Kasten Yaralama İstinaf Dilekçesi
[ŞEHİR ADI] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE Sunulmak Üzere [ŞEHİR ADI] [..] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO : [Esas ve Karar Numarası Yazılacak] (Örn: 2024/123 E., 2025/456 K.)
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN (SANIK) : [Sanık Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik No]) [Adres]
VEKİLİ : Av. [Avukat Adı Soyadı] (Sicil No: [Sicil No]) [Adres]
MÜŞTEKİ : [Müşteki Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik No]) [Adres]
KONU : [Şehir Adı] [..] Asliye Ceza Mahkemesi’nin [Tarih] tarihli, [Esas No] E. ve [Karar No] K. sayılı mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılarak, müvekkilin beraatine karar verilmesi; bu mümkün olmadığı takdirde kararın bozularak dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesi talebimizi içeren istinaf dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR
Yukarıda numarası belirtilen dosya kapsamında, müvekkil hakkında kasten yaralama (TCK m. 86) suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiştir. Ancak yerel mahkemenin tesis ettiği bu hüküm, dosya kapsamındaki delillerle örtüşmemekte, eksik incelemeye dayanmakta ve hukuka aykırılıklar barındırmaktadır. Bu nedenle, karara karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğmuştur. Şöyle ki;
OLAYIN KISA ÖZETİ VE YEREL MAHKEME KARARI: Müvekkil ile müşteki arasında [Tarih] tarihinde yaşanan olay neticesinde bir arbede yaşanmış, müvekkil hakkında kasten yaralama suçundan kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, yerel mahkeme, müştekinin soyut ve çelişkili beyanlarını esas alarak ve delilleri hatalı değerlendirerek müvekkilin mahkumiyetine karar vermiştir. Oysaki olay, müştekinin haksız fiil ve saldırıları ile başlamış, müvekkil kendisini ve/veya ailesini savunmak zorunda kalmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDEKİ HATALAR VE USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ: Yerel mahkeme, hükmünü kurarken [Örneğin: sadece müşteki beyanını esas almış, tanık beyanları arasındaki çelişkileri gidermemiş, lehe olan delilleri göz ardı etmiştir]. Müşteki, olay anına ilişkin beyanlarında birden fazla çelişkiye düşmüştür. [Müşteki beyanlarındaki çelişkili kısımlara detaylı olarak yer verilir]. Buna karşın, müvekkilin olayın başından beri tutarlı olan savunmasına ve tanık [Tanık Adı Soyadı]’nın bu savunmayı doğrulayan beyanlarına itibar edilmemesi, hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Ayrıca, dosyada mevcut olan adli tıp raporu, iddia edilen yaralamanın niteliği konusunda [rapordaki lehe olan veya belirsizlik içeren kısımlar belirtilir] şeklinde bir tespitte bulunmuş olup, bu durum da mahkemenin kabulüyle çelişmektedir.
ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ (MADDİ HUKUKA AYKIRILIKLAR): a) Olayda Meşru Müdafaa Şartları Oluşmuştur: Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca meşru müdafaa, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıya karşı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde fiili işlemek suretiyle kendisini savunmasıdır. Somut olayda, müşteki [Müştekinin haksız saldırı niteliğindeki eylemleri detaylandırılır] şeklinde hareket ederek müvekkile yönelik haksız bir saldırı başlatmıştır. Müvekkil, bu haksız saldırıyı defetmek amacıyla ve orantılılık ilkesini aşmayacak şekilde hareket etmiştir. Bu nedenle müvekkilin eylemi hukuka uygun olup, hakkında TCK m. 25/1 uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması açıkça hukuka aykırıdır.
b) Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanmaması Hatalıdır: Mahkemece meşru müdafaa koşullarının oluşmadığı kabul edilse dahi, TCK m. 29’da düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır. Müştekinin olay öncesi ve olay sırasındaki [hakaret, tehdit, saldırı gibi] haksız eylemleri, müvekkil üzerinde yoğun bir hiddet ve elem meydana getirmiştir. Müvekkilin eylemi, bu haksız fiillerin bir reaksiyonu niteliğindedir. Bu nedenle, verilecek cezada asgari hadden indirim yapılması gerekirken haksız tahrik hükümlerinin hiç uygulanmaması, kararı bozma sebebi yapmalıdır.
c) Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesinde Hata Yapılmıştır: Yerel mahkeme, temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşmış ve müvekkil aleyhine olan takdiri indirim nedenlerini (TCK m. 62) uygulamamıştır. Müvekkilin geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki saygılı tutumu ve pişmanlığı göz önüne alındığında, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması hakkaniyete aykırıdır.
HUKUKİ NEDENLER : 5237 S. TCK m. 25, 29, 62, 86; 5271 S. CMK m. 272 vd. ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER : [Şehir Adı] [..] Asliye Ceza Mahkemesi’nin [Esas No] sayılı dava dosyası, tanık beyanları, adli tıp raporları, keşif (gerekirse), yemin ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve re’sen (kendiliğinden) dikkate alınacak nedenlerle;
Müvekkil hakkında [Şehir Adı] [..] Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen [Tarih] tarihli, [Esas No] E. ve [Karar No] K. sayılı mahkumiyet kararının KALDIRILMASINI,
İstinaf incelemesi neticesinde, müvekkilin üzerine atılı suçtan dolayı BERAATİNE KARAR VERİLMESİNİ,
Sayın Daire aksi kanaatte ise; hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının BOZULARAK dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNİ,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Sanık Vekili Av. [Avukat Adı Soyadı] (e-imzalıdır)
EKLER:
Onaylı Vekaletname Sureti
UYARI: Bu dilekçe taslağı, yalnızca bilgilendirme ve örnek amaçlı olarak hazırlanmıştır. Her hukuki durumun kendine özgü koşulları bulunmaktadır. Bu nedenle, herhangi bir hukuki işlem yapmadan önce mutlaka bir avukata danışmanız ve profesyonel hukuki yardım almanız önemle tavsiye edilir. Bu örneğin kullanılmasından doğabilecek hak kayıplarından sorumluluk kabul edilmez.

