Gürültüye Neden Olma Suçu ve Cezası
· ·

Gürültüye Neden Olma Suçu ve Cezası (2025)

Bu yazımızda, Gürültüye Neden Olma Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. Modern yaşam, insanları endüstriyel tesislerden eğlence mekanlarına, trafikten inşaat faaliyetlerine kadar sürekli bir gürültü akışıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Sağlıklı bir yaşam sürdürme hakkı, sadece temiz hava ve su gibi somut çevresel değerleri değil, aynı zamanda bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığını doğrudan etkileyen gürültü kirliliğinden arınmış bir çevrede yaşama hakkını da kapsar. Belirli bir seviyenin üzerindeki sürekli gürültü, işitme kaybı, uyku bozuklukları, stres, anksiyete ve kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen sinsi bir tehlikedir.

Toplumda “gürültü yapma” denildiğinde akla genellikle komşunun yüksek sesle müzik dinlemesi veya gece geç saatte gürültülü bir parti vermesi gibi durumlar gelir. Bu tür eylemler, Kabahatler Kanunu kapsamında “idari para cezası” gerektiren birer kabahattir. Ancak kanun koyucu, gürültünün belirli bir seviyeyi aşarak bireysel bir rahatsızlık olmaktan çıkıp, genel olarak insan sağlığını tehdit eden bir çevre kirliliği boyutuna ulaşmasını çok daha ciddi bir eylem olarak görmüştür.

İşte bu ayrım noktasında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 183. maddesinde düzenlenen “Gürültüye Neden Olma” suçu devreye girer. Bu suç, basit bir rahatsızlıktan farklı olarak, kanunlarla belirlenmiş teknik limitleri aşan ve insan sağlığına zarar verme potansiyeli taşıyan gürültü kirliliğini, hapis cezasını da içeren bir suç olarak tanımlamaktadır.

ceza avukatı efehan mihai erginer

TCK Madde 183

(1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Gürültüye Neden Olma Suçu ve Cezası

Gürültüye neden olma suçu, TCK’nın “Kamu Sağlığına Karşı Suçlar” ana başlığı altındaki “Çevreye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Suçun bu konumu, korunmak istenen hukuki değerin ne olduğunu net bir şekilde ortaya koyar. Burada korunan menfaat, belirli bir kişinin anlık huzur ve sükuneti değil, daha geniş bir perspektifte kamu sağlığı ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkıdır. Kanun, gürültüyü bir çevre kirletici olarak ele almakta ve insan sağlığına zarar verecek boyuta ulaşmasını engellemeyi hedeflemektedir.

Suçun Unsurları

Bir gürültü eyleminin TCK md. 183 kapsamında bir suç teşkil edebilmesi için aşağıdaki unsurların tamamının bir arada bulunması gerekir:

Suçun Maddi Unsurları (Hareket)

  • Hareket: Gürültüye Neden Olmak Suçun maddi unsuru, “başkalarının sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olmak”tır. Bu hareketin suçu oluşturabilmesi için iki temel şart aranır:
    1. Kanunlarla Belirlenen Normlara Aykırılık: Bu, suçun en teknik ve en önemli unsurudur. Gürültünün, TCK 183 kapsamında bir suç sayılabilmesi için, Çevre Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği gibi ilgili mevzuatta belirlenen standartlara (desibel limitlerine) aykırı olması gerekir. Yani, savcılık tarafından yaptırılacak bir bilirkişi incelemesiyle, gürültünün yasal sınırları aştığının bilimsel ve teknik olarak tespit edilmesi zorunludur.
    2. Başkalarının Sağlığının Zarar Görmesine Elverişlilik: Çıkarılan gürültünün, niteliği, seviyesi ve sürekliliği itibarıyla insan sağlığına (işitme, uyku düzeni, ruh sağlığı vb.) zarar verebilecek potansiyelde olması gerekir. Bu bir “somut tehlike suçudur”. Yani, suçun oluşması için bir kişinin gürültü yüzünden fiilen hastalandığını ispat etmek gerekmez. Gürültünün, objektif olarak sağlık bozma potansiyeli taşıdığının bilirkişi raporuyla ortaya konulması yeterlidir.

Suçun Manevi Unsuru (Kast veya Taksir)

TCK 183. maddesi, bu suçun hem kasten hem de taksirle işlenebileceğini açıkça belirtmiştir.

  • Kasten İşlenmesi: Failin, çıkardığı gürültünün yasal limitleri aştığını ve insan sağlığına zarar verebilecek nitelikte olduğunu bilerek ve isteyerek bu eylemi sürdürmesidir.
  • Taksirle İşlenmesi: Failin, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, yani tedbirsiz veya dikkatsiz davranarak bu neticeye sebep olmasıdır. Örneğin, bir fabrikanın ses yalıtım sistemlerinin bakımını ihmal etmesi sonucu gürültünün yasal limitleri aşması durumunda suç taksirle işlenmiş olur.

Bu Suçun “Gürültü Yapma” Kabahatinden Farkı

Gündelik hayattaki gürültü şikayetlerinin büyük çoğunluğu bu suçun değil, Kabahatler Kanunu’nun konusudur. İkisi arasındaki ayrımı bilmek hayati önem taşır:

Karşılaştırma Kriteri
Gürültüye Neden Olma (SUÇ - TCK md. 183)
Gürültü Yapma (KABAHAT - Kabahatler K. md. 36)
Hukuki Niteliği
Ceza Kanunu'nda düzenlenen bir suçtur.
Kabahatler Kanunu'nda düzenlenen bir kabahattir.
Korunan Değer
Kamu ve Çevre Sağlığı
Kişilerin Huzur ve Sükunu, Kamu Düzeni
Şartları
Teknik ve objektiftir: Yasal desibel limitlerini aşmalı ve sağlığa zarar verme potansiyeli taşımalıdır. Bilirkişi raporu gerektirir.
Sübjektiftir: Başkalarını rahatsız edecek, huzurunu bozacak seviyede olması yeterlidir. Teknik bir ölçüm gerektirmez.
Yaptırımı
İki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Adli sicile işler.
Sadece idari para cezası. Adli sicile işlemez.
Örnek
Yasal limitlerin üzerinde gürültüyle çalışan bir fabrika, sanayi tesisi veya ruhsatsız bir eğlence mekanı.
Komşunun evinde verdiği gürültülü parti, sokakta bağırarak konuşmak, gece yarısı evde matkap çalıştırmak.

Suçun Cezası ve Yargılama Süreci

  • Ceza: TCK md. 183’ü ihlal eden kişiye iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Hâkim, eylemin kasten mi yoksa taksirle mi işlendiğini, gürültünün seviyesini ve yarattığı tehlikeyi dikkate alarak bu iki yaptırımdan birini tercih eder.
  • Şikâyet ve Uzlaşma: Bu suç, kamu sağlığını ve çevreyi hedef aldığı için şikâyete tabi değildir ve uzlaşma kapsamında da değildir. Yani, bir vatandaşın şikayeti olmasa bile, savcılık durumu öğrendiğinde (örneğin, belediye veya Çevre İl Müdürlüğü’nün bildirimi üzerine) re’sen soruşturma başlatır.
  • Görevli Mahkeme: Bu suçla ilgili davalara Asliye Ceza Mahkemeleri bakar.

Sıkça Sorulan Sorular

Yan komşum sürekli yüksek sesle televizyon izliyor. TCK 183’ten şikayetçi olabilir miyim? Bu durum, TCK 183 kapsamındaki suçu oluşturma ihtimali çok zayıf olan tipik bir “rahatsızlık” durumudur. Bu eylem, Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi kapsamına girer. Polisi (112) arayarak veya zabıtaya başvurarak “gürültü yapma” kabahati nedeniyle idari para cezası uygulanmasını talep edebilirsiniz.

Evimin yakınındaki bir atölye, gece gündüz demeden çok gürültülü çalışıyor. Ne yapmalıyım? Bu durum, TCK 183 kapsamına girebilir. Yapmanız gereken, durumu bir dilekçe ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne ve Belediye’ye bildirmektir. Bu kurumlar, atölyeye gelerek resmi gürültü seviyesi ölçümü yapma yetkisine sahiptir. Ölçüm sonucunda gürültünün yasal limitleri aştığı tespit edilirse, işletme hakkında hem idari para cezası uygulanır hem de düzenlenen tutanaklar suç duyurusu olarak savcılığa gönderilir.

TCK 183’teki suçun ispatı için ne gerekir? Bu suçun ispatı için en temel ve zorunlu delil, yetkili kurumlar (genellikle Çevre İl Müdürlüğü ekipleri) tarafından yapılmış ve gürültünün yasal desibel limitlerini aştığını gösteren teknik ölçüm raporu ve bilirkişi incelemesidir. Tanık beyanları tek başına bu suçun ispatı için yeterli değildir.

Bu suç şikayete bağlı mı? Şikayet etmezsem bir şey olmaz mı? Hayır, şikayete bağlı değildir. Kamu sağlığını ilgilendirdiği için savcılık bu suçu öğrendiği anda (örneğin, yetkili bir kurumun bildirimi üzerine) kamu adına soruşturma başlatmak zorundadır.

Suçun taksirle işlenmesi ne demektir? İşletme sahibinin, ses yalıtım sistemini bilerek kapatması suçu kasten işlemesi anlamına gelirken; bu sistemin arızalı olduğunu bilmesine rağmen tamir ettirmemesi veya periyodik bakımını yaptırmadığı için sistemin yetersiz kalması sonucu gürültüye neden olması, suçu taksirle işlemesi anlamına gelir. Taksirle işlenmesi durumunda verilecek ceza, kasten işlenmesine göre daha hafif olabilir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar