Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu ve Cezası (2025)
Bu yazımızda, Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Bireyin temel hak ve özgürlükleri, sadece fiziksel bütünlüğünün veya malvarlığının korunmasından ibaret değildir. Modern hukuk, aynı zamanda kişinin manevi varlığını, iç huzurunu, sükunetini ve istenmeyen müdahalelerden arınmış bir özel yaşam sürme hakkını da güvence altına alır. Günümüzün iletişim olanaklarıyla dolu, sürekli ulaşılabilir olduğumuz dünyasında, bu “rahatsız edilmeme hakkı”, bireyin ruhsal sağlığı ve kişisel özerkliği için hayati bir önem taşımaktadır. Sürekli ve istenmeyen telefon çağrıları, bitmek bilmeyen gürültü veya ısrarlı takip eylemleri, bir insanın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren ve psikolojik olarak yıpratan davranışlardır.
Kanun koyucu, kişilerin bu manevi ve ruhsal sığınaklarını korumak amacıyla, fiziksel bir saldırı veya açık bir tehdit içermese dahi, bireyin huzur ve sükunetini hedef alan tacizkar eylemleri cezasız bırakmamıştır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma” suçu, tam olarak bu amaca hizmet etmektedir. Bu suç, bireyin “kendiyle baş başa kalma” ve dış dünyadan gelen tacizkar müdahalelerden korunma hakkını yasal bir zırh altına alır.
Yazı İçeriği
TCK Madde 123
(1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu ve Cezası
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” başlıklı yedinci bölümünde yer almaktadır. Suçun bu başlık altında düzenlenmesi, korunan hukuki değerin basit bir rahatsızlığın ötesinde, bireyin özgür iradesiyle hareket etme ve ruhsal dinginlik içinde yaşama özgürlüğü olduğunu göstermektedir. Kanun, bireyin psikolojik bütünlüğünü, iç huzurunu ve istenmeyen etkileşimlerden arınmış bir yaşam sürme hakkını korumaktadır. Bu suçla, kişilerin özel yaşam alanlarına yapılan manevi ve psikolojik saldırıların önüne geçilmesi hedeflenir.
Suçun Unsurları
Bir eylemin TCK md. 123 kapsamında bu suçu oluşturabilmesi için kanunda çok net ve özel olarak çizilmiş şartları taşıması gerekmektedir.
Suçun Maddi Unsurları (Hareket)
- Fail ve Mağdur: Suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Mağdur ise, huzur ve sükuneti bozulan, belirli ve gerçek bir kişidir. Bu suç, belirsiz bir topluluğa veya kamuya karşı işlenemez; doğrudan bir bireyi hedef almalıdır.
- Hareket: Kanun, suçu oluşturan eylemleri ve bu eylemlerin işleniş biçimini sınırlı olarak saymıştır:
- “Israrla” İşlenmesi: Suçun en temel şartlarından biri “ısrar” unsurudur. Eylemin bir kerelik olması bu suçu oluşturmaz. Davranışın, mağdurun psikolojisi üzerinde bir bıkkınlık ve rahatsızlık yaratacak şekilde süreklilik arz etmesi, tekrarlanması gerekir. Bir kez telefon etmek veya bir kez kapı zilini çalmak yeterli değilken, aynı gün içinde defalarca aramak veya her gece aynı saatte gürültü yapmak “ısrar” unsurunu oluşturur.
- Seçimlik Hareketler: Israrlı eylem şu üç şekilde işlenebilir:
- Telefon Edilmesi: Bir kimseye sürekli telefon açmak, cevapsız çağrılar bırakmak (“çaldırıp kapatmak”), sürekli olarak kısa mesaj (SMS), WhatsApp veya diğer sosyal medya uygulamaları üzerinden mesajlar göndermek bu kapsama girer. Konuşmanın içeriğinin tehdit veya hakaret içermesi şart değildir; sırf rahatsızlık vermek amacıyla yapılan ısrarlı aramanın kendisi suçu oluşturur.
- Gürültü Yapılması: Mağduru hedef alacak şekilde, onun duyacağı ve rahatsız olacağı biçimde sürekli olarak gürültü çıkarmak. Örneğin, her gece komşusunun duvarına vurmak, kapı zilini defalarca çalmak, arabasının kornasını evinin önünde sürekli çalmak gibi eylemler.
- Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışta Bulunulması: Bu, kanunun diğer hareketlere uymayan ancak aynı amaca hizmet eden eylemleri de kapsamasını sağlayan genel bir ifadedir. Birini ısrarla takip etmek, sürekli olarak evinin veya iş yerinin önünden geçmek, istenmeyen hediyeler veya mektuplar göndermek gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Suçun Manevi Unsuru: “Sırf Huzur ve Sükununu Bozmak Maksadı”
Bu suçun manevi unsuru, kanun metninde geçen “sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla” ifadesiyle tanımlanan özel kasttır. Bu, suçun oluşabilmesi için failin tek ve yegane amacının, mağduru rahatsız etmek, onun iç huzurunu kaçırmak olması gerektiği anlamına gelir.
Bu unsur, suçun ispatını zorlaştıran en önemli noktadır. Eğer failin eylemi yaparken başka bir meşru veya gayrimeşru amacı varsa, bu suç oluşmaz. Örneğin:
- Bir borçluyu alacağını tahsil etmek amacıyla ısrarla arayan bir alacaklının amacı, huzur bozmak değil, parasını almaktır. Bu nedenle eylem genellikle TCK 123’ü oluşturmaz.
- Ayrı yaşadığı çocuğunu görmek isteyen bir ebeveynin, eski eşini ısrarla araması durumunda amaç, huzur bozmaktan ziyade çocuğunu görme isteğidir.
Ancak, aramanın şekli, zamanı ve içeriği hakkın kötüye kullanılması boyutuna ulaşırsa (örneğin gece yarısı küfürlü aramalar), eylem bu suç kapsamına girebilir.
Suçun Cezası ve Yargılama Süreci
- Ceza: Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işleyen faile, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kanunda hapis cezası öngörülmüş olsa da, süresinin kısa olması nedeniyle bu ceza genellikle adli para cezasına çevrilir veya sanığın sicili temiz ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir.
- Şikâyet: Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmazsa, bu hakkını kaybeder. Soruşturma veya dava aşamasında şikayetini geri çekmesi halinde ise dosya kapanır.
- Uzlaşma: Bu suç, taraflar arasında uzlaşmaya tabidir. Yani, savcılık tarafından dava açılmadan önce dosya, bir uzlaştırmacıya gönderilir. Fail ve mağdurun bir araya gelerek (örneğin failin özür dilemesi, bir miktar manevi tazminat ödemesi gibi) anlaşması durumunda, ceza davası açılmadan dosya kapanır.
- Görevli Mahkeme: Bu suçla ilgili davalara Asliye Ceza Mahkemeleri bakar.
Bu Suçun Israrlı Takip (Stalking) Suçundan Farkı
TCK’ya 2022 yılında eklenen 123/A maddesindeki “Israrlı Takip” suçu, bu suçla karıştırılmamalıdır.
- Israrlı Takip (Stalking – TCK 123/A): Çok daha ağır bir suçtur. Failin ısrarlı eylemlerinin, mağdur üzerinde “ciddi bir güvensizlik duygusu” veya “kendisinin ya da yakınlarının can veya mal güvenliğinden endişe duymasına” neden olması gerekir. Cezası 6 aydan 2 yıla kadardır.
- Huzur ve Sükunu Bozma (TCK 123): Daha hafif bir taciz eylemidir. Mağdurda korku veya ciddi bir endişe yaratması şart değildir; sadece rahatsızlık ve bıkkınlık yaratması yeterlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eski sevgilim beni sürekli arıyor, barışmak istediğini söylüyor. Amacı beni rahatsız etmek değil, barışmak. Yine de suç oluşur mu? Bu durum, “sırf huzur ve sükununu bozmak maksadı” unsurunun değerlendirileceği gri bir alandır. Eğer aramalar makul bir seviyedeyse suç oluşmayabilir. Ancak, sizin istemediğinizi net bir şekilde belirtmenize rağmen aramalar gece gündüz demeden devam ediyor, yüzlerce mesaja dönüşüyorsa, artık amacın barışma isteğini aştığı ve tacize dönüştüğü kabul edilerek suçun oluştuğuna karar verilebilir.
Komşumun köpeği sürekli havlıyor ve bu beni çok rahatsız ediyor. Komşumu şikayet edebilir miyim? Komşunuzun köpeğin havlamasına kasten ve sırf sizi rahatsız etmek amacıyla neden olduğu ispatlanmadıkça, bu durum genellikle TCK 123’teki suçu oluşturmaz. Bu tür bir rahatsızlık, daha çok Kabahatler Kanunu’ndaki “gürültü yapma” kabahati veya komşuluk hukukuna ilişkin bir hukuki uyuşmazlık olarak değerlendirilir.
Birine bir kez telefon edip küfretsem bu suçu işlemiş olur muyum? Hayır. Bu eylemde “ısrar” unsuru yoktur. Ancak bu davranışınız, şartları varsa “hakaret” (TCK md. 125) suçunu oluşturabilir.
Şikayetçi olmak için ne yapmalıyım? Süre sınırı var mı? En yakın polis karakoluna veya doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe ile başvurarak şikayetçi olabilirsiniz. Şikayet hakkınızı, rahatsız edici eylemi ve failini öğrendiğiniz andan itibaren 6 ay içinde kullanmanız gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü bir süredir.
Bu suçun cezası hapse çevrilir mi? Suçun kanundaki karşılığı hapis cezasıdır. Ancak uygulamada, verilen cezanın kısa süreli olması nedeniyle, failin geçmişi de göz önünde bulundurularak genellikle adli para cezasına çevrilir veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilir.
Davadan önce uzlaştırmacı aradı, ne yapmalıyım? Bu yasal bir prosedürdür. Uzlaştırmacı, siz ve karşı tarafla görüşerek bir orta yol bulmaya çalışır. Eğer karşı tarafın özür dilemesi, size bir daha ulaşmayacağına dair güvence vermesi veya belirleyeceğiniz bir manevi tazminatı ödemesi gibi bir konuda anlaşırsanız, dosya mahkemeye gitmeden kapanır. Anlaşmak zorunda değilsiniz; anlaşmamanız halinde dava süreci devam eder.
Av. Efehan Mihai ERGİNER


