Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası (2025)
Bu yazımızda, Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Türk Ceza Kanunu (TCK), “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” bölümünde, 104. madde ile “Reşit Olmayanla Cinsel İlişki” suçunu özel olarak düzenlemiştir. Bu madde, toplumda sıkça yanlış bilinen bir kanıyı düzelterek önemli bir ayrım yapar: Kanun, 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik her türlü cinsel eylemi, rıza olup olmadığına bakılmaksızın ve şikâyete dahi gerek duymadan en ağır suçlardan olan “cinsel istismar” (TCK 103) kapsamında değerlendirir. TCK 104 ise, daha dar ve özel bir alanı, yani 15 yaşını tamamlamış ancak henüz 18 yaşını doldurmamış çocuklara, onların görünürdeki rızasıyla kurulan cinsel ilişkiyi, belirli şartların varlığı halinde suç olarak tanımlar. Bu maddenin temel mantığı, bu yaş grubundaki çocuğun iradesine kısmi bir tanıma getirmekle birlikte, onu yetişkinlerin olası istismarına karşı “şikâyet hakkı” silahıyla korumaktır.
Yazı İçeriği
TCK Madde 104
(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, TCK’nın 104. maddesinde, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçla kanun koyucunun korumak istediği temel hukuki değer, reşit olmayan kişinin sağlıklı cinsel gelişimi ve cinsel dokunulmazlığıdır. Kanun, bu yaş grubundaki bireylerin, bir cinsel ilişkinin olası fiziksel, ruhsal ve sosyal sonuçlarını tam olarak kavrayabilecek olgunlukta olmadığını varsayar. Bu nedenle, yetişkin bir fail karşısında mağdurun iradesinin kolayca etki altına alınabileceğini veya istismar edilebileceğini göz önünde bulundurarak, bu ilişkiyi potansiyel bir tehlike olarak görür ve hukuki koruma altına alır.
Suçun en temel özelliği, mağdurun rızasının hukuken bir anlam ifade etmemesidir. Mağdurun ilişkiye “istekli” olması, faili cezai sorumluluktan kurtarmaz. Hukuk, bu “istek” beyanını, yaşın getirdiği tecrübesizlik nedeniyle sakatlanmış bir iradenin ürünü olarak kabul eder.
Suçun Unsurları ve Kritik Yaş Sınırları
Bu suçun doğru anlaşılabilmesi için TCK’nın cinsel suçlarda uyguladığı yaş kategorizasyonunu bilmek hayati önemdedir:
- 15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar (0-14 yaş): Bu yaş grubundaki bir çocuğa yönelik her türlü cinsel davranış (cinsel ilişki dahil), rıza olup olmadığına bakılmaksızın ve şikâyete tabi olmaksızın, çok daha ağır cezaları olan “Çocukların Cinsel İstismarı” (TCK 103) suçunu oluşturur. Bu grupla yaşanan bir cinsel ilişki, TCK 104 kapsamında değildir.
- 15 Yaşını Tamamlamış Ancak 18 Yaşını Tamamlamamış Gençler (15-17 yaş): TCK 104’ün uygulama alanı bu yaş grubudur.
TCK 104’ün Maddi Unsurları:
- Fail: Suçun faili, reşit yani 18 yaşını tamamlamış bir kişi olmalıdır. Eğer cinsel ilişki yaşayan her iki taraf da 18 yaşından küçükse, bu madde kapsamında bir suç oluşmaz.
- Mağdur: Suçun mağduru, 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış bir kişidir.
- Hareket: Suçun hareket unsuru, fail ile mağdur arasında **”cinsel ilişkide bulunulması”**dır. Yargıtay’ın tanımına göre “cinsel ilişki”, vajinal, anal veya oral yoldan vücuda cinsel organ veya sair bir cismin sokulmasıyla gerçekleşir. Cinsel ilişki boyutuna varmayan diğer cinsel temaslar (örneğin, elleme, okşama), bu yaş grubuna yönelik olduğunda “cinsel taciz” (TCK 105) veya duruma göre “cinsel istismar” (TCK 103) suçlarını oluşturabilir.
- Şart: Şikâyet: Suçun soruşturulması ve kovuşturulması için en temel şart, mağdurun veya yasal temsilcisinin (velisi/vasisi) şikâyetçi olmasıdır. Eğer 15-17 yaş grubundaki bir genç ile bir yetişkin arasında rızaya dayalı bir cinsel ilişki yaşanmışsa ve bu durum hakkında yasal süresi içinde herhangi bir şikâyet yapılmamışsa, TCK 104 anlamında bir suç oluşmaz ve adli bir işlem yapılmaz.
Önemli Not: Eğer 15-17 yaş grubundaki bir gençle cebir, tehdit veya hile kullanılarak (yani rızası dışında) cinsel ilişkiye girilmişse, bu eylem TCK 104 değil, çok daha ağır bir suç olan “Cinsel Saldırı” (TCK 102) suçunu oluşturur ve bu suçun soruşturulması şikâyete bağlı değildir.
Suçun Cezası ve Nitelikli Haller
- Temel Ceza (TCK 104/1): Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Nitelikli Haller (Cezanın Artırıldığı Durumlar – TCK 104/2): Eğer suç, aşağıda sayılan kişiler tarafından işlenirse, temel ceza yarı oranında artırılır:
- Mağdur üzerinde nüfuzu olan kişiler: Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren veya koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından,
- Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- Yakın akrabalar tarafından: Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişi tarafından işlenmesi.
Bu nitelikli hallerin varlığı, failin mağdur üzerindeki güven veya otorite ilişkisini kötüye kullanması nedeniyle eylemi daha da ağırlaştırmaktadır.
Yargılama Süreci
- Şikâyet: Yukarıda defalarca vurgulandığı gibi, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Mağdurun veya yasal temsilcisinin, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanması zorunludur. Bu süre geçtikten sonra şikâyet hakkı düşer.
- Şikâyetten Vazgeçme: Mağdur, davanın herhangi bir aşamasında (hüküm kesinleşinceye kadar) şikâyetinden vazgeçerse, kamu davası düşer.
- Uzlaşma: Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan olması nedeniyle, şikâyete tabi olmasına rağmen uzlaşma kapsamında değildir.
- Görevli Mahkeme: Bu suça ilişkin davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.
Av. Efehan Mihai ERGİNER


