Çekte Ödeme ve Çekin İbrazı
· ·

Çekte Ödeme ve Çekin İbrazı

Çek, ticari hayatta sıkça kullanılan bir ödeme aracı olup, tedavül kolaylığı sağlamasıyla ön plana çıkar. Ancak çekin geçerliliği ve tarafların haklarının korunması, Türk Ticaret Kanunu tarafından belirlenmiş katı şekil ve usul kurallarına bağlıdır. Bu kuralların en önemlileri arasında, çekin ödenmek üzere muhatap bankaya sunulması ve ödeme süreçleri yer almaktadır. Bu yazıda, çekte ve çekin ibrazına ilişkin temel yasal düzenlemeler incelenecektir.

Çekte Ödeme ve Çekin İbrazı

 

Çekte Ödeme ve Çekin İbrazı ticaret hukuku

Çekin Görüldüğünde Ödenmesi Prensibi

Çek hukukuna hâkim olan temel ilke, çekin görüldüğünde ödeneceğidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 795. maddesi bu durumu, “Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir” şeklinde açıkça ifade etmektedir. Bu ilkenin bir sonucu olarak, çekte vade kavramı bulunmamaktadır. Uygulamada çekin üzerine “görüldüğünden beş gün sonra ödenecektir” gibi bir vade kaydı eklenmiş olsa dahi, bu kayıt çekin geçerliliğini etkilemez ancak yok hükmünde sayılır.

İleri düzenleme tarihli bir çek dahi, üzerinde yazan tarihten önce bankaya sunulursa, ibraz edildiği gün ödenir. Çekin üzerine eklenen “keşide gününden önce ödenmez” ya da “bu çek gününde geçerlidir” gibi ifadeler de hukuken yazılmamış kabul edilir. Kısacası, çekin ödenmesini kısıtlayan hiçbir kayıt çeki geçersiz kılmaz; yalnızca bu kayıtlar dikkate alınmaz. Çeki düzenleyen kişi, muhatap bankaya çek bedelini ödeme yetkisi verdiği için, ileri tarihli bir çeki vadesinden önce ibraz eden hamilin herhangi bir hukuki sorumluluğu doğmaz.

Ancak bu kurala, 5941 sayılı Çek Kanunu’na 6273 sayılı Kanun ile eklenen geçici bir madde ile istisna getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre, 31.12.2017 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce bir çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz sayılmıştır.

Ödeme İçin İbraz Yeri

Bir çekin ödenmesi için sunulacağı yer, çek hesabının bulunduğu muhatap bankadır. Bununla birlikte, kanun kolaylık sağlayarak çekin yalnızca hesabın bulunduğu şubeye değil, muhatap bankanın herhangi bir şubesine de ibraz edilebileceğini belirtmektedir. Örneğin, Vakıfbank Karşıyaka şubesindeki bir hesaptan keşide edilen çek, hamil tarafından Vakıfbank’ın Karşıyaka şubesine veya farklı bir lokasyondaki herhangi bir şubesine sunulabilir.

Çekin muhatap banka veya şubeleri dışında tamamen farklı bir bankaya sunulması, usule uygun bir ibraz olarak kabul edilmez. Ancak hamilin, çeki tahsil veya temlik cirosuyla başka bir bankaya devretmesi ve bu bankanın çeki takas odasına sunması geçerli bir işlem olarak görülür.

Nitekim TTK’nin 798. maddesi, “Çekin takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer” hükmünü amirdir. Takas odaları, bankaların üye sıfatıyla bir araya gelerek nakit para akışı olmaksızın çek ödemelerini gerçekleştirmelerini sağlayan kuruluşlardır. Bu sistem, zamandan ve masraftan tasarruf sağlarken, çekin kaybolma ve çalınma gibi risklerini de azaltarak tedavülü kolaylaştırır.

İbraz Süreleri ve Hukuki Sonuçları

Çekin ibrazı, kanunla belirlenmiş hak düşürücü sürelere tabidir. TTK m. 796’ya göre bu süreler şu şekildedir:

  • Çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün içinde ibraz edilmelidir.
  • Çek, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde ibraz edilmelidir.
  • Ödeneceği ülkeden farklı bir ülkede düzenlenen çekler için, düzenlenme ve ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay, ayrı kıtalarda ise üç ay içinde ibraz edilmelidir.

Bu sürelerin başlangıcı, çekin üzerinde yazan düzenlenme tarihini takip eden gündür. Sürelerin hesaplanmasında başlangıç günü dikkate alınmaz.

Çekin bu yasal süreler içinde ibraz edilmemesi, hamilin cirantalara, keşideciye ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu “müracaat hakkını” kaybetmesine neden olur. Süresinde ibraz edilmeyen bir çek, adi havale hükmüne girer ve borç ikrarı niteliğini yitirir. Bu sebeple, ibraz süresi geçmiş bir çeke dayanarak borçlular aleyhine genel haciz yoluyla takip yapılamaz. Hamilin bu durumda yalnızca keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı saklıdır (TTK m. 732). Ayrıca, 5941 sayılı Kanun uyarınca, çekin üzerindeki baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödeme yükümlülüğü de sona erer.

İbraz Süresinin Mücbir Sebeplerle Uzaması

Yasal süreler içinde çekin ibraz edilememesi, bir devletin mevzuatı veya aşılması imkânsız bir engel gibi hamilin kusurundan kaynaklanmayan bir nedene dayanıyorsa, ibraz süreleri uzar. Bu durum, kusuru olmayan hamilin müracaat hakkını korumayı amaçlar. TTK m. 811’e göre, hamilin mücbir sebebi gecikmeksizin kendi cirantasına bildirmesi ve bu durumu çek veya alonj üzerine kaydetmesi gerekmektedir. Örneğin, bir çeke savcılık veya mahkeme kararıyla el konulması ve bu nedenle süresinde ibraz edilememesi mücbir sebep sayılır ve hamil müracaat hakkını kaybetmez. Mücbir sebep ortadan kalktıktan sonra hamil, çeki derhal ibraz etmekle yükümlüdür.

Sonuç

Çekin ödenmesi ve ibrazı, ticari hayatın düzenli işlemesi için kanun koyucu tarafından sıkı kurallara bağlanmıştır. Hak kayıplarının önlenmesi adına, çek hamillerinin ve borçlularının bu yasal süre ve usullere titizlikle uyması büyük önem taşımaktadır.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar