Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması
· ·

Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması (2025)

Vatandaşlık statüsü, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini kullanabilmesi için hayati bir öneme sahipken , aynı zamanda devletin egemenlik hakkıyla da doğrudan ilişkili karmaşık bir hukuki meseledir. Bu sebeple, vatandaşlık başvurularının değerlendirilmesinde hem başvuru sahibinin hakları hem de kamu güvenliği endişeleri dikkatle gözetilmelidir. Türkiye’de vatandaşlık kazanımı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Bu kanun, evlilik yoluyla vatandaşlık kazanma imkânı sunsa da bunu mutlak bir hak olarak değil, belirli koşullara bağlı bir olanak olarak tanımlar. Bu yazımızda evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması konusunu ele alacağız

vatandaşlık avukatı efehan mihai erginer

Yasal mevzuat

Türk Vatandaşlığı Kanunu‘nun 16. maddesi, evlilik yoluyla vatandaşlık kazanımının temel esaslarını belirler. Buna göre, bir Türk vatandaşıyla en az üç yıl evli olan ve bu evliliği halen devam eden yabancılar vatandaşlık başvurusunda bulunabilirler. Ancak, yalnızca bu şartı sağlamak yeterli değildir. Kanun, ek olarak üç temel şart daha öne sürer:

Şartlar
Açıklama
Aile birliği içinde yaşama
Başvuranın eşiyle birlikte bir aile olarak hayatını sürdürmesi beklenir.
Evlilik birliğiyle bağdaşmayan faaliyetlerden kaçınma
Başvuranın, evliliğin amacına aykırı düşecek eylemlerden uzak durması gerekir.
Milli güvenlik ve kamu düzenine aykırılık oluşturmama
Başvuru sahibinin ülkenin milli güvenliği veya kamu düzeni için bir risk teşkil etmemesi şartı aranır.

Bu koşulların varlığı, bir başvuranın vatandaşlığa kabul edilip edilmeyeceğini belirlemede en kritik unsurlardır. Bu bağlamda, başvurular değerlendirilirken evliliğin sahici olup olmadığı, birlikte yaşamın devam edip etmediği ve başvuranın güvenlik açısından herhangi bir tehdit oluşturup oluşturmadığı özenle incelenir.

İdarenin Takdir Yetkisi ve Hukuki Denetim

Türk Vatandaşlığı Kanunu‘nun 10. maddesi, vatandaşlık başvurularında idareye geniş bir takdir yetkisi tanır. Bu madde uyarınca, tüm yasal koşulların sağlanmış olması bile vatandaşlık kazanımını otomatik hâle getirmez; yetkili makamların değerlendirmesine bağlıdır. Bu yetki, devletin kimin vatandaş olacağına karar verirken kamu yararını ve güvenliğini ön planda tuttuğunun bir göstergesidir. Ancak, bu takdir yetkisinin keyfi bir şekilde kullanılmaması esastır. Mahkemeler, idarenin bu yetkiyi hukuka uygun kullanıp kullanmadığını denetleyerek bireylerin haklarını koruma görevini üstlenirler. Bu denetim mekanizması, vatandaşlık statüsünün kötüye kullanılmasını önlemekle bireysel özgürlükler arasında hassas bir denge kurmayı amaçlar.

İstihbarat Bilgilerinin Değeri ve Sınırları

Vatandaşlık başvurusu sürecinde güvenlik soruşturmaları önemli bir yer tutar. İlgili yönetmelikler, başvuru sahibinin kamu düzeni veya milli güvenlik açısından bir risk taşıyıp taşımadığının araştırılmasını zorunlu kılar. Bu araştırmalar kapsamında emniyet birimlerinden edinilen istihbari bilgiler de değerlendirmeye dahil edilir. Ancak burada en önemli husus, istihbari bilgilerin somut ve güvenilir kanıtlarla desteklenmesi gerekliliğidir. Yalnızca varsayımlara dayalı veya kesinliği ispatlanmamış bilgiler, kişilerin temel haklarını kısıtlamak için yeterli kabul edilemez. Bu yaklaşım, hukukun evrensel ilkesi olan hukuk devleti prensibinin bir gereğidir. Dolayısıyla, bir başvurunun sadece üçüncü kişilere ait istihbarat raporlarına dayandırılarak reddedilmesi, ölçüsüz bir müdahale olarak değerlendirilebilir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin bir kararı da tam olarak bu noktaya işaret etmiştir.

ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
10. İDARİ DAVA DAİRESİ

Esas No: 2023/6650
Karar No: 2023/7829
Tarih: 28.12.2023

İstemlerin Konusu

Ankara 12. İdare Mahkemesi’nce verilen 30/05/2023 gün ve E: 2022/2478, K: 2023/1121 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.

Dava Konusu İstem

Suriye uyruklu davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması talebiyle yaptığı 125/56556/2019 dosya numaralı 93797-81084 başvurunun reddine dair davalı idarenin 10.02.2020 tarih ve 71721457-125-E.18363 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti

Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin 30/05/2023 gün ve E: 2022/2478, K: 2023/1121 sayılı kararı ile; davacının kardeşi ile ilgili istihbari bilgi de dikkate alınarak, 5901 sayılı Kanun’un tanıdığı yetki çerçevesinde devletin hükümranlık hakkı kapsamında vatandaşlık başvurusunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf Edenlerin İddiaları

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; müvekkilinin bir Türk vatandaşı ile 2004 yılından itibaren yaklaşık 19 yıldır evli olduğu ve evliliklerinin aile birliği içerisinde devam ettiği, 3 çocuğunun bulunduğu, davacının kardeşi hakkındaki istihbari nitelikteki bilgilerin evlenme yoluyla vatandaşlığın kazanılmasına engel oluşturacak nitelikte bulunmadığı ileri sürülerek, kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmesi istenilmiştir.

Davalının Savunmasının Özeti

İstinafa konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Türk Milleti Adına Karar

İnceleme ve Gerekçe

Maddi Olay

Dava; Suriye uyruklu davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair İçişleri Bakanlığının 10.02.2020 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlgili Mevzuat

  • 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesi:
    Bir Türk vatandaşı ile evlenmenin doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmayacağı, ancak en az üç yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancıların başvuruda bulunabileceği; aile birliği içinde yaşama, evlilik birliğiyle bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama ve milli güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil etmeme şartlarının arandığı düzenlenmiştir.
  • Aynı Kanun’un 10. maddesi:
    Şartları taşıyan yabancıların yetkili makam kararıyla vatandaşlık kazanabileceği, ancak aranan şartların sağlanmasının mutlak hak doğurmadığı hükme bağlanmıştır.
  • Yönetmelik hükümleri:
    Başvuran yabancı hakkında emniyet birimlerince aile birliği, evliliğin gerçekliği, kamu düzeni ve güvenlik yönünden soruşturma yapılacağı, mülakatlar yapılacağı ve sonucuna göre karar alınacağı düzenlenmiştir.

Hukuki Değerlendirme

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 04/12/2004 tarihinden beri Türk vatandaşı eşiyle evli olduğu, aynı çatı altında aile birliği içerisinde yaşadıkları, üç çocuklarının bulunduğu, evlilik birliği ile bağdaşmayacak herhangi bir faaliyette bulunmadıkları ve evliliğin gerçek olduğu tespit edilmiştir.

Tahkikat formlarında olumsuz bir hususa rastlanmamış, mülakatlarda da evliliklerinin gerçekliği doğrulanmıştır. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yazısında, davacının kardeşi hakkında terör örgütü faaliyetlerine ilişkin istihbari bilgilerin bulunduğu bildirilmiştir.

Mahkeme; kardeşe ilişkin istihbari bilgilerin davacının evlenme yoluyla vatandaşlık kazanmasına engel teşkil etmeyeceği, davacının bizzat kendisiyle ilgili herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı gerekçesiyle, vatandaşlık talebinin reddine dair işlemin hukuka uygun olmadığı sonucuna varmıştır.

Hüküm

Davacının istinaf isteminin KABULÜNE,

Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin 30/05/2023 gün ve E: 2022/2478, K: 2023/1121 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Davalı idarenin 10.02.2020 tarihli ret işleminin İPTALİNE,

Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi

Ankara Bölge İdare Mahkemesi, kararında başvuranın evlilik birliği kapsamında tüm şartları karşıladığını ve hakkında yapılan araştırmalarda herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını açıkça ortaya koymuştur. Mahkeme, evliliğin gerçekliğini, çocuklarının varlığını ve aile birliğinin fiilen devam ettiğini vurgulamıştır. Bu unsurlar, vatandaşlık başvurularındaki en kritik değerlendirme kıstaslarıdır. Sonuç olarak, mahkeme, idarenin ret kararında hukuka aykırılık olduğu sonucuna varmış ve birey lehine hüküm vermiştir. Bu karar, hukuk devleti ilkesinin somut bir yansımasıdır.

vatandaşlık avukatı efehan mihai erginer

Sonuç

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin 8. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bir bireyin, aile birliği devam ederken, yalnızca üçüncü kişilere ait belirsiz istihbari bilgilere dayanılarak vatandaşlık hakkından yoksun bırakılması, aile hayatının ihlali olarak yorumlanabilir. Bu durum, aynı zamanda orantılılık ve ölçülülük gibi temel hukuk ilkeleriyle de çelişir. Dolayısıyla, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin bu kararı, hem ulusal hem de uluslararası hukuk normlarıyla uyum içinde olup, bireyin aile hayatının korunmasını sağlamış ve hukuki güvenliği pekiştirmiştir. Bu karar, vatandaşlık başvurularının değerlendirilmesinde, bireysel hakların ve hukukun evrensel ilkelerinin her zaman kamu yararı ve güvenlik endişeleri karşısında dikkate alınması gerektiğini vurgulayan önemli bir emsal teşkil etmektedir.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar