun olarak verilmesi esastır. Hakkında haksız yere bu tedbirin uygulandığını düşünen kişilerin, süresi içinde ve usulüne uygun olarak hukuki yollara başvurmaları, hak kaybına uğramamaları açısından büyük önem arz etmektedir. Bu süreçte bir avukattan hukuki destek alınması, sürecin doğru ve etkili bir şekilde yürütülmesi için tavsiye edilmektedir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar