Aile Sırlarını Açıklamak Boşanma Sebebi midir?
Evlilik birliği, yalnızca iki kişinin aynı çatı altında yaşaması değil; güven, sadakat ve mahremiyet esasına dayanan hukuki bir ortaklıktır. Bu birliktelikte eşlerin, aileye ait özel bilgileri ve sırları üçüncü kişilere açıklamaması beklenir. İşbu yazımızda “aile sırlarını açıklamak boşanma sebebi midir” sorusuna değineceğiz.

Yazı İçeriği
Aile Sırlarını Açıklamak Boşanma Sebebi midir?
Türk Medeni Kanunu’na göre evlilikte sadakat yükümlülüğü geniş yorumlanmaktadır. Bu yükümlülük, eşlerin birbirlerinin menfaatlerini koruma, onurlarını gözetme, zor zamanlarında destek olma ve en önemlisi, evlilik birliği içinde kalması gereken özel bilgileri koruyarak aile sırlarını ifşa etmeme sorumluluğunu da içerir.
Dolayısıyla, bir eşin diğer eşe ait veya ailenin ortak mahremiyetine dahil olan sırları (maddi durum, sağlık sorunları, kişisel alışkanlıklar, aile içi tartışmalar vb.) üçüncü kişilere, özellikle de kötü niyetle veya küçük düşürme amacıyla anlatması sadakat yükümlülüğünün ağır bir ihlali olarak kabul edilir.
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olarak ikiye ayrılmıştır. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel sebeplerin aksine, aile sırlarını ifşa somut olaya göre boşanmada hem özel sebep hem de genel sebep olarak değerlendirilebilmektedir.
TMK Madde 162 : Aile Sırlarını İfşa
TMK Madde 162/1 uyarınca; “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.”
Eğer sırların açıklanması, diğer eşi toplum içinde küçük düşürme, eşin onur ve saygınlığını zedeleme amacı taşıyorsa, bu durum “onur kırıcı davranış” olarak nitelendirilebilir. Örneğin, eşin cinsel hayatına veya çok özel sağlık sorunlarına ilişkin bilgileri başkalarına anlatması veya sosyal medya platformlarında ifşa edilmesi bu kapsama girebilecektir.
TMK Madde 166 : Aile Sırlarını İfşa
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir eşin diğerinin sırlarını ifşa etmesini, evlilik birliğini çekilmez kılan “güven sarsıcı bir davranış” olarak kabul etmekte ve bu durumu boşanma için haklı bir gerekçe sayılmaktadır. Uygulamada aile sırlarının ifşası halinde en çok kabul edilen boşanma sebebi TMK m.166 gereği evlilik birliğinin temelinden sarsılması değerlendirmesi ile genel sebep olarak kabul edilmektedir.
Sırların Kiminle Paylaşıldığı Hususu
Eşin, aile sırlarını yakın aile ve dostlar ile yaşanan sorunlara çözüm bulmak veya destek almak amacıyla sınırlı bir çevrede (örneğin kendi annesiyle veya bir terapistle) paylaşması, genellikle kötü niyetli bir ifşa olarak görülmez. Buradaki temel kriter kişinin niyetidir.
Eşin, sosyal çevre ve sosyal medya ile bu sırların dedikodu malzemesi yapılarak arkadaş ortamlarında, komşular arasında veya sosyal medya platformlarında paylaşılması, durumu ağırlaştıran bir unsur olarak kabul edilir. Bu tür bir ifşa, yayılma potansiyeli nedeniyle çok daha onur kırıcı ve yıkıcı olacağından TMK m. 162’nin uygulama alanı bulması gündeme gelebilecektir.

Boşanma Sebebi Olarak Aile Sırlarını İfşa : İçtihat
- Boşanmada aile sırlarını ve cinsel sorunları başkalarına ifşa eden eş kusurludur.
Yargıtay 2. HD. 2008/7283 E. 2008/7989 K. 04.06.2008 T. künyeli ilamına göre; “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle **evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmeyen davalı-davacı ile, aile sırlarını ve cinsel sorunlarını başkalarına ifşa eden davacı-davalının eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre davalı-davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.”
Av. Efehan Mihai ERGİNER

