Ceza Muhakemesi Hukukunda Bağlantılı Davalar
Ceza muhakemesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecellisi amacıyla yürütülen meşakkatli bir süreçtir. Bu sürecin en temel ilkelerinden biri de usul ekonomisidir. Yargılamanın makul sürede, en az masrafla ve tek bir seferde yapılması hedefini güden usul ekonomisi ilkesi, ceza muhakemesi hukukunda “bağlantılı davalar” kurumu ile somut bir görünüm kazanmaktadır. Aralarında hukuki veya fiili bir irtibat bulunan birden çok davanın birlikte görülmesi, hem delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesini sağlayarak maddi gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırır hem de birbiriyle çelişkili kararların verilmesini önleyerek yargıya olan güveni pekiştirir.
Yazı İçeriği
Bağlantı Kavramı Ve Hukuki Niteliği
Ceza muhakemesi hukukunda “bağlantı” veya diğer bir ifadeyle “irtibat”, birden fazla ceza uyuşmazlığının bir arada görülmesini ve karara bağlanmasını haklı kılan hukuki veya fiili sebeplerin varlığını ifade eder. Bağlantı, müstakil bir kurum olmaktan ziyade, davaların birleştirilmesi, görev ve yetki kurallarının tespiti gibi diğer muhakeme kurumlarına hizmet eden bir araçtır. Kanun koyucu, CMK’nın 8. maddesinde bağlantının temel çerçevesini çizmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu Uyarınca Bağlantı Halleri
CMK’nın 8. maddesi, bağlantının var sayılacağı iki temel durumu düzenlemektedir. Bunlar “subjektif bağlantı” ve “objektif bağlantı” olarak da doktrinde isimlendirilmektedir.
Bir Kişinin Birden Fazla Suçtan Sanık Olması: Bu halde, aynı sanık hakkında işlediği iddia edilen birden fazla suç nedeniyle açılmış davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilir. Örneğin, hırsızlık suçundan yargılanan bir sanığın, aynı zamanda konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da işlediği iddiasıyla hakkında ayrı bir dava açılmışsa, bu iki dava arasında bağlantı mevcuttur.
Bir Suçta Birden Fazla Sanık Bulunması: Bu durum, bir suçun iştirak halinde işlenmesi veya farklı failler tarafından aynı olaya ilişkin suçlar işlenmesi halinde ortaya çıkar. Örneğin, bir yağma suçuna katılan birden fazla sanık hakkında açılan davalar arasında doğal bir bağlantı vardır.
Fer’i Nitelikteki Bağlantılı Suçlar
CMK m. 8/2, ana suçla olan ilişkisi nedeniyle bazı fiilleri de bağlantılı suç olarak kabul etmiştir. Buna göre, “suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.” Bu fıkra, ana suçla organik bağı bulunan ve onun aydınlatılması için birlikte değerlendirilmesi gereken suçların da aynı yargılama içinde ele alınmasını amaçlamaktadır.
Geniş Bağlantı Kavramı Ve Mahkemenin Takdir Yetkisi
Kanun koyucu, CMK’nın 11. maddesinde “geniş bağlantı” olarak adlandırılabilecek bir düzenlemeye yer vermiştir. Bu maddeye göre, “Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8 inci maddede gösterilen türden olmasa bile, birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir.” Bu hüküm, mahkemeye oldukça geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır. Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması, bir dava hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması gibi durumlarda, mahkeme usul ekonomisi ve adaletin yeknesaklığı ilkeleri gereğince davaları birleştirebilecektir.
Bağlantılı Davalarda Usul İşlemleri: Birleştirme Ve Ayırma
Bağlantının tespit edilmesi, beraberinde davaların birleştirilmesi (tevhidi) veya ayrılması (tefriki) gibi önemli usuli sonuçlar doğurur.
Davaların Birleştirilerek Açılması
CMK’nın 9. maddesi, henüz dava açılmamış bağlantılı suçlara ilişkin bir düzenleme içermektedir. Buna göre, “Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir.” Bu hüküm, soruşturma aşamasında savcılığa, farklı görev alanlarına giren bağlantılı suçları tek bir iddianame ile yüksek görevli mahkemede birleştirerek dava açma imkanı tanır.
Görülmekte Olan Davaların Birleştirilmesi
Kovuşturma evresinin her aşamasında, aralarında bağlantı bulunan ceza davalarının birleştirilmesine karar verilebilir. CMK m. 10/1 uyarınca, bu kararı verme yetkisi “yüksek görevli mahkeme”ye aittir. Eğer davalar aynı seviyedeki mahkemelerde görülüyorsa, birleştirme talebi üzerine veya re’sen mahkemelerden biri birleştirme kararı verebilir. Ancak mahkemeler arasında uyuşmazlık çıkması halinde, ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye ve hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.
Birleştirme Kararının Şartları:
Davalar arasında CMK m. 8 veya m. 11 kapsamında bir bağlantı bulunmalıdır.
Davaların birleştirilmesinde hukuki yarar ve gereklilik olmalıdır.
Birleştirme yasağı bulunmamalıdır (Örneğin, İcra ve İflas Kanunu’nun 346. maddesi uyarınca icra ceza mahkemesinin görevine giren işler, başka ceza davalarıyla birleştirilemez).
Davaların aynı kovuşturma aşamasında olması gerekir. Biri soruşturma, diğeri kovuşturma aşamasında olan dosyalar birleştirilemez.
Davaların Ayrılması Kararı
Yargılamanın selameti, bazı durumlarda birleştirilmiş davaların ayrılmasını gerektirebilir. CMK m. 10/1, birleştirmede olduğu gibi ayırma kararını da yüksek görevli mahkemenin verebileceğini düzenlemiştir. Mahkeme, yargılamanın geldiği aşama, sanık sayısı, delillerin toplanmasındaki güçlükler gibi sebepleri göz önünde bulundurarak davaların ayrılmasına karar verebilir. CMK m. 10/3’e göre, “İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.”
Bağlantılı Davalarda Görevli Ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Bağlantılı davalar, ceza muhakemesinin en teknik konularından olan görev ve yetki hususunda da özellikli durumlar ortaya çıkarır.
Görevli Mahkemenin Tespiti
Kural olarak mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir (CMK m. 3). Ancak bağlantılı davalarda, suçların farklı mahkemelerin görev alanına girmesi mümkündür. Örneğin, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç ile ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç arasında bağlantı olabilir. Bu durumda CMK m. 9 ve m. 10 gereğince, davalar birleştirilerek yüksek görevli olan ağır ceza mahkemesinde görülecektir. Bu durum, “görevde çekme” veya “görevde emme” kuralı olarak da ifade edilir.
Yetkili Mahkemenin Tespiti
Ceza muhakemesinde genel yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m. 12). Bağlantılı davalarda ise birden fazla yetkili mahkeme söz konusu olabilir. Bu durumda hangi mahkemenin yargılamayı yapacağı sorunu ortaya çıkar. CMK, bu konuda özel bir düzenleme getirmemiş olmakla birlikte, genel hükümler ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde çözüm üretilmektedir.
Uygulamada genellikle, davaların birleştirildiği mahkeme yetkili hale gelir. Mahkemeler arasında yetki konusunda olumlu veya olumsuz uyuşmazlık çıkması halinde, CMK’nın 17. maddesi gereğince ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili mahkemeyi belirler. Yetki itirazı, sanık tarafından kovuşturma aşamasında ileri sürülebilir.
Davanın Nakli
Bağlantılı davalarla doğrudan ilgili olmasa da, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini etkileyen bir diğer kurum “davanın nakli”dir. Yetkili mahkemenin hukuki veya fiili sebeplerle görevini yerine getiremeyecek olması (örneğin, kamu güvenliği tehlikesi) halinde, yüksek görevli mahkeme davanın başka bir yerdeki aynı dereceli bir mahkemeye nakline karar verebilir (CMK m. 19).
Bağlantının Diğer Hukuk Dallarıyla İlişkisi
Hukuk Davası İle Ceza Davası Arasındaki Bağlantı
Bir haksız fiil, hem ceza hukuku anlamında suç teşkil edebilir hem de borçlar hukuku anlamında bir tazminat sorumluluğu doğurabilir. Bu durumda açılacak hukuk davası ile ceza davası arasında fiili bir bağlantı vardır. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesince verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesinin kararı, kusurun değerlendirilmesi ve zararın belirlenmesi konularında hukuk hâkimini bağlamasa da, maddi olguların tespitine ilişkin kesinleşmiş kararı hukuk hakimini bağlar.” hükmünü amirdir. Yani, ceza mahkemesinin bir olayın nasıl gerçekleştiğine dair tespiti, hukuk mahkemesi için de bağlayıcıdır.
Bekletici Mesele (Sorun)
Görülmekte olan bir ceza davasında verilecek hükmün, başka bir mahkemede (hukuk, idare veya başka bir ceza mahkemesi) görülen bir davanın sonucuna bağlı olması halinde, mahkeme o davanın sonuçlanmasını “bekletici mesele” yapabilir (CMK m. 218). Örneğin, resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanan sanığın, belgenin sahte olup olmadığına ilişkin hukuk mahkemesinde açılmış bir menfi tespit davası varsa, ceza mahkemesi bu davanın sonucunu bekleyebilir. Bekletici mesele kararı verilmesi, yargılamanın durmasına neden olur.
Netice itibarıyla, bağlantılı davalar kurumu, ceza adalet sisteminin etkin, hızlı ve tutarlı bir şekilde işlemesi için hayati bir öneme haizdir. Delillerin birlikte değerlendirilmesi, çelişkili kararların önlenmesi ve usul ekonomisinin sağlanması gibi amaçlara hizmet eden bu kurumun doğru ve yerinde uygulanması, adil bir yargılamanın temel taşlarından biridir. Bu süreçlerin karmaşıklığı ve teknik detayları, şüpheli veya sanıkların hak kaybı yaşamamaları adına mutlaka alanında uzman bir ceza avukatından hukuki destek almalarını zorunlu kılmaktadır.
Av. Efehan Mihai ERGİNER


