Hırsızlık Suçu ve Cezası
·

Hırsızlık Suçu ve Cezası

Bu yazımızda, Hırsızlık Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Toplumsal düzenin temel taşlarından biri, kişilerin emek vererek veya yasal yollarla edindikleri mallar üzerinde serbestçe tasarruf edebilme ve bu malları koruma hakkıdır. Hırsızlık suçu, bu temel hakkı gasp eden, başkasının mülkiyetine rızası olmaksızın el koyan her türlü eylemi cezalandırmak için vardır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu kadim suçu modern hukukun gereklerine göre detaylı bir şekilde ele almıştır.

Ancak kanun, parkta unutulan bir bisikleti alan bir çocuk ile bir evi gece vakti, kilit kırarak soyan organize bir suçluyu aynı kefeye koymaz. TCK, hırsızlık suçunu, işleniş biçimi, yeri, zamanı ve konusu gibi unsurlara göre basit hırsızlık (TCK 141) ve çok daha ağır cezalar öngören nitelikli hırsızlık (TCK 142) olarak iki ana kategoriye ayırmıştır.

ceza avukatı efehan mihai erginer

TCK Madde 141

(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)

TCK Madde 142

(1) Hırsızlık suçunun;

a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,

b)(Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)

c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,

d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,

e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,

f)(Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)

İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Suçun;

a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,

b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,

c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,

d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,

e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,

f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,

g) (…)büyük veya küçük baş hayvan hakkında,

h)Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,

İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.

(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(4) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.

(5) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Hırsızlık Suçu ve Cezası

Hırsızlık suçu, TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Bu suç tipiyle kanun koyucunun korumayı amaçladığı iki temel hukuki değer vardır:

  1. Mülkiyet: Bir eşya üzerindeki en geniş ayni hak olan mülkiyet hakkı, yani malın sahibinin hakkı korunur.
  2. Zilyetlik: Bir eşyayı fiili hakimiyeti altında bulundurma durumudur. Hukuk, sadece malın sahibini değil, o anki meşru zilyedini (örneğin kiracıyı, emanetçiyi) de hırsızlığa karşı korur. Başka bir deyişle, çalınan malın failin kendisine ait olmaması yeterlidir.

Hırsızlık suçunun temel özelliği, malın, zilyedinin rızası olmaksızın alınmasıdır. Eğer mal, sahibinin rızasıyla (hile ile de olsa) verilmişse hırsızlık değil, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma suçu oluşabilir.

Basit Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 141)

TCK 141. maddede suçun temel hali tanımlanmıştır: “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

  • Suçun Unsurları:
    • Konu: Suçun konusu, başkasına ait, ekonomik bir değeri olan taşınır bir maldır. Ev, arsa gibi taşınmazlar hırsızlık suçunun konusunu oluşturamaz.
    • Hareket: Failin, malı “bulunduğu yerden alması”dır. Bu “alma” fiili, malı zilyedin fiili hakimiyet alanından çıkarıp kendi hakimiyet alanına sokmasıyla tamamlanır.
    • Manevi Unsur: Failin doğrudan kastla hareket etmesi ve bu eylemi “kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla” işlemesi gerekir. Bu yararın mutlaka maddi olması gerekmez. Sırf heyecan yaşamak veya birini küçük düşürmek için yapılan hırsızlıkta dahi manevi bir yarar sağlama amacı güdüldüğü kabul edilebilir.
  • Ceza: Basit hırsızlık suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Bu suç tipi uzlaşma kapsamındadır.

Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 142)

Hırsızlık suçunun işleniş şekli, yeri, zamanı veya konusunun taşıdığı özellikler, eylemin toplumsal tehlikesini artırır. TCK 142. madde bu durumları “nitelikli hal” olarak kabul etmiş ve cezaları ciddi oranda ağırlaştırmıştır. Bu hallerde işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildir.

Cezanın 3 Yıldan 7 Yıla Kadar Hapis Olduğu Haller (TCK 142/1):

  • Kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde (cami, kilise vb.) bulunan eşya hakkında işlenmesi.
  • Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım araçlarında veya bunların duraklarında bulunan eşya hakkında işlenmesi.
  • Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında işlenmesi.
  • Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi (örneğin, tarladaki tarım ürünleri, bahçedeki banklar).
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi.

Cezanın 5 Yıldan 10 Yıla Kadar Hapis Olduğu Haller (TCK 142/2):

  • Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak işlenmesi.
  • Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle (yankesicilik, kapkaç) işlenmesi.
  • Doğal bir afetin veya sosyal bir olayın (kargaşa, savaş) yarattığı ortamdan faydalanarak işlenmesi.
  • Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle işlenmesi.
  • Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi.
  • Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak (sahte polis, zabıta vb.) işlenmesi.
  • Büyük veya küçük baş hayvan hakkında işlenmesi.
  • Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi (örneğin, kilitli bir dolap, otomat makinesi).
  • Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında (evden, işyerinden hırsızlık) işlenmesi.
  1. Gece Vakti İşlenmesi (TCK 143): Yukarıda sayılan tüm hırsızlık suçlarının gece vakti (güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi) işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  2. Cezayı Azaltan veya Ortadan Kaldıran Özel Haller

TCK, malvarlığı suçlarına özgü olarak, fail ile mağdur arasındaki ilişkiye ve failin pişmanlığına dayalı çok önemli indirim ve cezasızlık halleri düzenlemiştir.

  • Şahsi Cezasızlık Sebebi ve Cezada İndirim Yapılacak Haller (TCK 167): Hırsızlık suçunun;
    • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın zararına olarak,
    • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak, işlenmesi durumunda, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
    • Aynı konutta yaşamayan kardeşler, amca, dayı, hala, teyze, yeğen gibi belirli derecedeki akrabalar arasında işlenmesi halinde ise suç şikâyete tabidir ve verilecek ceza yarı oranında indirilir.
  • Etkin Pişmanlık (TCK 168): Bu, hırsızlık suçlarında en sık uygulanan ve en önemli indirim nedenidir. Fail, mağdurun uğradığı zararı (çaldığı malı iade ederek veya bedelini ödeyerek) giderirse cezasında büyük indirim yapılır:
    • Bu zararı, savcılıkta dava açılmadan önce (soruşturma aşamasında) giderirse, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı (%66) indirilir.
    • Zararı, dava açıldıktan sonra ama mahkeme hüküm vermeden önce giderirse, verilecek cezanın yarısına kadarı (%50) indirilir.

Yargılama Süreci

  • Şikâyet: Basit hırsızlık (TCK 141) ve nitelikli hırsızlık (TCK 142) suçları kural olarak şikâyete tabi değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde re’sen soruşturma başlatır. İstisnası, TCK 167’de belirtilen akrabalık halleri ve TCK 144’te düzenlenen değeri az olan malın çalınmasıdır.
  • Uzlaşma: Basit hırsızlık (TCK 141) uzlaşma kapsamındadır. Nitelikli hırsızlık (TCK 142) ise uzlaşma kapsamında değildir.
  • Görevli Mahkeme: Hırsızlık suçunun hem basit hem de nitelikli hallerine ilişkin davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Sıkça Sorulan Sorular

Benimle aynı evde yaşayan kardeşim, haberim olmadan cüzdanımdaki parayı almış. Şikayetçi olabilir miyim? Evet, şikayetçi olabilirsiniz. TCK 167. maddeye göre, aynı konutta yaşayan kardeşler arasında işlenen hırsızlık suçunda faile ceza verilmez. Ancak bu “cezasızlık” halinin uygulanabilmesi için sizin şikayetçi olmamanız gerekir. Eğer şikayetçi olursanız, kardeşiniz hakkında soruşturma ve dava süreci işler. Ancak haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında işlenseydi, şikayet etseniz dahi ceza verilmezdi.

Arabamın camını kırıp içindeki dizüstü bilgisayarımı çalmışlar. Bu basit hırsızlık mı sayılır? Hayır, bu nitelikli hırsızlıktır. Araba, “kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış” bir yer statüsündedir. Bu kilidi veya camı kırmak/geçmek suretiyle arabanın içinden bir eşyanın çalınması, TCK 142/2-h bendi uyarınca cezası daha ağır olan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur.

Marketten bir paket çikolata çalan birini yakaladık. Çok pişman olduğunu söyledi ve parasını ödemek istedi. Süreç nasıl işler? Bu olayda birden fazla hukuki durum söz konusudur. İlk olarak, çalınan malın değerinin çok az olması nedeniyle hakim TCK 145. madde uyarınca cezada indirim yapabilir veya hiç ceza vermeyebilir. İkinci olarak, fail, henüz hakkınızda bir soruşturma başlamadan çikolatanın bedelini ödeyerek zararınızı giderirse, TCK 168’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanır ve alacağı ceza üçte iki oranına kadar indirilir. Bu durum uzlaşma kapsamında olduğu için, muhtemelen dosya uzlaştırmacıya gidecek ve orada anlaşma sağlanarak kapanacaktır.

Bir hırsız gece evime girdi ama köpeğimin havlamasıyla korkup bir şey çalamadan kaçtı. Yine de suç var mı? Evet, suç vardır. Bu eylem, “gece vakti konutta nitelikli hırsızlığa teşebbüs” suçunu oluşturur. Hırsız, kendi elinde olmayan nedenlerle (köpeğin havlaması) suçu tamamlayamamıştır. Ancak suçu işlemeye yönelik icra hareketlerine (eve girmek) başladığı için eylem “teşebbüs” aşamasında kalmış sayılır ve fail, tamamlanmış suça göre daha indirimli bir ceza ile cezalandırılır.

Hırsızlık ile Yağma (Gasp) arasındaki temel fark nedir? En temel fark, cebir veya tehdidin (şiddet veya korkutma) kullanılıp kullanılmadığıdır. Hırsızlıkta fail, malı gizlice veya kimseye fark ettirmeden alır. Mağdurla bir yüzleşme ve zorlama yoktur. Yağma (gasp) suçunda ise fail, malı alabilmek için mağdura karşı şiddet uygular veya onu şiddet uygulamakla tehdit eder (“Cüzdanını ver yoksa seni bıçaklarım” gibi). Bu nedenle yağma, hem malvarlığına hem de kişi hürriyetine yönelik bir suç olduğu için cezası hırsızlıktan çok daha ağırdır.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar