2026 Tanıklık Ücret Tarifesi Güncel Rakamlar

Hukuk devletinin işleyişinde adaletin tecellisi, çoğu zaman olayın görgü tanıklarının beyanlarına dayanır. Ancak, mahkemelere veya savcılıklara gelerek ifade vermek, kişiler için zaman kaybı ve maddi külfet oluşturabilir. Bu kapsamda Adalet Bakanlığı, her yıl tanıklara ödenecek tazminat ve giderleri düzenleyen bir tarife yayımlamaktadır. 26 Aralık 2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “2026 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi”, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeni mali düzenlemeleri hukuk dünyasına sunmuştur.

Ceza Muhakemesinde Tanıklık ve Tazminat Hakkının Yasal Zemini

Ceza yargılamasının temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu süreçte tanık, beş duyu organıyla edindiği bilgileri yargı makamlarına aktaran, davanın tarafı olmayan üçüncü kişidir. Tanıklık, anayasal bir vatandaşlık görevi olmakla birlikte, bu görevin yerine getirilmesi sırasında kişinin uğradığı zaman ve emek kaybının devlet tarafından karşılanması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 61. maddesi ile güvence altına alınmıştır.

2026 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi de dayanağını doğrudan CMK’nın bu maddesinden almaktadır. Bu tarifenin temel amacı, ceza muhakemesi sırasında tanığa verilecek tazminatın miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Burada “ücret” kavramı, bir hizmet karşılığı ödenen maaş gibi değil, harcanan mesai ve kaybın “tazminatı” niteliğindedir.

Tarifenin Kapsamı

Bu tarife, yalnızca ceza muhakemesi sürecini kapsar. Hukuk mahkemelerindeki (örneğin boşanma veya alacak davaları) tanıklık ücretleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde ayrı değerlendirilir. İncelediğimiz tarife; Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanıklara verilecek tazminatları düzenler. Dolayısıyla, soruşturma evresinde savcılıkta verilen ifade ile kovuşturma (mahkeme) evresinde huzurda verilen ifadeler bu tarife kapsamındadır.

2026 Yılı İçin Belirlenen Tanıklık Ücreti Miktarları

Tanıklık yapan kişinin, işinden gücünden feragat ederek adliyeye gelmesi bir “zaman kaybı” olarak değerlendirilir. Kanun koyucu, bu kaybın orantılı bir şekilde tazmin edilmesini öngörür.

Resmî Gazete’de yayımlanan tarifenin 4. maddesi uyarınca; tanığa, tanıklık nedeniyle kaybettiği zamanla orantılı olarak günlük 130,00 Türk Lirası ile 200,00 Türk Lirası arasında bir ücret ödenir.

Ücretin Belirlenmesindeki Kriterler

Burada dikkat edilmesi gereken husus, ücretin sabit bir rakam olmayıp bir aralık (skala) olarak belirlenmiş olmasıdır.

  • Alt Sınır: 130,00 TL
  • Üst Sınır: 200,00 TL

Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, bu aralık içerisinde takdir yetkisini kullanırken şu kriterleri göz önünde bulundurur:

  1. Tanığın adliyede geçirdiği süre,
  2. Tanıklık yaparken harcadığı emek,
  3. Tanığın mesleği veya iştigal konusundan ne kadar süre uzak kaldığı.

Örneğin, tüm gününü adliyede ifade sırası bekleyerek geçiren bir tanık ile, gelip 15 dakika içinde ifadesini verip ayrılan bir tanık için takdir edilecek ücret, bu makas aralığında farklılık gösterebilir. Ancak her halükarda belirlenen rakam 130,00 TL’den az, 200,00 TL’den fazla olamaz.

Yol, İkamet ve Beslenme Giderlerinin Karşılanması

Tanıklık görevi, sadece zaman kaybını değil, bazen ciddi maddi harcamaları da beraberinde getirebilir. Özellikle tanığın, davanın görüldüğü şehirden farklı bir yerde ikamet etmesi durumunda, seyahat masrafları gündeme gelir.

Tarifenin “Giderler” başlıklı 5. maddesi, bu konuda oldukça açık bir düzenleme getirmiştir. Buna göre, tanık hazır olabilmek için seyahat etmek zorunda kalmışsa;

  • Yol Giderleri: Tanığın ikamet ettiği yerden adliyeye gelmek için harcadığı ulaşım bedeli (otobüs, tren, uçak vb. rayiç bedeller üzerinden),
  • İkamet Giderleri: Eğer tanığın aynı gün dönmesi mümkün değilse veya işlem uzamışsa konaklama masrafları,
  • Beslenme Giderleri: Tanıklık görevi süresince oluşan yeme-içme masrafları

ayrıca karşılanır.

Bu giderler, yukarıda belirtilen 130-200 TL’lik tazminatın dışındadır. Yani tanık hem günlük tazminatını alır hem de cebinden harcadığı yol ve konaklama masraflarını belgelendirmek kaydıyla talep edebilir.

Vergi Muafiyeti ve Kesintiler

Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri de, devletten alınan bu ödemelerin vergiye tabi olup olmadığıdır. Tanıklık bir kamu hizmeti niteliği taşıdığından ve ödenen miktar bir kazançtan ziyade “tazminat” olduğundan, kanun koyucu bu ödemeleri vergiden bağışık tutmuştur.

Tarifenin 6. maddesinde bu durum açıkça ifade edilmiştir: “Tanığa ödenmesi gereken tazminat ve giderler hiçbir vergi, resim ve harç alınmaksızın ödenir.”. Bu düzenleme, tanığın eline geçecek net tutarın korunmasını sağlar. Damga vergisi veya gelir vergisi gibi kesintiler yapılmadan, hükmedilen tutar (örneğin 200 TL tazminat + 500 TL yol gideri) net olarak ödenir.

Ödemelerin Yargılama Gideri Olarak Nitelendirilmesi

Hukuk tekniği açısından önemli bir diğer husus, bu ödemelerin bütçedeki yeridir. Tarifenin 7. maddesi uyarınca, Devlet hazinesinden yapılan bu harcamalar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324. maddesi uyarınca “yargılama giderlerinden” sayılır.

Bunun Vatandaş İçin Anlamı Nedir?

Başlangıçta tanık ücreti ve giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Tanıktan herhangi bir para talep edilmez. Ancak dava sonunda, yargılama giderleri haksız çıkan tarafa (genellikle mahkûm olan sanığa) yükletilir. Yani devlet, tanığa ödediği bu parayı, davanın sonucuna göre suçlu bulunan kişiden tahsil yoluna gider. Bu durum, tanığın ödemesini almasını geciktiren veya engelleyen bir durum değildir; tanık ödemesini derhal alır, rücu süreci devlet ile taraflar arasındadır.

2026 Tanıklık Ücret Tarifesi PDF

2026 Tanıklık Ücret Tarifesi PDF haline yazının üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Av. Efehan Mihai ERGİNER

Güncel Yazılar