Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Muhakeme Usulü (2025)
Göçmen kaçakçılığı suçunun niteliği gereği Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde özel muhakeme usullerinin benimsenmiştir. İşbu yazıda, göçmen kaçakçılığı suçunun soruşturma ve kovuşturma aşamaları, uygulanan koruma tedbirleri, görevli ve yetkili mahkeme ile dava zamanaşımı gibi Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Muhakeme Usulü konuları ele alınacaktır.

Yazı İçeriği
Göçmen Kaçakçılığı Suçun Muhakeme Usulü
Bir suçun takibinin şikâyete bağlı olup olmadığı, kanuni düzenlemesinde bu durumun açıkça belirtilmesiyle anlaşılır. Göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin kanun metninde, takibatın şikâyete bağlı olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, suçun soruşturma ve kovuşturma süreçleri kamu düzeni gereğince re’sen yürütülür ve şikâyet bir yargılama şartı olarak aranmaz. Bu bağlamda, suçtan zarar gören bir kişinin şikâyeti, yargılamanın başlaması için zorunlu bir unsur değildir.
Bu suçta dikkat çeken bir diğer husus ise göçmenlerin hukuki statüsüdür. Göçmenler, suçun yasal tanımı gereği mağdur olarak kabul edilmezler. Ancak, somut olayda suçtan doğrudan bir zarar gördükleri ispatlanırsa, “suçtan zarar gören” sıfatıyla kamu davasına katılma hakkına sahip olabilirler.
Suça Özgü Koruma Tedbirleri
Ceza muhakemesi sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve delillerin korunması amacıyla CMK’da çeşitli koruma tedbirleri düzenlenmiştir. Göçmen kaçakçılığı suçunun soruşturulması ve kovuşturulması esnasında, suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphelerin varlığı halinde bu tedbirlere başvurulabilir.
Kanun koyucu, bazı ağır suçlar için özel koruma tedbirlerinin uygulanabileceğini bir katalog halinde belirtmiştir. Göçmen kaçakçılığı suçu, genellikle örgütlü yapılar tarafından işlenmesi ve delil elde etmedeki zorluklar nedeniyle bu katalogda özellikle zikredilmiştir. Bu suç için uygulanabilecek bazı özel koruma tedbirleri şunlardır:
- Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma (CMK m.128).
- Şirket yönetimi için kayyım tayini (CMK m.133).
- Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması (CMK m.135).
- Teknik araçlarla izleme (CMK m.140).
Taşıtlara El Koyma: Suçla mücadelede etkin bir yöntem olarak, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na (YUKK) 2017 yılında eklenen bir madde ile göçmen kaçakçılığı suçunda kullanılan araçlara el konulması özel olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, suça karışan araçlara CMK m.128/4 uyarınca el konulur.
6458 s. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ek madde 1 uyarınca;
“(1) Göçmen kaçakçılığı suçunun işlenmesinde kullanılan araçlara, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre elkonulur.
(2) Birinci fıkraya göre elkonulan aracın;
- a) Soruşturma ve kovuşturma devam ederken aynı suçun işlenmesinde tekrar kullanılması,
- b) Türkiye’de sicile kayıtlı olmaması,
- c) Toplam yolcu sayısına göre önemli sayıda göçmen taşınırken ele geçirilmesi,
ç) Suçun işlenmesini kolaylaştıracak özel tertibatının bulunması,
hallerinden birinin varlığı durumunda, elkonulan araç sahibine iade edilmez. Bu durumda sahibinin, aracın değeri kadar teminatı elkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde Maliye Bakanlığına teslim etmesi halinde, araç sahibine iade edilir. Aksi takdirde, Maliye Bakanlığı tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden aracın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır.
(3) İkinci fıkra hükmünün uygulanmasındaki değerden, kara araçlarında kasko değeri; deniz araçlarında tekne ve makine sigortasına esas teşkil eden değer; sigortasız araçlar ile hava ve demiryolu araçlarında ise piyasa değeri anlaşılır.”
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Görevli Mahkeme
Göçmen kaçakçılığı suçunun temel halinin cezası 5 yıldan 8 yıla kadar hapistir ve cezanın üst sınırı 10 yılın altında kaldığı için görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. Suçun, cezayı ağırlaştıran nitelikli unsurları (örneğin bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi) mevcut olsa bile, görevli mahkemenin belirlenmesinde suçun temel halinin ceza üst sınırı dikkate alınır ve bu durum değişmez.
Yetkili Mahkeme
CMK m.12’ye göre “suçun işlendiği yer mahkemesi” yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir. Göçmen kaçakçılığı suçunun işleniş biçimine göre yetkili yer değişebilir:
Yasal Olmayan Yollardan Ülkeye Sokma: Göçmenlerin ülkeye giriş yaptığı yer mahkemesi yetkilidir.
Yasal Olmayan Yollardan Yurt Dışına Çıkışa İmkan Sağlama: Göçmenlerin ülkeden çıkışının sağlandığı yer mahkemesi yetkilidir.
Yasal Olmayan Yollardan Ülkede Kalmaya İmkan Sağlama: Bu eylem kesintisiz (mütemadi) bir suç olduğundan, kesintinin gerçekleştiği, yani göçmenlerin yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir.
Suçun işlendiği yerin belli olmaması gibi durumlarda CMK m.13’teki özel yetki kuralları devreye girer ve şüphelinin yakalandığı yer, yakalanamamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkili olur.
Suçun Yurt Dışında İşlenmesi Hali: Türk Ceza Kanunu, evrensellik ilkesini benimseyerek göçmen kaçakçılığı suçunun yabancı bir ülkede işlenmesi halinde dahi Türk kanunlarının uygulanacağını TCK m.13/1-a’da düzenlemiştir. Bu ilke uyarınca, failin veya mağdurun vatandaşlığına ve suçun işlendiği yere bakılmaksızın Türkiye’de yargılama yapılabilir. Hatta yabancı bir ülkede bu suçtan dolayı bir mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanı’nın talebi üzerine Türkiye’de yeniden kovuşturma yapılması mümkündür (TCK m.13/3).
Dava Zamanaşımı
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda belirtilen sürelerin geçmesiyle devletin cezalandırma hakkının ortadan kalkmasıdır. TCK m.66/1-d’ye göre, 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Göçmen kaçakçılığı suçunun cezasının üst sınırı bu aralıkta olduğu için, olağan dava zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanır. Bu süre, suçun örgütlü işlenmesi halinde de değişmez.
Zamanaşımının başlangıç anı suçun işleniş şekline göre farklılık gösterir:
- Tamamlanmış suçlarda fiilin bittiği an.
- Kesintisiz (mütemadi) suçlarda kesintinin gerçekleştiği tarih.
- Zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarih esas alınır.
Soruşturma veya kovuşturma sırasında yapılan bazı işlemler (ifade alma, tutuklama, iddianame düzenlenmesi gibi) zamanaşımını keser. Bu durumda, TCK m.67/4 uyarınca süre, en fazla yarısı kadar uzayabilir; yani göçmen kaçakçılığı suçunda zamanaşımı süresi en çok 22,5 yıla çıkabilir.
Av. Efehan Mihai ERGİNER

