Kadına Yönelik Şiddet Suçu ve Cezası (2025)
Bu yazımızda, Kadına Yönelik Şiddet Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Kadına yönelik şiddet, yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın en temel insan hakları sorunlarından biridir. Bu kavram, bir kadının sırf kadın olduğu için maruz kaldığı veya orantısız bir şekilde kadınları etkileyen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik saldırıyı ifade eder. Bu eylemler, anlık bir öfke patlamasının veya basit bir “aile içi anlaşmazlığın” sonucu değil, kökleri toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayanan sistemik bir sorunun en acı tezahürleridir. Bir kadının en temel hakkı olan yaşama, bedensel ve ruhsal bütünlüğünü koruma hakkına yönelik bu saldırılar, sadece mağdurun hayatını karartmakla kalmaz, aynı zamanda toplumun vicdanında ve adalet duygusunda derin yaralar açar.
Türk hukuk sistemi, kadına yönelik şiddetle mücadelede tek bir suç tanımı yapmak yerine, bu olguyu oluşturan her bir eylemi kendi bağlamında ele alan ve çoğu zaman daha ağır yaptırımlara bağlayan bütüncül bir yaklaşım benimsemiştir. Hukukumuz, şiddeti sadece gerçekleştikten sonra cezalandıran bir mekanizma olmakla yetinmez; aynı zamanda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gibi devrim niteliğindeki düzenlemelerle, şiddeti daha ortaya çıkmadan önlemeyi ve mağduru proaktif bir şekilde korumayı hedefler. Dolayısıyla, “kadına şiddet suçu” denildiğinde, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alan birden çok suç tipinin ve bu suçlara karşı mağdurları koruyan özel kanunların bir bütün olarak anlaşılması gerekir.
Yazı İçeriği
TCK Madde 86
(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[39]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f)Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
Kadına Yönelik Şiddet Suçu ve Cezası
Kadına yönelik şiddet, TCK’da farklı başlıklar altında düzenlenen birçok suçun bir araya gelmesiyle oluşur. Şiddetin türüne göre bu suçlar şöyle sınıflandırılabilir:
Fiziksel Şiddet Suçları
Fiziksel şiddet, mağdurun bedenine yönelik her türlü saldırıyı kapsar ve en yaygın şiddet türüdür.
- Kasten Yaralama (TCK md. 86): Tokat atmak, itmek, tekmelemek, bir cisimle vurmak gibi eylemlerin tamamı kasten yaralama suçunu oluşturur. Kanun, bu suçun eşe karşı işlenmesini bir nitelikli hal, yani cezayı artıran bir sebep olarak kabul etmiştir (TCK md. 86/3-a). Dolayısıyla, bir erkeğin eşini yaralaması durumunda alacağı ceza, tanımadığı birini yaralaması durumunda alacağı cezadan daha fazla olacaktır.
- Eziyet (TCK md. 96): Şiddetin sistematik, sürekli ve zalimce bir hal alması durumunda “eziyet” suçu gündeme gelir. Mağdura sürekli olarak fiziksel veya ruhsal acı çektiren, onu aşağılayan ve onurunu zedeleyen davranışlar bütününü ifade eder.
- Kasten Öldürme (TCK md. 82): Kadına yönelik şiddetin en ağır ve geri döndürülemez sonucudur. Kanunumuz, bir kişinin eşini kasten öldürmesini nitelikli haller arasında saymış ve bu suç için yaptırımı en ağır ceza olan “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” olarak belirlemiştir (TCK md. 82/1-d).
Cinsel Şiddet Suçları
Cinsel şiddet, mağdurun rızası olmaksızın gerçekleştirilen her türlü cinsel eylemi içerir ve en ağır travmalara yol açan şiddet türlerinden biridir.
- Cinsel Saldırı (TCK md. 102): Mağdurun vücuduna cinsel amaçla dokunulmasından, en ağır hali olan tecavüze kadar uzanan tüm eylemler bu suçu oluşturur. Toplumdaki yanlış kanının aksine,
evlilik birliği içinde tecavüz kesinlikle bir suçtur. Bir eşin, diğer eşin rızası olmadan onunla cinsel ilişkiye girmesi TCK kapsamında nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturur ve bu suçun soruşturulması için mağdurun şikayetine dahi gerek yoktur; savcılık haberdar olduğu anda re’sen (kendiliğinden) harekete geçer. Bu suçlara ilişkin davalara Ağır Ceza Mahkemeleri bakar.
Psikolojik ve Ekonomik Şiddet Suçları
Bu şiddet türleri, mağdurun ruh sağlığını, özgüvenini ve ekonomik özgürlüğünü hedef alır.
- Tehdit (TCK md. 106): “Seni öldürürüm”, “O evi terk edersen çocukları bir daha göremezsin”, “Seni ailene rezil ederim” gibi sözlerle mağdur üzerinde korku ve baskı kurmak tehdit suçunu oluşturur.
- Şantaj (TCK md. 107): Mağdurun özel görüntülerini veya sırlarını ifşa etme tehdidiyle onu bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamak şantaj suçudur.
- Hakaret (TCK md. 125): Sürekli olarak aşağılayıcı sözler söylemek, küfretmek, mağdurun onur ve saygınlığını zedelemek hakaret suçunu teşkil eder.
- Israrlı Takip (TCK md. 123/A): Ayrıldığı veya boşanmak istediği eşin peşini bırakmamak, sürekli olarak iş yerine veya evinin önüne gelmek, iletişim araçlarıyla rahatsızlık vermek gibi eylemler, TCK’da özel olarak düzenlenen “ısrarlı takip” suçunu oluşturur ve mağdurun huzur ve sükununu bozmaya yönelik ciddi bir psikolojik şiddet biçimidir.
6284 Sayılı Kanun ve Tedbir Kararları
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin en güçlü ve en etkin aracı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun‘dur. Bu kanunun temel amacı, şiddet gerçekleştikten sonra faili cezalandırmaktan ziyade, şiddet tehlikesi altındaki mağduru korumak ve şiddeti önlemektir. Bu kanun kapsamında, şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar için Aile Mahkemesi Hakimi tarafından çok çeşitli koruyucu ve önleyici tedbir kararları verilebilir.
- En Yaygın Tedbir Kararları:
- Şiddet uygulayanın, mağdurun bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması (Uzaklaştırma Kararı).
- Şiddet uygulayanın, mağduru iletişim araçlarıyla veya sair suretlerle rahatsız etmemesi.
- Şiddet uygulayanın ortak konuttan derhal uzaklaştırılması ve konutun mağdura tahsis edilmesi.
- Şiddet uygulayanın silahlarına (ruhsatlı olsa bile) el konulması.
- Tedbir Kararının İhlali: Eğer şiddet uygulayan kişi, hakkında verilen bu tedbir kararlarından herhangi birini ihlal ederse, örneğin uzaklaştırma kararına rağmen eşinin evinin önüne gelirse, mağdurun şikayeti üzerine 3 günden 10 güne kadar “zorlama hapsi” ile cezalandırılır. Bu ihlalin her tekrarında zorlama hapsinin süresi katlanarak artar.
Yargılama Süreci
Kadına yönelik şiddeti oluşturan suçların yargılaması, eylemin niteliğine göre farklı mahkemelerde yapılır. Basit yaralama, tehdit, hakaret gibi suçlara Asliye Ceza Mahkemeleri bakarken; nitelikli yaralama, cinsel saldırı, eziyet ve kasten öldürme gibi daha ağır suçlara Ağır Ceza Mahkemeleri bakar. Bu suçların büyük bir kısmı (kasten yaralama, tehdit, cinsel saldırı vb.) uzlaşma kapsamında değildir ve şikayetten vazgeçilse dahi kamu davası devam eder.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşim bana hiç vurmadı ama sürekli “seni öldürürüm” diye tehdit ediyor ve hakaretler ediyor. Bu da şiddet midir ve ne yapabilirim? Evet, bu kesinlikle psikolojik şiddettir ve TCK’da “tehdit” ve “hakaret” olarak tanımlanan suçları oluşturur. Derhal polise veya savcılığa şikayette bulunabilir, aynı zamanda Aile Mahkemesi’ne başvurarak 6284 sayılı Kanun kapsamında size yönelik tehdit ve hakarette bulunmaması ve sizi iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi yönünde bir tedbir kararı aldırabilirsiniz.
Uzaklaştırma kararını nasıl alabilirim? Avukat tutmam şart mı? Uzaklaştırma (tedbir) kararı almak için en yakın Aile Mahkemesi’ne, polis merkezine veya jandarma karakoluna başvurmanız yeterlidir. Başvurunuz sırasında maruz kaldığınız şiddeti anlatmanız gerekir. Bu başvuru için avukat tutma zorunluluğunuz yoktur ve süreç tamamen ücretsizdir. Başvurunuz genellikle aynı gün içinde hızla karara bağlanır.
Hakkında uzaklaştırma kararı olan eşim, karar süresi bitmeden tekrar kapıma geldi. Ne yapmalıyım? Bu durum, tedbir kararının ihlalidir ve bir suçtur. Derhal 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildirmelisiniz. Gelen polis ekipleri durumu tespit edip tutanak tutacak ve bu tutanak savcılığa gönderilecektir. Bunun sonucunda eşiniz hakkında zorlama hapsi kararı verilecektir.
Evlilik içinde cinsel ilişkiye girmeye zorlanıyorum. Bu bir suç mudur? Evet, bu kesinlikle bir suçtur. Evli olmak, bir eşe diğerinin bedeni üzerinde sınırsız bir hak vermez. Eşinizin rızanız dışında sizinle cinsel ilişkiye girmesi, TCK md. 102 kapsamında nitelikli cinsel saldırı (tecavüz) suçunu oluşturur. Bu, şikayete dahi bağlı olmayan ve re’sen soruşturulan çok ağır bir suçtur.
Boşandığım eşim sürekli iş yerimin etrafında dolaşıyor, arabamla beni takip ediyor. Ne yapabilirim? Bu eylem, TCK md. 123/A’da düzenlenen “ısrarlı takip” suçunu oluşturur. Ayrıca, boşandığınız eşinize karşı da 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep edebilirsiniz. Mahkemeden, eski eşinizin iş yerinize ve konutunuza yaklaşmaması yönünde bir tedbir kararı aldırabilirsiniz.
Av. Efehan Mihai ERGİNER


