Davalıdır Şerhi İhtiyati Tedbir mi
· ·

Davalıdır Şerhi İhtiyati Tedbir mi?

Uygulamada sıklıkla davaların devamı esnasında yahut da öncesinde taşınmazların başkasına devrini önlemek bakımından tapu kaydına “davalıdır” şerhi işlendiği görülmektedir. İşbu yazımızda ise tapu kaydına işlenen “davalıdır şerhi ihtiyati tedbir mi” sorusuna cevap verecek ve tapu kayıtlarına bu gibi işlenen davalıdır şerhinin taşınmazın üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlandırıp sınırlandırmadığı hususuna değineceğiz.

davalıdır şerhi ihtiyati tedbir mi adagio hukuk usul hukuku

Davalıdır Şerhi İhtiyati Tedbir mi?

6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389/1 maddesi uyarınca; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”

Nitekim, uyuşmazlık konusu olarak verilecek ihtiyati tedbir kararının tapu kütüğünü şerh olarak işlenmesi söz konusu olacaktır.

Yasal Mevzuat ve Değerlendirme

Hukukumuzda tapu kütüğüne işlenebilecek şerhler “numerus clausus” sınırlı sayıdalık ilkesi benimsenmiş olup, yasal mevzuatta “davalıdır” şerhinden bahsedilmemiştir.

4721 s. Türk Medeni Kanunu’nun 1010. maddesi uyarınca; “Aşağıdaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamaları, tapu kütüğüne şerh verilebilir: 1. Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları, 2. Haciz, iflâs kararı veya konkordato ile verilen süre, 3. Aile yurdu kurulması, artmirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler. Tasarruf yetkisi kısıtlamaları, şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.

4721 s. Türk Medeni Kanunu’nun 1011. maddesi uyarınca; “Aşağıdaki hâllerde geçici tescil şerhi verilebilir: 1. İddia edilen bir aynî hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa, 2. Tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanlıkların sonradan tamamlanmasına kanun olanak tanıyorsa. Geçici tescil şerhi, bütün ilgililerin razı olmasına veya hâkimin karar vermesine bağlıdır. Şerhin konusu olan hak sonradan gerçekleşirse, şerh tarihinden başlayarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Geçici tescil şerhi verilmesi istemi üzerine hâkim, tarafları dinleyerek veya dosya üzerinde inceleme yaparak şerhe konu olan hakkın varlığının kabul edilebileceği kanaatına varırsa, şerh kararı verir. Kararda şerhin etki bakımından süresi ve içeriği belirlenir; gerektiğinde mahkemeye başvurulması için bir süre verilir.”

Ayrıca Tapu Sicili Tüzüğünün 46 ve devamı maddelerinde şerhlerin esas ve şekline dair düzenlemeler mevcuttur.

Esasen, uygulamada sıklıkla taşınmazların tapu kayıtlarına konulan “davalıdır” şerhi yasal mevzuatta mevcut değildir. Hal böyle iken mahkemelerce ara karar şeklinde tapu kaydı üzerine “davalıdır” şerhi işlenmesine karar verilmesinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayacağından bahsedilemez. Sonuç itibariyle, davalıdır şerhi ihtiyati tedbir değildir. Buna mukabil, her ne kadar davalıdır şerhi kanunlarda düzenlenmemiş olmakla tasarrufu kısıtlayıcı etki doğurmasa da üçüncü kişilere yönelik bilgilendirici etkisi dolayısıyla olası uyuşmazlıklarda üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldıracaktır.

İçtihat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6403 E. 2024/1231 K. 19.02.2024 T. künyeli ilamına göre;

“… tapu kaydına “davalıdır” şerhi işlenmesine dair verilen ara kararların 6100 sayılı Kanun’un 389 uncu ve devamı maddeleri uyarınca hukuki anlamda ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olmadığının kabulü gerekir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.07.2017 tarihli 2016/28553 E., 2017/10126 K. sayılı kararı). Buradan hareketle taşınmazların tapu kaydına “davalıdır” şerhinin işlenmesine dair mahkeme kararları 6100 sayılı Kanun’un 341 inci maddesinde öngörülen nihai kararlardan olmadığından istinaf yoluna tabi değildirler. Açıklanan gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Taşınmazların tapu kaydına “davalıdır” şerhi işlenmesine dair verilen ara kararlar 6100 sayılı Kanun’un 389 uncu ve devamı maddeleri uyarınca hukuki anlamda ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olmayıp buradan hareketle 6100 sayılı Kanun’un 341 inci maddesinde öngörülen nihai kararlardan olmadığı ve istinaf yoluna tabi bulunmadığının kabulü ile yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, 19.02.2024 tarihinde 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

davalıdır şerhli taşınmaz adagio hukuk

Sonuç

Sonuç itibariyle, davalıdır şerhi ihtiyati tedbir olmayıp, nihai karar niteliği haiz olmadığından istinaf kanun yoluna tabi değildir. Buna mukabil, her ne kadar davalıdır şerhi kanunlarda düzenlenmemiş olmakla tasarrufu kısıtlayıcı etki doğurmasa da üçüncü kişilere yönelik bilgilendirici etkisi dolayısıyla olası uyuşmazlıklarda üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldıracaktır.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar