Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü
Anonim şirketler, Türk ticaret hayatının temel yapı taşlarından olup sermaye ve pay sahiplerinden oluşan, tüzel kişiliğe haiz ekonomik birimlerdir. Bu yapı içerisinde en yetkili karar organı, pay sahiplerinin iradesinin tecelli ettiği genel kuruldur. Genel kurul tarafından alınan kararlar, şirketin geleceği, yönetimi ve pay sahiplerinin hakları üzerinde doğrudan etki doğurur. Ancak bu kararların sınırsız bir geçerliliğe sahip olduğu düşünülemez. Gerek kanunun emredici hükümleri, gerek şirket ana sözleşmesi gerekse de dürüstlük kuralı, genel kurul kararlarının hukuki sınırlarını çizer. Bu sınırlara riayet edilmeksizin alınan kararlar, hukuki bir değer taşımaz ve çeşitli hükümsüzlük yaptırımlarıyla karşı karşıya kalır.
Yazı İçeriği
Genel Kurul Kararlarında Sakatlık Halleri: Hükümsüzlük Türleri
Hukuka aykırı bir genel kurul kararının tabi olacağı yaptırım, aykırılığın niteliğine ve ağırlığına göre farklılık gösterir. Türk Ticaret Kanunu, bu farklılığı üç temel kategori altında düzenlemiştir: Yokluk, butlan ve iptal edilebilirlik. Bu üç kavram, birbirinden keskin çizgilerle ayrılmakta ve farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
1. Yokluk
Yokluk, bir hukuki işlemin kurucu unsurlarından en az birinin bulunmaması nedeniyle o işlemin hiç doğmamış, hukuk aleminde hiç var olmamış sayılmasıdır. Yokluk, hükümsüzlük hallerinin en ağırıdır. Genel kurul kararı açısından yokluk, kararın şekli varlığına rağmen hukuken “karar” niteliği taşımaması anlamına gelir.
Yok hükmündeki bir genel kurul kararı için iptal davası açılmasına gerek yoktur. Bu durum, menfaati olan herkes tarafından, herhangi bir süreye tabi olmaksızın bir tespit davası ile ileri sürülebilir. Mahkemenin vereceği karar, kurucu değil, açıklayıcı (tespit edici) nitelikte olacaktır.
Genel Kurul Kararlarının Yokluğuna Neden Olan Başlıca Haller:
Genel kurul toplantısının hiç yapılmamış olması veya yetkili organ (genellikle yönetim kurulu) tarafından usulüne uygun bir şekilde toplantıya çağrılmamış olması.
Toplantı ve karar yeter sayılarının (nisapların) kanunda veya ana sözleşmede öngörülen asgari seviyeye ulaşamaması.
Toplantıyı yönetecek bir divan başkanlığının hiç oluşturulmamış olması.
2. Butlan
Butlan, bir hukuki işlemin kurucu unsurları tam olmakla birlikte, kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır. Yokluktan farkı, butlanda kararın şeklen var olması ancak içeriğinin hukuka kesin bir şekilde aykırı olmasıdır.
TTK’nın 447. maddesi, genel kurul kararlarının butlan hallerini özel olarak düzenlemiştir. Butlan da yokluk gibi, ilgili herkes tarafından süreye tabi olmaksızın bir tespit davası ile ileri sürülebilir.
TTK Madde 447’ye Göre Mutlak Butlan Halleri:
Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy hakkı, dava açma gibi vazgeçilemez nitelikteki haklarını ortadan kaldıran veya sınırlandıran kararlar.
Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran kararlar.
Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması ilkesine aykırı olan kararlar (Örneğin, yönetim kurulu üyelerine kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin bir karar).
Bu haller sınırlı sayıda değildir ve kanunun ruhuna aykırı her türlü emredici hükmün ihlali butlan sonucunu doğurabilir.
3. İptal Edilebilirlik
İptal edilebilirlik, yukarıda sayılan yokluk ve butlan kadar ağır olmayan sakatlık hallerinde gündeme gelen ve en sık karşılaşılan hükümsüzlük türüdür. Karar, kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı ise iptal edilebilir niteliktedir.
İptal edilebilir bir karar, mahkeme tarafından iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın bütün hukuki sonuçlarını doğurur. Kararın geçersizliği, ancak TTK’nın 445. maddesi kapsamında açılacak bir iptal davası ile ileri sürülebilir. Bu dava, belirli kişilere ve belirli bir süreye bağlanmıştır.
Genel Kurul Kararının İptali Davası (TTK m. 445)
Genel krul kararlarına karşı en yaygın hukuki başvuru yolu iptal davasıdır. Bu davanın şartları, tarafları ve süresi kanunda açıkça belirtilmiştir.
İptal Davası Açılabilecek Haller
Bir genel kurul kararının iptalinin istenebilmesi için şu üç şarttan birinin gerçekleşmiş olması gerekir:
Kanuna Aykırılık: Kararın, TTK’nın veya ilgili diğer kanunların emredici olmayan ancak yine de uyulması gereken hükümlerine aykırı olması.
Ana Sözleşmeye Aykırılık: Kararın, şirketin anayasası niteliğindeki ana sözleşme hükümlerine aykırı olması.
Dürüstlük Kuralına (Afaki İyi Niyet) Aykırılık: Kararın, objektif olarak bir pay sahibinin haklarını makul olmayan bir şekilde zedelemesi veya belirli bir gruba haksız menfaat sağlaması gibi dürüstlük kuralına aykırı olması. Özellikle eşit işlem ilkesinin ihlali bu kapsamda değerlendirilir.
Davayı Kimler Açabilir? (Davacılar)
TTK Madde 446, iptal davası açma hakkına sahip olan kişileri sınırlı sayıda (tahdidi) olarak saymıştır:
Toplantıda Hazır Bulunup Karara Muhalif Kalan Pay Sahipleri: Pay sahibinin toplantıya katılmış olması, karara olumsuz oy vermiş olması ve bu muhalefetini toplantı tutanağına yazdırmış olması gerekir.
Toplantıya Çağrının Usulsüz Yapıldığını İddia Eden Pay Sahipleri: Toplantıya katılsın veya katılmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını iddia eden her pay sahibi.
Toplantıya Katılmaları Haksız Yere Engellenen Pay Sahipleri: Geçerli bir mazereti olmaksızın toplantıya alınmayan pay sahipleri.
Yönetim Kurulu: Yönetim kurulu, bir bütün olarak, alınan kararın şirketin menfaatlerine aykırı olduğunu ve uygulanmasının ciddi zararlar doğuracağını düşünüyorsa iptal davası açabilir.
Yönetim Kurulu Üyelerinden Her Biri: Alınan kararın uygulanmasının kendi kişisel sorumluluklarını doğuracağını düşünen her bir yönetim kurulu üyesi, bu davayı açma hakkına sahiptir.
Dava Açma Süresi ve Görevli Mahkeme
Genel kurul kararının iptali davası, kararın alındığı tarihten itibaren üç (3) aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmalıdır. Bu süre geçtikten sonra kararın iptali istenemez ve karar kesinleşir.
Görevli mahkeme, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi‘dir.
Hükümsüzlüğün Sonuçları
Yokluk ve Butlanın Sonuçları: Bir kararın yok veya batıl olduğunun mahkemece tespit edilmesi halinde, bu karar alındığı andan itibaren hiç doğmamış sayılır. Bu durum, karara dayanarak işlem yapmış olan iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını etkileyebilir ancak kanun genellikle iyi niyetli üçüncü kişileri koruma eğilimindedir. Karar, tüm pay sahipleri için geçersiz hale gelir.
İptalin Sonuçları: Mahkemenin iptal kararı kesinleştiğinde, genel kurul kararı geçmişe etkili olarak (ex tunc) ortadan kalkar. İptal kararı, davada taraf olmayanlar da dahil olmak üzere bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu, bu kararın bir suretini derhal ticaret siciline tescil ettirmek ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ettirmekle yükümlüdür.
Av. Efehan Mihai ERGİNER


