İş Arama İzni Nedir
·

İş Arama İzni Nedir?

Türk İş Hukuku mevzuatının en temel güvencelerinden biri olan iş arama izni, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin, sözleşmesinin bildirimli fesih yoluyla sona erdirilmesi durumunda, ihbar süresi içinde kendisine tanınan, yeni bir iş bulması amacıyla kullanabileceği ücretli izin hakkını ifade eder. Bu hak, 4857 sayılı İş Kanunu‘nun 27. maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, iş güvencesi sisteminin tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmektedir.

iş avukatı işçi avukatı

İş Arama İzninin Yasal Dayanağı ve Kapsamı

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 27. Maddesi ve Temel Hükümler

İş arama izninin yasal dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun (İşK) 27. maddesidir. Bu madde, bildirim süreleri içinde işverene, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan verme zorunluluğu yükler. İşK m. 27 hükmü, iş arama izninin temel çerçevesini belirler ve bu hakkın ihbar süresi boyunca günde en az iki saatten az olamayacağını kesin bir dille ifade eder.

ihbar süresinde iş arama izni

İş Arama İznine Hak Kazanma Şartları

İş arama izni hakkının doğması, aşağıdaki şartların varlığına bağlıdır:

  1. Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi: İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesinin mevcut olması şarttır. Belirli süreli iş sözleşmelerinin süresinin sona ermesi halinde bu hak kural olarak doğmaz.

  2. Süreli Fesih: İş sözleşmesinin işveren veya işçi tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın veya geçerli nedene dayanarak bildirimli fesih yoluyla sona erdirilmesi gerekmektedir. Yani, İşK’nın 17. maddesi uyarınca belirlenen ihbar sürelerinin uygulanacağı bir fesih söz konusu olmalıdır.

  3. İhbar Süresinde Çalışma Yükümlülüğü: İşçinin, fesih bildirimi yapıldıktan sonra ihbar süresi boyunca işyerinde fiilen çalışmaya devam etmesi gerekir. İşveren, ihbar süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi derhal feshetmişse (ihbar tazminatı ödenmesi hali), işçi ihbar süresinde çalışmadığı için iş arama izni hakkı doğmaz.

  4. Haklı Fesih Hallerinde Durum: İşverenin İşK m. 25/II’ye dayalı haklı nedenle derhal feshi hallerinde (örneğin, yüz kızartıcı suç), işçinin bildirim süresi bulunmadığından, iş arama izni hakkı doğmaz. Ancak işçi, İşK m. 24’e dayalı haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanırsa, ihbar süresi beklenmeyeceği için kural olarak iş arama izni talep edemez. Fakat Yüksek Mahkeme (Yargıtay) içtihatlarında, ihbar süresi verilerek feshedilen sözleşmelerde, fesih bildiriminden sonra işçinin iş arama izni hakkının bulunduğuna dair kararlar mevcuttur.

İş Sözleşmesi Türlerine Göre İş Arama İzni Farkları

  • Tam Süreli Çalışanlar: Kanundaki asgari süre (günde 2 saat) tam süreli çalışanlar için geçerlidir.

  • Kısmi Süreli Çalışanlar: Kısmi süreli (part-time) çalışanların iş arama izni süresi, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye oranlanarak belirlenmelidir. Örneğin, günlük 4 saat çalışan bir işçiye, günlük 2 saat iş arama izni verilmesi adil olmaz; bu sürenin çalışma süresine oranlanarak kısaltılması gerekebilir (orantılılık ilkesi).

  • Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu Kapsamındaki İşçiler: Bu kanunlara tabi çalışanların iş arama izni hükümleri, kendi özel kanunlarında (örneğin Basın İş Kanunu m. 16, Deniz İş Kanunu m. 15) farklı şekilde düzenlenmiş olabilir. Bu durumda, öncelikle özel kanun hükümleri uygulanır.

iş arama izni süresi

İş Arama İzninin Süresi ve Hesaplanması

Asgari Süre ve Toplam İzin Süresinin Tespiti

Kanun, iş arama izninin süresini günde en az iki saat olarak belirlemiştir. Bu süre asgari olup, iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi ya da bireysel sözleşmelerle işçi lehine artırılabilir, ancak hiçbir şekilde azaltılamaz.

Toplam iş arama izni süresi, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süresi boyunca devam eder. İş Kanunu’nun 17. maddesinde yer alan ihbar süreleri ve buna bağlı olarak hesaplanacak asgari iş arama izin süreleri şöyledir:

Çalışma Süresi (Kıdem)
İhbar Süresi (İş Günü)
Asgari Günlük İzin Süresi
Toplam Asgari İş Arama İzni Süresi (İş Saati)
6 aydan az
2 hafta (14 gün)
2 saat
14×2=28 saat
6 aydan 1,5 yıla kadar
4 hafta (28 gün)
2 saat
28×2=56 saat
1,5 yıldan 3 yıla kadar
6 hafta (42 gün)
2 saat
42×2=84 saat
3 yıldan fazla
8 hafta (56 gün)
2 saat
56×2=112 saat

Not: Bu hesaplamalar, ihbar süresinin hafta bazında değil, takvim günü olarak belirlenen süredeki iş günleri dikkate alınarak yapılır. Uygulamada, ihbar süresindeki cumartesi ve pazar günleri ile resmi tatiller iş günü sayılmadığı için, izin hakkı sadece mesai günleri için doğar.

İznin Kullanım Şekilleri: Günlük Kullanım ve Toplu Kullanım

İşçi, iş arama izni hakkını iki farklı şekilde kullanabilir:

  1. Günlük Kullanım: İşçi, ihbar süresi boyunca her iş günü en az 2 saat olmak üzere, bu izni mesai saatleri içinde kullanır.

  2. Toplu Kullanım: İşçi, isterse hakkı olan toplam iş arama izni saatini birleştirerek toplu olarak da kullanabilir. İşveren rızası aranmaz. Ancak bu durumda, İşK m. 27/2 uyarınca, işçi bu durumu işverene bildirmek zorundadır. Ayrıca, toplu olarak kullanılacak izin süresinin, işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatılması şarttır. Örneğin, iş sözleşmesi Cuma günü sona erecekse, toplu izin Pazar günü başlayıp Çarşamba günü bitecek şekilde kullanılamaz; son çalışma gününden önceki günlere denk gelmelidir.

İzin Saatlerinin Belirlenmesi

İş arama izninin hangi saat diliminde kullanılacağını belirleme yetkisi, kural olarak işverenin yönetim hakkı kapsamındadır. Ancak işveren, bu yetkisini kullanırken dürüstlük kuralına uygun davranmak ve iznin yeni iş bulmaya elverişli saatlerde kullandırılmasını sağlamak zorundadır. Örneğin, iznin gece vardiyasında veya iş görüşmesi yapmaya elverişli olmayan bir saatte kullandırılması, hakkın özünü zedeleyecektir ve izin hiç kullandırılmamış sayılır. Bu durumda işçi, eksik kullandırılan izin ücreti talep etme hakkına sahip olur.

iş arama iznine hafta sonu dahil mi

İşverenin İzin Vermeme Veya Eksik Kullandırma Durumu ve Hukuki Sonuçları

İşverenin İş Arama İzni Vermemesi veya Eksik Kullandırması

İşverenin iş arama izni verme yükümlülüğü kanundan doğan mutlak bir yükümlülüktür. İşveren bu izni vermez veya kanunda belirtilen süreden daha az kullandırırsa, bunun ağır hukuki sonuçları bulunmaktadır:

  1. Ücret Ödeme Yükümlülüğü: İşveren, kullandırmadığı veya eksik kullandırdığı süreye ilişkin ücreti işçiye ödemek zorundadır.

  2. Zamlı Ücret Ödeme Yükümlülüğü (Çalıştırma Hali): En kritik husus, işverenin iş arama izni kullanılması gereken saatlerde işçiyi çalıştırması durumudur. İşK m. 27/3 uyarınca, bu durumda işveren, işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödemek zorundadır. Bu, iş arama izni ücretinin %100 zamlı ödenmesi anlamına gelir. Başka bir deyişle, işçi çalışmadığı için alması gereken normal ücretine ek olarak, bir kat daha (toplamda iki katı) fazla ücret alacaktır.

  3. İşçinin Haklı Fesih Hakkı: İşverenin, kanundan doğan bu hakkı işçiye tanımaması, İşK m. 24/II-f bendindeki çalışma şartlarının uygulanmaması hali kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda işçi, iş sözleşmesini derhal ve haklı nedenle feshetme hakkını elde eder ve kıdem tazminatına hak kazanır.

İş Arama İzni Ücretinin Hesaplanması ve Ödeme Şekli

İş arama izni, ücretli izin niteliğindedir. İzin süresi için işçinin ücretinden kesinti yapılamaz. Ödenecek ücret, işçinin çıplak ücreti (sosyal yardımlar, fazla mesai ücretleri hariç) üzerinden hesaplanır.

İş Arama İzni Ücreti Formülü (Zamlı Ödeme Hali):

  • Saatlik Ücret Hesaplama:

  • Zamlı Ödenecek Saatlik Ücret: (Yani %100 zamlı)

  • Toplam İş Arama İzni Ücreti (Kullandırılmayan ve Çalıştırılan Süre İçin):

İşçinin İzni Kullanmaktan Vazgeçmesi

İş arama izni, işçi lehine emredici bir hüküm olduğundan, işçinin bu haktan vazgeçtiğine dair bir protokol veya beyan hukuken geçersizdir. İşçi, izni kullanmak yerine işyerinde çalışmaya devam etmişse, bu süre için izin ücretini talep etme hakkı devam eder. Ancak Yargıtay, işverenin izni teklif etmesine rağmen işçinin kendi inisiyatifiyle çalışmaya devam etmesini hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirebilir ve bu durumda izin alacağı talebini reddedebilir. Bu durum, somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterecektir.

İş Arama İzni ve İhbar/Kıdem Tazminatları ile İlişkisi

İş Arama İzni ve İhbar Tazminatı

İş arama izni, ihbar süresi içinde geçerli olan bir haktır.

  • İşveren, ihbar süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshederse (ihbar tazminatı öderse), işçi ihbar süresi boyunca çalışmadığı için iş arama izni hakkı doğmaz ve dolayısıyla izin ücreti talebi de söz konusu olmaz.

  • Eğer işveren, ihbar süresine uyarak fesih yapmış, ancak iş arama iznini kullandırmamışsa, işçi ihbar tazminatı talep edemez (çünkü bildirim süresine uyulmuştur), ancak eksik veya hiç kullandırılmayan iş arama izni ücretini talep edebilir. İş arama izni alacağı, ihbar tazminatının bir parçası değildir ve ayrı bir alacak kalemidir.

İş Arama İzni ve Kıdem Tazminatı

İş arama izni, kıdem tazminatının doğumu üzerinde doğrudan bir etkiye sahip değildir. Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin kanunda belirtilen şartlarda ve belirli sebeplerle (örneğin işveren tarafından İşK m. 25/II dışındaki fesihler, işçi tarafından haklı fesih, emeklilik) sona ermesi halinde doğan bir haktır. Ancak, yukarıda belirtildiği üzere, işverenin iş arama iznini kullandırmaması nedeniyle işçinin haklı nedenle fesih hakkını kullanması, işçiye kıdem tazminatı alma hakkını da kazandırır.

Zamanaşımı Süreleri

İş arama izninden doğan ücret alacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun (TBK) genel hükümlerindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihten (iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten) itibaren işlemeye başlar.

Hukuki Prosedür ve Başvuru Yolları

İş arama izni hakkı ihlal edilen işçi, alacaklarını yargı yoluyla talep edebilir.

Arabuluculuk Zorunluluğu

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, iş arama izni ücreti alacağı da dahil olmak üzere bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacakları için dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaktadır. İşçi, dava açmadan önce bir arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk sürecini tamamlamak zorundadır. Aksi halde davası usulden reddedilecektir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde, işçi İş Mahkemeleri’nde dava açabilir. Görevli mahkeme İş Mahkemesi, yetkili mahkeme ise kural olarak işverenin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki İş Mahkemesidir.

İspat Yükü

İş arama izninin kullanılıp kullanılmadığının ispatı konusunda işveren, izni kullandırdığını gösteren yazılı bir belge (izin defteri, izin formu, e-posta kaydı vb.) sunmakla yükümlüdür. İşverenin bu ispatı gerçekleştirememesi durumunda, izin kullandırılmamış kabul edilir ve işçi, zamlı ücret alacağına hak kazanır. İşçi ise, izni kullanmak yerine çalıştırıldığına dair iddialarını her türlü delille (tanık, yazışmalar vb.) ispat edebilir.

Sonuç

İş arama izni, İş Kanunu’nun işçiyi koruyucu ve sosyal karakterini en belirgin şekilde ortaya koyan hükümlerden biridir. İşçinin, ihbar süresi içinde işini kaybetme endişesiyle bir yandan mevcut görevini sürdürme, diğer yandan aktif bir şekilde yeni iş arama zorunluluğunu dengeleyen bu hak, işçi için hayati önem taşımaktadır.

İşverenler için ise bu hüküm, kanunun emredici nitelikteki bir yükümlülüğüdür. İş arama iznini kullandırmamak veya eksik kullandırmak, işverene yalnızca zamlı ücret ödeme yükümlülüğü getirmekle kalmaz; aynı zamanda işçiye haklı fesih imkânı tanıyarak kıdem tazminatı ödeme riskiyle de karşı karşıya bırakır.

Bu nedenle, hem işçilerin bu haklarını bilmesi hem de işverenlerin ilgili kanun maddesine, Yargıtay içtihatlarına ve dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi, hukuki uyuşmazlıkların önlenmesi adına zaruridir. Zira hukuki düzenlemeler, sadece hakların tanınmasını değil, aynı zamanda bu hakların usulüne uygun ve iyi niyetle kullanılmasını da gerektirmektedir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar