·

Kıdem Tazminatı En Geç Kaç Gün İçinde Ödenir?

İş hukukunun en temel ve güvenceli müesseselerinden biri olan kıdem tazminatı, işçinin işyerine olan sadakatinin ve emeğinin bir karşılığı olarak, kanunda belirtilen asgari çalışma süresini doldurması ve yine kanunda sayılı belirli nedenlerle iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda işveren tarafından ödenmesi gereken bir tazminat türüdür. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri ise, hak kazanılan bu tazminatın ne zaman ödeneceği hususudur.

iş avukatı işçi avukatı

Kıdem Tazminatının Ödenme Zamanı Nedir?

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun halen yürürlükte olan 14. maddesi, kıdem tazminatının hukuki temelini oluşturmaktadır. Ancak, ilgili kanun metninde kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshinden itibaren “kaç gün içinde” ödeneceğine dair net bir gün sayısı belirtilmemiştir. Kanun koyucu, bu konuda kesin bir süre öngörmek yerine, ödemenin ne zaman yapılması gerektiği hususunu “muacceliyet” kavramı üzerinden düzenlemiştir.

Hukuki bir terim olan muacceliyet, bir borcun alacaklı tarafından talep edilebilir hale geldiği anı ifade eder. Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin kanunda belirtilen nedenlerle sona erdiği anda muaccel hale gelir. Bu durumun doğal sonucu, kıdem tazminatının iş akdinin feshedildiği tarihte “derhal” ve “peşin” olarak ödenmesi gerektiğidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. İşçinin bu hakkından feragat etmesi veya ödemenin daha sonraki bir tarihte yapılmasına rıza göstermesi, kural olarak bu durumu değiştirmez.

Uygulamada, işverenlerin bordro ve muhasebe işlemleri gibi gerekçelerle birkaç günlük gecikmeler yaşanabilmektedir. Ancak bu durum, yasal olarak ödemenin derhal yapılması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Makul ve iyi niyetli bir gecikme kabul edilebilir olsa da, bu sürenin uzaması işçi lehine ciddi haklar doğuracaktır.

Kıdem Tazminatı Ödemesi Gecikirse Ne Olur? Faiz İşlemi

İşverenin, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte kıdem tazminatını ödememesi halinde, temerrüde düşmüş sayılır. Bu durumda, ödemenin geciktiği her gün için faiz işler. Kıdem tazminatına uygulanacak faiz, yasal faiz veya ticari faiz oranlarından farklı ve işçi lehine olan özel bir faiz türüdür.

Kanuna göre, zamanında ödenmeyen kıdem tazminatı için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu faiz, iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar. Faiz hesaplaması yapılırken, her yıl için o yılın başında geçerli olan en yüksek mevduat faiz oranı dikkate alınır. Bu, işçinin enflasyon karşısında alacağının değer kaybetmesini önlemeye yönelik önemli bir güvencedir.

Kıdem Tazminatı Taksitle Ödenebilir Mi?

Kıdem tazminatının kural olarak tek seferde ve peşin ödenmesi esastır. Ancak, işçi ve işverenin karşılıklı olarak anlaşması halinde, kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesi mümkündür. Bu anlaşmanın geçerli olabilmesi için işçinin özgür iradesiyle bu durumu kabul etmiş olması ve bu anlaşmanın yazılı yapılması ispat açısından büyük önem taşır.

Taraflar arasında taksitlendirme anlaşması yapılmış olsa dahi, işveren taksitlerden herhangi birini zamanında ödemediği takdirde, borcun tamamı muaccel hale gelir ve işçi, alacağın tamamı için fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi talep etme hakkına sahip olur. Yapılmış olan kısmi ödemeler ise Borçlar Kanunu hükümleri gereğince öncelikle faiz borcundan mahsup edilir.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları Nelerdir?

Bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekmektedir:

  • En Az Bir Yıl Çalışma: İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir tam yıl çalışmış olması zorunludur.

  • İş Kanununa Tabi Olma: İşçinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışıyor olması gerekmektedir.

  • Haklı Bir Nedenle Fesih: İş sözleşmesinin kanunda belirtilen ve kıdem tazminatına hak kazandıran nedenlerden biriyle sona ermesi gerekir. Bu nedenler başlıca şunlardır:

    • İşveren tarafından haklı bir neden olmaksızın işten çıkarılma.

    • İşçi tarafından sağlık sebepleri, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları gibi haklı nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmesi.

    • Erkek işçinin askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılması.

    • Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde işten ayrılması.

    • Emeklilik, malullük veya toptan ödeme almak amacıyla işten ayrılma.

    • İşçinin vefatı.

Kıdem Tazminatında Zamanaşımı Süresi

Kıdem tazminatı alacağı, belirli bir süre içerisinde talep edilmediği takdirde zaman aşımına uğrar. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan değişiklikle, kıdem tazminatında zaman aşımı süresi, iş sözleşmesinin feshinden itibaren beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre hak düşürücü bir süredir. İşçi, beş yıllık süre içerisinde alacağını talep etmez veya yasal yollara başvurmazsa, bu hakkını kaybeder.

Zaman aşımı süresi, dava açılması veya arabuluculuğa başvurulması gibi hukuki işlemlerle kesilir. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde, zaman aşımı süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Kıdem Tazminatı Ödenmezse Yapılması Gerekenler

Kıdem tazminatı, işvereni tarafından yasal süresi içinde ödenmeyen işçinin başvurabileceği hukuki yollar mevcuttur. İşçi, öncelikle işverene bir ihtarname göndererek alacağını talep edebilir. İhtara rağmen ödeme yapılmaması durumunda ise, dava açmadan önce arabuluculuk müessesine başvurulması zorunludur. Arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamaması halinde, iş mahkemesinde alacak davası açılabilir.

Bu süreçte, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti gibi diğer işçilik alacakları da talep edilebilir. Hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin bir avukat aracılığıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar