Cinsel İstismar Suçu ve Cezası

Toplumun en hassas ve korunmaya muhtaç bireyleri olan çocukların, her türlü tehlikeden uzak ve sağlıklı bir ortamda büyüme hakkı, en temel insan haklarından biridir. Bu hakkı ihlal eden ve bireyin hem ruhsal hem de bedensel bütünlüğüne karşı işlenen en ağır suçlardan biri de şüphesiz cinsel istismar suçudur. Hukuk sistemimiz, bu suçu ciddiyetle ele almış ve Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesinde özel olarak düzenlemiştir. Bu yazımızda, cinsel istismar suçu ve cezası konusunu değerlendireceğiz.

TCK Madde 103

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;

  1. a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  2. b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,

anlaşılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

(3) Suçun;

  1. a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  2. b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
  3. c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,
  4. d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
  5. e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Cinsel İstismar Suçu Nedir?

Türk Ceza Kanunu, cinsel istismar suçunu tanımlarken temel kriter olarak mağdurun yaşını esas alır. Kanunumuza göre 18 yaşını tamamlamamış her birey çocuktur ve onlara karşı gerçekleştirilen cinsel nitelikli her türlü davranış, cinsel istismar suçunun konusunu oluşturur.

Suçun oluşumu için failin (suçu işleyen kişinin) cinsel bir amaçla hareket etmesi yeterlidir. Bu noktada mağdur çocuğun “rızasının” olup olmamasının hukuken hiçbir önemi yoktur. Kanun koyucu, belirli bir yaşın altındaki çocuğun cinsel bir eyleme anlam ve sonuçlarını idrak ederek özgür iradesiyle rıza gösterme yeteneğine sahip olmadığını kabul eder. Bu, hukukun çocuğu korumaya yönelik mutlak bir ilkesidir.

TCK Madde 103, suçu iki temel eylem üzerinden ele alır:

  1. Cinsel Davranışlarla İstismar (Sarkıntılık Düzeyi): Çocuğa yönelik ani, kesik ve bedensel teması içeren ancak cinsel organ veya sair bir cisim sokma boyutuna varmayan cinsel içerikli davranışlardır.
  2. Vücuda Organ veya Sair Bir Cisim Sokulması Suretiyle İstismar: Suçun en ağır şeklidir ve kanunda cezası da buna göre belirlenmiştir.

Mağdurun Yaşına Göre Cezai Yaptırımlar

Kanun koyucu, cinsel istismar suçunun cezasını belirlerken, mağdur çocuğun gelişim evrelerini ve kendini koruma yeteneğini göz önünde bulundurarak yaşa dayalı kademeli bir ceza sistemi öngörmüştür. Bu durum, suçun vahametinin mağdurun yaşı küçüldükçe arttığı kabulüne dayanır.

Aşağıdaki tablo, suçun temel hallerini ve mağdurun yaşına göre öngörülen ceza aralıklarını özetlemektedir:

Mağdurun Yaş Aralığı
Eylemin Niteliği
Kanunda Öngörülen Temel Ceza
12 Yaşını Tamamlamamış Çocuk
Cinsel Davranışlarla İstismar (Sarkıntılık Düzeyi)
10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası.
Vücuda Organ veya Sair Bir Cisim Sokulması
18 yıldan az olmamak üzere hapis cezası.
12-15 Yaş Arası Çocuk
Cinsel Davranışlarla İstismar (Sarkıntılık Düzeyi)
8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası.
Vücuda Organ veya Sair Bir Cisim Sokulması
16 yıldan az olmamak üzere hapis cezası.
15-18 Yaş Arası Çocuk
Cebir, Tehdit, Hile veya İradeyi Etkileyen Bir Nedenle Cinsel İstismar
Bu yaş grubundaki mağdura karşı cebir, tehdit, hile gibi iradeyi sakatlayan bir durumla eylem gerçekleştirilirse, TCK'nın yetişkinlere yönelik cinsel saldırı suçuna ilişkin hükümleri (TCK m. 102) uygulanır. Sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verilir.

15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı, onların iradesini etkileyen (cebir, tehdit, hile gibi) bir durum olmaksızın gerçekleştirilen cinsel davranışlar, şikâyete bağlı olarak soruşturulur ve cezalandırılır. Ancak bu, eylemin meşru olduğu anlamına gelmez. Hukuk sistemimiz, bu hassas yaş aralığındaki bireylerin korunmasını da önemsemektedir. 15 yaşından küçük bir çocuğun ise rızası hukuken tamamen geçersizdir.

Cezayı Artıran Nitelikli Haller

Türk Ceza Kanunu, bazı durumların varlığı halinde cinsel istismar suçunun temel cezasının artırılmasını öngörmüştür. Bu durumlar, suçun işleniş biçimi veya fail ile mağdur arasındaki ilişki nedeniyle eylemin vahametini artırmaktadır. “Nitelikli Haller” olarak adlandırılan bu durumlar gerçekleştiğinde, yukarıdaki tabloda belirtilen temel cezalara kanunda belirtilen oranlarda artırım uygulanır.

Aşağıdaki tablo, TCK m. 103/3’te sayılan başlıca nitelikli halleri ve ceza üzerindeki etkisini göstermektedir:

Nitelikli Hal (Cezayı Artıran Durum)
Hukuki Sonuç
Failin, mağdurun üstsoy (anne, baba, dede), ikinci veya üçüncü dereceden kan hısmı (kardeş, amca, teyze), üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren bir kişi olması
Verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu durum, failin mağdur üzerindeki güven ve otorite ilişkisini kötüye kullanması nedeniyle cezayı ağırlaştırmaktadır.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
Verilecek ceza yarı oranında artırılır.
İnsanların toplu olarak yaşadığı yerlerin sağladığı kolaylıktan faydalanarak işlenmesi (Örn: yurt, okul, pansiyon vb.)
Verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olması
Verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Suçun silahla veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi
Verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Eğer suçun sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü gibi ağır sonuçlar meydana gelirse, faile verilecek ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olmaktadır. Bu da kanun koyucunun bu suça karşı ne kadar caydırıcı bir tutum sergilediğinin en net göstergesidir.

Yargılama Sürecine İlişkin Önemli Noktalar

  • Soruşturmanın Başlaması: Cinsel istismar suçu, şikâyete tabi bir suç değildir. Yani mağdurun veya ailesinin şikâyetçi olup olmamasından bağımsız olarak, Cumhuriyet Savcısı suç haberini aldığı anda derhal soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Bu, suçun sadece bireye karşı değil, tüm topluma karşı işlenmiş sayıldığının bir göstergesidir. Buna “re’sen soruşturma” ilkesi denir.
  • İspat Vasıtaları: Bu tür davalarda en önemli delillerden biri mağdurun beyanıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, çelişkisiz, samimi ve hayatın olağan akışına uygun mağdur beyanları, başkaca somut delillerle desteklendiğinde mahkûmiyet için yeterli kabul edilebilmektedir. Bunun yanı sıra tanık beyanları, uzman hekim raporları ve adli psikolog değerlendirmeleri de yargılamada önemli rol oynar.
  • Mağdurun Korunması: Yargılama sürecinde çocuğun ikincil bir travma yaşamasının önüne geçmek amacıyla özel tedbirler alınır. Mağdur çocuğun ifadesi, genellikle Adli Görüşme Odaları’nda (AGO) alanında uzman psikolog veya pedagog eşliğinde, faille yüz yüze gelmeyeceği bir ortamda alınır. Duruşmaların kapalı yapılmasına karar verilebilir.

Sonuç

Çocuğun cinsel istismarı, affı ve hoşgörüsü mümkün olmayan, son derece ağır bir suçtur. Türk Ceza Kanunu, bu suçla mücadelede mağdur çocuğun yaşını ve gelişimini merkeze alan, failin konumunu ve eylemin niteliğini dikkate alarak cezayı ağırlaştıran detaylı ve caydırıcı bir yapı kurmuştur. Hukuki süreç, çocuğun üstün yararını koruma ilkesi etrafında şekillenir ve adaletin tecellisi için titizlikle yürütülür. Bu suçla ilgili herhangi bir şüphe veya bilgi durumunda, sessiz kalmamak ve derhal adli makamlara (Cumhuriyet Savcılığı, polis, jandarma) veya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kurumlara bildirimde bulunmak, her şeyden önce bir vatandaşlık görevidir.

Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre cinsel istismar suçu nedir?

Cinsel istismar, kanunumuzda iki temel başlıkta ele alınır:

  1. 15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklara Karşı: Bu yaş grubundaki çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismar suçunu oluşturur. Çocuğun “rızası” veya “onayı” olduğu iddiası hukuken hiçbir geçerlilik taşımaz. Dokunma, öpme, teşhir gibi eylemlerden cinsel birleşmeye kadar geniş bir yelpaze bu kapsama girer.
  2. 15-18 Yaş Arasındaki Çocuklara Karşı: Bu yaş aralığındaki çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradesini etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar cinsel istismar suçunu oluşturur. Eğer bu zorlayıcı unsurlar yoksa ve çocuğun şikayeti mevcutsa “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçu gündeme gelebilir.

Cinsel istismar suçunun temel cezası nedir? Kaç yıldan başlar?

TCK Madde 103’e göre cinsel istismar suçunun cezası oldukça ağırdır ve suçun işleniş şekline göre artar:

  • Basit Cinsel İstismar (Sarkıntılık Düzeyinde Kalmayan): 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı işlenmesi halinde 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülür.
  • Vücuda Organ veya Sair Cisim Sokulması Suretiyle (Nitelikli Hal): Bu durumda ceza 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır.
  • Sarkıntılık Düzeyinde Kalması: Fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ise 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

“Nitelikli cinsel istismar” ne demektir ve cezayı artıran haller nelerdir?

Nitelikli haller, suçun cezasının kanunda belirtilen oranlarda artırılmasına neden olan durumlardır. Cinsel istismar suçunda cezayı artıran başlıca nitelikli haller şunlardır:

  • Suçun üstsoy (anne, baba, dede), ikinci derece kan hısmı (kardeş), evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı veya koruma/gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi,
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte (toplu olarak) işlenmesi,
  • Silahla veya insanların toplu olarak yaşadığı yerlerin sağladığı kolaylıktan faydalanarak işlenmesi.

Bu durumlarda verilecek ceza kanunda belirtilen oranlarda artırılır.

Çocuğum cinsel istismara uğradı, ne yapmalıyım? İlk adım ne olmalı?

Sakinliğinizi korumaya çalışarak derhal harekete geçmelisiniz:

  1. Güvenliği Sağlayın: Çocuğu derhal istismarcıdan ve istismarın gerçekleştiği ortamdan uzaklaştırın.
  2. Delilleri Korumaya Çalışın: Çocuğun yıkanmasına veya kıyafetlerini değiştirmesine izin vermeyin. Bu, adli tıp incelemesi için kritik olabilir.
  3. Profesyonel Yardım Alın: Vakit kaybetmeden en yakın Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’ye, Jandarma Çocuk Kısım Amirliği’ne veya doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidin. Alo 183 Sosyal Destek Hattı’nı arayabilirsiniz.
  4. Hukuki Süreci Başlatın: Bir ceza avukatından destek alarak şikayet sürecini profesyonel bir şekilde yönetin. Avukatınız, çocuğun ifadesinin uzmanlar eşliğinde (ÇİM – Çocuk İzlem Merkezi) alınmasını ve sürecin travmayı artırmayacak şekilde yürütülmesini sağlayacaktır.

Cinsel istismar suçunda şikayet süresi veya zamanaşımı var mıdır?

Cinsel istismar suçları, şikayete bağlı suçlardan değildir. Yani mağdur veya ailesi şikayetçi olmasa veya şikayetini geri çekse bile kamu davası devam eder. Ancak suçun dava zamanaşımı süresi vardır. Bu süreler suçun ağırlığına ve mağdurun yaşına göre değişmekle birlikte oldukça uzundur. Yine de delillerin kaybolmaması ve failin bir an önce cezalandırılması için suç öğrenilir öğrenilmez şikayette bulunulması en doğrusudur.

Cinsel istismar davasında sadece çocuğun beyanı (ifadesi) delil sayılır mı?

Evet, bu suçun en önemli delili genellikle mağdur çocuğun beyanıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; başka bir delil olmasa dahi, tutarlı, çelişkisiz ve hayatın olağan akışına uygun olan mağdur beyanı, mahkumiyet için yeterli görülebilmektedir. Çocuğun beyanının güvenilirliği, adli görüşmeciler ve psikologlar tarafından hazırlanan raporlarla desteklenir. Bu nedenle “delil yok” diyerek şikayetten vazgeçmek büyük bir hatadır.

Cinsel istismar suçunda “iyi hal indirimi” veya “uzlaşma” mümkün müdür?

Cinsel istismar suçları, niteliği gereği uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir. Taraflar anlaşsa bile dava düşmez. “İyi hal indirimi” (takdiri indirim nedenleri), hakimin takdirinde olan bir durumdur ancak bu tür ağır suçlarda uygulanması kamuoyu vicdanı ve yasal düzenlemeler çerçevesinde oldukça sınırlıdır ve otomatik bir hak değildir.

Haksız yere cinsel istismarla suçlanıyorum, iftiraya uğradım. Ne yapmalıyım?

Cinsel istismar suçlaması, bir kişinin hayatını karartabilecek en ağır ithamlardan biridir. Eğer böyle bir suçlamayla karşı karşıyaysanız, durumu kesinlikle hafife almayın. Derhal bu alanda tecrübeli bir ceza avukatına başvurun. Susma hakkınızı kullanın ve avukatınız olmadan ifade vermeyin. Avukatınız, lehinize olan delilleri toplayacak, masumiyetinizi ispatlamak için hukuki stratejiyi belirleyecek ve savunma hakkınızı en etkin şekilde kullanmanızı sağlayacaktır.

Neden bir cinsel istismar davası için avukat tutmalıyım?

Cinsel istismar davaları, hem usul hem de esas yönünden son derece teknik ve karmaşık süreçlerdir.

  • Mağdur tarafı için: Avukat, soruşturmanın eksiksiz yürütülmesini, delillerin doğru toplanmasını, çocuğun ikincil bir travma yaşamasının önlenmesini ve failin hak ettiği en ağır cezayı almasını sağlamak için çalışır.
  • Sanık tarafı için: Avukat, adil yargılanma hakkının korunmasını, lehe olan hususların ortaya konulmasını, haksız bir suçlama varsa masumiyetin ispatlanmasını ve savunma hakkının eksiksiz kullanılmasını temin eder.

Emsal Yargıtay İçtihatları

Suçun Hukuki Tanımı ve Kapsamı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu, “Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklinde tanımlanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/56-2025/49 , 05.02.2025; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/49-2022/31 , 18.01.2022; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2014/342-2017/476 , 14.11.2017). Cinsel istismar deyiminden; “a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar” anlaşılmaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/56-2025/49 , 05.02.2025; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/49-2022/31 , 18.01.2022; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/1046-2023/3363 , 22.05.2023).

Suçun temel unsuru, cinsel arzuları tatmin amacıyla vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel davranışlardır; cinsel ilişki boyutuna varmayan ancak vücuda temas içeren eylemler temel şekli oluşturur (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 2022/2788-2023/9654 , 29.03.2023; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/15918-2023/4509 , 21.06.2023). Cinsel taciz suçu (TCK m.105) ile ayrım, fiziksel temas kriterine dayanır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2014/342-2017/476 , 14.11.2017). Sarkıntılık, “bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış veya davranışlar” olarak kabul edilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/56-2025/49 , 05.02.2025; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/109-2023/301 , 24.05.2023; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/168-2021/220 , 25.05.2021).

Suç tarihi itibarıyla eski haliyle (örneğin 6545 sayılı Kanun öncesi) temel ceza 3-8 yıl olarak uygulanmış, lehe hükümlerle güncel hali tercih edilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2014/342-2017/476 , 14.11.2017; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/95-2023/111 , 01.03.2023).

Temel ve Sarkıntılık Cezaları ile Alt Sınırlar

Temel hali için 8-15 yıl hapis cezası öngörülür; sarkıntılıkta 3-8 yıl (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/108-2024/188 , 12.06.2024). Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde istismarda 10 yıldan, sarkıntılıkta 5 yıldan az olamaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/56-2025/49 , 05.02.2025; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2022/76-2022/715 , 15.11.2022; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/109-2023/301 , 24.05.2023).

Örnek: 14 yaşındaki mağdura araçla yaklaşma, kol tutma ve takip sarkıntılık kabul edilerek 3 yıl hapis cezası onanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/56-2025/49 , 05.02.2025). 16 yaşındaki mağdura sarkıntılık düzeyinde 6 yıl hapis cezası bozulmuştur (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/12508-2024/129 , 10.01.2024).

Nitelikli Haller ve Cezaları

Vücuda organ veya sair cisim sokulması halinde 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası; 12 yaş altı mağdurda 18 yıldan az olamaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/49-2022/31 , 18.01.2022; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/95-2023/111 , 01.03.2023; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/108-2024/188 , 12.06.2024). Şüphede basit istismar kabul edilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/678-2016/144 , 22.03.2016; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/334-2023/622 , 22.11.2023).

Örnek: 15 yaş mağdureye cebirle anal sokma teşebbüsü 12 yıl hapisle onanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/49-2022/31 , 18.01.2022). 13-14 yaş mağdureye rızalı organ sokma zincirleme halde 8 yıl 4 ay hapis onanmıştır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/1046-2023/3363 , 22.05.2023).

Failin vücuduna sokulması nitelikli hal oluşturmaz (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/12511-2023/2389 , 24.04.2023).

Ağırlaştırıcı Haller ve Artırımlar

  • Kan/kayın hısımlığı, üvey baba/evlat edinen, vasi/eğitici/bakıcı/nüfuz kötüye kullanma: Yarı oranında artırım (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/425-2016/61 , 16.02.2016; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/4185-2023/3590 , 29.05.2023; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/588-2022/262 , 12.04.2022).
  • Cebir/tehdit: Yarı oranında artırım (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/95-2023/111 , 01.03.2023; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/8649-2023/1947 , 04.04.2023).
  • Birden fazla kişi: Yarı oranında artırım (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/7218-2023/5078 , 12.09.2023).
  • Zincirleme suç (TCK m.43): Takdiren artırım (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/4185-2023/3590 , 29.05.2023; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/9451-2024/3994 , 06.05.2024).

Örnek: Kızına (sarkıntılık aşan) zincirleme istismar 24 yıl hapis onanmıştır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/4185-2023/3590 , 29.05.2023). Dayıya karşı istismar 12 yıl 6 ay hapis onanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/588-2022/262 , 12.04.2022).

Netice Sebebiyle Ağırlaşma

Mağdurun beden/ruh sağlığının bozulması: 15 yıldan az olmamak üzere hapis (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/762-2017/53 , 07.02.2017; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/482-2019/577 , 03.10.2019). Taksirle öngörülebilirlik aranır; suça sürüklenen çocukta öngörememe indirim nedeni olabilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2022/228-2025/292 , 25.06.2025; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/888-2017/125 , 07.03.2017).

Örnek: 17 yaş mağdureye cebirle istismar+ruh bozulması 12 yıl 6 ay hapis onanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/762-2017/53 , 07.02.2017).

Diğer Hususlar (Teşebbüs, Beraat, Bozma Örnekleri)

Teşebbüs (TCK m.35): Organ sokma teşebbüsü cezalandırılır, gönüllü vazgeçme uygulanmaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/49-2022/31 , 18.01.2022). Delil yetersizliği/béraat: Çelişkili beyanlar, rapor yokluğu (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/13958-2023/788 , 21.02.2023; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/12859-2023/8487 , 14.12.2023). İradeyi etkileyen neden: Alkol etkisi rızayı geçersiz kılar (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/83-2022/711 , 15.11.2022).

Örnek beraat: Basit istismara indirgenerek (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2022/71-2025/173, 16.04.2025). 15-18 yaş grubunda cebir yoksa TCK m.104 uygulanır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/425-2016/61 , 16.02.2016; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/309-2023/56 , 01.02.2023).

Yazar: Av. Efehan Mihai ERGİNER – İzmir Barosu Sicil No: 20373

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecinizi uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.