·

Miras Payımı Devredebilir Miyim?

Miras hukuku, murisin vefatı ile birlikte terekesinin akıbetini düzenleyen ve mirasçılar arasındaki hak ve yükümlülükleri belirleyen, derin ve teknik bir hukuk dalıdır. Mirasçılık sıfatını haiz olan kişilerin en sık yönelttiği sorulardan biri de kendilerine intikal eden veya edecek olan miras payları üzerinde ne tür bir tasarruf yetkisine sahip olduklarıdır. Bu bağlamda, “Miras payımı devredebilir miyim?” sorusu, hukuki neticeleri itibarıyla son derece ehemmiyet arz eden bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır.

miras avukatı izmir miras avukatı

Miras Payının Devri Kavramı ve Hukuki Niteliği

Miras payının devri, bir mirasçının, murisin vefatıyla açılan miras sonucunda tereke üzerinde sahip olduğu oransal hakkını, bir başka mirasçıya veya mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye ivazlı (bir bedel karşılığında) ya da ivazsız (karşılıksız) olarak bir sözleşme ile nakletmesidir. Bu devir, mirasın paylaşılmasından önce, mirasçıların tereke üzerinde elbirliği halinde mülkiyet sahibi oldukları aşamada gerçekleştirilir.

Türk Medeni Kanunu (TMK), miras payının devrine imkân tanımış ve bu devrin şartlarını belirli hükümlerle düzenlemiştir. Devir işlemi, özü itibarıyla bir alacağın temliki benzeri sonuçlar doğuran, ancak konusu itibarıyla bir ayni haktan ziyade, terekeden doğan alacak ve borçları da kapsayan bir bütünün devrini içeren karmaşık bir hukuki işlemdir.

Miras Payının Devri Ne Zaman Yapılabilir?

Miras payının devri için temel koşul, mirasın açılmış olmasıdır. Miras, murisin ölümü ile açılır. Dolayısıyla, devir işlemi ancak murisin vefatından sonra fakat mirasın (terekenin) mirasçılar arasında taksim edilmesinden (paylaşılmasından) önce gerçekleştirilebilir. Bu aşamada, tereke üzerindeki mülkiyet hakkı “elbirliği mülkiyeti” niteliğindedir. Bu, mirasçıların belirli bir mal üzerinde somut bir hisseye değil, terekenin tamamı üzerinde soyut ve oransal bir hakka sahip oldukları anlamına gelir. Paylı mülkiyete geçildikten sonra ise artık miras payının devrinden değil, paylı mülkiyet hissesinin devrinden bahsedilir.

Bununla birlikte, kanun koyucu istisnai bir duruma daha olanak tanımıştır. Muris hayattayken de müstakbel bir mirasçı, ileride kendisine intikal etmesi muhtemel olan miras payını devredebilir. Ancak bu “açılmamış miras payının devri” olarak adlandırılan işlemin geçerliliği, TMK m. 678 uyarınca murisin bu sözleşmeye katılmasına veya en azından icazet (onay) vermesine bağlıdır. Murisin katılımı veya onayı olmaksızın yapılan bu tür sözleşmeler hukuken kesin hükümsüzdür.

Miras Payı Kimlere Devredilebilir?

Bir mirasçı, sahip olduğu miras payını diğer mirasçılara veya mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye devretme serbestisine sahiptir. Ancak devrin yapıldığı kişiye göre kanunun aradığı şekil şartları farklılık göstermektedir.

1. Miras Payının Diğer Mirasçılara Devri

Mirasçılardan biri, kendi payını bir veya birden fazla mirasçıya devredebilir. Kardeşler arasında hisse devri de bu kapsamda değerlendirilir. TMK m. 677/1 uyarınca, mirasçılar arasında yapılan miras payı devir sözleşmesinin geçerli olması için adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Tarafların irade beyanlarını ve imzalarını içeren basit bir yazılı sözleşme, bu devrin hukuken geçerli sayılması için kafidir. Bu işlem için notere gitme zorunluluğu bulunmamaktadır.

2. Miras Payının Üçüncü Bir Kişiye Devri

Mirasçı, payını mirasçılık sıfatı bulunmayan herhangi bir üçüncü kişiye de satabilir veya bağışlayabilir. Ancak bu durumda kanunun aradığı şekil şartı ağırlaştırılmıştır. TMK m. 677/2’ye göre, bir mirasçının payını üçüncü bir kişiye devretmesine ilişkin sözleşmenin geçerliliği, noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmasına bağlıdır. Adi yazılı şekilde yapılan bir sözleşme veya noterde sadece imza onayı (tasdiki) şeklinde yapılan bir işlem, üçüncü kişiye devir için yeterli değildir ve sözleşmeyi geçersiz kılar.

Miras Payının Devri Sözleşmesi ve İçeriği

Miras payının devri, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile gerçekleştirilir. Bu sözleşme, devrin koşullarını, tarafların hak ve yükümlülüklerini içerir.

  • İvazlı (Karşılıklı) ve İvazsız (Karşılıksız) Devir: Miras payı bir bedel karşılığında devrediliyorsa “ivazlı devir” (satış), herhangi bir karşılık alınmadan devrediliyorsa “ivazsız devir” (bağış) söz konusudur. Sözleşmede devrin ivazlı olup olmadığı ve eğer ivazlı ise bedelin ne olduğu açıkça belirtilmelidir.

  • Gerekli Belgeler: Devir işlemleri sırasında genellikle tarafların kimlik belgeleri, murise ait ölüm belgesi ve en önemlisi mirasçıların kimler olduğunu ve miras payı oranlarını gösteren mirasçılık belgesi (veraset ilamı) gereklidir.

  • Sözleşme Örneği: Sözleşmelerde genellikle tarafların kimlik bilgileri, murisin bilgileri, devredilen miras payının hangi terekeden kaynaklandığı, devir bedeli ve devrin koşulları gibi temel unsurlar yer alır. Hukuki hak kayıplarını önlemek adına bu tür sözleşmelerin bir avukat tarafından hazırlanması tavsiye edilir.

Miras Payı Devrinin Hukuki Sonuçları

Miras payının devri, hem devreden hem de devralan açısından önemli hukuki sonuçlar doğurur:

  • Devredenin Durumu: Miras payını devreden kişi, mirasçılık sıfatını kaybetmez. Ancak terekenin taksimine (paylaşımına) katılma yetkisini kaybeder. Paylaşma neticesinde devrettiği paya isabet edecek olan malvarlığı değerleri, devralan kişiye verilir. Devreden mirasçı, tereke borçlarından dolayı diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam eder.

  • Devralanın Durumu: Miras payını devralan kişi, mirasçı sıfatını kazanamaz. Sadece devredenin payına düşecek olan tereke değerleri üzerinde bir alacak hakkı elde eder. Bu nedenle, devralan kişi mirasın yönetimine katılamaz, paylaşma davası (izale-i şüyu) açamaz. Sadece paylaşma sonucunda devreden mirasçının payına düşen malvarlığının kendisine teslim edilmesini talep edebilir.

Miras Payının Devri ve Tapu İşlemleri

Terekeye dahil bir taşınmaz (ev, arsa vb.) varsa, miras payının devri sözleşmesi tek başına tapuda tescil için yeterli değildir. Yapılan devir sözleşmesi, bir borçlandırıcı işlemdir. Devralanın tapuda kendi adına tescil talep edebilmesi için öncelikle tüm mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti şeklinde intikal işlemlerinin yapılması ve ardından tüm mirasçıların katılımıyla yapılacak bir miras taksim sözleşmesi veya mahkeme kararı ile paylı mülkiyete geçilmesi gerekir.

Eğer devir mirasçılar arasında yapılmış ve tapuda tescil işlemi yapılmamışsa, devralan mirasçı, yapılan yazılı sözleşmeye dayanarak tapu iptal ve tescil davası açma hakkına sahiptir.

Miras Payının Devri Sözleşmesinin İptali ve Zamanaşımı

Miras payı devir sözleşmesi de diğer sözleşmeler gibi iradeyi sakatlayan hallerde (hata, hile, tehdit) veya muvazaa (danışıklı işlem) iddiasıyla iptal edilebilir. Özellikle muris muvazaası (mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yapılan işlemler) iddiaları bu noktada önem kazanır.

Miras payı devir sözleşmesinden kaynaklanan talepler için genel zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu uyarınca 10 yıldır. Bu süre, genellikle sözleşmenin ifa kabiliyetinin doğduğu, yani mirasın paylaşıma hazır hale geldiği andan itibaren işlemeye başlar.

Sıkça Karşılaşılan Diğer Hukuki Durumlar

  • Miras Taksim Sözleşmesi: Miras payının devri, tüm mirasçıların terekeyi aralarında nasıl paylaşacaklarını kararlaştırdıkları miras taksim (paylaşma) sözleşmesinden farklıdır. Taksim sözleşmesi, terekenin fiilen paylaştırılmasına yönelik olup tüm mirasçıların katılımını gerektirir ve geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.

  • Mirastan Feragat Sözleşmesi: Bu sözleşme, mirasçı ile muris arasında, muris hayattayken yapılan ve mirasçının gelecekteki miras hakkından vazgeçtiğini beyan ettiği resmi şekilde (noterde düzenleme şeklinde) yapılması zorunlu bir sözleşmedir. Miras payının devrinden temel farkı, murisin sağlığında yapılması ve feragat edenin mirasçılık sıfatını kaybetmesidir.

  • Miras Payının Haczi: Bir mirasçının borçları nedeniyle, alacaklıları o mirasçının tereke üzerindeki payına haciz koydurabilirler. Bu durumda miras payı icra yoluyla satılabilir.

Sonuç olarak, “Miras payımı devredebilir miyim?” sorusunun cevabı “evet” olmakla birlikte, bu işlemin hukuki geçerliliği ve istenen sonuçları doğurması, kanunun öngördüğü zamanlama, şekil şartları ve usullere riayet edilmesine bağlıdır. Miras payının devri, karmaşık hukuki sonuçlar doğurabilen, özellikle tapu ve vergi boyutları da olan mühim bir işlemdir. Bu nedenle, sürecin herhangi bir aşamasında hak kaybına uğramamak adına mutlaka bir miras hukuku avukatından hukuki destek alınması elzemdir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar