Cinsel Taciz Suçu ve Cezası
·

Cinsel Taciz Suçu ve Cezası

Bu yazımızda, Cinsel Taciz Suçu ve Cezası konusunu değerlendireceğiz. İnsan onuru ve kişiliğinin en temel unsurlarından biri, bireyin cinsel özgürlüğü ve dokunulmazlığıdır. Bu özgürlük, sadece fiziksel saldırılara karşı korunmayı değil, aynı zamanda kişinin rızası dışında cinsel içerikli söz, davranış ve imalara maruz kalmama hakkını da kapsar. Günlük yaşamın her alanında – sokakta, toplu taşımada, iş yerinde ve özellikle dijital dünyada – bireylerin huzurunu kaçıran, onları rahatsız eden ve özel alanlarını ihlal eden cinsel amaçlı eylemler, modern toplumun en yaygın ve sinsi sorunlarından biridir. Bir laf atma, istenmeyen bir bakış, ısrarlı bir mesaj veya imalı bir şaka, basit bir kabalık olmanın çok ötesinde, kişinin ruhsal bütünlüğüne ve cinsel özerkliğine yönelik hukuka aykırı bir saldırıdır.

Bu saldırının “fiziksel temas” içermemesi, onu daha az ciddi veya daha az incitici yapmaz. Aksine, mağdurun kendini güvende hissetme hakkını elinden alır ve psikolojik olarak derin yaralar bırakabilir. Bu gerçeğin bilincinde olan Türk Ceza Kanunu (TCK), 105. maddesinde “Cinsel Taciz” suçunu özel olarak düzenlemiştir. Bu madde, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar arasında, fiziksel temas olmaksızın, bir kimseyi cinsel amaçla rahatsız eden her türlü davranışı cezalandırarak, bireyin cinsel özgürlüğünü en geniş anlamıyla koruma altına almayı hedefler. Kanun, bu suçun dijital ortamlarda veya hiyerarşik ilişkiler içinde işlenmesini ise cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli haller olarak kabul ederek, 2025 yılı itibarıyla günümüz gerçeklerine uygun bir koruma kalkanı sunmaktadır.

ceza avukatı efehan mihai erginer

TCK Madde 105

(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,

işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Cinsel Taciz Suçu ve Cezası

Cinsel taciz suçu, TCK’nın “Kişilere Karşı Suçlar” ana başlığı altındaki “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Suçun bu bölümde yer alması, kanun koyucunun korumak istediği temel hukuki değerin doğrudan doğruya bireyin cinsel özgürlüğü ve cinsel huzuru olduğunu göstermektedir. Bu suçla korunan değerler şunlardır:

  • Cinsel Özerklik ve Özgürlük: Her bireyin, cinsel içerikli davranışlara kim tarafından, ne zaman ve ne şekilde maruz kalacağını belirleme hakkıdır. Cinsel taciz, bu özerkliği ihlal ederek kişiyi pasif bir alıcı konumuna zorlar.
  • Kişi Dokunulmazlığı ve Huzuru: Kanun, sadece bedensel dokunulmazlığı değil, aynı zamanda kişinin cinsel anlamda rahatsız edilmeme, kendi halinde bırakılma ve huzur içinde yaşama hakkını da korur. Cinsel taciz, bu huzuru bozan bir eylemdir.
  • İnsan Onuru: Rıza dışı cinsel içerikli davranışlara maruz bırakılmak, bireyin bir cinsel obje olarak görüldüğü hissini yaratarak insan onurunu zedeler.

Bu suçun en temel ve ayırt edici özelliği, cinsel saldırı (TCK 102) suçundan farklı olarak, mağdurun vücuduna herhangi bir fiziksel temasın bulunmamasıdır. Rahatsız edici eylem, söz, yazı, işaret veya elektronik ileti gibi araçlarla uzaktan gerçekleştirilir.

Suçun Unsurları

Bir fiilin TCK 105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturabilmesi için aşağıda belirtilen unsurların gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Suçun Maddi Unsurları
  • Fail ve Mağdur: Suçun faili ve mağduru kadın veya erkek, herhangi bir cinsiyetten olabilir. Failin veya mağdurun belirli bir cinsiyette olması şart değildir. Önemli olan, eylemin belirli bir kişiye yönelmiş olmasıdır.
  • Hareket: Cinsel Amaçlı Rahatsız Etme: Suçun hareket unsuru, mağduru “cinsel amaçlı olarak taciz etmek”tir. Bu hareket, ani veya kesintili olabileceği gibi, süreklilik de arz edebilir. Yargıtay kararları ve uygulamada en sık karşılaşılan taciz hareketleri şunlardır:
    • Sözlü Taciz: Cinsel içerikli fıkralar anlatmak, imalı laflar atmak, kişinin vücudu veya giyimi hakkında cinsel yorumlar yapmak, ısrarla ve reddedilmeye rağmen flört veya çıkma teklif etmek, cinsel ilişki teklifinde bulunmak.
    • Yazılı ve Dijital Taciz: Sosyal medya, e-posta, SMS veya diğer anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden cinsel içerikli mesajlar, fotoğraflar, videolar veya emojiler göndermek. Bu, günümüzde suçun en yaygın işleniş biçimlerinden biridir.
    • Davranışla Taciz: Cinsel anlam taşıyan hareketler yapmak (öpücük atmak, ahlaka aykırı işaretler yapmak), ısrarla birini takip etmek, cinsel içerikli bakışlarla kişiyi rahatsız etmek, kişinin yolunu kesmek.
    • Teşhircilik: Mağdura yönelik olarak cinsel organını göstermek de cinsel taciz suçunun bir işleniş biçimi olarak kabul edilir.

Kritik nokta, bu davranışların mağdurun rızası dışında olması ve onu rahatsız etmesidir.

Suçun Manevi Unsuru (Cinsel Amaç)

Bu suçun oluşabilmesi için failin özel bir kastla, yani cinsel amaçla hareket etmesi şarttır. Failin eylemi, cinsel arzu ve isteklerini tatmin etme veya mağduru cinsel bir obje olarak hedef alma niyeti taşımalıdır. Mahkemeler, bu amacın varlığını failin beyanından çok, eylemin niteliğine, söylenen sözlerin içeriğine, taraflar arasındaki ilişkiye ve olayın gerçekleştiği koşullara bakarak tespit eder. Örneğin, bir kişiye sadece hakaret etmek amacıyla söylenen küfürlü bir söz “hakaret” suçunu oluştururken, aynı söz cinsel bir bağlamda ve niyetle söylendiğinde “cinsel taciz” suçunu oluşturur.

Suçun Cezası ve Nitelikli Haller

TCK 105, suçun temel hali ile ağırlaştırıcı nedenlerin varlığına göre farklı yaptırımlar öngörmektedir.

  • Temel Ceza (TCK 105/1): Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Bu temel halde, hâkim olayın özelliklerine göre ya hapis cezasını ya da adli para cezasını tercih edebilir.
  • Nitelikli Haller (Cezanın Artırıldığı Durumlar – TCK 105/2): Aşağıdaki durumlarda suçun temel cezası yarı oranında artırılır ve bu hallerde faile adli para cezası seçeneği sunulmaz, doğrudan hapis cezası verilir:
    • Hiyerarşi veya Hizmet İlişkisinin Kötüye Kullanılması: Suçun, kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin (örneğin, işyerinde amir-memur, usta-çırak ilişkisi) sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi.
    • Nüfuzun Kötüye Kullanılması: Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren kişi tarafından, bu sıfatların sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasıyla işlenmesi.
    • Aynı Konutta Yaşama: Suçun, aynı konutta birlikte yaşamanın sağladığı kolaylıktan faydalanılarak (örneğin, aile içi bireyler veya ev arkadaşları arasında) işlenmesi.
    • Elektronik Haberleşme Araçlarıyla İşlenmesi: Suçun, posta veya elektronik haberleşme araçlarının (internet, sosyal medya, telefon vb.) sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi.
    • Teşhir Suretiyle İşlenmesi: Suçun, failin cinsel organını mağdura göstermesi (teşhircilik) yoluyla işlenmesi.

Yargılama Süreci

  • Şikâyet: Cinsel taciz suçu, takibi şikâyete bağlı bir suçtur. Bu, soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun bizzat şikâyetçi olması gerektiği anlamına gelir. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir. Bu süre hak düşürücü bir süredir; yani 6 ay geçtikten sonra şikâyet hakkı kaybolur.
  • Uzlaşma: Suçun temel hali (TCK 105/1), kanun gereği uzlaşma kapsamındadır. Yani, dava açılmadan önce dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşırlarsa, soruşturma dosyası kapanır. Ancak, suçun yukarıda sayılan nitelikli hallerinden (TCK 105/2) biriyle işlenmesi durumunda, fiil uzlaşma kapsamında değildir.
  • Görevli Mahkeme: Cinsel taciz suçuna ilişkin davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yolda yürürken tanımadığım biri bana “Çok güzelsin fıstık” diye laf attı. Bu cinsel taciz midir ve ne yapabilirim? Evet, bu eylem bir sözlü cinsel taciz olarak kabul edilebilir. Eylem, sizin rızanız dışında, cinsel bir içerik taşıyan ve sizi rahatsız eden bir davranış ise derhal 112’yi arayarak durumu polise bildirebilir, şahsın eşkâlini ve kaçtığı yönü tarif edebilirsiniz. Eğer şahıs yakalanırsa, kimliğini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde savcılığa veya polis merkezine giderek şikâyetçi olabilirsiniz.

Instagram’dan sürekli cinsel içerikli ve rahatsız edici mesajlar alıyorum. Bu bir suç mu? Evet, bu TCK 105/2’de düzenlenen nitelikli cinsel taciz suçunu oluşturur. Suç, elektronik haberleşme aracıyla işlendiği için cezası daha ağırdır ve uzlaşma kapsamında değildir. Yapmanız gereken, size gönderilen tüm mesajların ekran görüntülerini almak, mesajı gönderen profilin bilgilerini (kullanıcı adı, profil linki vb.) kaydetmek ve bu delillerle birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet dilekçesi vermektir.

İşyerindeki müdürüm, terfi ettirme vaadiyle sürekli yemeğe çıkma teklif ediyor ve imalı konuşuyor. Reddetmeme rağmen ısrar ediyor. Bu taciz midir? Evet, bu hem cinsel tacizdir hem de suçun “hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak” işlenen nitelikli halidir. Amirinizin konumu ve size karşı kullandığı güç, eylemi daha da ağırlaştırmaktadır. Bu durumu kanıtlamak için, eğer varsa, yazılı iletişimleri (e-posta, mesaj) saklayın, olaya tanık olan güvendiğiniz bir iş arkadaşınız varsa onunla konuşun ve durumu İnsan Kaynakları departmanına veya doğrudan savcılığa bildirmekten çekinmeyin.

Cinsel tacize uğradım ama elimde hiçbir yazılı delil veya tanık yok. Sadece benim ifademle dava açılır mı? Evet, açılır. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, genellikle tanığın olmadığı, gizli ortamlarda işlenir. Bu nedenle Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mağdurun çelişkisiz, samimi ve hayatın olağan akışına uygun olan beyanı, başka bir delil olmasa dahi tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilebilir. Bu yüzden, deliliniz olmadığını düşünerek şikâyet etmekten vazgeçmeyin. Sizin tutarlı ifadeniz en önemli delildir.

Taciz eden kişiyle uzlaşma sürecinde anlaştık ve şikâyetimi geri çektim. Daha sonra aynı kişi beni tekrar rahatsız ederse ne olur? Uzlaşma, sadece o anki suç dosyası için geçerlidir. Eğer uzlaşma sağlandıktan veya şikayetinizi geri çektikten sonra fail sizi yeniden taciz ederse, bu yeni bir suç oluşturur. Yeni eylem için tekrar 6 aylık şikâyet süreniz başlar ve yeniden şikâyetçi olarak yeni bir hukuki süreç başlatabilirsiniz.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar