Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası
·

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası (2025)

Bu yazımızda, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Özgürlük, bir insanın en temel ve devredilemez haklarının başında gelir. Anayasamız tarafından güvence altına alınan bu hak, sadece düşünce ve ifade özgürlüğü gibi soyut kavramlardan ibaret değildir; aynı zamanda en somut haliyle, bir yerden bir yere serbestçe hareket edebilme, istediği yerde kalabilme veya istediği yerden ayrılabilme hürriyetini de kapsar. Bir kişiyi iradesi dışında bir odaya kilitlemek, zorla bir arabaya bindirip götürmek, tehditle bir evde kalmaya mecbur bırakmak veya hareket kabiliyetini elinden alarak onu bir mekâna hapsetmek, bu temel hakka yönelik en ağır saldırılardan biridir.

Eylemin süresinin kısa veya uzun olması, amacının bir şaka, bir anlık öfke veya başka bir suça hazırlık olması fark etmeksizin, bir başkasının hareket etme serbestisini hukuka aykırı olarak kısıtlamak, Türk Ceza Kanunu (TCK) tarafından ciddi bir suç olarak tanımlanmıştır. TCK’nın 109. maddesinde düzenlenen “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçu, bireyin kendi bedeni ve hareketleri üzerindeki iradesini koruma altına alır. Kanun, bu suçun işleniş biçimine, mağdurun kimliğine ve failin amacına göre çok ağır yaptırımlar öngörerek, kişi hürriyetinin ne denli dokunulmaz bir değer olduğunun altını çizer.

ceza avukatı efehan mihai erginer

TCK Madde 109

(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun;

a) Silahla,

b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Üstsoy, altsoy veya eşeya da boşandığı eşekarşı,

f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, TCK’nın “Kişilere Karşı Suçlar” ana başlığı altındaki “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer almaktadır. Suçun bu konumu, kanun koyucunun korumak istediği temel hukuki değerin doğrudan doğruya “kişi hürriyeti ve güvenliği” olduğunu gösterir. Burada korunan, bireyin Anayasa md. 19’da güvence altına alınan ve kendi iradesi doğrultusunda hareket etme, yer değiştirme ve dilediği yerde bulunma özgürlüğüdür. Bu suç, bireyin bu özgürlüğüne yönelik her türlü hukuka aykırı müdahaleyi engellemeyi amaçlar.

Suçun Unsurları

Bir fiilin TCK md. 109 kapsamında bu suçu oluşturabilmesi için aşağıdaki unsurların gerçekleşmesi gerekir.

Suçun Maddi Unsurları
  • Fail ve Mağdur: Bu suçun faili veya mağduru herhangi bir kimse olabilir.
  • Hareket: Suçun hareket unsuru, bir kimseyi **”bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak”**tır. Bu fiilin nasıl gerçekleştirildiğinin bir önemi yoktur. Suç, çok çeşitli şekillerde işlenebilir:
    • Fiziksel Engelleme: Mağduru bir odaya veya eve kilitlemek, ellerini veya ayaklarını bağlamak, bir araca bindirip götürmek.
    • Tehdit Kullanma: “Bu evden çıkarsan sana veya ailene zarar veririm” diyerek mağdurun gitmesini engellemek.
    • Hile Kullanma: “İçeride sana bir sürprizim var” diyerek bir yere sokup kapıyı kilitlemek.
    • Dolaylı Yollarla Engelleme: Çölde veya ıssız bir yerde birini arabadan indirip terk etmek, tekerlekli sandalyedeki bir engellinin sandalyesini almak gibi eylemler de kişinin hareket özgürlüğünü kısıtladığı için bu suçu oluşturur.
  • Sürenin Önemi: Suçun oluşması için özgürlükten yoksun bırakmanın belirli bir süre devam etmesi gerekmez. Çok kısa süreli bir alıkoyma dahi (örneğin 5-10 dakika) bu suçun oluşması için yeterlidir. Ancak sürenin uzunluğu, temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
  • Rıza: Eğer mağdur, hareket özgürlüğünün kısıtlanmasına geçerli bir rıza göstermişse suç oluşmaz. Ancak, hileyle, tehditle veya cebirle elde edilmiş bir rıza geçersizdir.
Suçun Manevi Unsuru (Kast)

Bu suç, ancak kasten işlenebilir. Failin, mağdurun hareket etme özgürlüğünü hukuka aykırı bir şekilde kısıtladığını bilmesi ve bunu istemesi gerekir. Failin amacı (mağduru bir tehlikeden korumak, şaka yapmak, korkutmak vb.) suçun oluşmasını engellemez, ancak cezanın belirlenmesinde hakim tarafından değerlendirilebilir.

Suçun Cezası ve Nitelikli (Ağırlaştırılmış) Haller

Kanun, bu suçun temel hali için öngördüğü cezayı, işleniş biçimine ve amacına göre katlayarak artırmaktadır.

  • Temel Ceza (TCK md. 109/1): Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Nitelikli Haller (Cezanın Ağırlaştırılması):
    • Cebir, Tehdit veya Hile Kullanılması (TCK md. 109/2): Eğer fiil, kişiye karşı güç kullanarak, onu tehdit ederek veya kandırılarak işlenirse, temel ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis olur. Uygulamadaki vakaların neredeyse tamamı bu unsurları içerdiğinden, suçun başlangıç cezası genellikle budur.
    • Cezanın Bir Kat Artırılacağı Haller (TCK md. 109/3): Yukarıdaki ceza, suçun; a) Silahla, b) Birden fazla kişi tarafından birlikte, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı, f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, işlenmesi halinde bir kat daha artırılır.
    • En Ağır Hal: Cinsel Amaç (TCK md. 109/5): Eğer bu suç, mağdura karşı cinsel saldırıda bulunmak amacıyla işlenirse, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında daha artırılır. Bu, suçun en ağır halidir ve cezası çok yüksek seviyelere çıkabilmektedir.

Yargılama Süreci ve Özel Haller

  • Şikâyet ve Uzlaşma: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kamu güvenliğini ve temel insan haklarını ihlal ettiği için şikâyete tabi değildir ve uzlaşma kapsamında değildir. Savcılık suçu öğrendiği an re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatır.
  • Görevli Mahkeme: Suçun temel hali Asliye Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girer. Ancak, TCK 109/3’te sayılan nitelikli hallerin birçoğu ve özellikle cinsel amaçla işlenmesi hali, ceza miktarının yüksekliği nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanır.
  • Etkin Pişmanlık (TCK md. 110): Bu suç tipine özgü en önemli düzenlemelerden biridir. Faile, hatasından dönmesi için bir fırsat tanır. Buna göre, suçun tamamlanmasından sonra, mağdura önemli bir zarar gelmeden ve henüz resmi makamlar (polis, savcılık) olaya müdahale etmeden önce, fail mağduru kendiliğinden serbest bırakırsa, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir. Bu hüküm, faili, mağduru sağ salim bırakmaya teşvik etmeyi amaçlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimle tartışırken sinirlenip kapıyı üzerine kilitledim ve 15 dakika sonra açtım. Bu kısa süre için bile suç oluşur mu? Evet, suç oluşur. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşması için belirli bir asgari süre şartı yoktur. Hukuka aykırı olarak bir başkasının hareket özgürlüğünü çok kısa bir süreliğine dahi kısıtlamak, bu suçun temel halini oluşturur. Ayrıca bu eylemi eşinize karşı işlediğiniz için, TCK 109/3-e bendi uyarınca suçun nitelikli halinden yargılanırsınız.

İşyerinde istifa etmek isteyen bir personelimi, zimmetindeki malzemeleri teslim edene kadar odadan çıkmasına izin vermedim. Suç mu işledim? Evet, bu eylem kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir. Bir alacağı tahsil etmek veya zimmetli bir malı geri almak gibi hukuka uygun bir amacınız olsa dahi, bu amacı gerçekleştirmek için bir başkasının hareket özgürlüğünü kısıtlama hakkınız yoktur. Bu tür bir durumda yapılması gereken, yasal yollara (ihtar çekmek, dava açmak vb.) başvurmaktır.

Bir hasmımızı korkutmak amacıyla birkaç arkadaş birleşip arabayla kaçırdık ve bir depoda tuttuk. Hangi suçlardan yargılanırız? Bu durumda, birden fazla nitelikli hal bir aradadır. Fiil, “birden fazla kişi tarafından birlikte” (TCK 109/3-b) ve muhtemelen “cebir ve tehdit” (TCK 109/2) kullanılarak işlendiği için ağırlaştırılmış ceza alırsınız. Eğer bu süreçte silah kullandıysanız (TCK 109/3-a) veya amacınız başka bir suç işlemekse (örneğin zorla senet imzalatmak – yağma suçu), cezanız daha da artacaktır.

Kaçırdığımız kişiyi, ailesi polise haber vermeden önce korkup serbest bıraktık. Cezamızda indirim olur mu? Evet, TCK 110’da düzenlenen “etkin pişmanlık” hükmünden yararlanabilirsiniz. Henüz adli makamlar soruşturmaya başlamadan önce, mağdura bir zarar gelmeden onu kendi iradenizle güvenli bir şekilde serbest bırakmanız halinde, hakkınızda hükmedilecek cezada üçte ikiye varan oranda bir indirim yapılması mümkündür.

Birini cinsel amaçla alıkoyduk ancak herhangi bir cinsel eylemde bulunmadık. Yine de cinsel amaçla işlenen ağır halden mi ceza alırız? Evet. TCK 109/5’teki ağırlaştırıcı nedenin uygulanması için cinsel saldırı veya istismar suçunun tamamlanmış olması şart değildir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin, bu amaçla (niyetle) işlenmiş olması, cezanın ağırlaştırılması için yeterlidir. Sizin niyetinizin cinsel saldırı olduğu delillerle (mesajlar, tanık beyanları vb.) kanıtlandığı takdirde, eylem teşebbüs aşamasında kalsa bile bu nitelikli halden ceza alırsınız.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar