Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüs (2025)
Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun “teşebbüs” aşamasında kalması, failin kastının tespiti ve eylemin hangi noktada tamamlanmamış sayılacağı gibi önemli soruları beraberinde getirir. Bu yazımızda, cinsel saldırı suçunun temel ve nitelikli hallerine teşebbüse elverişliliği, sarkıntılık düzeyindeki eylemler ile teşebbüsün karşılaştırılması ve gönüllü vazgeçme gibi özel durumlar ele alınacaktır.

Yazı İçeriği
Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüs
TCK m.102, cinsel saldırı suçunu iki temel kategoriye ayırmaktadır: birinci fıkrada suçun temel şekli ve sarkıntılık düzeyinde kalması, ikinci fıkrada ise vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenen nitelikli hali düzenlenmiştir. Bu ayrım, suça teşebbüs hükümlerinin nasıl uygulanacağını belirlemede kritik rol oynar. Zira failin niyetinin hangi tür cinsel saldırıyı işlemeye yönelik olduğunun net bir şekilde saptanması; teşebbüsün tespitinde gereklidir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, cinsel saldırı suçunun hem basit hem de nitelikli haline teşebbüs mümkündür. Bu suçlar, “salt hareket suçu” olarak nitelendirilir; yani suçun tamamlanması için failin cinsel arzu ve hedeflerini tatmin etmiş olması aranmaz. Failin, mağdurun vücudu üzerinde cinsel bir ihlal niteliği taşıyan davranışı gerçekleştirmesiyle suç tamamlanmış olur.
Teşebbüsten bahsedebilmek için failin, suçu işlemeye elverişli fiillerle icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle bu hareketleri tamamlayamamış olması gerekir. Cinsel saldırı bir salt hareket suçu olduğundan, teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için icra hareketlerinin kısımlara bölünebilir nitelikte olması şarttır.
Sarkıntılık Düzeyindeki Eylemlere Teşebbüs
Cinsel saldırının sarkıntılık düzeyinde kalmış haline teşebbüsün mümkün olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Bir görüşe göre, eylemin sarkıntılık olup olmadığı ancak tamamlanmış bir fiil üzerinden değerlendirilebileceği için bu suç tipine teşebbüs mümkün değildir.
Bununla birlikte, failin kastının ani bir hareketle sarkıntılık eylemini gerçekleştirmeye yönelik olduğu durumlarda teşebbüs gündeme gelebilir. Örneğin, mağdura yönelik “cinsel bölgene dokunmak istiyorum” gibi bir beyanın ardından failin elini uzattığı anda engellenmesi, sarkıntılığa teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Yüksek mahkemenin kararlarından da cinsel saldırının sarkıntılık düzeyinde kalmış haline teşebbüsü mümkün kabul etmektedir.
Ancak bu, failin teması başaramadığı her durumun doğrudan sarkıntılığa teşebbüs sayılacağı anlamına gelmez. Her somut olay kendi özelinde incelenmeli; eğer failin temas olmaksızın başladığı icra hareketlerinin suçun temel haline yönelik olduğu tespit edilirse, temel hale teşebbüsten ceza verilmelidir. Bu noktada belirleyici olan, failin kast ettiği fiilin icrasında ulaştığı aşama üzerinden kastının doğru bir şekilde tespit edilmesidir.
Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs
Cinsel saldırı suçunun nitelikli hali olan vücuda organ veya sair cisim sokulması hali de teşebbüse elverişlidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, failin bu kastı açıkça ortaya koyduğu ancak engel bir sebeple eylemini tamamlayamadığı hallerde, suçun nitelikli haline teşebbüsün oluştuğunu kabul etmektedir.
Bunun gibi failin iktidarsızlık nedeniyle eylemi tamamlayamaması durumlarında işlenemez suç hükümlerinin mi yoksa teşebbüs hükümlerinin mi uygulanacağı sorunu gündeme gelebilmektedir. Yüksek mahkeme görüşlerinde bu gibi durumlarda, işlenemez suçtan değil, TCK m.102/2’ye teşebbüsten sorumluluk kabul edilmektedir.
Failin kastının basit cinsel saldırıya mı yoksa nitelikli cinsel saldırıya mı yönelik olduğunun tespiti, yine somut olayın özelliklerine göre yapılmalıdır. Tarafların yaş ve konumları, olayın gerçekleştiği yerin özellikleri, kullanılan araçlar ve sanığın dış dünyaya yansıyan söz ve eylemleri gibi tüm unsurlar hâkim tarafından bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Eğer failin kastının hangi yönde olduğu tam olarak ispatlanamıyorsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, basit cinsel saldırıya teşebbüsten hüküm kurulması gerekir.
Gönüllü Vazgeçme
Cinsel saldırı suçunda failin gönüllü vazgeçmesi mümkündür. Bu durumda fail, vazgeçme anına kadar gerçekleştirdiği eylemler ayrı bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan sorumlu tutulur. Örneğin, failin mağdura “seni öpeceğim” dedikten sonra kendi iradesiyle eyleminden vazgeçmesi bu duruma örnek gösterilebilir.
Nitelikli cinsel saldırıdan gönüllü vazgeçilmesi halinde, eğer o ana kadar bedensel temas içeren ve basit cinsel saldırı suçunu oluşturan eylemler gerçekleşmişse, fail TCK m.102/1’den sorumlu tutulmalıdır.
Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüs Cezası
Basit cinsel saldırı suçunun cezası TCK m.102/1 1. Cümle uyarınca 5 yıl ila 10 yıl arasındadır. TCK m.35/2 ile düzenlenen teşebbüs hükümlerine basit cinsel saldırı suçuna teşebbüs halinde verilecek cezada dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim yapılabilir.
Sarkıntılık düzeyinde kalmış cinsel saldırı suçunun cezası TCK m.102/1 2. Cümle uyarınca 2 yıl ila 5 yıl arasındadır. TCK m.35/2 ile düzenlenen teşebbüs hükümlerine basit cinsel saldırı suçuna teşebbüs halinde verilecek cezada dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim yapılabilir.
Nitelikli cinsel saldırı suçunun cezası TCK m.102/2 ve TCK m.102/3’de sayılanlar için teşebbüs halinde TCK m.35/2 uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim yapılabilir.
Nitelikli cinsel saldırı suçunun cezası TCK m.102/5’de sayılanlar için teşebbüs halinde TCK m.35/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında indirim yapılarak fail ondört yıldan yirmibir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sonuç
Cinsel saldırı suçuna teşebbüs, failin kastının doğru bir şekilde saptanmasını gerektirir. Suçun sarkıntılık, temel hal ve nitelikli hal gibi farklı görünümlerine teşebbüs mümkündür. Ancak her bir durum, somut olayın kendine özgü koşulları içinde, sanığın eylemleri, sözleri ve olayın bütünlüğü dikkate alınarak titizlikle değerlendirilmelidir. Özellikle failin niyetinin net olarak anlaşılamadığı durumlarda “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, adil bir yargılamanın temel güvencesi olarak öne çıkmaktadır.
Av. Efehan Mihai ERGİNER

