hisseli tapu nedir
·

Hisseli Tapu Nedir?

Gayrimenkul hukuku alanında, mülkiyetin farklı biçimleri ve bu biçimlerin getirdiği hukuki sonuçlar, hem profesyoneller hem de vatandaşlar için büyük bir önem taşımaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) ilgili hükümleri çerçevesinde ele alınan ve uygulamada sıklıkla karşılaşılan mülkiyet türlerinden biri de hisseli tapu olarak tabir edilen paylı mülkiyettir.

gayrimenkul avukatı taşınmaz avukatı arsa avukatı

Hisseli Tapunun Tanımı Ve Yasal Çerçevesi

Hisseli tapu, bir taşınmaz malın (arsa, tarla, ev, dükkân vb.) mülkiyet hakkının, birden fazla kişiye ait olduğunu gösteren resmi belgedir. Hukuki terminolojide bu durum, paylı mülkiyet olarak adlandırılmaktadır (TMK m. 688 vd.). Paylı mülkiyette, hissedarlar taşınmazın fiziki olarak belirlenmiş bir kısmına değil, taşınmazın tamamı üzerinde belirli bir oranda (payda) hak sahibidirler.

Örnek: Üç kişinin ortak olduğu bir arsanın tapusunda, A şahsı %50, B şahsı %30, C şahsı ise %20 hisseye sahip olarak gözükebilir. Ancak bu oranlar, arsanın kuzey veya güney cephesinin kime ait olduğunu göstermez; her bir hissedar, arsanın her noktasında bu oranda hak iddia edebilir.

Paylı Mülkiyet İle Elbirliği Mülkiyet Ayrımı

Hisseli tapu kavramı altında, Türk Medeni Kanunu iki temel ortak mülkiyet biçimini düzenlemiştir:

  1. Paylı Mülkiyet (Müşterek Mülkiyet): Yukarıda bahsedildiği gibi, hissedarların pay oranlarının tapu kütüğünde açıkça belirtildiği, her hissedarın kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği mülkiyet türüdür. Her paydaş, kendi payını rehin verebilir, satabilir veya miras bırakabilir.

  2. Elbirliği Mülkiyeti (İştirak Halinde Mülkiyet): Genellikle miras ortaklığı (tereke) durumlarında ortaya çıkar. Pay oranları belirlenmemiştir ve ortakların hakları, taşınmazın tamamına yayılmıştır. Ortaklar, tüm mülkiyet üzerinde elbirliğiyle hak sahibidirler ve kural olarak, ortak hareket etme zorunluluğu vardır. Bir ortağın tek başına tasarruf işlemi yapması mümkün değildir. Bir taşınmazın bu tür mülkiyete tabi olduğunun sonradan paylı mülkiyete çevrilmesi, ortaklığın giderilmesi davası veya tüm mirasçıların miras taksim sözleşmesi yapmasıyla mümkündür.

Hisseli Tapu Sahibi Olmanın Doğurduğu Haklar Ve Yükümlülükler

Hisseli tapu sahibi olmak, hissedarlara kanunlardan ve ortaklık ilişkisinden doğan bir dizi hak ve yükümlülük getirir. Bu hak ve yükümlülüklerin doğru anlaşılması, olası hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından hayati önem taşır.

Hissedarın Kendi Payı Üzerindeki Tasarruf Hakkı

Paylı mülkiyette her paydaş, kendi payını diğer hissedarlara sormaksızın üçüncü bir kişiye satma, devretme, bağışlama veya ipotek etme hakkına sahiptir (TMK m. 688/2). Ancak, bu serbestiyet sınırsız değildir ve bu noktada en önemli hukuki kısıtlama olan şufa (ön alım) hakkı devreye girer.

Kullanım Ve Yararlanma Hakkı

Hissedarlar, taşınmazın tamamını, sahip oldukları pay oranına bakılmaksızın birlikte kullanma ve ondan yararlanma hakkına sahiptirler. Ancak uygulamada sorunlar genellikle bu noktada başlar. Hissedarlar, taşınmazın hangi kısımlarının kimin tarafından kullanılacağını bir kullanım taksimi (protokolü) yaparak veya rızai taksim sözleşmesi ile belirleyebilirler. Bu sözleşme noterden düzenlenebilir ve tapu siciline şerh edilmesi mümkündür.

Yönetim Ve İdare Hakkı

Taşınmazın idaresi ile ilgili kararlar, pay ve paydaş çoğunluğuyla alınır. Olağan yönetim işleri (küçük onarımlar, kira toplama vb.) için paydaşlardan her biri yetkilidir. Önemli yönetim işleri (büyük onarımlar, kira sözleşmeleri vb.) için pay ve paydaş sayısının salt çoğunluğunun kararı gerekir. Olağanüstü yönetim işleri (taşınmazın niteliğini değiştiren önemli yapı işleri, tamamının satılması, ipotek edilmesi) için ise oybirliği şartı aranır.

Giderlere Katlanma Yükümlülüğü

Hissedarlar, taşınmazın korunması, bakımı ve vergi gibi yükümlülüklerinden, hisseleri oranında sorumludurlar (TMK m. 691). Bir paydaşın tüm giderleri tek başına ödemesi durumunda, diğer paydaşlara karşı rücu (geri alma) hakkı doğar.

hisseli tapu nasıl yönetilir

Hisseli Tapuda Satış Ve Devir İşlemleri

Hisseli tapunun satışı, kendi içinde iki farklı durumu barındırır:

Tüm Hisselerin Birlikte Satışı

Taşınmazın tamamının, yani tüm hisselerin birlikte satılması, ancak tüm hissedarların ortak kararı ve tapuda hazır bulunması veya bir avukata noterden verilmiş özel vekâletname ile mümkündür. Bu durumda alıcı, taşınmazın tam mülkiyetini edinir ve hisseli mülkiyet sona erer.

Sadece Kendi Hissesinin Satışı

Bir hissedar, yukarıda belirtildiği gibi, kendi payını diğer ortaklara veya üçüncü bir kişiye satma hakkına sahiptir. Ancak bu satış, bir risk ve karmaşa kaynağıdır.

Şufa (Ön Alım) Hakkı Ve Hukuki Sonuçları

Paylı mülkiyette bir paydaşın hissesini üçüncü bir kişiye satması durumunda, diğer paydaşların kanundan doğan şufa (ön alım) hakkı (TMK m. 732 vd.) doğar. Bu hak, diğer hissedarlara, satılan payı, alıcı ile anlaşılan bedel üzerinden öncelikli olarak satın alma imkânı tanır.

  • Şufa Hakkının Kullanılması: Satışın, noter aracılığıyla diğer paydaşlara bildirilmesinden itibaren üç ay içinde, her hâlükârda satış tarihinden itibaren iki yıl içinde Şufa (Ön Alım) Davası açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir.

  • Davada İzlenen Yol: Dava sonucunda, mahkemece belirlenen satış bedelinin ve masrafların depo edilmesi karşılığında, tapu iptali ve tescil kararı verilir, böylece payı üçüncü kişiye satan paydaşın satışı hukuken geçersiz kılınır ve payı davacı hissedar edinir.

  • Şufa Hakkını Önleme Yolları: Şufa hakkının kullanılmasını engellemenin hukuki yolları mevcuttur:

    • Tapuya Şerh Koydurma: Tüm paydaşların, şufa hakkından feragat ettiklerine dair resmi senedin tapu siciline şerh edilmesi.

    • Bedelsiz Devir: Payın satış yerine bağışlama (hibe) yoluyla devredilmesi (Çünkü şufa hakkı sadece satışlarda geçerlidir).

    • Payın Ortaklara Satılması: Payın, diğer hissedarlara satılması durumunda şufa hakkı doğmaz.

Hisseli Tapuda Karşılaşılan Başlıca Riskler Ve Uyuşmazlıklar

Hisseli tapular, doğası gereği birçok potansiyel uyuşmazlık ve riski barındırır. Bu risklerin başında güven sorunu, haciz riski ve ortaklığın giderilmesi davaları gelir.

hisseli tapunun riskleri nelerdir

Habersiz Satış Riski

Bir paydaş, kendi hissesini diğer paydaşlardan habersiz olarak satabilir. Bu, yasal bir haktır. Diğer ortaklar satışı sonradan öğrendiklerinde, yukarıda bahsedilen şufa davası açma hakkına sahiptirler. Bu durum, yeni bir dava süreci ve belirsizlik anlamına gelir.

İmar Problemleri Ve Hukuki Kısıtlamalar

Özellikle hisseli arsalarda imar mevzuatına aykırı durumlar veya imar planının olmaması, yapılaşmayı ve taşınmazın değerini olumsuz etkileyebilir. İmar Kanunu, imar planı olmayan alanlarda özel parselasyon planlarına dayalı hisseli satışları yasaklayarak, hisseli tapu yoluyla yapılan kaçak yapılaşmaların önüne geçmeyi amaçlar.

Haciz Ve İcra İşlemleri

Hissedarlardan birinin borcundan dolayı aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde, o kişinin hissesi üzerine haciz konulabilir ve bu hisse icra yoluyla satılabilir. Bu durumda taşınmazın tamamı değil, yalnızca borçlu olan hissedarın payı satılır. Diğer paydaşların, icra ihalesinde bu payı satın alma hakları saklıdır.

Paydaşlıktan Çıkarılma

Türk Medeni Kanunu m. 696’ya göre, paydaşlardan biri, ortaklığın çekilmez bir hâl alması veya diğer paydaşların haklarını sürekli ihlal etmesi gibi önemli nedenlerle diğer paydaşların talebi üzerine mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarılabilir. Çıkarılan paydaşın hissesi, mahkemece belirlenen bedel karşılığında diğer paydaşlara devredilir.

Hisseli Tapuda Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

Hisseli mülkiyetin doğurduğu en temel hukuki çözüm yolu, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıdır. Bu dava, paylı mülkiyet ilişkisinin sonlandırılmasını amaçlar ve paydaşlardan herhangi biri tarafından diğer paydaşlara karşı açılabilir (TMK m. 698). Bu davanın tek bir hissedar tarafından açılması yeterlidir.

Davanın Şartları Ve Yetkili Mahkeme

  • Şartlar: Paylı veya elbirliği mülkiyete tabi bir malın bulunması ve paydaşların paylaşma konusunda kendi aralarında anlaşamamış olmaları gerekir.

  • Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.

  • Davanın Niteliği: Dava, hukuki niteliği itibarıyla çift taraflı bir davadır; yani davacı feragat etse bile, diğer paydaşlar (davalılar) davaya devam etmek isterse yargılama sürer.

Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri

Mahkeme, öncelikle taşınmazın aynen taksim yoluyla (fiziksel olarak bölünerek) paylaştırılmasının mümkün olup olmadığını araştırır.

  1. Aynen Taksim (Bölüşme): Eğer taşınmazın değeri azalmadan, imar mevzuatına ve diğer yasal düzenlemelere uygun olarak fiziki olarak paydaşlar arasında bölünmesi mümkün ise, mahkeme aynen taksim kararı verir. Bu durumda her hissedar, payına düşen bağımsız parselin tek sahibi olur.

  2. Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi: Aynen taksimin mümkün olmadığı durumlarda (ki uygulamada genellikle budur), mahkeme taşınmazın açık artırma yoluyla satılarak bedelinin paydaşlar arasında hisseleri oranında paylaştırılmasına karar verir.

    • Satış Yeri: Satış, icra dairesi veya mahkemece görevlendirilen bir satış memurluğu tarafından gerçekleştirilir.

    • Katılım: Açık artırmaya, dışarıdan üçüncü kişiler katılabileceği gibi, tüm paydaşlar anlaştığı takdirde sadece paydaşların katılımıyla da satış yapılabilir (sınırlı ihale).

    • Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti: Hisseli taşınmaz üzerinde, sadece bir paydaşın yaptığı ev, diktiği ağaç gibi eklentiler (muhdesatlar) varsa, öncelikle bu muhdesatın kime ait olduğunun tespiti için ayrı bir dava (muhdesatın aidiyetinin tespiti davası) açılması gerekebilir. Bu dava, ortaklığın giderilmesi davasının seyrini etkileyen, hayati bir aşamadır.

Hisseli Tapu Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Hususlar

Hisseli tapuya konu bir gayrimenkul satın almadan önce, potansiyel alıcıların olası hukuki risklerden kaçınmak için titizlikle hareket etmeleri ve mutlaka bir avukatla çalışmaları gerekmektedir.

  1. Tapu Kaydının Detaylı İncelenmesi: Tapu sicil müdürlüğünden alınacak güncel tapu kaydında, taşınmaz üzerindeki haciz, ipotek, tedbir, şerh (şufa hakkı şerhi, satış vaadi şerhi vb.) gibi kısıtlamaların olup olmadığı kontrol edilmelidir.

  2. Hissedarların Bilgisi Ve Muvafakati: Satışın, tüm hissedarlar tarafından ortak bir kararla yapılıp yapılmadığı teyit edilmelidir. Sadece bir hissedardan pay alınıyorsa, diğer hissedarların şufa hakkının varlığı ve bu hakkı kullanma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Şufa hakkının kullanılması durumunda, ödenen paranın iadesi ve tapunun iptali söz konusu olacaktır.

  3. Taşınmazın Kullanım Durumu: Taşınmazın fiilen hangi paydaş tarafından kullanıldığı, varsa bir rızai taksim sözleşmesi olup olmadığı öğrenilmelidir. Alınan payın hangi fiziki alana tekabül ettiği (hissedarlar arasında fiili bir taksim olsa bile bu, yasal bir güvence değildir) netleştirilmelidir.

  4. İmar Ve Hukuki Durum Tespiti (Due Diligence): Taşınmazın bulunduğu belediyeden imar durumu, yapı kayıt belgesi (varsa), emlak vergisi değeri ve mevcut yapıların yasal durumu hakkında bilgi alınmalıdır. Özellikle hisseli tarlalar veya hisseli araziler için, tarım arazilerinin bölünmezliği gibi kanuni kısıtlamalar dikkate alınmalıdır.

hisseli tapu masrafları

Hisseli Tapunun Devri Esnasındaki Harç Ve Masraflar

Hisseli tapu devir işlemleri, genel tapu devir işlemleriyle benzer harç ve masraflara tabidir:

  • Tapu Harcı: Taşınmazın satış bedeli (Emlak Vergisi Değerinden az olmamak kaydıyla) üzerinden, alıcıdan %2 ve satıcıdan %2 olmak üzere toplamda %4 oranında harç tahsil edilir.

  • Döner Sermaye Ücreti: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen sabit bir hizmet bedelidir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar