· ·

Eserin tercümesinde hataların ve yetersizliğin sözleşmede belirtilen düzeltme süresinde düzeltilmesinin mümkün olmadığı hallerde sözleşmede yer alan düzeltme süresi verilmeden fesih yapılmışsa dahi eser sahibi yararına tazminat hakkı doğmaz

  • İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
  • Esas Numarası: 2020/2235
  • Karar Numarası: 2023/1717
  • Karar Tarihi: 28.12.2023

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tanınmış bir çevirmen ve editör olduğunu, dava konusu çevirinin dışında davalı yayınevi için aynı yazara ait başka kitapların da çevirisini yaptığını, müvekkili ile davalı arasında 16/02/2015 tarihinde hem bir mali hak devir sözleşmesi, hem de eser sözleşmesi niteliğinde karma bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusunun … isimli yazara ait “…” isimli eserin çevirisi olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek titiz bir çalışmayla hazırladığı çeviriyi davalıya redaksiyonu yapılmış bir şekilde teslim ettiğini, çevirinin yayımdan önceki son okuma aşamasına dahi gittiğini, son okumada yapılan ufak birkaç düzeltmeden sonra davalı tarafça müvekkili ile görüşülerek düzeltmelerin müvekkilince kontrol edildikten sonra eserin matbaaya gönderileceğinin belirtildiğini çevirinin kabul görüldüğünü, reklam ve ilanının yapıldığını, hal böyleyken eserin piyasaya arzı beklenirken davalı tarafça İstanbul … Noterliği 13/05/2015 tarih ve … yev. Nolu ihtarname ile sebebi ve gerekçesi hiçbir somut hususla açıklanmadan müvekkilin çevirisinin “yetersiz ve metindeki bariz hataları bulunduğu” gerekçesi ile sözleşmenin feshine karar verildiğinin belirtildiğini, davalı tarafça yapılan feshin haksız olduğunu, çeviride hata bulunmadığını, yayınlanabilir durumda olduğunu, davalı tarafça yapılan haksız fesih sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zararının olduğunu, davalının müvekkilinin emeğinin karşılığını ve mahrum kaldığı geliri ödemekle yükümlü olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün yanında dürüstlük kurallarının da bunu gerektirdiğinden bahisle, davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshetmesi sebebiyle BK 50. Ve 479. Maddeler ve FSEK’in ilgili hükümleri dahilinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1000 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının eyleminin aynı zamanda müvekkilinin manevi haklarını ihlal eder nitelikte olması sebebiyle MK ve BK’daki düzenlenen genel hükümler dahilinde 5000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine ve hükmün gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği, 27.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile de bilirkişi raporunda tespit edilen maddi tazminat miktarı doğrultusunda, maddi tazminatı 3.864,00 TL olarak talep ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili firma arasında 16.02.2015 tarihli çeviri sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin çeviri konusu kitabı basıp, çoğaltmak, satışa sunmak, kitap kapağaında çevirmenin adını bulundurmak gibi yükümlülüklürenin yanı sıra çevirmenin de çeviri konusu kitabın anlatım ve düşünce bütünlüğünü koruyan, kitabın üslup ve akıcılığına sadık, tümüyle kendisinin meydana getirdiği bir çeviri sunma yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme ile, çeviri üzerinde değişiklik yapılmasını çevirmenden isteme, gerekli görüldüğünde çeviri üzerinde doğrudan düzeltme yapma yetkisinin bulunduğunu, çevirmenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği taktirde müvekkilinin çeviriyi bütünüyle reddetme yetkisinin sözleşmenin 3.3.1 maddesinde yer aldığını, davacının müvekkili firmaya yanlış, eksik ve yetersiz çeviri teslim ettiğini, ilk okumada görülen sorunlar nedeni ile 06.05.2015 tarihinde davacıya e-posta ile metni yeniden gözden geçirmesinin bildirildiğini, ancak daha sonrasında çeviri metninde düzeltmeler ile giderilemeyecek ciddi hataların olduğunun görülmesi üzerine metnin baştan itibaren aslına sadık biçimde yeniden çevrilmesi gerektiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davacıya 13.05.2015 tarihinde noter aracılığı ile gönderilen ihtarname ile çeviri sözleşmesinin 3.3.1 nolu maddesi uyarınca iptal edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin çevrinin eksiksiz ve sözleşmeye uygun olarak hazırlanacağı beklentisi ile kitabın reklamlarının yapıldığını, basın kurumlarına ve edebilyat dergilerine, online sitelere duyurularının yapıldığını, kitap siparişlerinin alındığını, gazeletere tam sayfa ilanlar verilerek kitabın yayımlanmakta olduğunun kamuoyuna, kitapevlerine ve okarlara duyurulduğunu, bu hazırlıkların tamamının müvekkilinin iyi niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkilinin davacıya güvenerek önceden kitabın tanıtımını yapmasının dahi davacı tarafından müvekkili aleyhine kullanıldığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde sözleşmenin sona erdirildiğinden bahisle müvekkiyi yayınevinin söz konus çeviri metnini eksik ve yanlışlıklarla dolu bir şekilde kabul etmesinin mümkün olmadığını, hukuka uygun olarak söz konusu çevirinin iptaline karar verildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; “Davanın KISMEN KABULÜNE,2-3.864,00 TL maddi tazminatın sözleşme fesih tarihi 13/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birilkte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, 4-Hükmün gazetede ilanına yer olmadığına,” karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaları tekrarla yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu , bu tür çeviri eserlerin 30 basıya kadar çıkarıldığını, 10 yıl olan sözleşme süresinin dikkate alınmadığını, eserin 10 yıllık sürede birden fazla basılacağı ve sözleşme süresi dikkate alınarak ne kadar telif bedeli çıkacağına dair mahkemenin bir değerlendirme yapması gerekirken bu husus dikkate alınmadan verilen kararın bozulması gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya cevap dilekçesindeki beyanları tekrarla , bilirkişi raporlarında dava konusu çevirinin aceleyle ve bir an önce bitirilmek kaygısıyla yapıldığını esere ve eserin çerisine gereken özenin gösterilmediğini, çevirinin aynı çevirmen tarafından düzeltilmesinin mümkün görülmediğini, yapılan çevrinin kitabın bütününü anlamsızlaştırdığı ve çevirinin redaksiyonla düzeltilmesinin de zaman ve iş yükü açısından mümkün görünmediğini, bu haliyle kullanılamaz halde olduğunun bu çeviri ile yayımının imkansız olduğunun tespit edildiğini , yerel mahkemece davalı tarafından yapılan fesih işleminin esas bakımından geçerli olduğu kabul edilmiş olmasına karşın davacı tarafından şeklin geçersizliğine ilişkin hiçbir itirazı olmamasına rağmen talep sonucunu aşar nitelikte karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili yayınevi, “çeviri üzerinde değişiklik yapılmasını çevirmen’den istemeye, gerekli gördüğünde çeviri üzerinde doğrudan düzeltme yapmaya veya kitap’ın anlatım ve düşünce bütünlüğü, üslup ve akıcılığı bakımından yetersiz bulması durumunda çeviriyi bütünü ile reddetmeye” yetkili kılındığını, (madde 3.3.1). yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın aleyhe olan kısmı bakımından bozulmasına, ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:Dava, taraflar arasında düzenlenen çeviri sözleşmesinin haksız feshine dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyada mevcut tercüman bilirkişi raporunda; dava konusu eserin davacı tarafından davalı için yapılan tercümesinde hatalar ve yetersizliği nedeniyle kullanılamayacak durumda olduğu belirtilmiş, 16.07.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise , uyuşmazlık konusu çevirinin FSEK 6/1 anlamında çeviri mahiyetinde işlenme eser olduğu, davacının da işlenme eser sahibi olduğu, davalı tarafça sözleşme feshedilmeden önce noter kanalı ile eksikliklerinin giderilmesi için davacıya süre verilmesi gerekirken bu süre verilmemiş olduğundan vaki feshin şekil açısından geçersiz olduğu, davacının maddi tazminat olarak 3.864 TL’yi talebe hakkı olabileceği tespit edilmiştir. Her iki rapor konunun uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlendiğinden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5846 sayılı FSEK 6. Maddesine göre, diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil olmıyan fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir. İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, eser sayılır. Bir ilim ve edebiyat eserinin yazıldığı dilden bir başka dile çevrilmesi suretiyle elde edilen tercümeler de asıl eserle bağlantılı, ancak çevirmenin hususiyetini taşıyan ve FSEK uyarınca önceki eser sahibinin haklarından ayrı ve bağımsız olarak korunan yeni bir eserdir. Bir edebi eserin tercümesinde amaç sözcüklerin karşılıklarının aynen çevrilmesi değil, o eserin hususiyeti, duygu, düşünce, üslup ve anlam bütünlüğü bozulmadan diğer dile aktarılması olmalıdır. Somut olayda taraflar arasında yazarı … olan “…” isimli kitabın çevirisi için sözleşme yapılmıştır. 16.07.2018 tarihli bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından yapılan tercümenin tercüme edilen dilin cümle yapısına uygun olarak naklini içeren, aynı ahenk, aynı uslup ile Türkçeye aktarıldığı ve bu nitelikleri gereği hususiyet içeren işlenme eser olduğu tespit edilmiştir. Eser sahibinin ise davacı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tercüman bilirkişi tarafiından davacıya ait tercüme işlenme eserin tercümedeki hatalar nedeniyle davalı yayıncı tarafından kullanılamayacak durumda olduğu, baştan yeni bir çeviri gerektiği, düzeltmeyle eksikliklerin giderilemeyecek boyutta olduğu, bu haliyle davacının 16.02.2015 tarihli çeviri sözleşmesi ile üstlendiği çeviri konusu kitabın anlatım ve düşünce bütünlüğünü koruyan, kitabın üslup ve akıcılığına sadık, tümüyle kendisinin meydana getirdiği bir çeviri sunma edimini tam olarak yerine getirmediği, böyle bir durumda sözleşme gereğince (sözleşmenin 3.3.1 maddesi) davalının çeviriyi tümüyle reddetme hakkı bulunduğu, bu durumun davacıya İstanbul … Noterliği 13/05/2015 tarih ve … yev. nolu ihtarnamesi ile bildirilerek sözleşmenin feshedildiği, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirememesinin haklı fesih sebebi olduğu, sözleşmenin 6.2, inci maddesinin “Haklı nedenle fesih konusunun ortaya çıkması durumunda, haklı taraf, sözleşmenin ihlaline 15 gün içinde son verilmesini diğer tarafa noter kanalı ile bildirecektir. Bu süre içinde haklı nedenle fesih durumuna son verilmez ise sözleşme başkaca bir uyarıya gerek olmaksızın feshedilecektir” şeklinde olduğu , mahkemece feshin şeklen sözleşmeye uygun yapılmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulüne ancak feshin esas itibarıyla haklı olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince istinaf yoluna baş vurulmuştur. Hüküm altına alınan maddi tazminat tutarı miktar itibariyle HMK 341.maddesi gereğince taraflar yönünden kesin nitelikte olup istinaf edilebilir bir hüküm değildir. Öte yandan, davacı vekili manevi tazminat talebinin reddi kararını istinaf etmiş olup, bilirkişi incelemesi ile çevirideki hataların ve eksikliklerin düzenleme veya düzeltme ile giderilmesinin mümkün olmadığının tespit edilmiş olduğu ve davalının çeviriyi sözleşme hükmü gereği tümden reddetme hakkı bulunduğu dikkate alındığında meydana getirilen çevirinin kullanılamayacak durumda olduğu yeni bir çeviri gerektiği , feshin bu nedenlerle haklı olduğu, davacının eserden kaynaklanan manevi haklarının ihlali durumunun söz konusu olmadığı, sözleşmenin feshinde davalının kusurunun bulunmadığı , sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle manevi tazminat talebinin reddi kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf taleplerinin HMK 341 ve 352.maddesi uyarınca usulden reddine, Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf taleplerinin HMK 341 ve 352. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 05/11/2019 tarih ve 2017/241 E. 2019/445 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,5-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023

Güncel Yazılar