Ağır Ceza Uyuşturucu Ticareti Temyiz Dilekçesi
YARGITAY İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA Gönderilmek Üzere [ŞEHİR ADI] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ [SAYISI]. CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
DOSYA NO : [Bölge Adliye Mahkemesi Esas ve Karar Numarası Yazılacak]
TEMYİZ EDEN (SANIK) : [Sanık Adı Soyadı] – T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik No] [Adres]
MÜDAFİİ : Av. [Avukat Adı Soyadı] – Sicil No: [Sicil No] [Adres]
KONU : [Şehir Adı] Bölge Adliye Mahkemesi [Sayı]. Ceza Dairesi’nin [Karar Tarihi] tarihli, [Esas No] E. ve [Karar No] K. sayılı hukuka aykırı mahkumiyet kararının BOZULMASI talebini içeren temyiz dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR
[Şehir Adı] Ağır Ceza Mahkemesi’nin [Tarih] tarihli ve [Esas-Karar No] sayılı kararı ile müvekkil hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan (TCK md. 188) mahkumiyet hükmü kurulmuş, işbu karara karşı yapmış olduğumuz istinaf başvurusu ise [Şehir Adı] Bölge Adliye Mahkemesi [Sayı]. Ceza Dairesi tarafından esastan reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır. Gerek ilk derece mahkemesinin kararı gerekse istinaf mahkemesinin onama kararı, usul ve yasaya açıkça aykırı olup bozulması gerekmektedir. Şöyle ki:
USULE İLİŞKİN TEMYİZ NEDENLERİMİZ:
Hukuka Aykırı Delil Elde Edilmesi: Müvekkilin üzerinde, evinde veya aracında yapılan arama işlemi, CMK’nın arama ve elkoymaya ilişkin amir hükümlerine ([ilgili madde numaraları, örn: CMK md. 116, 119]) aykırı olarak, usulüne uygun bir arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olmaksızın gerçekleştirilmiştir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller (ele geçirildiği iddia edilen uyuşturucu madde, hassas terazi vb.) hükme esas alınamaz. Anayasa’nın 38. ve CMK’nın 217. maddeleri uyarınca, hukuka aykırı delillerin mahkumiyet için kullanılması “mutlak bozma” nedenidir.
Savunma Hakkının Kısıtlanması: Yargılamanın [kovuşturma veya istinaf] aşamasında lehe olan delillerin toplanması yönündeki taleplerimiz ([örneğin: HTS kayıtlarının celbi, belirli tanıkların dinlenmesi vb.]) mahkemece gerekçesiz olarak reddedilmiştir. Bu durum, savunma hakkının ve “silahların eşitliği” ilkesinin açık bir ihlalidir.
Gerekçesiz Karar Verilmesi: Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf dilekçemizde ileri sürdüğümüz somut ve esasa etkili iddiaları karşılamaktan uzak, soyut ve kanun metnini tekrar eden ifadelerle başvurumuzu reddetmiştir. Anayasa’nın 141. ve CMK’nın 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Gerekçesiz hüküm, adil yargılanma hakkını ihlal eder.
ESASA İLİŞKİN TEMYİZ NEDENLERİMİZ:
Suç Vasfının Hatalı Değerlendirilmesi: Dosya kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, müvekkilin kişisel kullanım sınırları dahilindedir. Müvekkilin uyuşturucu maddeyi satma, başkasına devretme veya ticaretini yapma kastıyla hareket ettiğine dair dosyada hiçbir somut, inandırıcı ve şüpheden uzak delil bulunmamaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarını aşmaması ve ticarete yönelik başkaca delillerin (hassas terazi, paketlemeye uygun materyal, müşteri listesi, para alışverişi tespiti vb.) olmaması halinde eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” (TCK md. 191) olarak değerlendirilmesi gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek TCK md. 188’den hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
Manevi Unsurun (Kast) Oluşmaması: Müvekkilin, söz konusu maddenin uyuşturucu olduğunu bilmediği/başka bir şahıs tarafından tuzağa düşürüldüğü yönündeki savunmaları, dosyadaki [ilgili tanık beyanı, mesajlaşma kaydı vb.] delillerle desteklenmesine rağmen dikkate alınmamıştır. Ticaret kastının varlığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığından, “şüpheden sanık yararlanır” evrensel hukuk ilkesi göz ardı edilmiştir.
Hatalı ve Yetersiz Delil Değerlendirmesi: Mahkumiyet kararı, yalnızca soyut tanık beyanlarına / çelişkili ihbarlara / başka bir sanığın soyut isnatlarına dayandırılmıştır. Bu beyanları destekleyen hiçbir maddi delil (teknik takip, fiziki takip, banka kayıtları vb.) dosyada mevcut değildir. Tek ve çelişkili bir delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ NEDENLER : T.C. Anayasası md. 36, 38; 5237 Sayılı TCK md. 188, 191 ve ilgili maddeler; 5271 Sayılı CMK md. 288, 289, 302 ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER : [Şehir Adı] Ağır Ceza Mahkemesi’nin [Esas No] sayılı dava dosyası, [Şehir Adı] Bölge Adliye Mahkemesi [Sayı]. Ceza Dairesi’nin [Esas No] sayılı dava dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporları, arama ve el koyma tutanakları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve re’sen (kendiliğinden) dikkate alınacak nedenlerle;
Usul ve yasaya aykırı olan [Şehir Adı] Bölge Adliye Mahkemesi [Sayı]. Ceza Dairesi’nin [Tarih] tarihli, [Esas No] E. ve [Karar No] K. sayılı onama kararının BOZULMASINA,
Müvekkil hakkında verilen mahkumiyet hükmünün infazının temyiz incelemesi sonuna kadar DURDURULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hukuka uygun bir hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
[Tarih] Sanık Müdafii Av. [Avukat Adı Soyadı] (İmza)
EKLER:
EK-1: Onaylı Vekaletname Sureti
EK-2: [Gerekliyse, temyiz süresinin kaçırılmadığını gösteren süre tutum dilekçesi sureti]
UYARI: Bu dilekçe taslağı, yalnızca bilgilendirme ve örnek amaçlı olarak hazırlanmıştır. Her hukuki durumun kendine özgü koşulları bulunmaktadır. Bu nedenle, herhangi bir hukuki işlem yapmadan önce mutlaka bir avukata danışmanız ve profesyonel hukuki yardım almanız önemle tavsiye edilir. Bu örneğin kullanılmasından doğabilecek hak kayıplarından sorumluluk kabul edilmez.

