Anahtar Kilidini Değiştirmek Boşanma Sebebi midir
·

Anahtar Kilidini Değiştirmek Boşanma Sebebi midir?

Evlilik birliğinde eşlerin birbirine karşı sadakat, güven ve birlikte yaşama yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülükler, yalnızca duygusal sadakati değil, aynı zamanda ortak yaşam alanına erişim ve birlikte hayatı sürdürme hakkını da kapsar. İşbu yazımızda “anahtar kilidini değiştirmek boşanma sebebi midir” sorusuna değineceğiz.

Anahtar Kilidini Değiştirmek Boşanma Sebebi midir aile hukuku adagio hukuk

Anahtar Kilidini Değiştirmek Boşanma Sebebi midir?

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olarak ikiye ayrılmıştır. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel sebeplerin aksine, anahtar kilidini değiştirmek kanunda doğrudan ve tek başına bir boşanma sebebi olarak tanımlanmamıştır.

Ancak bu durum, eylemin boşanma davasında önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, haklı bir neden olmaksızın ortak konutun kilidini değiştirmek ve eşin eve girmesini engellemek, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına (TMK m. 166) yol açan ağır bir kusurlu davranış olarak kabul edilmektedir.

Kilit değiştiren eşlerin en sık başvurduğu savunmalardan biri, diğer eşin zaten evi terk etmiş olduğudur. Ancak hukuken eşin evi terk etmiş olması, onun ortak konuttaki haklarını tamamen ortadan kaldırmaz. Özellikle, eşin kişisel eşyalarını alma veya eve dönme niyetini belirtmesi gibi durumlarda, kilidi değiştirmek yine de kusurlu bir davranış olarak kabul edilecektir. Hatta kimi durumda, eşini eve almayan taraf, hukuken “terke zorlayan” konumuna düşebilir ve terk nedeniyle boşanma davası açma hakkını kaybedebilir.

adagio hukuk

Boşanma Sebebi Olarak Anahtar Kilidi Değiştirme : İçtihat

Kadının müşterek haneye girmemesi amacıyla kapı kilidini değiştirdiği olayda boşanmada daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Yargıtay 2. HD. 2023/5397 E. 2024/5275 K. 03.07.2024 T. künyeli ilamına göre; “davacı kadının gebe olmasına rağmen günlük bir pakete yakın sigara tükettiği, mevcut durumun çocuğun sağlığına etki etmesi nedeniyle davalı koca tarafından uyarıldığı ancak sürece devam ettiği, evin yemek düzeni hususunda umarsız davrandığı; davalı kocanın da kadının müşterek haneye girmemesi amacıyla kapı kilidini değiştirdiği, evin temel ihtiyaçlarını sağlamadığı, kocanın kardeşinin aile ziyaretlerinde dahi davacı kadını yalnız bırakmadığı, sürekli kadınla gezdiği anlaşıldığından davalı kocanın daha ağır kusurlu davranışları, davacı kadının da az kusurlu davranışları sonucu evlilik birliğinin devamına imkan kalmayacak derecede temelinden sarsıldığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721Sayılı Kanun)166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayet haklarının anneye verilmesine, baba ile şahsi ilişki tesisine, davacı – karşı davalı kadın için aylık 500,00 TL tedbir ve 18.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına, ortak çocuk için aylık 400,00 TL tedbir ve 600,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına 18.000,00 TL maddi, 17.000,00 TL manevi tazminata, kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir.”

Davalının evin kilidini değiştirdiği gözetilerek ortak hayatın temelinden sarsılmasına neden olduğunun kabulü gerekir.

Yargıtay 2. HD. 2007/19744 E. 2008/240 K. 17.01.2008 T. künyeli ilamına göre; “toplanan delillerle *davalının eşini küçümsediği ve evin kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.”

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar