Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu ve Cezası (2025)
Bu yazımızda, Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Bir kişi, diğerinin hayatına son verme kastıyla öldürücü bir eyleme girişmiş, ancak elinde olmayan nedenlerle amacına ulaşamamıştır. Peki, ölüm neticesi gerçekleşmediği için, öldürmeye niyetlenen ve bu yolda harekete geçen fail cezasız mı kalmalıdır? Hukuk, bu tehlikeli iradeyi ve eylemi görmezden gelebilir mi?
Yazı İçeriği
TCK Madde 35
(1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu ve Cezası
Kasten öldürmeye teşebbüs, “Hayata Karşı Suçlar” bölümünde yer alan kasten öldürme suçunun (TCK 81, 82) tamamlanamamış bir şeklidir. Suçla korunan hukuki değer, yine ve en üst düzeyde yaşam hakkıdır. Kanun, bu hakkın fiilen ortadan kaldırılmasını beklemeden, ona yönelen ciddi ve tehlikeli her türlü saldırıyı cezalandırmayı hedefler.
Bir eylemin “teşebbüs” sayılabilmesi için TCK’nın 35. maddesinde belirtilen üç temel şartın bir arada bulunması gerekir:
- Suçu İşleme Kastının Varlığı: Failin, mağduru öldürmeye yönelik açık, net ve şüpheye yer bırakmayan bir kastı olmalıdır. Dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu birini yaralamak bu kapsama girmez. Kastın varlığı, mahkeme tarafından olayın tüm delilleri (kullanılan alet, yaranın yeri, failin sözleri vb.) göz önüne alınarak tespit edilir.
- Elverişli Hareketlerle İcraya Başlama: Bu, teşebbüsün en kritik unsurudur. Fail, suçu işlemek için sadece düşünce veya hazırlık aşamasında kalmamalı, suçun “icra hareketlerine” yani doğrudan doğruya işlenmesine yönelik eylemlere başlamalıdır.
- Hazırlık Hareketleri: Suçu işlemeye karar verdikten sonra yapılan planlama, pusu kurulacak yeri gözetleme, suç aleti olan bıçağı veya silahı satın alma gibi eylemlerdir. Bu aşama, kural olarak cezalandırılmaz.
- İcra Hareketleri: Suçun işlenmesinde kullanılan ve doğrudan sonuca yönelik olan hareketlerdir. Örneğin, satın alınan o silahı mağdura doğrultup tetiğe basmak, bıçağı mağdura saplamak, zehri yemeğine katmak birer icra hareketidir. Teşebbüs bu aşamanın başlamasıyla mümkün olur.
- Kullanılan aracın ve hareketin, ölümü meydana getirmeye “elverişli” olması gerekir. Oyuncak bir tabanca ile birini öldürmeye çalışmak, elverişli bir hareket sayılmaz.
- Elde Olmayan Nedenlerle Suçun Tamamlanamaması: Fail, icra hareketlerine başlamasına rağmen, ölüm neticesi kendi kontrolü dışındaki bir sebepten dolayı gerçekleşmemelidir. Örneğin;
- Silahın tutukluk yapması,
- Mağdurun kurşundan kaçması veya kendini başarılı bir şekilde savunması,
- Üçüncü bir kişinin araya girmesi,
- Yaralanan mağdurun acil tıbbi müdahale ile kurtarılması.
Eğer fail, kendi isteğiyle eyleminden vazgeçerse, bu durum teşebbüs değil, bir sonraki bölümde anlatılacak olan “gönüllü vazgeçme” olur.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezası
Teşebbüs halinde işlenen suçlarda ceza, suçun tamamlanmış haline göre belirli oranlarda indirilerek verilir.
- Basit Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK 81’e teşebbüs): Kasten öldürme suçunun basit halinin cezası müebbet hapistir. TCK Madde 35’e göre, bu suça teşebbüs edilmesi halinde faile dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK 82’ye teşebbüs): Kasten öldürme suçunun; tasarlayarak, canavarca hisle, kan gütme saikiyle, üstsoy/altsoy veya eşe karşı işlenmesi gibi nitelikli hallerinin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. TCK Madde 35’e göre, bu nitelikli hallere teşebbüs edilmesi durumunda faile on üç yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
Gönüllü Vazgeçme (TCK Madde 36): Faile Tanınan İkinci Şans
Teşebbüsten farklı olarak gönüllü vazgeçme, failin suçu tamamlama imkanı varken, kendi iradesi ve pişmanlığı ile bu eylemden vazgeçmesidir. Kanun, bu olumlu davranışı teşvik etmek amacıyla faile önemli bir cezasızlık veya indirim imkanı tanır.
- İcra Hareketlerinden Gönüllü Vazgeçme: Fail, suçu tamamlayabileceği halde (örneğin, tetiğe basabilecekken basmaktan vazgeçerse), teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz.
- Suçun Tamamlanmasını Gönüllü Olarak Önleme: Fail, icra hareketlerini bitirmesine rağmen, sonucun (ölümün) gerçekleşmemesi için aktif bir çaba gösterirse (örneğin, zehirlediği kişiyi hastaneye götürür, panzehiri temin ederse), yine teşebbüsten ceza almaz.
Önemli Not: Gönüllü vazgeçme durumunda fail, öldürmeye teşebbüsten ceza almasa da, o ana kadar tamamladığı ve başlı başına suç olan diğer eylemlerden sorumlu tutulur. Örneğin, mağduru bıçakladıktan sonra pişman olup hastaneye götüren fail, öldürmeye teşebbüsten değil, kasten yaralama (TCK 86) suçundan cezalandırılır.
Yargılama Süreci
- Şikâyet: Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, yaşam hakkına yönelik en ağır saldırılardan biri olduğu için şikâyete tabi değildir. Savcılık suçu öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır.
- Uzlaşma: Bu suç, niteliği gereği uzlaşma kapsamında değildir.
- Görevli Mahkeme: Yargılama, suçun ağırlığı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Eski eşim bana “Seni öldüreceğim, silahımı aldım bekliyorum” diye bir mesaj attı. Bu öldürmeye teşebbüs müdür? Hayır, bu eylem öldürmeye teşebbüs değildir. Bu sözler ve silah alma eylemi, henüz suçun “hazırlık hareketleri” aşamasındadır. Teşebbüsün oluşması için, bu hazırlıktan sonra suçu işlemeye yönelik doğrudan bir “icra hareketine” (kapınıza gelip silahını size doğrultması gibi) başlaması gerekir. Ancak bu mesaj, TCK 106 kapsamında çok ciddi bir tehdit suçunu oluşturur ve derhal polise bildirilmelidir.
Kavgada bir kişi beni karnımdan bıçakladı ama yaram hafif olduğu için kısa sürede iyileştim. Bu suç kasten yaralama mı, öldürmeye teşebbüs mü? Bu durumun hukuki nitelemesi, failin kastına göre belirlenir. Mahkeme bu kastı tespit ederken şu kriterlere bakar: kullanılan suç aletinin niteliği (büyük bir bıçak öldürmeye elverişlidir), darbenin şiddeti, yaranın vücuttaki yeri (karın bölgesi hayati bir bölgedir), darbelerin sayısı ve failin olay sırasındaki sözleri (“geber” gibi). Eğer bu deliller, failin niyetinin sizi öldürmek olduğunu gösteriyorsa, yaranız hafif bile olsa suç kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilir. Niyet sadece yaralamaksa, kasten yaralama suçu oluşur.
Bir avcı, ormanda çalıların arkasındaki bir karartıyı hayvan sanarak ateş etti, ancak vurduğu kişi bir insandı ve ağır yaralandı. Bu öldürmeye teşebbüs müdür? Hayır, bu öldürmeye teşebbüs değildir. Çünkü failin “insan öldürme kastı” yoktur. Fail, bir hayvana ateş ettiğini düşünmektedir. Bu durumda, failin dikkatsizliği ve özensizliği (gerekli kontrolleri yapmaması) nedeniyle taksirle yaralama (TCK 89) suçu oluşur. Eğer vurduğu kişi ölseydi, taksirle ölüme neden olma (TCK 85) suçu oluşacaktı.
Tartıştığım kişiye arabamla kasten çarptım ve ağır yaraladım. Suçum nedir? Arabayı bir silah gibi kullanarak bir insana kasten çarpmak, tipik bir kasten öldürmeye teşebbüs eylemidir. Araba, ölüme yol açmaya elverişli bir araçtır ve bir insana doğrudan bu araçla saldırmak, öldürme kastının varlığına dair güçlü bir karine oluşturur. Mağdurun ölmemiş olması, suçun teşebbüs aşamasında kaldığını gösterir ve fail, kasten öldürmeye teşebbüsten yargılanır.
Birini bıçakladıktan sonra çok pişman oldum, kanamayı durdurmak için tampon yaptım ve hemen ambulansı aradım. O kişi benim sayemde kurtuldu. Yine de ceza alır mıyım? Evet, ceza alırsınız ancak öldürmeye teşebbüsten değil. Bu durum, TCK 36’da düzenlenen “gönüllü vazgeçme” kapsamına girer. Fail, icra hareketlerini bitirdikten sonra, kendi çabasıyla ölüm neticesini engellemiştir. Bu nedenle, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaz. Ancak, o ana kadar işlediği ve tamamlanmış olan kasten yaralama (TCK 86) suçundan dolayı ceza alır.
Av. Efehan Mihai ERGİNER


