Çalışma Süresinden Sayılan ve Sayılmayan Haller
·

Çalışma Süresinden Sayılan ve Sayılmayan Haller

Çalışma hayatının en temel kavramlarından biri olan “çalışma süresi”, hem işçi haklarının korunması hem de işveren yükümlülüklerinin belirlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Fazla mesai ücretlerinden dinlenme hakkına kadar birçok düzenlemenin temelini oluşturan bu kavram, 4857 sayılı İş Kanunu’nda detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Kanun, sadece fiilen işin yapıldığı anları değil, işçinin işverenin emrinde geçirdiği bazı özel durumları da çalışma süresine dahil etmiştir. Bu yazımızda, hangi hallerin çalışma süresinden sayıldığını ve hangilerinin bu kapsamın dışında tutulduğunu inceleyeceğiz

adagio hukuk

Çalışma Süresinden Sayılan Haller

İş Kanunu’nun 66. maddesi, çalışma süresinin sadece aktif çalışmayla sınırlı olmadığını, belirli koşullar altında çalışılmadan geçirilen sürelerin de bu kavrama dahil olduğunu açıkça belirtmektedir.

İşçinin Göreve Hazır Beklediği Süreler (İşK m. 66/1-c)

İşçinin fiilen bir iş yapmasa dahi, işverenin talimatı doğrultusunda iş görmeye hazır bir halde beklediği zaman dilimleri, kanunen çalışma süresi olarak kabul edilir. İşK m. 66/1-c, bu durumu “İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler” şeklinde tanımlamaktadır. Bu hükmün pratikteki yansımalarına; üretim için hammadde bekleyen fabrika işçileri, yeni bir görev için bekleyen şoförler, acil durumlar için hazırda bekleyen sağlık personeli veya itfaiye görevlileri örnek olarak verilebilir. Bu çalışanlar, belirtilen sürelerde aktif olarak çalışmasalar da işverenin emrine amade oldukları için bu zamanlar çalışılmış gibi değerlendirilir.

Yer Altı ve Su Altı İşlerinde İniş/Çıkış Süreleri (İşK m. 66/1-a)

İşin doğası gereği özel koşullar barındıran bazı sektörlerde, çalışma alanına ulaşmak için harcanan zaman da çalışma süresine dahildir. İş Kanunu’nun 66/1-a maddesi, “Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler” ifadesiyle bu durumu güvence altına almıştır. Hükümde geçen maden ve taşocağı gibi ifadeler sınırlayıcı değil, örnekleyicidir. Dolayısıyla metro, tünel veya kanalizasyon gibi benzer nitelikteki yer altı ve su altı işlerinde, işçilerin asıl çalışma alanına ulaşmak için harcadıkları iniş ve çıkış süreleri de çalışma süresinden sayılmaktadır.

Kadın İşçiler İçin Süt İzni (İşK m. 66/1-e)

Kadın işçilerin annelik haklarını korumaya yönelik önemli bir düzenleme olan süt izni, İş Kanunu m. 66/1-e uyarınca çalışma süresinden sayılan haller arasında yer almaktadır. Bu iznin detayları ise İşK m. 74/7’de düzenlenmiştir. Buna göre, kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilmesi zorunludur. Bu sürenin günün hangi saatlerinde ve kaça bölünerek kullanılacağı tamamen işçinin kendi tercihiyle belirlenir.

Yargı kararlarına göre, süt izninin kullandırılmaması durumunda bu süre doğrudan fazla çalışma olarak kabul edilir. Yargıtay, bu durumda işçinin süt izni süresinde fiilen çalışmış sayılacağını ve bu sürenin ücretinin %50 zamlı olarak fazla mesai ücreti şeklinde ödenmesi gerektiğini belirtmektedir. İşverenin inisiyatifinde olmayan bu hakkın tanınmaması, işçi için haklı fesih sebebi dahi oluşturabilmektedir.

Görevlendirme Halinde Yolda Geçen Süreler (İşK m. 66/1-b)

İşçinin, asıl işyeri dışında başka bir lokasyonda çalışmak üzere işveren tarafından görevlendirilmesi durumunda, bu yolculukta geçen süreler çalışma süresine dahil edilir. Örneğin, bir klima tamircisinin müşterinin adresine gidip gelmesi sırasında yolda geçirdiği zaman, İşK m. 66/1-b kapsamında çalışma süresi olarak değerlendirilir. Ancak bu kural, genellikle işçinin günlük mesaisi içinde yapılan görevlendirmeler için geçerlidir. Günlük çalışma süresi dışında kalan ve bir şehirden diğerine yapılan yolculuklar gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilmeyebilir.

Bu noktada önemli bir ayrım, işçinin işe gidiş-gelişi ile görevlendirme yolculuğunun karıştırılmamasıdır. İşverenin sosyal yardım amacıyla sağladığı servis ile işçinin evinden işyerine getirilmesi sırasında araçta geçen süre çalışma süresinden sayılmazken (İşK m. 66/1-f son cümle), işçinin işyerinden alınıp başka bir görev yerine (örneğin bir kan merkezi çalışanının mobil kan toplama noktasına götürülmesi) gönderilmesi esnasında yolda geçen süreler çalışma süresinden sayılır (İşK m. 66/1-b).

Diğer Haller: İşverenle İlgili Bir Yerde Meşgul Edilme ve Eğitimler

  • İşverenle İlgili Başka Yerde Meşgul Edilme (İşK m. 66/1-d): İşçinin, asıl işini yapmaksızın, işverenin evinde, bürosunda veya işle ilgili herhangi bir mekânda meşgul edilmesiyle geçirdiği zamanlar da çalışma süresidir.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesi gereğince, çalışanlara verilen zorunlu iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde geçen süreler, çalışma süresine dahildir.

Çalışma Süresinden Sayılmayan Haller

Çalışma süresi olarak kabul edilmeyen, işçinin dinlenmesi veya kişisel ihtiyaçları için ayrılan belirli zaman dilimleri de mevcuttur.

Ara Dinlenme Süreleri (İşK m. 68)

İş Kanunu’nun 68. maddesi, ara dinlenmelerinin çalışma süresinden sayılmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Kanun, günlük çalışma süresine göre kademeli olarak belirlenmiş asgari ara dinlenme süreleri öngörmektedir. Bu süreler işçi aleyhine azaltılamaz ancak sözleşmelerle artırılabilir. Kanuni asgari süreler şöyledir:

  • 4 saat veya daha kısa süreli işlerde: 15 Dakika
  • 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar olan işlerde: Yarım Saat
  • 7,5 saatten fazla süreli işlerde: 1 Saat

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, kanunda belirtilen bu süreleri daha da detaylandırmıştır. Yüksek Mahkeme’ye göre:

  • Günlük çalışma süresi 7,5 saati aşıp 11 saate kadar (11 saat dahil) olan çalışmalarda ara dinlenmesi en az 1 saat olarak uygulanmalıdır.
  • Günlük 11 saati aşan çalışmalarda ise ara dinlenmesinin en az 1,5 saat olması gerektiği kabul edilmektedir.

Ara Dinlenmelerinde İspat Yükü: Hukuki bir karine olarak, işçinin kanunda ve içtihatlarda belirtilen bu asgari süreler kadar ara dinlenmesi kullandığı varsayılır. Bu karinenin aksini iddia eden taraf, iddiasını ispatla yükümlüdür.

  • İşçi, kanunda belirtilenden daha az ara dinlenmesi kullandığını iddia ediyorsa, bu durumu ispat etmekle yükümlüdür.
  • İşveren ise fiiliyatta kanuni sürelerden daha fazla ara dinlenmesi kullandırıldığını savunuyorsa, bu iddiasını ispatlamalıdır.

Yargıtay, bu ispatın “nitelikli” olmasını aramaktadır. Sadece iddia eden tarafın kendi tanıklarının beyanları, ara dinlenme süresinin fiiliyatta farklı uygulandığını kanıtlamak için yeterli görülmemektedir. Mahkemeler, bu konuda her iki tarafın tanık beyanlarının uyumlu olması, yazılı bir belge veya karşı tarafın açık ikrarı gibi daha güçlü deliller arayabilmektedir.

Sosyal Yardım Amaçlı Servislerde Yolda Geçen Süreler (İşK m. 66/1-f)

İşin niteliği gereği bir zorunluluk olmaksızın, tamamen sosyal yardım amacıyla işveren tarafından sağlanan servis hizmetiyle işçilerin işyerine getirilip götürülmesi esnasında yolda geçen zaman, çalışma süresinden sayılmaz. Bu durum, İş Kanunu’nun 66. maddesinin 1-f bendinin son cümlesinde açıkça belirtilmiştir. Bu kural, işçinin işe gidip gelme süresinin temel olarak kendi sorumluluğunda olduğu prensibine dayanır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Dışındaki Eğitimler

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki zorunlu eğitimler çalışma süresinden sayılırken, diğer eğitimler için durum farklılık gösterebilmektedir. Yargıtay’ın bir görüşüne göre, işçinin işverenin yönlendirmesiyle katıldığı ancak bu sırada işverene doğrudan bir fayda sağlamadığı seminer ve eğitimlerde geçen süreler, çalışma süresi olarak değerlendirilmemektedir.

Adagio blog etiketi Danışmanlık

Sonuç

Görüldüğü üzere, “çalışma süresi” kavramı, Türk İş Hukuku’nda çok boyutlu bir yaklaşımla ele alınmaktadır. İşçinin sadece fiilen çalıştığı değil, aynı zamanda işverenin otoritesi altında, göreve hazır bir şekilde beklediği, görev için seyahat ettiği veya kanunen belirlenmiş özel izinlerini kullandığı süreler de bu kapsama dahildir. Öte yandan, ara dinlenmeleri ve sosyal yardım amaçlı servis yolculukları gibi durumlar çalışma süresinin dışında tutulmuştur. Özellikle ara dinlenmelerinin süresi ve ispatı gibi konularda Yargıtay’ın oluşturduğu içtihatlar, kanuni boşlukları doldurarak uygulamaya yön vermektedir. Bu nedenle, hem işçilerin hem de işverenlerin hak ve yükümlülüklerini doğru bir şekilde belirleyebilmeleri için bu ayrımları bilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar