Nüfus Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
· ·

Nüfus Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türk Medeni Kanunu’nun 36/1. maddesi uyarınca, kişisel durumlar bu amaçla tutulan resmi sicillerle belirlenir. Bu siciller, doğum, evlenme ve ölüm gibi hayati olayları içeren kütüklerden oluşur. Ancak çeşitli nedenlerle bu kayıtlarda maddi hatalar veya gerçeğe aykırı durumlar bulunabilir. İşte bu noktada, nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun hale getirilmesi amacıyla açılan “Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası” devreye girer. Bu dava, kamu düzeni ile olan yakın ilişkisi ve kendine özgü yargılama usulü ile hukuk sistemimizde önemli bir yer tutar.

usul hukuku adagio hukuk

Nüfus Davalarında Yargılama Usulü, Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Nedir?

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, nüfus kütüğüne işlenmiş olan ve gerçeği yansıtmayan bir kaydın, mahkeme kararı ile fiili duruma uygun hale getirilmesi sürecidir. Bu davalar, kişinin yaşı, adı, soyadı, cinsiyeti veya aile bağları gibi kişisel durumu oluşturan temel niteliklerdeki yanlışlıkları gidermeyi hedefler.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35/1. maddesi bu konuda son derece nettir: “Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez…”. Bu hüküm, nüfus kayıtlarının güvenilirliğinin ve istikrarının korunması amacıyla, keyfi değişikliklerin önüne geçmek için getirilmiştir. Dolayısıyla, bir memurun hatasından veya dayanak belgenin gerçeği yansıtmamasından kaynaklanan yanlışlıklar ancak bir mahkeme kararıyla düzeltilebilir.

Ancak bu kuralın bir istisnası bulunmaktadır. NHK’nın 35. maddesinin devamında ve 38. maddesinde belirtildiği üzere, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan “maddi hatalar” mahkeme kararı gerekmeksizin, nüfus müdürlükleri veya Genel Müdürlük tarafından düzeltilebilir. Maddi hata, dayanak belgesinde doğru olarak yer almasına rağmen nüfus kütüğüne hatalı, eksik veya mükerrer olarak işlenen bilgileri ifade eder. Eğer yanlışlık dayanak belgenin kendisinde ise, bu durum maddi hata kapsamından çıkar ve düzeltme için dava açılması zorunlu hale gelir.

Davanın Hukuki Niteliği ve Özellikleri

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, kendine has özelliklere sahip bir dava türüdür:

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 382/2-a.5 maddesi uyarınca bu davalar çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilir. Nüfus kayıtlarının doğru ve güvenilir olması, devletin ve toplumun temel menfaatleri arasındadır. Bu nedenle, nüfus davaları kamu düzeniyle yakından ilgilidir. Bu durum, yargılama sürecine de doğrudan etki eder. Bu davalar, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir. Kayıttaki yanlışlık ne zaman fark edilirse edilsin, düzeltilmesi her zaman talep edilebilir.

Dava, mevcut bir hukuki durumdaki yanlışlığın tespit edilerek düzeltilmesini amaçladığı için bir tespit davası niteliği taşır. 5490 sayılı NHK’nın 36/1-c maddesine göre, bu tür tespit davaları, ileride açılacak kayıt iptali veya düzeltilmesi davalarına karine teşkil eder.

Yargılama Usulü ve Deliller

Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında, davanın niteliği gereği özel yargılama kuralları uygulanır:

HMK’nın 385/1. maddesi gereğince, çekişmesiz yargı işi olan bu davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu usul, tarafların dilekçeleriyle birlikte tüm delillerini sunmalarını ve delillerin hangi olgulara dayandığını açıkça belirtmelerini gerektirir.

Davanın kamu düzeniyle olan ilgisinin en önemli sonucu, hâkimin “re’sen (kendiliğinden) araştırma ilkesi” ile bağlı olmasıdır. Hâkim, tarafların sunduğu delillerle yetinmek zorunda değildir; davayı aydınlatmak için gerekli gördüğü her türlü araştırmayı kendiliğinden yapabilir. Hâkimin temel görevi, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğru sicili oluşturmaktır.

Nüfus sicillerinin resmi belge niteliği taşımasına ve aksi ispat edilene kadar doğru kabul edilmesine rağmen, bu karinenin aksi her türlü delille ispatlanabilir. Resmi kayıtlar, belgeler ve tanık beyanlarının yanı sıra, özellikle soybağını ilgilendiren durumlarda hâkimin DNA testi gibi bilimsel yöntemlere başvurması yaygın ve hatta zorunludur.

Yetkili Mahkeme

5490 sayılı NHK’nın 36/1-a uyarınca; “Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır.”

Görevli Mahkeme

5490 sayılı NHK’nın 36/1-a uyarınca; “Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır.”

Buna mukabil Görevli mahkemenin tespiti, davanın hukuki nitelendirmesine bağlı olarak değişebilmektedir.

Kural olarak, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ad, soyadı, doğum tarihi gibi, kişinin kayıtlı olduğu aile hanesini değiştirmeyen her türlü düzeltme talebi asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer.

Dava, bir soybağı ihtilafı içeriyorsa görevli mahkeme aile mahkemesi olur. Ayırt edici en önemli kriter, verilecek kararın kişinin kaydını bir haneden başka bir haneye taşıyıp taşımayacağıdır. Örneğin, bir kişinin gerçek annesinin nüfusta kayıtlı olandan farklı bir kadın olduğunun iddia edildiği bir davada, genetik annenin kimliğinin tespiti ve buna bağlı olarak babalık durumunun yeniden belirlenmesi gerekebilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 218/2. maddesi gereğince, bir ceza davasının kovuşturma aşamasında sanık veya mağdurun yaşının tespitiyle ilgili bir sorun ortaya çıkarsa, bu sorunu çözme görevi ceza mahkemesine aittir. Bu durumda, yaş düzeltimi için ayrıca hukuk mahkemesinde dava açılmasına gerek kalmaz.

Adagio blog etiketi Danışmanlık

Nüfus Davalarında Avukatlık Ücreti

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2/2-10 uyarınca nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemli davalar için avukata ödenecek ücretin asgari tutarı 30.000,00 TL‘dir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar