komşu gürültüsü
· ·

Komşu Gürültüsü: Hukuki Başvuru Yolları

izmir avukat efehan mihai erginer

Komşum gürültü yapıyor nereye şikayet edebilirim?

Modern yaşamın bir getirisi olarak, nüfusun önemli bir bölümü apartmanlar, siteler gibi toplu konut alanlarında yaşamaktadır. Bu durum, bireylerin birbirleriyle yakın fiziki mekanları paylaştığı, yoğun bir komşuluk ilişkisi ağını beraberinde getirmektedir. Bu ilişkilerin sağlıklı bir zeminde yürütülmesi, karşılıklı hak ve menfaatlere saygı gösterilmesini zorunlu kılar. Ancak, toplu yaşam pratiğinde en sık karşılaşılan ve uyuşmazlıklara sebep olan sorunların başında gürültü kirliliği gelmektedir. Süreklilik arz eden ve rahatsız edici seviyelere ulaşan gürültü, bireylerin en temel sığınağı olan konutlarındaki huzurunu ortadan kaldırarak yaşam kalitesini ciddi ölçüde menfi yönde etkileyebilmektedir.

Bu noktada, hukuk düzenimiz, bireylerin konutlarındaki huzur ve sükun içinde yaşama hakkını koruma altına alan çeşitli düzenlemeler içermektedir. Gürültüye neden olan komşuya karşı başvurulabilecek hukuki mekanizmalar, tek bir kanunla sınırlı olmayıp; Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Çevre Kanunu gibi farklı hukuki disiplinler içerisinde düzenlenmiştir.

Gürültünün Hukuki Açıdan Tanımlanması Ve Kapsamı

Hukuki perspektiften “gürültü” kavramı, halk arasında anlaşıldığı şekliyle yalnızca yüksek sesli müzik, inşaat faaliyeti veya endüstriyel sesler ile sınırlı değildir. Yargı kararları ve ilgili mevzuat incelendiğinde, bireylerin huzur ve sükununu bozma potansiyeli taşıyan her türlü sesin, oluştuğu koşullara göre hukuka aykırı gürültü olarak nitelendirilebildiği görülmektedir. Bu kapsamda değerlendirilebilecek bazı örnekler şunlardır:

  • Gece veya genel kabul görmüş dinlenme saatlerinde çalıştırılan çamaşır makinesi, elektrikli süpürge gibi ev aletleri.
  • Sürekli ve kontrolsüz bir şekilde havlayan evcil hayvanların çıkardığı sesler.
  • Yüksek sesle yapılan ve komşu konutlardan duyulan konuşma, tartışma veya kutlama sesleri.
  • Çocukların denetimsiz bir şekilde, sürekli olarak bağırma, ağlama veya eşyalara vurma suretiyle çıkardığı sesler.
  • Komşuları rahatsız edecek şekilde, uygun saatler dışında yapılan tadilat ve onarım işlemleri.

Bir sesin hukuken “gürültü” olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tespitinde üç temel kriter ön plana çıkmaktadır: sesin sürekliliği, meydana geldiği zaman dilimi ve şiddeti. Özellikle toplumda genel kabul görmüş dinlenme saatleri olan akşam ve gece vakitlerinde meydana gelen, rahatsız edici ve sürekli sesler, hukuki açıdan daha ağır bir ihlal olarak değerlendirilmekte ve yaptırımları da bu oranda ağırlaşabilmektedir.

Komşu Gürültüsüne Karşı Başvurulabilecek Temel Kanuni Dayanaklar

Gürültü kaynaklı uyuşmazlıklarda hak arama süreci, birden fazla kanuni düzenleme ile güvence altına alınmıştır. Bu hukuki dayanakların ayrı ayrı incelenmesi, problemin çözümüne yönelik hangi yolun tercih edilmesi gerektiği konusunda yol gösterici olacaktır.

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Kapsamında Haklar Ve Yükümlülükler

Apartman ve site gibi toplu yapılardaki yaşamı düzenleyen ana kanun, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’dur (KMK). Bu kanun, kat maliklerinin hem kendi bağımsız bölümlerini hem de ortak alanları kullanırken uymaları gereken kuralları net bir şekilde ortaya koyar.

  • Genel Yükümlülükler ve Yönetim Planının Rolü (Madde 18): KMK’nın 18. maddesi, komşuluk hukukunun temelini teşkil eder. Maddeye göre, kat malikleri, gerek kendi bağımsız bölümlerini, gerekse eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Gürültü yapmak, “birbirini rahatsız etmeme” yükümlülüğünün en açık ihlallerinden biridir. Bu yükümlülüğe aykırı davranan bir komşuya karşı, rahatsızlık duyan kat maliki öncelikle apartman veya site yönetimine başvurabilir. Yönetim, şikayeti değerlendirerek gürültü yapan komşuyu uyarır ve bu eylemine son vermesini yazılı veya sözlü olarak talep eder.
  • Ağır Yaptırım: Mülkiyetin Devri Talebi (Madde 25): Yönetimin uyarılarının sonuçsuz kalması ve gürültünün “çekilmez hale gelmesi” durumunda, KMK son derece ağır bir yaptırım mekanizması öngörmektedir. Kanunun 25. maddesi, kat maliklerinden birinin, diğer kat maliklerinin haklarını “çekilmez hale gelecek derecede” ihlal etmesi halinde, diğer kat maliklerinin bir araya gelerek o kat malikinin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini mahkemeden isteme hakkı tanır. Bu, gürültünün ne denli ciddi bir hukuki sorun olarak kabul edildiğinin en somut göstergesidir. Bu davanın açılabilmesi için, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla bu yönde bir karar almış olmaları şarttır. Mahkemenin davayı kabulü halinde, gürültüye sebep olan komşunun dairesinin mülkiyeti, mahkemece belirlenen rayiç bedeli kendisine ödenmek suretiyle, davayı açan diğer kat maliklerine arsa payları oranında devredilir. Bu yol, en son çare olarak başvurulması gereken, ancak son derece etkili bir hukuki mekanizmadır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Bakımından Değerlendirme

Komşu gürültüsü, belirli şartların varlığı halinde hukuki bir uyuşmazlık olmaktan çıkarak bir suç teşkil edebilir. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu konuda iki ayrı suç tipini düzenlemiştir.

  • Gürültüye Neden Olma Suçu (TCK Madde 183): Bu madde, “ilgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan” kişinin cezalandırılmasını düzenler. Bu suçun oluşabilmesi için gürültünün, bir başkasının beden veya ruh sağlığını bozma potansiyeli taşıması yeterlidir; sağlığın fiilen bozulmuş olması aranmaz. Örneğin, gece boyunca devam eden yüksek sesli müzik nedeniyle uyuyamayan bir kişinin sağlığının zarar görme potansiyeli bu suçun oluşumu için yeterlidir. Bu suç, şikayete tabi olmayıp, Cumhuriyet Savcılığı tarafından öğrenildiği anda re’sen (kendiliğinden) soruşturulur. Görevli mahkeme ise Sulh Ceza Hakimliği’dir.
  • Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu (TCK Madde 123): Bu suç, daha özel bir kastı ve eylemde ısrarı arar. Maddeye göre, “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla… gürültü yapılması… halinde, mağdurun şikayeti üzerine” fail cezalandırılır. Bu suçun en belirgin unsurları, failin amacının sadece mağdurun huzurunu kaçırmak olması (“sırf… maksadıyla”) ve eylemin tekrarlanarak “ısrarlı” bir hal almasıdır. Tek sefere mahsus bir gürültü bu suçu oluşturmazken, komşusunu taciz etmek amacıyla kasıtlı ve sürekli olarak belirli saatlerde duvarına vuran veya müzik açan bir kişinin eylemi bu suç kapsamında değerlendirilebilir. Bu suçun soruşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.

2872 Sayılı Çevre Kanunu Ve İdari Yaptırımlar

Çevre Kanunu ve bu kanuna istinaden çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği, gürültü kirliliğine karşı idari tedbir ve yaptırımları düzenlemektedir. Bu yönetmelik, konut alanları için günün farklı saat dilimlerine göre uyulması gereken azami gürültü seviyelerini desibel (dB) cinsinden belirlemiştir. Komşusunun çıkardığı gürültünün bu yasal sınırları aştığını düşünen bir vatandaş, belediyeye veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne şikayette bulunabilir. Başvuru üzerine, belediye zabıtası gibi yetkili birimler, teknik cihazlarla gürültü seviyesi ölçümü yaparlar. Yapılan ölçüm sonucunda gürültünün yasal limitlerin üzerinde olduğunun tespit edilmesi halinde, gürültüye neden olan kişiye veya işletmeye idari para cezası kesilir. Bu ceza, gürültünün kaynağına ve tekrarlanma durumuna göre değişebilmektedir.

Gürültü Yapan Komşuya Karşı İzlenmesi Gereken Yol Haritası

Mevcut hukuki çerçeveyi anladıktan sonra, uygulamada izlenmesi gereken adımları bir yol haritası şeklinde sunmak, sürecin daha etkin yönetilmesini sağlayacaktır.

  • 1. Aşama: Sulh ve İletişim Kurma Girişimleri Her türlü hukuki sürece başlamadan önce, en pratik ve insani çözüm yolu komşuyla doğrudan diyalog kurmaktır. Çoğu zaman kişiler, eylemlerinin çevreye verdiği rahatsızlığın boyutunu tam olarak idrak edemeyebilirler. Sakin, yapıcı ve çözüm odaklı bir üslupla durumun izah edilmesi, sorunun büyümeden ve komşuluk ilişkileri zedelenmeden çözülmesini sağlayabilir. Bu aşama, aynı zamanda ileride bir dava açılması durumunda, mahkemeye iyi niyetli bir şekilde çözüm aradığınızı göstermesi bakımından da önem arz eder.
  • 2. Aşama: Resmi Uyarı Süreci: Yönetim ve Noter İhtarnamesi Diyalog çabaları sonuç vermez ve gürültü devam ederse, sürecin resmi bir zemine taşınması gerekir. İlk olarak apartman/site yönetimine yazılı bir dilekçe ile başvurulmalıdır. Eğer yönetim tarafından yapılan uyarılar da sonuçsuz kalırsa, bir sonraki adım noter aracılığıyla bir ihtarname göndermektir. İhtarnamede, gürültünün ne zaman, ne şekilde ve ne sıklıkla yapıldığı detaylıca açıklanmalı, bu durumun yarattığı rahatsızlık belirtilmeli ve gürültüye son verilmediği takdirde tüm yasal yollara başvurulacağı net bir dille ifade edilmelidir. Noter kanalıyla gönderilen bir ihtarname, karşı taraf üzerinde ciddi bir psikolojik etki yaratabileceği gibi, ileride açılacak bir davada sizin uyarınızı yaptığınıza dair en güçlü delillerden birini teşkil edecektir.
  • 3. Aşama: İdari Başvuru Kanalları Resmi uyarıya rağmen gürültü kesilmiyorsa, idari şikayet mekanizmaları kullanılmalıdır:
    • Polis veya Jandarma (112 Acil Çağrı Merkezi): Özellikle gece saatlerinde, ani gelişen ve dayanılmaz boyutlara ulaşan gürültüler (örneğin yüksek sesli bir parti) için 112 aranarak kolluk kuvvetlerinden yardım istenebilir. Gelen ekip, durumu yerinde tespit ederek bir tutanak düzenleyebilir ve Kabahatler Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca derhal idari para cezası uygulayabilir.
    • Belediye Zabıtası: Gürültü şikayetlerinde en yetkin idari kurumlardan biri belediyelerdir. Belediye zabıta ekipleri, Çevre Kanunu çerçevesinde gürültü ölçümü yapma ve yasal sınırların aşılması durumunda idari para cezası uygulama yetkisine sahiptir.
    • Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü: Şikayete konu gürültü, konuttan ziyade bir işyeri, atölye veya sanayi tesisi gibi ticari bir kaynaktan geliyorsa, bu müdürlüğe yapılacak başvuru daha etkili sonuç verebilir.
  • 4. Aşama: Yargısal Süreçlerin Başlatılması Tüm bu idari ve sulh girişimlerine rağmen çözüm üretilemiyorsa, son çare olarak yargı yoluna başvurulur:
    • Cumhuriyet Başsavcılığı’na Şikayet: Gürültünün TCK 183 (Gürültüye Neden Olma) veya TCK 123 (Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma) maddelerindeki suç tanımlarına uyduğu düşünülüyorsa, bir şikayet dilekçesi ile savcılığa başvurularak ceza davası açılması talep edilebilir.
    • Sulh Hukuk Mahkemesi’nde Dava Açma: Kat Mülkiyeti Kanunu’na dayanarak, gürültünün önlenmesi amacıyla “müdahalenin men’i” (tecavüzün önlenmesi) davası açılabilir. Bu davada hakim, davalının gürültü yapmasını yasaklayan bir karar verebilir. Ayrıca, hakimden bilirkişi marifetiyle gürültünün seviyesinin ve rahatsız edici niteliğinin tespitini talep etmek, davanın seyri açısından kritik öneme sahiptir.

Hukuki Süreçlerde İspat Yükümlülüğü Ve Delillerin Toplanması

Hukuk davalarında temel kural, iddia edenin iddiasını ispatla yükümlü olmasıdır. Gürültü şikayetlerinde de davacı veya şikayetçi olan taraf, komşusunun hukuka aykırı ve rahatsız edici boyutta gürültü yaptığını kanıtlamak zorundadır. Bu süreçte kullanılabilecek deliller şunlardır:

  • Tanık Beyanları: Gürültüden etkilenen diğer komşuların tanıklığı, en önemli ve yaygın delillerden biridir.
  • Kolluk Kuvvetleri ve Zabıta Tutanakları: Şikayet üzerine olay yerine gelen polis, jandarma veya zabıta tarafından tutulan resmi tutanaklar, mahkemede güçlü birer delil niteliği taşır.
  • Ses ve Video Kayıtları: Hukuka uygun yollarla elde edilmiş, gürültünün seviyesini ve niteliğini gösteren ses ve video kayıtları delil olarak sunulabilir. Ancak bu kayıtların, komşunun özel hayatının gizliliğini (konut dokunulmazlığını) ihlal etmeyecek şekilde, kendi konutunuzun içinden alınmış olmasına azami özen gösterilmelidir.
  • Noter İhtarnamesi: Gürültü yapan komşuya daha önce gönderilmiş olan ihtarname, uyarının resmi olarak yapıldığını ve karşı tarafın kötü niyetli olduğunu ispatlamaya yarayan önemli bir belgedir.
  • Belediye veya Çevre Müdürlüğü Ölçüm Raporları: İdari başvuru neticesinde yetkili kurumlarca yapılmış olan desibel ölçüm raporları, gürültünün objektif seviyesini gösteren teknik ve bilimsel delillerdir.

komşumu nereye şikayet edebilirim komşu gürültüsü

Gürültü Yapan Komşuya İhtarname Örneği

SAYIN KARŞIYAKA 4. NOTERLİĞİNE

İHTAR EDEN:

VEKİLİ: Av. Efehan Mihai ERGİNER

MUHATAP:

KONU: Fazla gürültü yaparak rahatsızlık verilmesine derhal son verilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu ve komşuluk hukuku kurallarına uyulması talebini içeren ihtarnamedir.

AÇIKLAMALAR

1. Sayın Muhatap, müvekkilim _________, _________ adresinde bulunan taşınmazın kiracısı olup, siz de aynı binada _________ numaralı dairede ikamet etmektesiniz.

2. Bir süredir dairenizden kaynaklanan ve günün farklı saatlerinde süreklilik arz eden aşırı gürültü nedeniyle müvekkilim ve ailesinin huzur ve sükunu ciddi şekilde bozulmaktadır. Bu gürültüler özellikle; * Gecenin geç saatlerinde (22:00’dan sonra) ve sabahın erken saatlerinde yüksek sesle müzik dinlenmesi, televizyon izlenmesi, * Olağan dışı saatlerde matkap, çekiç gibi aletlerle tadilat yapılması, * Sürekli olarak ev içinde eşyaların sürüklenmesi, sert cisimlerin yere atılması gibi darbe sesleri çıkarılması, * Yüksek sesle bağırarak konuşma ve sürekli devam eden gürültülü tartışmalar şeklinde tezahür etmektedir.

3. Müvekkilim, bu rahatsızlığını daha önce tarafınıza birkaç kez sözlü olarak iyi niyetle iletmiş olmasına rağmen, gürültüye neden olan davranışlarınızda herhangi bir değişiklik olmamıştır. Sergilemiş olduğunuz bu tutum, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesinde yer alan “Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.” hükmüne ve Türk Medeni Kanunu’nun komşuluk hukukunu düzenleyen 737. maddesindeki “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.” hükmüne açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

4. Komşuluk hukukuna aykırı olarak yapılan sürekli gürültü, kişilik haklarına bir saldırı niteliğindedir ve hukuka aykırıdır. Bu durumun devamı halinde, müvekkilimin yasal haklarını kullanmaktan çekinmeyeceğini belirtmek isteriz.

5. İşbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 (Üç) GÜN içinde, komşuluk hukukuna aykırı olarak yaptığınız, müvekkilimin ve ailesinin huzurunu bozan her türlü gürültüye derhal ve kalıcı olarak son vermenizi; aksi takdirde, gürültünün tespiti ve men’i için Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açılacağını, ayriyeten idari ve cezai müeyyidelerin uygulanması adına gerekli başvuruların ikame edileceğini, bu davranışlarınız nedeniyle müvekkilimin uğradığı manevi zararın tazmini için tazminat davası açılacağını, yapılacak tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de tarafınıza yükletileceğini müvekkilim adına ihtar ederiz.

İhtar Eden Vekili        

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Sayın Noter; Üç nüshadan ibaret olan işbu ihtarnamenin bir nüshasının muhataba tebliğini, bir nüshasının dairenizde saklanmasını ve tebliğ şerhini havi bir nüshasının da tarafımıza iadesini saygılarımızla talep ederiz.

komşuluk hukuku

Komşunun köpeği sürekli havlıyor nereye şikayet edebilirim?

Kentleşmenin artması ve bireylerin yaşam alanlarının iç içe geçmesi, komşuluk ilişkilerinin önemini ve bu ilişkilerden doğan hukuki uyuşmazlıkların çözümünü daha karmaşık hale getirmiştir. Bu uyuşmazlıklar arasında, evcil hayvanların, özellikle de köpeklerin neden olduğu rahatsızlıklar önemli bir yer tutmaktadır. Bir canlının sorumluluğunu üstlenmek ve onunla bir yaşamı paylaşmak son derece değerli olmakla birlikte, bu durumun komşuluk hukukuna yansımaları, özellikle sürekli ve katlanma sınırını aşan havlama sesleri şeklinde ortaya çıktığında, hukuki bir müdahaleyi zorunlu kılabilmektedir.

Mülkiyet Hakkının Kapsamı ve Sınırları

Hukuk sistemimizde komşuluk ilişkilerini düzenleyen temel mevzuat, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’dur (TMK). Mülkiyet hakkı, TMK’nın 683. maddesinde, malike “hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma” yetkisi veren ayni bir hak olarak tanımlanmıştır. Ancak maddede yer alan “hukuk düzeninin sınırları içinde” ifadesi, bu hakkın mutlak ve sınırsız olmadığının en net göstergesidir. Mülkiyet hakkı, başkalarının hak ve özgürlüklerine, özellikle de komşuların huzur ve sükun içinde yaşama hakkına zarar vermeyecek şekilde kullanılmak zorundadır.

Türk Medeni Kanunu Uyarınca “Taşkınlıktan Kaçınma” Yükümlülüğü

Mülkiyet hakkının en önemli sınırlamalarından biri, TMK’nın 737. maddesinde düzenlenen komşuluk hukukudur. “Komşu Hakkı” başlığını taşıyan bu madde, “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Bu maddedeki “taşkınlık” kavramı, somut bir zarar vermenin ötesinde, komşunun yaşam kalitesini düşüren, huzurunu bozan ve katlanma sınırlarını aşan her türlü olumsuz etkiyi kapsayacak şekilde geniş yorumlanmalıdır. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarında da belirtildiği üzere gürültü, koku, duman gibi maddi olmayan etkiler de “taşkınlık” olarak kabul edilmektedir. Sürekli, zamansız ve rahatsız edici düzeydeki köpek havlamaları, bu tanıma uyan tipik bir taşkınlık örneğidir ve komşuluk hukukunun doğrudan ihlali anlamına gelir. Burada kritik olan nokta, rahatsızlığın sübjektif bir alınganlık düzeyinde olmaması, objektif ölçütlere göre normal bir insanın tahammül sınırlarını aşan bir nitelik taşımasıdır.

Toplu Yaşam Alanlarına Özgü Düzenlemeler

Apartman, site gibi birden çok bağımsız bölümden oluşan yapılarda, TMK’daki genel hükümlerin yanı sıra 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) da uygulama alanı bulur.

Kat Maliklerinin Karşılıklı Yükümlülükleri

KMK’nın “Kat Maliklerinin Borçları” başlıklı 18. maddesi, konuya ilişkin temel normu ortaya koymaktadır. Maddeye göre kat malikleri, “gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.”

Sürekli havlayan bir köpeğin varlığı, bu maddedeki “birbirini rahatsız etmemek” yükümlülüğünün açık bir ihlalidir. Dolayısıyla, rahatsızlık duyan bir kat maliki, sorunun çözümü için bu maddeye dayanarak diğer kat malikinden yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etme hakkına sahiptir.

Yönetim Planı

Her apartman veya sitenin, anayasası niteliğinde olan bir “yönetim planı” bulunmaktadır. Tapuya şerh edilen bu plan, tüm kat maliklerini bağlayıcı hükümler içerir. Yönetim planlarında evcil hayvan beslenmesine ilişkin özel düzenlemeler yer alabilir. Örneğin, hayvanın ortak alanlarda gezdirilme kuralları, belirli saatlerde sessizliğin sağlanması gibi hükümler bulunabilir.

Ancak, yönetim planında “evcil hayvan beslenemez” şeklinde mutlak bir yasak bulunması halinde dahi, bu hükmün uygulanabilirliği tartışmalıdır. Yargıtay, son yıllardaki kararlarında, hayvan haklarını ve bireylerin özel yaşam alanlarındaki tasarruf yetkisini göz önünde bulundurarak, bu tür mutlak yasakların tek başına bir tahliye sebebi olamayacağını belirtmektedir. Yüksek Mahkeme, önemli olanın, yönetim planındaki yasak değil, hayvanın fiili olarak çevresine rahatsızlık verip vermediği olduğunu vurgulamaktadır. Dolayısıyla, yönetim planında evcil hayvana izin verilse bile, eğer köpek sürekli havlayarak rahatsızlık veriyorsa, bu durum KMK madde 18’in ihlali için yeterli bir gerekçedir.

Sorunun Çözümüne Yönelik İzlenmesi Gereken Adımlar

Bu tür bir hukuki problemle karşılaşıldığında, sonuca ulaşmak için aceleci ve fevri davranmak yerine, aşağıda belirtilen kademeli yolun izlenmesi tavsiye edilmektedir.

İdari Başvuru Mekanizmaları

Diyalog yoluyla bir sonuç elde edilememesi durumunda, resmi kanallara başvurarak durumun kayıt altına alınması ve idari yaptırım uygulanmasının talep edilmesi mümkündür.

idare hukuku efehan mihai erginer

Belediye ve İlgili Kamu Kurumlarına Şikâyet

Belediyeler, gürültü kaynaklı şikayetler konusunda yetkili idari birimlerdir. Belediyenin zabıta birimlerine veya büyükşehirlerde “153 Beyaz Masa” gibi hatlar üzerinden şikâyette bulunulabilir. Şikâyet üzerine zabıta ekipleri adrese gelerek durumu yerinde tespit edebilir ve bir tutanak düzenleyebilir. Gürültünün katlanma sınırını aştığı kanaatine varılırsa, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Gürültü” başlıklı 36. maddesi uyarınca ilgili kişiye idari para cezası kesilebilir. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yapılacak başvurular da ilgili belediyeye veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yönlendirilerek sürecin resmi takibi sağlanabilir.

Apartman veya Site Yönetimine Müracaat

Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi bir yapıda yaşıyorsanız, ilk olarak apartman veya site yönetimine hitaben yazılı bir dilekçe ile şikâyetinizi iletmelisiniz. Dilekçenizde, rahatsızlığın ne zaman, ne şekilde ve ne sıklıkla yaşandığını belirterek, KMK’nın 18. maddesi ve yönetim planının ilgili hükümleri uyarınca köpek sahibine gerekli uyarının yapılmasını ve tedbirlerin alınmasını talep edebilirsiniz. Yönetimin bu şikâyeti kayda alması ve komşuya bir ihtarname göndermesi, olası bir dava sürecinde lehinize delil teşkil edecektir.

Hukuk Davası

Tüm idari ve sulh yolları tüketildiği halde sorun devam ediyorsa, son çare olarak yargı yoluna başvurma hakkı mevcuttur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılmalıdır. Açılacak davanın hukuki niteliği, “komşuluk hukukundan kaynaklanan müdahalenin men’i (önlenmesi)” davasıdır.

Dava Sürecinde İspat Yükümlülüğü ve Deliller

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, iddia sahibi iddiasını ispatla yükümlüdür. Dolayısıyla, davayı açan komşunun, havlama seslerinin sürekli, düzenli ve katlanma sınırını aşan bir boyutta olduğunu mahkeme önünde kanıtlaması gerekmektedir. Bu süreçte kullanılabilecek deliller şunlardır:

  • Tanık Beyanları: Özellikle diğer komşuların tanıklığı, rahatsızlığın sadece kişisel bir alınganlık olmadığını, genel bir sorun olduğunu göstermesi açısından son derece önemlidir.
  • Resmi Tutanaklar: Belediyeye yapılan şikâyet üzerine zabıta tarafından tutulan gürültü tespit tutanakları ve kesilen idari para cezaları, güçlü delillerdir.
  • Yazışmalar: Apartman yönetimine sunulan şikâyet dilekçeleri, yönetimin komşuya gönderdiği ihtarname ve diğer yazışmalar.
  • Ses ve Görüntü Kayıtları: Rahatsızlığın boyutunu göstermek amacıyla çekilen video veya ses kayıtları delil olarak sunulabilir.
  • Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Davanın en önemli aşamalarından biridir. Mahkeme, hâkimin bizzat olay yerine gelerek gözlem yapması (keşif) ve ses düzeyi, gürültünün niteliği gibi teknik konularda rapor hazırlaması için bir bilirkişi (genellikle fizik mühendisi veya odyolog) atamasına karar verecektir. Bilirkişi raporu, mahkemenin kararını büyük ölçüde etkileyecektir.

Köpeği Havlayan Komşuya İhtarname Örneği

İHTAR EDEN:

VEKİLİ: Av. Efehan Mihai ERGİNER

MUHATAP:

KONU: Sahibi olduğunuz köpeğin sürekli havlayarak gürültüye ve rahatsızlığa sebep olması nedeniyle bu duruma derhal son verilmesi talebini içeren ihtarnamedir.

AÇIKLAMALAR

Sayın Muhatap,_________’da kain, _________ Apartmanı, _________ numaralı dairede ikamet etmektesiniz. Müvekkilim ise aynı apartmanın _________ numaralı dairesinde ikamet etmektedir.

Bir süredir, dairenizde beslemekte olduğunuz köpeğinizin, günün çeşitli ve belirsiz saatlerinde, özellikle de gece saatlerinde ve apartman sakinlerinin dinlenme zaman dilimlerinde aralıksız ve sürekli bir şekilde havlayarak katlanılamaz boyutta gürültüye neden olduğu müvekkilim ve diğer apartman sakinleri tarafından tespit edilmiştir. Bu durum, müvekkilimin ve ailesinin huzur ve sükununu ağır bir şekilde ihlal etmektedir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesi, “Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklenti ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Sürekli ve rahatsız edici boyuttaki köpek havlaması, bu kanun maddesi ile korunan komşuluk hukukunun ve karşılıklı saygı yükümlülüğünün açık bir ihlalidir.

Ayrıca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Gürültüye Neden Olma” başlıklı 183. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Gürültü” başlıklı 36. maddesi, başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olmayı hukuki ve cezai yaptırıma bağlamıştır.

Müvekkilim, bu rahatsız edici durumu komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözmek adına tarafınıza daha önce sözlü olarak bildirimde bulunmuş olmasına rağmen, gürültü sorununun çözümüne yönelik herhangi bir somut adım atılmamış ve gürültü aynı şekilde devam etmiştir. Yaşanan bu durum, müvekkilimin evinde dinlenme ve huzur içinde yaşama hakkını elinden almaktadır.

Bu nedenlerle, işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 gün gün içerisinde, köpeğinizin sürekli havlayarak çevreye rahatsızlık vermesini önleyecek gerekli tüm tedbirleri almanız, gürültüyü tamamen kesmeniz, aksi takdirde aleyhinize yasal yollara başvurulacağını, bu kapsamda gürültünün tespiti için Sulh Hukuk Mahkemesi’nden delil tespiti istenebileceğini, gürültünün önlenmesi için dava açılacağını ve hakkınızda savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, yapılacak tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin tarafınıza yükletileceğini ihtar ederiz.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, işbu ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 3 (üç) gün içinde, köpeğinizin havlaması suretiyle oluşan gürültüye kalıcı olarak son vermenizi, aksi halde tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı tarafınıza ihtar ederiz.

İhtar Eden Vekili          

Av. Efehan Mihai ERGİNER

SAYIN NOTER,

Üç nüshadan ibaret olan işbu ihtarnamenin bir nüshasının dairenizde saklanmasını, bir nüshasının muhataba tebliğini ve tebliğ şerhini taşıyan bir nüshasının da tarafımıza verilmesini rica ederiz.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar