Aşırı Alkol Boşanma Sebebi midir
·

Aşırı Alkol Boşanma Sebebi midir?

Evlilik birliği, eşlerin hem maddi hem de manevi anlamda birbirine destek olduğu bir ortak yaşamı ifade eder. Ancak bu ortak yaşam, aşırı alkol kullanımı gibi alışkanlıklarla ciddi şekilde sarsılabilir.  İşbu yazımızda da Aşırı Alkol Boşanma Sebebi midir? sorusuna değineceğiz.

Aşırı Alkol Boşanma Sebebi midir aile hukuku adagio hukuk

Aşırı Alkol Boşanma Sebebi midir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri özel ve genel olmak üzere ikiye ayrılır. Aşırı alkol tüketimi, kanunda doğrudan bir “özel boşanma sebebi” olarak sayılmamış olsa da Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve doktrindeki genel kabul, bu durumun “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” olarak nitelendirilen genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirileceği yönündedir.  Öte yandan aşırı alkol tüketiminin haysiyetsiz yaşam süre şartlarını oluşturduğu hallerde de özel boşanma sebebinin de varlığı gündeme gelecektir.

Genel Boşanma Sebebi Olarak Aşırı Alkol Tüketimi

TMK madde 166/1 uyarınca; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” Yargıtay, sürekli ve aşırı düzeyde alkol tüketiminin, evlilik birliğinin temelini oluşturan sadakat, güven ve huzur ortamını ortadan kaldırdığını ve diğer eş için ortak yaşamı çekilmez hale getirdiğini kabul etmektedir.

Yargıtay kararlarında, aşırı alkol tüketiminin boşanma sebebi sayılabilmesi için bazı unsurların varlığı aranmaktadır:

  • Süreklilik: Alkol tüketiminin ara sıra ve sosyal içicilik düzeyinde değil, alışkanlık halinde olması gerekmektedir.
  • Evlilik Birliğine Etkisi: Alkol tüketiminin, eşler arasında tartışmalara, fiziksel veya sözlü şiddete, evin ve çocukların ihmal edilmesine, ailenin ekonomik durumunun sarsılmasına yol açması gibi evlilik birliğini temelden sarsan sonuçlar doğurması beklenir.
  • Diğer Eş İçin Çekilmezlik: Alkol tüketen eşin bu davranışları neticesinde, diğer eşin evliliği sürdürmesinin kendisinden beklenemeyecek bir hal alması gerekmektedir.

Özel Boşanma Sebebi Olarak Aşırı Alkol Tüketimi

Her ne kadar aşırı alkol boşanma sebebi kanunda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmemiş ise de aşırı alkol tüketimi dolayısıyla haysiyetsiz yaşam sürme şartları mevcutsa özel boşanma sebebine de dayanılabilecektir.

TMK madde 163 uyarınca; “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

Bazı durumlarda, aşırı alkol tüketimiyle birlikte kişinin toplum içindeki saygınlığını zedeleyen, onur kırıcı başka davranışlar da sergileniyorsa (örneğin, alkol etkisiyle sürekli kavga çıkarma, toplum içinde aileyi küçük düşürücü hareketlerde bulunma), bu durum “haysiyetsiz hayat sürme” olarak da değerlendirilebilmekte ve bu özel boşanma sebebine dayanılarak da dava açılabilmektedir.

Aşırı alkol Boşanma Sebebinin İspatı

Boşanma davasında, eşinin aşırı alkol tüketimi nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini ya da TMK madde 163 dolayısıyla özel boşanma sebebinin varlığını iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Tanık beyanları, sağlık raporları, alkol tedavisi görüldüğüne dair belgeler, sosyal medya paylaşımları, mesajlaşmalar ve kolluk kuvvetleri kayıtları gibi deliller ispat aracı olarak kullanılabilir.

adagio hukuk

Boşanma Sebebi Olarak Aşırı Alkol Kullanımı : İçtihat

  • Eşin sürekli alkol kullanmak suretiyle birlik görevlerini ihmal etmesi boşanma davasında kusur olarak kabul edilir.

Yargıtay 2. HD. 2022/1969 E. 2022/4202 K. 09.05.2022 T. künyeli ilamına göre; “Davacı erkeğin dava dilekçesinde dayandığı vakıalar, erkeğin tanığının ifadesi ve kadının cevap dilekçesindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davalı kadının sürekli alkol kullanmak suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.”

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar