Özel Hastane Şikayetleri Nereye Yapılır​
· · ·

Özel Hastane Şikayetleri Nereye Yapılır​?

sağlık avukatı malpraktis davası avukatı izmir sağlık avukatı

Şikayet Mekanizmalarına Genel Bakış: İdari Yollar Ve Başvuru Merciileri

Özel hastaneler hakkındaki şikayetler, esas itibarıyla iki ana başlık altında ele alınmalıdır: İdari Şikayet Yolları ve Hukuki/Adli Yollar. İdari şikayetler, genellikle daha hızlı sonuçlanabilen, idari denetim ve yaptırımları hedefleyen bir süreçtir.

Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Birimler Üzerinden Şikayetler

Özel hastaneler, doğrudan Sağlık Bakanlığı‘nın denetimine tabi kuruluşlardır. Bakanlık, hasta haklarının korunması, tıbbi standartlara uyum ve hizmet kalitesinin denetimi hususlarında birincil yetkili mercidir.

İl/İlçe Sağlık Müdürlükleri

Şikayetlerin ulaştırılacağı ilk ve en önemli idari mercilerden biri, hastanenin bulunduğu yerdeki İl Sağlık Müdürlüğü veya İlçe Sağlık Müdürlüğü‘dür. Özellikle hastane yönetimi, hekimler ve diğer sağlık personeli hakkındaki idari kusurlu eylemler, hasta hakları ihlalleri, tıbbi uygulamadaki eksiklikler, hijyen sorunları ve ruhsat/denetim konuları bu mercilere yazılacak dilekçe ile şikayet edilebilir. Müdürlükler, şikayeti incelemekle, lüzum görürse yerinde denetim yapmakla ve idari soruşturma başlatmakla yükümlüdür.

Hasta Hakları Birimleri

Her özel hastane bünyesinde bir Hasta Hakları Birimi bulunması yasal zorunluluktur. Şikayetçi, öncelikle bu birime başvurarak sorunun hastane içinde çözülmesini talep edebilir. Bu iç mekanizmanın sağlıklı işlememesi veya sunulan çözümün tatmin edici olmaması halinde diğer yollara başvurulması elzemdir.

SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) – ALO 184

SABİM, Sağlık Bakanlığı’nın vatandaşlardan gelen şikayet, talep ve görüşleri topladığı merkezi bir sistemdir. 184 numaralı sabit telefon hattının aranması veya internet üzerinden canlı destek hattına bildirimde bulunulması suretiyle başvuru yapılabilir. Bu kanal, özellikle acil durumlar veya genel hizmet aksaklıkları için pratik bir ilk bildirim aracıdır. Başvurular sistem üzerinden ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne yönlendirilerek inceleme süreci başlatılmaktadır.

CİMER (T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi)

CİMER, tüm kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik şikayet, ihbar, talep ve görüşlerin iletildiği merkezi bir platformdur. Özel hastanelerle ilgili şikayetler de CİMER’e yapılabilir. CİMER başvuruları, ilgili kurum olan Sağlık Bakanlığı veya diğer ilgili idari birimlere yönlendirilerek sürecin takip edilmesi sağlanır. Bu mecra, başvurunun kaydının ve sürecin şeffaf bir şekilde takibini sağlaması açısından önemlidir.

Meslek Kuruluşlarına Şikayetler

Tabip Odaları

Hekimlerin mesleki etik ve disiplin kurallarına aykırı eylemleri söz konusu olduğunda, ilgili hekimin kayıtlı bulunduğu Tabip Odası‘na şikayette bulunulabilir. Tabip Odaları, hekimler hakkında disiplin soruşturması yürüterek uyarı, kınama, geçici süreyle meslekten men gibi disiplin cezaları verme yetkisine sahiptir. Ancak, bu yol tazminat talebi veya cezai sorumluluk açısından doğrudan bir çözüm sunmaz; disiplin sorumluluğu ile sınırlıdır.

Hukuki Çözüm Yolları: Tazminat, Tüketici Hukuku Ve Cezai Sorumluluk

İdari şikayetler, idari yaptırımla (para cezası, faaliyet durdurma vb.) sonuçlanırken, mağdurun maddi ve manevi zararlarının tazmini ile hekimin veya hastanenin cezai sorumluluğunun tespiti için hukuki yollara başvurulması gerekir. Bu süreçler, hukuki bilgi ve deneyim gerektirdiğinden, bir sağlık hukuku avukatı ile çalışılması, hak kaybını önlemek adına hayati öneme sahiptir.

Malpraktis (Tıbbi Kötü Uygulama) Nedeniyle Açılacak Davalar

Malpraktis, hekimin mesleğini icra ederken gerekli özen ve titizliği göstermemesi sonucu hastanın zarar görmesi durumudur. Özel hastanelerdeki hekim hataları ve hastane kusurları bu kapsamda değerlendirilir.

Maddi Ve Manevi Tazminat Davaları

Özel hastaneler ile hastalar arasındaki ilişki, tüketici işlemi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, hekim hatası (malpraktis) veya hastane kusuru nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme genel olarak Tüketici Mahkemeleri‘dir.

  • Husumet (Kime Karşı Dava Açılacağı): Özel hastanede meydana gelen tıbbi hatalarda, tazminat davası hem hatalı uygulamayı yapan hekime hem de hastane işleticisi (tüzel kişilik) aleyhine birlikte açılabilir. Hastane, hekimin ifa yardımcısı (hizmet personeli) olarak kabul edildiğinden, hastane işletmecisi de kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zarardan sorumludur.

  • Zamanaşımı Süreleri: Haksız fiile dayalı tazminat davalarında zamanaşımı, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Ancak, hastane ile hasta arasındaki ilişkinin sözleşme veya tüketici işlemi olmasından kaynaklanan durumlarda veya ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü ceza gerektiren fiillerde (uzamış zamanaşımı) bu süreler uzayabilmektedir. Bu sürelerin tespiti, davanın esastan reddedilmemesi için kritik öneme sahiptir.

  • İspat Yükü ve Bilirkişi İncelemesi: Malpraktis davalarında en kritik aşama, kusurun ispatıdır. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu’ndan veya tıp fakültelerinden oluşturulan uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, hekimin uygulamasının tıbbi standartlara uygun olup olmadığını, hastanın zarar görmesi ile hekimin kusurlu eylemi arasında illiyet bağı (neden-sonuç ilişkisi) bulunup bulunmadığını ve zararın komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğunu tespit eden bir rapor düzenletir. Bu rapor, davanın seyrini belirler.

Ceza Davaları: Taksirle Yaralama/Öldürme

Hekimin kusurlu eylemi sonucunda hastanın yaralanması veya ölmesi durumunda, ilgililer hakkında Taksirle Yaralama veya Taksirle Öldürme suçlarından dolayı Cumhuriyet Başsavcılığı‘na suç duyurusunda bulunulabilir.

  • Soruşturma İzni: Özel sağlık kuruluşlarında görevli hekimler hakkındaki ceza soruşturmalarının başlayabilmesi, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun ek 12. maddesi uyarınca kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu‘ndan soruşturma izni alınmasına bağlıdır. Bu kurul, şikayet edilen tıbbi uygulamada hekimin ceza hukuku anlamında kusuru olup olmadığını değerlendirir.

  • Dava Süreci: Savcılık soruşturması neticesinde, şüpheli hekimin kusurlu olduğu tespit edilirse, iddianame düzenlenerek Asliye Ceza Mahkemesi‘nde kamu davası açılır.

Fazla Ücret (Fatura) Şikayetleri ve İade Talepleri

Özel hastanelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yaptıkları sözleşmelere aykırı olarak veya yasal sınırların üzerinde ilave ücret talep etmeleri yaygın bir şikayet konusudur.

  • Tüketici Hakem Heyetleri: Ödenen fazla ücretin yasal sınırların altında (her yıl belirlenen parasal sınırın altında) olması halinde, hastanın ikametgahının bulunduğu yerdeki Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulması en hızlı ve masrafsız yoldur.

  • Tüketici Mahkemeleri: Parasal sınırın üzerindeki ihtilaflar için ise Tüketici Mahkemeleri‘nde fazla ücret iadesi davası açılması gerekmektedir.

  • SGK İtirazı: Hastanın, hastane faturasındaki hizmet kalemlerinin veya tahsil edilen ücretlerin SGK mevzuatına uygun olmadığı kanaatinde olması halinde, hastanenin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü‘ne de itiraz ve şikayette bulunma hakkı mevcuttur. SGK, hastanenin sözleşme hükümlerini ihlal edip etmediğini denetleyebilir.

Arabuluculuk Kurumu

Tüketici Mahkemelerinde görülen bazı davalar (tazminat, alacak) açısından dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk şartı aranmaktadır. Malpraktis ve fazla ücret iadesi gibi konularda, dava açmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulması ve bir çözüm yolu aranması zorunludur. Arabuluculuk süreci, taraflara hızlı ve gizli bir çözüm imkanı sunmaktadır.

Hukuki Süreçte Başvuru İçin Gerekli Belge Ve Deliller

Hak arama sürecinin etkinliği, toplanan delillerin sağlamlığı ile doğrudan ilişkilidir. Şikayet ve dava yollarına başvurulmadan önce titizlikle toplanması gereken evraklar aşağıda sıralanmıştır:

  • Tıbbi Kayıtlar (Hasta Dosyası): Tedavi süreci, tanı, yapılan tüm işlemler (ameliyat raporları, anestezi kayıtları, hemşire gözlem notları vb.) ve sonuçlarına ilişkin tüm detayları içeren hasta dosyası. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hastanın veya yasal temsilcisinin bu kayıtları talep etme hakkı bulunmaktadır. Hastane, bu talebi en geç 15 gün içinde yerine getirmek zorundadır.

  • Fatura, Makbuz Ve Ödeme Belgeleri: Fazla ücret itirazları için tahsil edilen ücretlere ilişkin tüm belgeler.

  • Röntgen, MR, Tomografi Filmleri Ve Görüntüleme Raporları: Teşhis ve tedavi sürecine ışık tutacak tüm tıbbi görüntüleme verileri.

  • Epikriz Raporu (Taburculuk Özeti): Hastanın taburcu edildiği anda düzenlenen, hastanede kaldığı süre boyunca uygulanan tanı ve tedavi yöntemlerini özetleyen resmi belge.

  • Aydınlatılmış Onam Formları: Tıbbi müdahale öncesinde hastanın riskler, alternatifler ve olası sonuçlar hakkında yeterince bilgilendirildiğini ve onam verdiğini gösteren formlar. Onamın eksik veya baskı altında alınması, hukuki sorumluluğu doğurur.

  • Tanık Beyanları: Hastane personeli veya hasta yakınlarının olaylara ilişkin görgü ve bilgilerini içeren yazılı veya sözlü beyanları.

Önemli Kavramlar Ve Hukuki Ayrım Noktaları

Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı

Malpraktis davalarının temel tartışma konularından biri, meydana gelen zararın hekim hatası (malpraktis) mı yoksa komplikasyon mu olduğudur.

  • Komplikasyon: Tıbbi standartlara uygun bir tedavi veya müdahale sırasında dahi, öngörülebilir veya öngörülemeyen risklerin gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz sonuçtur. Hekim, komplikasyonun önlenmesi için gerekli tüm özeni göstermişse ve komplikasyon ortaya çıktıktan sonra gerekli müdahaleyi yapmışsa, kural olarak sorumlu tutulmaz.

  • Malpraktis: Hekimin bilgi, beceri veya tecrübe eksikliği, dikkatsizlik veya özensizlik nedeniyle tıbbi standartların altında bir uygulamada bulunması sonucu hastanın zarar görmesidir.

Bu ayrım, mahkemece atanacak uzman bilirkişilerce yapılan teknik inceleme ile netleştirilir ve davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Özel Hastanenin Kusursuz Sorumluluğu

Özel hastane işletmesi, Türk Borçlar Kanunu’ndaki ifa yardımcısının eylemlerinden sorumluluk ilkesi gereğince, doktorun kusurlu eylemleri nedeniyle hastaya verilen zarardan kusursuz olarak sorumludur. Hekimin kusuru ispat edilmese bile, hastane kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir.

Avukatın Rolü Ve Önemi

Özel hastane şikayet ve dava süreçleri, yukarıda detaylıca izah edildiği üzere, idari, hukuki ve cezai alanları kapsayan, tıbbi terminoloji ve teknik bilgi gerektiren, uzun ve karmaşık süreçlerdir. Bu süreçlerde bir sağlık hukuku avukatı ile çalışılması:

  1. Doğru şikayet merciinin ve hukuki yolun tespit edilmesi,

  2. Zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması ve hak kaybının önlenmesi,

  3. Hasta dosyasının eksiksiz ve yasal prosedürlere uygun şekilde temini,

  4. Dava dilekçesinin teknik ve hukuki açıdan kusursuz hazırlanması,

  5. Bilirkişi raporlarına etkin itiraz ve teknik savunmaların sunulması, açısından elzemdir. Maddi imkanı yeterli olmayan vatandaşlar, bulundukları ilin Barosu Adli Yardım Büroları aracılığıyla ücretsiz hukuki destek talebinde bulunabilirler.

Sonuç

Özel hastaneler hakkındaki şikayetler, idari denetim mekanizmalarından başlayarak, Tüketici Mahkemelerinde tazminat davalarına ve Cumhuriyet Başsavcılıklarında cezai soruşturmalara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Hak arama sürecinin başarılı ve sonuç odaklı olması, şikayet konusunun net bir şekilde belirlenmesine, delillerin eksiksiz toplanmasına ve sürecin profesyonel bir hukuki destek ile yürütülmesine bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, sağlıkta hak ihlali ciddi bir konudur ve hak arayışı, bireyin en temel hukuki sorumluluğudur. Bu sorumluluğun yerine getirilmesinde atılacak her adımın, ilgili mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun bir hassasiyetle atılması, mağduriyetin giderilmesi ve adaletin tecellisi için hayati önem taşımaktadır.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar