Tasarrufun İptali Davacı Temyiz Dilekçesi
YARGITAY [_.] HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
Sunulmak Üzere [ŞEHİR ADI] [_.] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO : [Esas No] E. KARAR NO : [Karar No] K.
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : [Davacı Adı Soyadı] ([T.C. Kimlik No]) [Adres]
VEKİLİ : Av. [Avukat Adı Soyadı] [Adres]
KARŞI TARAF (DAVALI) : [Davalı Borçlu Adı Soyadı] ([T.C. Kimlik No]) [Adres]
KARŞI TARAF (DAVALI) : [Tasarrufu Yapan Üçüncü Kişi Adı Soyadı] ([T.C. Kimlik No]) [Adres]
KONU : [ŞEHİR ADI] [_.] Asliye Hukuk Mahkemesi’nin [Tarih] tarihli, [Esas No] E. ve [Karar No] K. sayılı davanın reddine ilişkin kararının, usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talepli temyiz dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
GEREKÇELİ KARARIN TEBLİĞ TARİHİ : [Tebliğ Tarihi]
AÇIKLAMALAR
Yerel mahkemece tesis edilen, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen hüküm, usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve hakkaniyete aykırı olduğundan bozulması gerekmektedir. Şöyle ki;
Müvekkil, davalı borçlu [Davalı Borçlu Adı Soyadı]’dan olan ve [İcra Müdürlüğü Adı] [_.] İcra Müdürlüğü’nün [İcra Dosya No] E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. Yapılan takip neticesinde borçlunun, borcunu ödemeye yeter malvarlığı bulunmadığı haciz tutanakları ile sabit hale gelmiştir.
Borçlu davalı, müvekkilin alacağını semeresiz bırakmak kastıyla, maliki olduğu [Taşınmazın İli, İlçesi, Mahallesi, Ada, Parsel Bilgileri] adresinde kain taşınmazı/aracı/hisseyi, icra takibinden kısa bir süre önce, [Tarih] tarihinde diğer davalı [Tasarrufu Yapan Üçüncü Kişi Adı Soyadı]’a muvazaalı bir şekilde devretmiştir. Bu devir işleminin iptali talebiyle mahkemenize başvurulmuştur.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar verirken gerekçe olarak; “…tasarrufuniptalikos\cullarınınolus\cmadıg˘ı,is\clemingerc\cekbirsatıs\coldug˘u,davalınınko¨tu¨niyetininispatlanamadıg˘ı…” gibi hukuki dayanaktan yoksun bir gerekçeye dayanmıştır. Ancak bu karar, dosya kapsamındaki somut delillerle çelişmektedir ve eksik incelemeye dayanmaktadır.
TEMYİZ SEBEPLERİMİZ:
İşlem Muvazaalıdır ve Gerçek Bir Satış Değildir: Yerel mahkeme, devredilen taşınmazın/malın satış bedeli ile rayiç değeri arasındaki fahiş farkı göz ardı etmiştir. Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, satış bedeli olarak gösterilen rakam, gerçek değerin çok altındadır. İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 278. maddesi uyarınca, borçlunun edimler arasında fahiş fark bulunan bir sözleşme yapması, bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Mahkeme bu bariz durumu hatalı değerlendirmiştir.
Davalının Kötü Niyeti ve Üçüncü Kişinin Durumu Hatalı Değerlendirilmiştir: Davalı borçlu ile taşınmazı devralan diğer davalı arasında yakın akrabalık/ticari ilişki/arkadaşlık bulunmaktadır. İİK md. 278/3-1’e göre, borçlunun akrabalarına yaptığı ivazlı tasarrufların iptali için üçüncü kişinin durumu bilip bilmemesi önem arz etmez. Kaldı ki, somut olayda üçüncü kişi davalının, borçlunun mali durumu hakkında bilgi sahibi olduğu ve sırf mal kaçırma kastına yardımcı olmak amacıyla bu devri kabul ettiği tanık beyanları ve hayatın olağan akışı gereği sabittir. Yerel mahkeme, İİK’da yer alan bu karineleri görmezden gelmiştir.
Eksik İnceleme Yapılmıştır: Yargılama esnasında talep ettiğimiz, davalıların banka hesap hareketlerinin incelenmesi, satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğinin araştırılması gibi taleplerimiz yeterince derinleştirilmemiştir. Gösterilen cüzi satış bedelinin dahi ödendiğine dair dosyaya sunulmuş somut bir banka dekontu veya makbuz bulunmamaktadır. Bu durum, işlemin danışıklı olduğunun en büyük kanıtıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması, bozma sebebidir.
İspat Yükü Yanlış Değerlendirilmiştir: Tasarrufun iptali davalarında, hayatın olağan akışına aykırı durumların varlığı halinde ispat yükünün yer değiştireceğine dair sayısız Yargıtay kararı mevcuttur. Dava konusu olayda, borca batık bir kimsenin, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla, takipten hemen önce, bir yakınına, rayiç bedelin çok altında bir malını devretmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda işlemin muvazaalı olmadığını ispat yükü davalılara düşmektedir. Ancak yerel mahkeme, ispat yükünü hatalı şekilde müvekkilimize yükleyerek karar vermiştir.
HUKUKİ NEDENLER : 2004 S. İcra ve İflas Kanunu (m. 277-284), 6100 S. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6098 S. Türk Borçlar Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER : [ŞEHİR ADI] [_.] İcra Müdürlüğü’nün [İcra Dosya No] E. sayılı dosyası, tapu/trafik sicil kayıtları, bilirkişi raporu, tanık beyanları, banka kayıtları, keşif, yemin, Yargıtay içtihatları ve davaya konu yerel mahkeme dosyasındaki tüm deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve Sayın Dairenizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle;
Usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Temyiz Eden (Davacı) Vekili Av. [Avukat Adı Soyadı] (e-imzalıdır)
EKLER: EK-1: Onaylı Vekaletname Sureti
UYARI: Bu dilekçe taslağı, yalnızca bilgilendirme ve örnek amaçlı olarak hazırlanmıştır. Her hukuki durumun kendine özgü koşulları bulunmaktadır. Bu nedenle, herhangi bir hukuki işlem yapmadan önce mutlaka bir avukata danışmanız ve profesyonel hukuki yardım almanız önemle tavsiye edilir. Bu örneğin kullanılmasından doğabilecek hak kayıplarından sorumluluk kabul edilmez.

